Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2447 sonuçtan 1381 - 1390 arası görüntüleniyor.
  • Cassandra Clare
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    12,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Ruhunuz için ruh eşinizi feda eder miydiniz?” Bir Gölge Avcısı’nın yaşamının sınırları, görevle belirlenmiş, onurla kısıtlanmıştır. Bir Gölge Avcısı’nın sözü, ciddi bir vaattir ve hiçbir yemin, parabatai’leri birbirine bağlayan yeminden daha kutsal değildir. Birlikte savaşmaya, birlikte ölmeye ama birbirlerine asla âşık olmamaya yemin etmişlerdir. Emma Carstairs, parabatai’si Julian Blackthorn’la aralarındaki aşkın yalnızca yasaklanmadığını, ikisini de yok edebileceğini öğrenmişti. Julian’dan kaçabileceğini biliyordu. Ama Blackthorn’lar dört bir yandan düşmanlarla kuşatılmışken onu nasıl yalnız bırakabilirdi ki? Tek umutları, korkunç bir büyü gücünü barındıran Ölülerin Kara Kitabı’ydı. Herkes o kitabı istiyordu. Bulabilecek olansa yalnızca Blackthorn’lardı. Bu yolda kanlı tehlikeler onları bekliyordu ve hiçbir söze güven olmazdı. Ancak birileri Julian’ın sırlarını ortaya çıkarıp Los Angeles Enstitüsü’nün yönetimini ele geçirmek için ellerinden gelen her şeyi yapacaktı. Aşağı Dünyalılar, Meclis’le karşı karşıya geldiğinde ise Gölgelerin Lordu onlar için yeni bir tehdit oluşturacaktı. Unseelie Kralı, en iyi savaşçılarını, Blackthorn kanı taşıyan herkesi avlamaya ve Kara Kitap’ı bulmaya göndermişti. Tehlike giderek yaklaşırken Julian, kimsenin tahmin edemeyeceği bir düşmanın iş birliğine bağlı olan riskli bir plan yaptı. Ama başarı, ancak bir bedel karşılığında onun olabilirdi. Ve ne Julian ne de Emma olabilcekleri hayal edebilirdi. Sevdikleri herkesi ve her şeyi etkileyecek, kanlı bir mücadele onları bekliyordu... GERÇEK AŞK, BÜTÜN BÜYÜLERİ ETKİSİZ KILAR.
  • Cassandra Clare
    insan sesi mp3 - Türkçe
    64 Ayrım
    1198,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    “Ruhunuz için ruh eşinizi feda eder miydiniz?” Bir Gölge Avcısı’nın yaşamının sınırları, görevle belirlenmiş, onurla kısıtlanmıştır. Bir Gölge Avcısı’nın sözü, ciddi bir vaattir ve hiçbir yemin, parabatai’leri birbirine bağlayan yeminden daha kutsal değildir. Birlikte savaşmaya, birlikte ölmeye ama birbirlerine asla âşık olmamaya yemin etmişlerdir. Emma Carstairs, parabatai’si Julian Blackthorn’la aralarındaki aşkın yalnızca yasaklanmadığını, ikisini de yok edebileceğini öğrenmişti. Julian’dan kaçabileceğini biliyordu. Ama Blackthorn’lar dört bir yandan düşmanlarla kuşatılmışken onu nasıl yalnız bırakabilirdi ki? Tek umutları, korkunç bir büyü gücünü barındıran Ölülerin Kara Kitabı’ydı. Herkes o kitabı istiyordu. Bulabilecek olansa yalnızca Blackthorn’lardı. Bu yolda kanlı tehlikeler onları bekliyordu ve hiçbir söze güven olmazdı. Ancak birileri Julian’ın sırlarını ortaya çıkarıp Los Angeles Enstitüsü’nün yönetimini ele geçirmek için ellerinden gelen her şeyi yapacaktı. Aşağı Dünyalılar, Meclis’le karşı karşıya geldiğinde ise Gölgelerin Lordu onlar için yeni bir tehdit oluşturacaktı. Unseelie Kralı, en iyi savaşçılarını, Blackthorn kanı taşıyan herkesi avlamaya ve Kara Kitap’ı bulmaya göndermişti. Tehlike giderek yaklaşırken Julian, kimsenin tahmin edemeyeceği bir düşmanın iş birliğine bağlı olan riskli bir plan yaptı. Ama başarı, ancak bir bedel karşılığında onun olabilirdi. Ve ne Julian ne de Emma olabilcekleri hayal edebilirdi. Sevdikleri herkesi ve her şeyi etkileyecek, kanlı bir mücadele onları bekliyordu... GERÇEK AŞK, BÜTÜN BÜYÜLERİ ETKİSİZ KILAR.
