Yazara Gore Listeleme

  • Hüseyin Nihal Atsız
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    365,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Enis Yıldırım
    Dalkavuklar Gecesi ve Z Vitamini, yazarın yaşadığı devri, o devirdeki yetkilileri -birincisinde antik çağda muhayyel bir devlete taşıyarak, ötekinde kendi zamanından 50 yıl sonrasına taşıyarak- hicvettiği iki kısa satirik/allegorik romandır. şahısların çoğu o dönemdeki kişilerdir ve müthiş bir tenkit salvosuna tutulmuşlardır. Bu iki kısa romanın önemi, 'Milli Şef'lik devri ve tek parti diktatoryasının hüküm sürdüğü, ülkede kimsenin gıkını çıkaramadığı yıllarda, devrin ricalini hedef alması ve amansızca eleştirmesidir. Muhtevasındaki tenkitlerin dozu biraz fazla kaçmış veya insafsızca görünse de bu romanların o devirde yazılmış olması başlı başına bir yiğitliktir. Atsız hocanın tavizsiz kişiliğinin belgesidir. Biz de bir yiğitlik belgesi olduğu için yayınlıyoruz.
  • Osho
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    698,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuğçe Altıparmak
    Unutma: Cesaret Korkusuzluk Demek Değildir. Eğer bir insan korkusuzca, ona cesur diyemezsin. Bir makineye cesur diyemezsin, o korkusuzdur. Cesaret sadece korku okyanusu içinde varolabilir. Cesaret, korku okyanusu içinde bir adadır. Korku vardır ama bu korkuya rağmen insan o riski göze alır; işte cesaret budur. İnsan titrer, insan karanlığa girmekten korkar ama yine de girer. İnsan, kendine rağmen adım atar; cesur olmanın anlamı budur. Bu, korkusuzluk demek değildir. Korku dolu olmak ama onun altında ezilmemek demektir.
  • İbrahim Kaya
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    931,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuğçe Altıparmak
    “İbrahim Kaya’nın analizi, sosyal teori ve siyaset sosyolojisinde önemli gelişmeler ortaya koymaktadır. Geç modernlik kavramı çoklu modernlikler hakkındaki tartışmaya dikkate değer bir katkı sunmakta ve gelecekteki çalışmalar için de bir temel oluşturmaktadır. Yirminci yüzyıl Türkiye’sini konu edinen bu tarihsel sosyoloji çalışması, modernlik projesinin dünyanın bir bölgesindeki özgün yorumunu ve kurumsallaşmasını örneklendiren önemli bir eserdir.” Prof. Dr. Peter Wagner Bu kitap, son dönemlerde sosyal teoride önemli bir yankı uyandıran çoklu modernlikler tartışmasının kavramsal bağlamında kendisini konumlamaktadır. İbrahim Kaya, Sosyal Teori ve Geç Modernlikler’de, çağdaş toplumsal dünyayı modernlikten postmodernliğe geçiş olarak anlamak yerine, kültürel dünyaların çoğulluğunu çoklu modernlikler açısından okumamız gerektiğini belirtiyor. Kaya, aynı zamanda modernleşme sürecinin “batılılaşma” olarak anlaşılamayacağını; tarihsel, kültürel ve medeniyete özgü bağlamların özgün modernlikler yarattığını iddia ediyor. Teorisini çoklu modernlikler ekseninde tanımlarken hem Francis Fukuyama’nın “Tarihin Sonu” hem de Samuel Huntington’ın “Medeniyetler Çatışması” tezlerini sorguluyor. Sosyal Teori ve Geç Modernlikler, Türk deneyimini çoklu modernlikler teorisi çerçevesinde analiz ediyor. Türk modernliğini Batı modellerinin kopyası olarak anlayan yaklaşımları reddeden Kaya, Kemalist Türkiye’nin kendisini Batı ve Doğu’ya karşı konumladığını ve Türk kültürünün kendisini tekilleştirdiğini iddia ediyor (Tanıtım Bülteninden)
  • Yıldız Akpolat
    insan sesi mp3
    4 Ayrım
    194,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuğçe Altıparmak
