Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2394 sonuçtan 1401 - 1410 arası görüntüleniyor.
  • Herbert Reinecker
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    75,2 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Radyo Tiyatrosu
  • Muzaffer İzgü
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    214,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hacer Özbakır
    İzgü bir söyleşisinde, "Borç bini aşınca millet gülermiş" diyor. Ancak işe, gülmece ile başlamadığını söylerken, "Biz artık gülmece yazmasak da halk borcun bini aşmasından gülüp duruyor" diye ekliyor. "Her Eve Bir Karakol" yazarın bu savlarını doğrulayan, çok ilgi gören yapıtlarından biridir. Gerçekte, kitaptaki gibi bir "kendi kendine konuşanlar, gülenler ülkesi" oluşmaması içindir İzgü'nün ve onun gibi düşünenlerin çabası.
  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    286,43 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Figen Barsbay
    Her Gece Bodrum, çağdaş Türk edebiyatının temel romanlarından biri... Edebiyatımızın en büyük ustalarından Selim İleri'yi geniş okur kitleleriyle buluşturan bu eser, yazıldığı günden beri tazeliğini yitirmedi, her kuşak tarafından yeniden keşfedilip okundu. "Deniz çalkantılarla çarpıyordu kıyılara. İnsanlar, çılgın kalabalık, bir içgüdüyle, tutsakmışçasına kıyı kahvelerine çıkıyorlardı. Dünyanın bütün dilleri konuşuluyordu sokaklarda. Teknelerin yapıldığı sokakta, daracık sokaklarda, şimdi yürüdükleri yolda; her yerde konuşuluyordu. Hızarlar dönüyordu. Kimi çiçekler günbatımıyla kapatıyorlardı taçyapraklarını. Fırınlar çalışıyordu. Kargalar kaleye dönüyorlardı. Akşamüzeri kısaydı, ama inanılmaz bir hareketlilik göze çarpıyordu." Her Gece Bodrum, çılgın kalabalıkların gerisindeki hüznü, içe kapanışı, cinsel yalnızlığı hissedenler için...
  • Didem Yiğit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    54,21 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Banu Işıksız Şahin
    Bir çocuk gibi büyüdükçe çevresini inceleyen, doğasını keşfeden ve merakla sorular soran bir salyangozun dünyayı tanımak istemesiyle başlayan bir maceraya tanıklık edeceksiniz. Büyük bir mağarada ailesiyle birlikte sıradan bir hayat yaşayan Cochi bir beklenmedik bir maceraya atılır. Cochi bir grup salyangozun kurtarılması için önemli bir göreve gönüllü olacaktır. Bu görev Cochi'nin hayatında bir dönüm noktası olacaktır. İyilik, fedakarlık ve cesaret dolu bu macerada Cochi ile beraber kendi iç dünyanızda da bir yolculuğa çıktığınızı fark edeceksiniz.
  • Irvin D. Yalom, Ginny Elkin
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Genç, yetenekli yazar Ginny Elkin ile psikiyatr Irvin Yalom özel seanslara başlarlar ve seanslara dair ayrı ayrı günlükler tutmaya karar verirler. Böylece, psikiyatr ve hasta ilişkisinin nasıl bıçak sırtında geliştiğini gözler önüne seren ilk kitap ortaya çıkar. Özel izlenimlerin kaydı, yavaş yavaş iki insanın güç ve güçsüzlüklerini sergiledikleri bir sahneye dönüşür. Bir başkasının terapi seansında bulunmanın nasıl bir şey olduğunu ya da psikoterapinin ne derece başarılı olduğunu merak eden herkes için ufuk açıcı bir çalışma. Şu anda terapi görmekte olan bir kimse için belki de pek rahatlatıcı olmayacaktır bu kitap, çünkü her şeyi iki tarafın da bakış açısıyla anlatıyor. Fakat terapide masanın önünde ve arkasında olmak arasındaki farkı merak eden entelektüel akıl için, Ginny'nin kendisi hakkında giderek daha bilinçli hale geldiğini görmek öğretici olabilir. Her Gün Biraz Daha Yakın, zorlayıcı ama, bu çabaya fazlasıyla değen bir okuma sunuyor.