  • V.C. Andrews
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    344,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Selma Acar
    Küçük bir kızken babam bana elle yapılmış paha biçilmez bir oyuncak ev satın almıştı. Bu ev, minik porselenden güzel insanlarıyla, ev eşyalarıyla hatta duvarlarındaki tabloları, avize ve halılarıyla minyatür, büyülü birdünyaydı. Ama ev cam bir fanusun içine konulmuştu. Ve bana, camın üzerinden parmak izlerim kalmasın diye fanusa dokunmam izni bile verilmezdi. Kocaman ellerimle tutacağım minik ve zarif şeyler her zaman tehlikeye girerdi o zamanlar. Bu yüzden oyuncak eve dokunmama değil, yalnızca hayran kalmama izin verilmişti.
  • Charles Dickens
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    311,51 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Seslendiren: Işık Yenersu, Kerim Afşar, Ümit Sergen, Oya Çekiç, Orhan Aral, Banu Zorlutuna
    Gölgeli Köşk Radyo Tiyatrosu
  • Gül İrepoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    268 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Müberra Ellialtıoğlu
    Bu roman gerçekler üzerinde hayaller kurularak yazıldı, en çok da insanların insanca yönü üzerinde durularak. Lale Devri'nin hükümdarı Sultan III. Ahmed ile bu devrin ruhunun nakkaşı Levnî'nin, tarihin akışı içerisinde sivrilen kişiliklerinin de bir tahlili aynı zamanda. Bu romandaki insanı anlatan bazı öyküler kendi sınırlan içinde kalmış, bazıları ise tarihin akışını değiştirmiş. Romanın temel kahramanları ve ölüm tarihleri gerçektir, ancak olayların bağlanışı kurgulanmıştır. Bana gerçekleri hayallerle genişleten ve zenginleştiren bir canlandırma da denebilir. Okuyucunun zihninde "Acaba?" sorusu daima cevapsız kalacak ve hayaller de hiç bitmemek üzere sürecektir. Lale devri tıpkı bir masal gibidir, ama alışıldığı gibi mutlu bir sonla bitmeyen bir masal. Zaten romanda da uzunca bir masal anlatılır, her masal gibi biraz gerçek payı, biraz kıssadan hisse, bolca hayal olan... Lale bahçelerinde kalan
  • Gürsel Korat
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    194,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yasemin Soğuk
    Yüzünde aşk güzelliği vardı, ancak orada ben yoktum, kendimi göremiyordum. Aşkın bakışında 'kendinden arınmışlık' ararım ben; oysa Giovanna'nın bakışında yalnızca kendisi vardı. Bunu nasıl anladım, bilmem. Belki de anlamadım. Nasıl baktıysam öyle gördüğüm söylenebilir, buna karşı çıkamam. Ancak sezginin hiçbir önemi yok mu? Ben o yüzde adını koyamadığım bir şey sezdim. Ya benden, ya da onun ruhundan çıkıp aramıza duran, yaklaşmamıza engel olan bir gölgeydi bu. İkimizden birinin aşkı tek yanlıydı... Belki de ruhumdaki iklimle bu gecenin duygu iklimi bağdaşmıyordu." Başlangıçsız ve bitimsiz zamanın yedi farklı noktasında durup yedi farklı öykü kuruyor Gürsel Korat. Ve bu yedi değişik öykünün içinden geçip onları birbirine - belli belirsiz - bağlayan ipi bulmayı okura bırakıyor. Birbirinden bağımsız öyküleriyle düşünce edebiyatında daha önce rastlanmamış örnekler verirken, insanı ve insanlık hallerini, zamanı ve başkalaşımı, aşkı ve ikilemini, değişik bir bakışla kurcalıyor.
