Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7417 sonuçtan 1401 - 1410 arası görüntüleniyor.
  • Ece Temelkuran
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    499 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elena taner
    Bu kitap ne sadece Ermenilere ne de sadece Türkleredir. “Ağrı'nın Derinliği,” evsiz kalmanın, evinden uzak düşmenin acısını bilen, tahmin edebilen herkese yazılmıştır. Aidiyetimizin bize ezberlettiklerinin ötesinde bir “biz” olabilir mi? İçine hapsolmadığımız, dışına atılmadığımız bir “ev”, bir “biz” kurulabilir mi? Ece Temelkuran, Ermeni ve Türk milliyetçiliklerine yakından bakarken, toplumların “biz”lerini kurma aşamasında neleri, nasıl dışarıda bırakmış olabileceklerini anlatıyor. Her kitabında “ötede duranları” yakına getirmeyi amaçlayan yazar, bu kez de Ermeni meselesi gibi “çekinceli” bir konuyu odağına alıyor…
  • Ece Temelkuran
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    474,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nurten Yıldız
    Bu kitap ne sadece Ermenilere ne de sadece Türkleredir. "Ağrı'nın Derinliği," evsiz kalmanın, evinden uzak düşmenin acısını bilen, tahmin edebilen herkese yazılmıştır. Aidiyetimizin bize ezberlettiklerinin ötesinde bir "biz" olabilir mi? İçine hapsolmadığımız, dışına atılmadığımız bir "ev", bir "biz" kurulabilir mi? Ece Temelkuran, Ermeni ve Türk milliyetçiliklerine yakından bakarken, toplumların "biz"lerini kurma aşamasında neleri, nasıl dışarıda bırakmış olabileceklerini anlatıyor. Her kitabında "ötede duranları" yakına getirmeyi amaçlayan yazar, bu kez de Ermeni meselesi gibi "çekinceli" bir konuyu odağına alıyor...
  • Joanna Bourke
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    14,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    İçimizdeki en yakarıcı tonları açığa çıkaran ses, ağrı çeken insanın sesidir ve buna hepimiz aşinayızdır. Istırap paylaşılır; insan olmanın anlamını bir ağ gibi yoğun bir şekilde sarmalamıştır. Bir ağrı-olayı her zaman bireyin yaşamına aittir; onun yaşam öyküsünün bir parçasıdır. Ağrıyı, hastalık ve hastalık grupları üzerinden değil, ağrı çeken bedenin takdir edilmesi yoluyla daha iyi anlayabileceğimize inanan Joanna Bourke, ağrı çeken insanların kullandığı dilleri analiz ederken, ağrıyla ilgili derin bir kavrayışa sahip olmak isteyen, ağrı klinikleriyle, palyatif bakımla, ağrı araştırmalarıyla ilgisi olan, hastaları ve kendileri için ağrının anlamını bilmek isteyenleri hedefliyor. Bu ıstırap hastalar, doktorlar ve hemşireler arasındaki klinik karşılaşmalarda nasıl bir rol oynar? Ağrı çeken bir insanın kıvranan bedeni ve söze dökülmeyen inlemelerine tanık olduklarında, bazı tanıklar neden buna sırtını döner? Metaforik ağrı dillerinin incelenmesi, ağrının algılanmasındaki tarihsel değişiklikler hakkında spekülasyonlarda bulunabilmemizi sağlayabilir mi? Joanna Bourke, üç yüzyıllık Batı literatüründen yararlanarak, ağrı pratiğinin, dil, kültür ve beden arasındaki dinamik iç bağlantılar sürecinde inşa edilme ve yeniden kurulma biçimlerini tarihsel olarak inceliyor. Joanna Bourke, University of London, Birkbeck College’da tarih profesörü.
  • Mehmet Turgut
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    70,5 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Radyo Tiyatrosu
  • Şule Gürbüz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    23,9 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Melike Duygu
    Yağmurun Gölgesi Yağmurun gölgesi izleniyor karanlıkta değiştiriyor kendini olmayacak bir şey unutturup aslını zor olan istiyor yaşamayı değil yaşamı duyurup da. Bir göz açıp kapama süresince o fener gibi yanıp sönen kendini hiç böyle görmemiş alçalıp yükselen doğuşu gecelerin acıyı sonbahar kenarına itmiş.