  • Jennifer Weiner
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    9,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    İkinci şans, gerçek aşk ve akıp giden yaşam üzerine unutulmaz bir hikaye... Rachel ve Andy bir gece Acil Servis'te karşılaştıklarında sadece sekiz yaşındalardı. Doğuştan kalp rahatsızlığı olan Rachel ölümün kıyısında yaşarken, Andy kolu kırılmış yalnız bir çocuktu. Bir daha asla karşılaşamayacaklarını sanarak ayrıldılar... Oysa zengin bir yaşam süren Rachel ve Philadelphia'nın belalı sokaklarından koşarak uzak durmaya çalışan Andy'nin yolları yıllar sonra yeniden kesişecekti, hem de bu kez aşkla! Her Gün Biraz Daha Yakın'da Rachel ve Andy'nin aşkı, sevgiyi ve yaşamdaki doğruları arayışlarını okurken insanların ne kadar değişebileceğine ve gerçek aşka şahitlik edeceksiniz. "Weiner'in bu romanı saf romantizm ve kalbini sızlatacak satırlarla dolu… Yazarın karakterleri yaratma yeteneği okuyucuları hızla kendine bağlayacak. Rachel ve Andy'nin çocukluktan yetişkinliğe geçişinde onları tanıyacak, sevecek ve kendinizi gülmekle ağlamak arasında gidip gelirken bulacaksınız." - Booklist "Okuyucular gülecek, duygulanacak ve kendilerini hikayenin içinde kaybolurken Weiner'in asıl sorusuyla karşı karşıya bulacaklar: "Ruh eşi gerçekten var mı?" Weiner bu romanında da ince ayrıntılarla karakterlere can veriyor. Bu kaybedilip tekrar bulunan sonsuz bir aşkın hikayesi…" - Associated Press " Yürekleri okşayan kusursuz ve dokunaklı bir hikaye." -Kirkus Reviews (Tanıtım Bülteninden)
  • Selim Gündüzalp
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    163,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: SAMED BAYRAKTAR
    Yaşamayı unutmuş insanlar. Yeniden baksınlar geçtikleri yollara. Bir daha geçmeyecekler o yollardan. Güneşin doğuşunu seyretsinler. Bir ağacın çiçeğe, meyveye duruşunu görsünler. Akan suya şöyle eğilip de bir baksınlar. Ömürlerini seyretsinler o akan suda. Günlerinin geçişini... Yarın yok, ona göre... Sadece bugün var elde. Yaşamayı ve Yaradan’a şükretmeyi unutmasınlar. Aramaya gerek yok; o vakit, mutluluk bulur onları.
  • Atilla Şenkon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    64,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Yaşlı kadının plastik bir kutu içinde sunduğu lokumları sever, hele pembe olanlara bayılırdı. Yaşlı kadın güllü diyordu onlar için. Tadını tam çıkaramadığı, ama limona benzettiği sarılarını da severdi. Yalnız yeşil olanlardan hoşlanmaz, ağzını yakan keskin nane tadından nefret ederdi. Bazen yaşlı kadın kutuyu masanın üzerinde bırakıp giderdi. Küçük kız o zaman kutudaki lokumları dilinin ucuyla ıslatıp tozlarını siler, renklerini açığa çıkarıp pembelerini seçerdi. Sonra öbürlerini kutunun dibinde biriken toza bular, bir şey olmamış gibi yerine otururdu. Attilâ Şenkon’un, 1991 Akademi Kitabevi Öykü Özendirme Ödülü’nü alan bu ilk kitabı, gerçek ile masalın, var ile yokun arasında erimiş incecik çizgide gezinen kısacık ve duygu dolu öykülerden oluşuyor. Her Gün Perşembe Olsa, otuz yıl önce kaleme alınmış olmasına rağmen güncelliğini hiç yitirmemiş öykülerin kitabı. (Tanıtım Bülteninden)