  • Elçin Poyrazlar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    40 Ayrım
    452,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hülya Bengü
    Polisiye/Gerilim :Milyonlarca takipçisi olan sosyal medya fenomeni Darin Dinamo İstanbul’daki evinde vahşice öldürülmüştür. Cinayet Büro dosyayı soruştururken İstihbarat Şube’ye atanan Başkomiser Suat Zamir ise ünlü gazeteci Gökhan Konak’ı takip etmekle görevlendirilir. Suat görevi veren esrarengiz yöneticinin hiç tanımadığı babasıyla bir bağlantısı olduğunu öğrenir ve kendisini ailesinin sırlarıyla yüzleşeceği bir kedi-fare oyununda bulur. “Elçin Poyrazlar polisiyeye hakkını veren bir genç usta. Bu kitabını da süratle ve severek okudum. Polisiyenin en akılda kalıcı karakterlerinden Suat Zamir hepimizi şaşırtıyor.” Sevin Okyay “Gazetecilik merak gerektirir, bazen bir olayı araştırırken polisiye kitabın içinde hissedersiniz kendinizi. Elçin Poyrazlar’ın polisiye kitaplarını da bu merakla ve keyifle okurum. Son kitabında da güçlü kalemi ve kurgusuyla okurlarını yeni maceralara sürüklüyor.” Timur Soykan “Elçin Poyrazlar Suat Zamir’in kişiliğinde erkek egemen bir toplumda kadın olmanın zorluklarını anlatmayı da başarıyor. Gerçek bir polisiye romanla ve bir polisiye yazarıyla tanışmak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim.” Alper Hasanoğlu
  • Yasmine Galenorn
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    979,67 KB
    Eser Türü: Kitap
    Hepimiz yapbozun bazı parçalarını taşıyoruz. Parçalar birleşmezse karanlığa batarız. Ayrı ayrı güçlüyüz, ama birlikte daha da güçlüyüz. Delilah, Camille ve Menolly, arkadaşları Iris'in düğün törenine hazırlandıkları sırada, Doğaüstü Varlıklar Cemiyeti'nde gerçekleşen patlamanın haberiyle sarsılırlar. Bunu kimin yaptığını araştırırken karşılarına Şeytanların Efendisi Gölge Kanat çıkar. Büyük Bölünme sırasında Dünya ile Öteki Dünya ayrıldığında, tek bir hazineden kopan dokuz mühürden birini elegeçiren ve tamamına sahip olmak isteyen Gölge Kana tile onu engellemeye çalışan D'artigo Kardeşler Şimdi birkez daha karşı karşıyadır.
  • Meryem Soylu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    381,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Derya Çimen
    Hayallerine ulaşan cesur bir asker olarak ilk görev yerime atandığımda, verdiğim savaşı kazanmış olmanın haklı gururu vardı üzerimde. Ancak daha ilk günden ekipte istenmediğimi öğrenmek hayallerimi yıkmak için yetmişti. Kazandığım zaferin göstermelik olduğunu yeni bir savaşın içine girdiğimde anladım. Tüm söylenenlere inat mesleğimden ödün vermemek için dimdik ayakta dururken, kapımı çalan aşka karşı hazırlıksızdım. Beni istemeyen bir adama âşık olacak kadar da aptaldım. Zorlu görevler, korkusuz bir ekip, gözü kara bir adam, saklanan sırlar ve acılarla dolu hayatın içine hızlı bir giriş yaptığımda artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Canımız yanacak ama alışacaktık… Biz bu meslekte en çok bunu öğrenmiştik. “Tan vakti,” dedim hayranlıkla. Geç de olsa anlamıştım; bu manzarayı görmemi istemişti. Tan vakti, güneşin doğduğu zamandı. Kara gözleri beni bulduğunda gülümsedi. “Doğma vaktin geldi Güneş.”
  • Meryem Soylu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    45 Ayrım
    808,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Derya Çimen
    Hayatımın tam da en güzel zamanlarını yaşayacağım sırada, sevdiğim adamla mesleğim arasında sıkışıp kalmış çırpınıyordum. Benim için bu araf, zindandan başka bir şey değildi. İkisi de vazgeçemeyeceğim, sırtımı dönemeyeceğim şeylerdi. Ben, Gölge’nin Güneş’i. İlk defa Pala’nın Güneş’i olmak isterken kâbusları olmuştum. Onu hastane odasında yaralı hâlde bırakıp gittiğimde, aslında kalbimi de orada bıraktığımı biliyordum. Şimdi ise sonumun meçhul olduğu bu yerde, onca düşmanın arasında tek düşündüğüm, olur da geri dönebilirsem karşılaşacağım o kara gözlerdi... “Aldın intikamını. Beni it gibi arkanda yaralı hâlde bırakıp gittin. Nasıl bıraktın Bahar? Hiç mi üzülmedin? Aklına gelmedi mi çekeceğim acı?” “Beni anla istedim. Beni, bu mesleğe olan aşkımı anla istedim. Hiç yoktan ben senin gibi arkandan iş çevirmedim. Görev aldım ve göreve gittim.”

Sayfalar