En Son Eklenenler

Toplam 58976 sonuçtan 13501 - 13510 arası görüntüleniyor.
  • Mustafa Aksoy
    metin
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    Bugün istediğiniz yerde misiniz? Hiçbirimiz on yıl önceki biz değiliz Peki bugün, on yıl önce istediğimiz yerde miyiz? Bir bisiklet, bir takım kamp ve tırmanış malzemeleri, çokça bilgi ve deneyim, 5748 km bisiklet yolculuğu, 200 km yürüyüş, 7010 metreye tırmanış, geride bıraktığım bir sürü sorumluluk, az para, çok iş... Yirmi yıl önce istediğim yeri geçeli on yıl oldu. Bugün istediğim yerden on yıl uzakta yaşamanın sorumluluklarını öğrendim. Ciddi sorumlulukları olan, geride bıraktığım hayatımın dört ayı hayallerimin çok ötesinde bir yerdeyken artık geçmişimin önemli bir hatırası olarak kacak. Öyle ya da böyle kendimden öteye gittiğim bu zamanın nasıl geçtiğini öğrenmeniz için yolculukta tuttuğum günlüğü altı ay uğraşarak kitaba dönüştürmeyi de baraşdım. Aklınızın bir kenarında kimseyle paylaşmadığınız o büyük hayallerinize küçük bir adım atarak başlamanız dileğiyle tekrar soruyorum. bugün istediğiniz yerde misiniz? Sizi belki de geçmişinizle buluşturacak, hayallerinizde istediğiniz yere götürebilecek gerçek bir yaşam hikayesini elinizde tutuyorsunuz. 
  • İbrahim Kanadıkırık
    metin
    2 Ayrım
    2,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    Bu çalışmanın öncelikli amaçlarından biri, Türk ve Ermeni toplumlarının Türk-Ermeni ilişkilerine dair 1915 merkezli algısını, Ermeni edebiyatının bazı önemli çalışmalarının Türkçe’ye kazandırılması aracılığıyla bir nebze değiştirmektir. Böylelikle, iki toplum arasında kırgınlık, anlaşmazlık, uyuşmazlık ve çatışmanın ötesinde ortak kültür, tarih ve edebi bir geçmişin de var olduğuna dikkat çekilmesi hedeflenmektedir. Nitekim araştırmacıların bu çalışmayı okuduktan sonra kültürel bağlamda ve masal, şiir, hikâye, fabl vb. edebi türler çerçevesinde iki toplumun algılarının, dünyaya bakışlarının ve hayat tarzlarının birbirine ne kadar benzediğinin farkına varması, bu çalışmanın amacına ulaştığı anlamına gelecektir. Ermeni edebiyatının en mümtaz şair ve yazarlarından biri olan ve Ermenistan’ın ulusal şairlerinden biri olarak kabul edilen Hovhannes Tumanyan (1869-1923), eserleriyle bu coğrafyada yaşayan insanların hayat tarzlarının ortak yönlerini gözler önüne sermek konusunda önde gelen isimlerden biri olmuştur. Bu çalışmanın bir diğer amacı da, Tumanyan konusunda edebi/akademik çevrelerde bir farkındalık yaratarak, ileride, yazarın bu çalışmada listelenen eserlerinin çoğunun Türkçe’ye kazandırılması veya üniversitelerin ilgili birimlerinde çalışılmasına öncülük etmesidir. Ayrıca, bu çalışma farklı dini, etnik, kültürel veya coğrafi yapılar söz konusu olsa da, toplumların bir bakıma ortak bir hafıza veya edebi bir kimliğe sahip olduklarını göstermeye de çalışacaktır.
  • Eda Tokuç Balbay
    metin
    2 Ayrım
    615,49 KB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    Hayat biraz eksiktir.; Kâh yediğinde, kâh giydiğinde, kâh ise sevdiğinde. Hep bir parçası ukde kalmıştır içinde, Hiç yaşanmamış günler, manalı bakışlarda Keşkelere gebe...
  • Gökhan Abur, Sezar Atmaca, Ali San, İrfan Papila, Teoman Arsay, Kürşat Terzi
    metin
    2 Ayrım
    5,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    Amatör denizci; tekne, kano gibi bir deniz aracıyla “denizi kullanan” denizsever olarak teknenin sahibi, yolcusu, sporcusu, ekibi, kullananı, kiralayanı, hatta sevdalısı, meraklısı olabilir. Amatörlerin denizle ilişkileri profesyonelce (iş-meslek olarak) bir uğraş değil, Latince “amare” (sevmek) fiilinden gelen amatör bir ilişkidir. Amatör denizciler için tekne, sevgili ve/veya dost iken; deniz bizi, kıyıdan ufka ve daha da ötelere, yeni yolculuklara çağıran, sevgiyle bağlandığımız saygı duyduğumuz, mutluluk bulduğumuz alandır.Bu açıdan bakıldığında da denizciliği amatörlük dürtüsüyle öğrenmek yaşamımızda açılan yeni bir pencere, merakla çıkacağımız yeni bir yolculuktur.