    Sosyoloji Tarihi II. Ders notları, 19. Yy'da sosyolojinin bilim olarak inşa sürecinden sonra; 20. Yy.'da sosyolojinin, işlevselci genel ontolojik yaklaşım ve pozitivist metodolojiyle, kendini nasıl biçimlendirdiği, tadil ettiği ile dönüştürdüğü temelinde bir anlayışla biçimlenmiştir. 19. Yy. Sosyolojisi Klasik ise 20Yy. Sosyolojisini, 80'lere kadar Modern olarak nitelendirebiliriz. Genel eğilim değişen modern toplumu holistik kuramlarla kavramadır. İşlevselcilik demek, 60'ların başlarına kadar sosyolojinin kendisi demektir. Sosyoloji zuhurunda kurucu babaları ile anılırken artık modern sosyolojide kuramlar ön plana çıkmaya başladı: Yapısalcılık, yapısal-işlevselcilik ve/veya sistemcilik. Akademik sosyolojide Durkheim'ın itibarlı yerini Parsons aldı ve onu, işlevselciliği toplumsal gerçekliğe daha fazla yaklaştıran Merton takip etti. Modern dönemde akademik sosyolojide öne çıkan hem işlevselci hem de çatışmacı teorisyenler artık Avrupalı değil Amerikalı idi. Ya da Avrupa'dan göç etmiş Avrupalılar söz konusudur. Sorokin, Frankfurt Okulu gibi. Ancak sosyal düşüncenin geliştiği kıta değişmiştir. Ancak değişmeyen holistik yaklaşımların uyumcu ya da çatışmacı olsun etkin olmasıdır. Modern sosyoloji ikici ontoloji ve epistemoloji ile biçimlenirken, Giddens'ın 1984'de yayınlanan eseri, modernden Çağdaş Sosyolojiye geçişi müjdeler. İşlevselci-uyumcu başlayan sosyoloji, çatışma kuramları ile eleştirilerek kendini Merton'da bir kez tadil eder. 19. Yy.'ın vahşi kapitalist çağında çatışan değil uyum arayan insan zihninin ürünü olan işlevselci sosyoloji, dayandığı pozitivist epistemolojinin nesnelliğine zıt olarak olması gereken uyumlu bir Batı toplumunu kurguluyordu. Bunun karşısında ise Marks sosyolojisi, Batılı kapitalist çatışmacı toplumun resmini çizdi. Merton ile işlevselci sosyoloji değere değil çatışmaya doğru giden bir sosyoloji kuramını kurguladı. 1930'larda aksiyonel yaklaşımlar akademide kendilerini hissettirir oldular. Holistik-işlevselci sosyoloji, çatışmacı kuramlardan sonra bu kez aksiyonellerin hücumuna uğradı ve 1980'lerde Yeni işlevselcilik, bir kez daha işlevselciliğin kendi içindeki eleştirel rehabilitasyonu olarak karşımıza çıktı. Giddens ise modern sosyolojinin hem işlevselci-holistik yaklaşımının hem de pozitivist epistemolojisinin tarihsahnesinden çekilişini ifade eder. Modernlik kendi diyalektiğinde kendini yeniden yaratırken aslında köklerini hiç unutmadı: Hegel ve Marks ve Weber ama illa ki diyalektik. 1980'lerden 2000'lere doğru gelişen çağdaş sosyoloji, uyum arayışı değil modernliğin özgürlük ve belirsiz yanlarına daha fazlavurgu yaptı ve daha fazla Simmel'i hatırladı.
  • Yıldız Akpolat
    insan sesi mp3
    5 Ayrım
    379,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuğçe Altıparmak
    Bu eserimle, sosyolojinin atalarından dolaşarak insanı bir nebze de olsa keşfetmeyi arzuladım. İnsanı anlamak için değişik güzergahlar izledim, düşünsel yolculuklarıma hiç ara vermedim. Sonuçta vardığım noktada İbni Haldun, Machiavelli, Montesquieu ve Rousseau'nun sosyolojik düşüncenin temellerini attıklarını, 19. yüzyılda bağımsız bir disiplin olarak ortaya çıkan sosyolojiye yaklaştıklarını; güncelliklerini sürdürdüklerini, tarihsel, toplumsal ve siyasal alana dönük çözümlemeleriyle yaşadıkları çağdan daha çok günümüz insanına hitap ettiklerini, bizlere yakından seslendiklerini gördüm.