  • Sibel K. Türker
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    414 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kendisiyle bunca bırakılanın, içinin tüm çirkinliklerinden oluşmuş şekilsiz bir tanrısı olur. O tanrının kendisi gibi konuşmaları, dostları, düşmanları, yazıları, korkuları, öfkeleri, sevdikleri, sevmedikleri, sayıları, tarihleri olur. Tarihleri… Saatleri olur. Saatleri. Kitapları olur. Boşboğazlıkları, utanmaları, içi sıkılmış da dünyayı yaratmış gibi oyunları, bana iki şey lazım diye düşünmüş gibi kadınları ve erkekleri olur… Aşkı da olur… Tıpkı sen. Aynı sen
  • Sibel K. Türker
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Huzursuz bir tebaa, insanlar, onların oğulları ve kızları, tekinsiz bir büyüme ve karmaşa, yazdığına, yarattığına bin pişman çürük bir iç çekiş. Dünya üzerindeki tek barışçıl unsurun bir hazan yaprağı olduğunu bilen biri için, beyaz kâğıt gümbürtülü ve tepetaklak bir düşüşten başka bir şey değildir. Bunca yıl yazdım, bunca yıl korktum, bunca yıl bıktım. Yetmez mi? "Ağula, bir üst isim. Bütün üst isimler gibi hem bir ağırlık hem de bir hafiflik taşıyor. Her şeyle ilgisi var ama ilintisi yok gibi. Ağu bildiğimiz zehir. Ben buradan bir kelime türettim. Öykülerime denk düştü ve bir sözcük olarak sahip olduğu ses güzel. Yazı da zehirli bir şeydir. Üstelik seyreltilmesi yine yazıyla mümkündür," diyor Sibel K. Türker. Ağula, acının tekdüzeleştiği bir ortamın, el yapımı bir cehennemin merkezinden gönderilmiş bir mektup. Okuru şaşırtacak ölçüde bilgece yazılmış bir günlük yaşam iddianamesi.
  • Metin Turan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    46,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: TÜRKAN KINAY SOOMRO
    Ağustos aldı sırlarımı bilirsin ağırlaştı sevabım Güz gibi yakamdasın tereddütsüz Hangi adrese uğrasam demirler sürgülü Hangi dilden konuşsam yasaklı yanım hatırlanıyor Aşk diye tercüme ediyor peltek tercüman Mümkünüm oluyorsun Çünkü savrulduğum her kıyıda sana çıkıyor hikayem Ondan sığınıyorsun sükutuna tabutlar taşıyan kalabalığın Eskiyen kafakağıdımı gösteriyorum Gördüğüm her haydari surata Yine yalnız sen anlıyorsun lük diye bıraktığım Akşamla sabahın yer değiştirdiği sonbahar defterime Anılar eklediğimi de dedemden kalma
  • Sevinç Çokum
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    261 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Kevser Gündüz
    "Söğüt, mavi-mor tepelerin ardındadır. Zaferi kazansınlar, yorgun atlarıyla koşacaklar Söğüt’e… Gece, bütün Söğüt fenerlerle aydınlanacak. Çıralarla, meş’alelerle dolaşacaklar. O harap, yanık Söğüt’te. Türkülerle, marşlarla. Hele şu dağlar aşılsın da… Köse Memiş o zaman yangından harabolmuş Çardaklı Kahve’yi yeniden kurar. Gençler doluşurlar artık. "Anlat Osman Ağabey!" derler. O da anlatır. Taa baştan… İnönü’den. Sakarya’ya, Sakarya’dan şimdiye olanları… Öbürleri de anlatırlar. Öbürleri… Onlardan kimler sağ kaldıysa. Osman atının üstüne yığıldığında, hayvan, binicisini şaşkın sersem dolaştırdı. Sonra onu yumuşak bir döşeğe yatırır gibi yere bıraktı. Başında dikildi. Öylece eğik, mahzun…" Ağustos Başağı, yaşanmışlıkla yoğrulu bir Kurtuluş Savaşı romanı… Osmanlı Devletinin kuruluş toprağı Söğüt’te, bu kez cumhuriyet tomurcuklarının patlayışı… Yazar romanı sadece yazılı belgelerle değil, o coğrafyada yaşamış Ali Amca ve Memiş Dayı gibi gerçek kişilerden dinledikleriyle oluşturmuştur. Çokum’un bu eseri 1984-86 yıllarında Söğüt atmosferinde yaptığı araştırmalarla güçlendirerek kaleme alması, ayrı bir özelliktir. -Tanıtım Yazısı’ndan-
  • Hazırlayan: Ekrem Aytar
    metin
    1 Ayrım
    88,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Dünyanın önemli klasiklerinden olan La Fonten’in masalları Eğitimci Yazar Ekrem Aytar tarafından sadeleştirilmiş dili ve Oğan Kandemiroğlu’nun renkli çizimleriyle ilköğretim 1. 2. ve 3. sınıflarında okuyan öğrenciler için uyarlanmıştır.

Sayfalar