  • Salih Koç
    metin
    2 Ayrım
    2,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    Y ı k t ı n ! Salt kulluk eğitimi veren, Düşünmeye, araştırmaya kapalı, Şadırvanlı, dört duvarlı Adına ‘’Medrese’’ denilen Okullarımız vardı… Yıllarca kopmuştuk; Topraktan ve de halktan. Terfii etmiştik; Üreticilikten, tüketiciliye Uymuştuk; Sömürü düzeninin geleneğine… Yıktın! Kara tahtalı, Dört duvarlı, Ezberci eğitimin saltanatını… Koydun önümüze; Yaparak, yaşayarak Öğrenmenin kolaylığını… Öğrendik; Bağda bahçede, tarlada, Tabiatın bize; Ne kadar da cömert davrandığını… Sayende anladık; Dört duvar arasındaki, Ezberci eğitimin, yıllarca bizi, Nasıl da geri bıraktırdığını!.. Köy enstitüleri geçince hayata, Anladık; üreterek yaşamanın, Hayatımıza, Nasıl bir güç kattığını! Sayende öğrendik! Yoksulluğun ve cehaletin; Bir ‘’Kader’’ olmadığını… Salih Koç
  • Salih Koç
    metin
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    ülkemizdeki kırk bine yakın köyün neredeyse yüzde doksanından fazlasında okulların bulunmadığı bir dönemde fikir babalığını Mustafa Kemal Atatürk'ün, siyasi mücadelesini Hasan Ali Yücel'in, uygulama yükünün İsmail Hakkı Tonguç ve yakın mesai arkadaşlarının çektiği çalışmalarından biri olan Köy Enstitülerinin neden kapatılmak istendiğinin şiirsel bir dille anlatımıdır…
  • Hakan Kabasakal
    metin
    2 Ayrım
    1,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    İstanbul Boğazı’nın derin sularında yüzyıllık uykularından uyandırılan gazozların, sodaların ve içkilerin gün ışığına çıkarılan öyküleri anlatılıyor Boğaz’ın Dibini Eşeleyen Şişe Delisi'nde. Kitabın yazarı Hakan Kabasakal, hem okullu hem de alaylı profesyonel bir dalgıç ve deniz biyoloğu aynı zamanda. Kendisi otuz yılı aşkın süredir Boğaz’ın derin karanlığına dalıp çıkıyor ve hayatını sürdürmek için ihtiyaç duyduğu gelirin bir kısmını, dibe takılıp kalmış hurdaları gün ışığına çıkararak kazanıyor. Derinlerdeki ekmek kavgası sırasında, eski İstanbulluların yaşamlarından gelip geçmiş ve en sonunda Boğaz’ın dibini boylamış markalar da çıkarmış karşısına. Onlara karşı duyduğu ilgiyi “Görmezden gelmem onları. Her biri sanki kendi hikâyesini fısıldar, geçmişini anlatır...” diyerek ifade ediyor. Yazar eski markaların peşindeki serüveni sayesinde, geçmişteki hemşerilerimizin tüketim alışkanlıklarını ucundan kıyısından öğrenme fırsatı bulurken, zamanla artan bir hikâye dağarcığına da sahip olmuş. Boğaz’ın dibinde unutulmaya terkedilmiş asırlık çöpler yazara göre, şehirdeki kadim tüketim alışkanlıklarını açığa vuran birer belge aslında! Kentin köklü geçmişiyle kıyaslandığında en fazla bir asırlık küçük bir zaman dilimini anlatan cama yazılmış hikâyeleri Boğaz’ın Dibini Eşeleyen Şişe Delisi’nde derleyerek değerli okurlara sunuyor.