  • Rainer Maria Rilke
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    166,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: dilek gül
    Rainer Maria Rilke, hayatı boyunca kendisine yakın olmuş ya da eserlerini okuduktan sonra kendisiyle kısa veya uzun süreliğine iletişime geçen, bir tür içsel bağ hissettiği kişilere doğrudan ve kişisel mektuplarla yanıt vermişti. Sanatçı 1926’da, elli bir yaşında öldüğünde, şiirleri ve düzyazıları kadar önem verdiği on dört binden fazla mektup bırakmıştı ardında. Şiirlerine fazla aşina olmayan okuyucular açısından şairin sanat, aşk ve ölüm üzerine özgün düşüncelerine anıklık etme imkânı sunabilecek bu devasa külliyat içerisinde yer alan yaklaşık iki düzine mektupta Rilke, hayal kırıklığı yaratan modern dünyada bireyi ölüm, veda ve kayıp gibi hayatın en sahih farkındalık halleriyle yüzleştirir. Ölümün cesaretle kabullenilmesi yoluyla derin bir kişisel seyr’engizi öneren bu mektupların her biri, kelimelerin kederi ifade etmek ve acıyı dindirmekte kifayetsiz kaldığı o Artık-Burad’Olmayış ve kayıp haliyle yüzleşen herkes için bir teselli kaynağı ve kılavuz olabilir.
  • Senai Demirci
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    839,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ruken Sayan
    Hayır, ümit kesmedi Allah senden. Ardın sıra bunca dil döküşünden anlasana... Yanımdaki koltuğa oturur oturmaz yazmaya başladı. Yol boyunca başını kâğıttan kaldırmadı. Altıncı kâğıdı da önlü arkalı doldurdu ve nihayet durdu. Merakımı gidermek zorundaydım. Hafif yüzüne doğru dönüp “Epeydir kalemle mektup yazıldığını görmemiştim” dedim. Tebessüm etti. “Cezaevine yazıyorum!” dedi. “Eşim üç yıldır içeride…” “Allah kavuştursun!” demekle yetindim. “Eşime her gün mektup yazıyorum” diye ekledi. İnanamadım ama şüphe etmemin de anlamı yoktu. “Bir de şey…” diye devam etti, “bu sabah mektubum; bir de akşam yazacağım.” Samimi bir aşktan şüphe etmenin mahcubiyetiyle yol boyu tek satırına odaklandığım Kur’ân’a döndüm. Uçağın alçalışa geçtiğini anons etti kaptan. Tanıştık; adı Yelda imiş. Gaziantep Havalimanı’na indik. Kapıların açılmasını beklerken sordum: “Sizi yormuyor mu, her gün her gün…” “Asla…” diye diklendi, “bunu en çok ben istiyorum, korkuma iyi geliyor.” “Korku?” “Eşimin benim ondan ümit kestiğimi sanmasından korkuyorum.” Kapı açıldı. Kur’ân’ı çantama koymak üzereydim ki, ben de elimde bir mektup tuttuğumu fark ettim. Kalkmak üzere olan Yelda Hanımı durdurdum. “Az önce söylediğinizi bir daha söyler misiniz?” dedim. Tekrarladı: “Benim en büyük korkum eşimin benim ondan ümit kestiğimi sanması, yoksa o oradan çıkma ümidini kaybeder.” Elimdeki kalın 'mektub'u gösterdim ona. “Bugün bu mektubun bana niye yazıldığını anladım sayenizde…” dedim. “Nasıl yani?” diye bakan gözlerini görebiliyordum. “Dünyanın dert duvarları arasında ezilmiş, ağır günahların parmaklıkları ardında rehin alınmış bana bu mektubu gönderenin niyeti de aynı olmalı. “Benim en büyük endişem, benim senden ümit kestiğimi sanman…” Hayır, ümit kesmedi Allah senden. Ardın sıra bunca dil döküşünden anlasana…

Sayfalar