  • Süha Baytekin
    metin
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    "Çerkes Sürgünnamesi”, bir halkın 60 yıl içinde art arda yaşadığı üç dramı anlatıyor: Anavatan’dan sürülüş, Balkanlardan sürülüş ve Gönen-Manyas Sürgünü... Ama bu bir tarih kitabı değil. Edebi bir eser de değil. Her iki kalıba da oturmamakla birlikte, yapı taşları bu iki türden alınma. Bu nasıl oluyor? Yazarın, atalarından miras kalan toplumsal acıları, usule değil esasa odaklanarak olanca yoğunluğuyla okurlarına aktarabilme gayretinden... Çünkü Baytekin, okurlarını kendi içinde yaşattığı atmosfere çekebilmek için her iki formatı da sadece bir atlama taşı olarak kullanıyor. Bunun için de hem bilgilendiriyor, hem de hikaye kalıbında sahneye sürdüğü kahramanlarla okurlarını duygulandırıyor... Bilgi içeren bu duygu yoğunlaşması ile de amacına ulaşıyor ve istediği empatiyi uyandırıyor. Kitap “İsimsiz mezarlarda yatanlara” ithaf edilmiş. Çünkü vatan uğruna verilen mücadelede, soykırım ve sürgünde, sürgün sonrası kamplarda, sokaklarda, tarlalarda, çayırlarda, iskân için dağıtım yapılırken yollarda, Osmanlı’nın savaştığı her cephede, bastırılması gereken her isyanda, Kurtuluş Savaşı’nda, Gönen-Manyas sürgününde, dağda, bayırda, velhasıl her yerde o kadar çok isimsiz mezarları var ki... Bu masum ve mazlum, ama her zaman kahraman ve onurlu insanları daha iyi anlamak için yapılmış samimi bir çalışma “Çerkes Sürgünnamesi”
  • Yasemin Şahin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    49 Ayrım
    503,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din
    Seslendiren : Fatma Gül Bakir
    Konusu:
    İnsan çok severek ve isteyerek yaptıklarının sevdalısıdır. Elinizdeki kitap sizi bazen Anadolu’nun bozkırında küçük bir köye bazen de köyde doğmuş ama his dünyası derin ve kuvvetli insanların imkânsız gibi görünen hayal dünyasına götürecek. Bazen Avrupa’nın ortasında bir uyanışa ve ufuktaki ışığa koşan gençleri gözünüzde canlandırırken bazen de Avrupa’nın bataklığına koşup saplanmış, çırpınan, çırpındıkça batan insan portrelerini göreceksiniz. Almanya’da bir hanım, yaşıtları gibi kendine zaman ayırmayı, gezmeyi, yaşıtı Almanyalı gelinler gibi birikim yapmayı bir kenara bırakıp gününü gecesini aklını zihnini; sağlığını ve varlığını ortaya koyarak insanlara bir şeyler anlatma derdine duçar olmuş. Yıllarca anlatmış, olmadı evine çağırmış, gelmeyene kendi gitmiş terzi misali kumaşını evirmiş çevirmiş en son da Rıza-yı ilahi yolunda bu kitabı yazmaya karar vermiş. Bu kitap insanlara Allah’a giden yolda ışık tutmayı kendine vazife edinmiş, peygamber yolu olan bu yola sevdalıların kitabı.
  • Öner Yağcı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    542,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Biyografi
    Seslendiren : Leman İşcen
    Konusu:
    Türkçenin, şiirin, sanatla güzelleşmenin, aydın sorumluluğunun, bilgeliğin, insanlık onuru ve vicdanının üniversitesidir Nazım Hikmet. Ne mutlu bize ki onun çağdaşı, onun üniversitesinin sürekli öğrencileriyiz. İlkgençliğimde tanışıp buluştuğum Nazım Hikmet şiiri hiç bırakmadı beni. İyimserliğime iyimserlik, umuduma umut kattı hep. Yüklü yemiş dallarıdır kollarımız, / silkeler durur düşman, silkeler durur bizi. / Ve yemişimizi daha rahat, daha kolay toplamak için / vurur prangayı ayağımıza değil, vurur prangayı kafamızın içine. diyen bir okyanusun şiirlerini okuyup ezberledim. Okuyup ezberledikçe okyanusunun derinliklerine daldım; yaşamını öğrenmeye çabalarken onu yeniden keşfedip büyüklüğüne bir kez daha inandım. Nazım Hikmet Aydınlığı´nda, onun şairliği, romancılığı, siyasal iktidarlar karşısındaki tavrı konusundaki incelemelerin, onu çeşitli yönleriyle ele alan yazıların ve geniş bir kaynakça yer alıyor. Onu tek bir kitapla bütün olarak değerlendirmek elbette olanaksızdır. Hakkında yüzden fazla kitabın yazıldığı, her kitapta da farklı yönlerinin incelendiği Nazım Hikmet´i tam olarak hiç kimsenin anlatamayacağını unutmamak gerek. Ama Nazım Hikmet Aydınlığı, Nazım Hikmet´ten beslenen bir yazarın ona tuttuğu bir sevdalı aynadır; ona tuttuğu, aynı zamanda ülkemizde yaşananları da gösteren sevdalı aynada gördükleridir. 40. ölüm yıldönümünde Nazım Hikmet Aydınlığı, onun okyanusuna bir damla katabilirse ne mutlu.

Sayfalar