  • Virginia Woolf
    insan sesi mp3
    8 Ayrım
    212,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Feryal Çabuk
    Londra Manzaraları, caddeleri, rıhtımları, kiliseleri ve eski zaman sakinleriyle Londra’yı bir Londralı gözüyle aktarıyor. Virginia Woolf, zamanın popüler bir kadın dergisi için yazdığı bu altı denemede, çağdaş Londra’nın yüzeyini tararken üslubuyla da flaneur yazınına kadınca bir parantez açıyor.
  • Şükrü Erbaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    28,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Figen Şahin
    Eskiden, çok eskiden Tanrımız yoktu. Korkumuz yoktu. Günahımız yoktu. Yapraklar gibiydik. Öpüşler gibiydik. Köpükler gibiydik. Yapamadık. Güzellik boğdu İyilik zayıf düşürdü hepimizi. İçimizden birisini göklerin ardına gönderdik. Şimdi hepimiz huzurla birbirimize kötülük ediyoruz. Şimdi hepimiz korkuyla acımızı seviyoruz Şimdi hepimiz dünyayı bir tanrıya değiştik Şimdi hepimiz cehenneme dua ediyoruz.
  • Hatice Şirin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    370,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Selin Keskin
    Etimoloji, köken bilgisi, kelime tarihçiliği ya da bu kitaptaki adlandırılışıyla sözcük hikâyesi, bir sözcüğün nerden gelip nereye gittiğinin hikâyesidir. Her sözcüğün hikâyesi de bir insanlık hikâyesidir. Çapkın, yavşak, hovarda, bağnaz sözcüklerinin kökleri neydi, bugüne nasıl ulaştılar? Tahtakurusu, peygamberdevesi, çobanaldatan sözcükleri nasıl ortaya çıktı? Bu canlılara neden bu adları verdik? Ebegümeci, akşamsefası ve güzelavrat otu gibi bitkilerin adlandırılmasının kökeninde ne gibi kültürel kodlar yatıyor? Arsenal, darağacı, cin, lizöz, maskara, fuşya, şömentabla sözcükleri Türkçeye hangi dilden girip ne tür anlam gelişmeleri yaşadılar? Tabanca, eroin, sıtma ve öfke eski zamanlarda ne anlama gelirdi, bugünkü anlamlarını nasıl kazandılar? Özlemek, beklemek, sömürmek, sınamak vd. neydi, ne oldu? Elinizdeki bu kitapta kök biçimleriyle, eski anlamlarıyla, ses, şekil ve anlam gelişmeleriyle, edebiyattaki ve genel olarak sanatın her türündeki yansımalarıyla 134 sözcük değerlendirildi.
  • Mark Miodownik
    insan sesi mp3
    13 Ayrım
    804,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Osman Şahin
    “Kendimizi uygar saymak hoşumuza gidebilir ancak bize uygarlığı bahşeden, büyük ölçüde malzeme zenginliğimizdir… Biz onları yarattık, onlar da karşılığında bizi bugünkü halimize getirdiler.” Malzemeler dünyasında yaşıyoruz. Etrafımız gündelik tasarım ve mühendislik mucizeleriyle çevrili. Çeliği düşünün: Ağzımıza sokuyor, istenmeyen tüylere karşı kullanıyor, içine biniyoruz. En sadık dostumuz ama nasıl işlediğini bilmiyoruz. Cam neden saydam? Lastiğe esnekliğini veren ne? Ataş neden bükülüyor? Bir malzeme neden göründüğü gibi görünüyor, neden davrandığı gibi davranıyor? Mark Miodownik bizi malzemelerin iç dünyasına götürüyor. Mucidini idamdan kurtaran porselenden ayakkabılarımızdaki köpüğe, elinizdeki kâğıttan uygarlığımızın günah keçisi betona kadar, yaşamlarımızı şekillendiren bu mucizelerin nasıl doğduğunu, keşiflerinin ardında yatan akılalmaz öyküleri ve tüm bu yolculuğun insan ırkının becerisine, yaratıcılığına dair ne anlattığını ortaya koyuyor. Eşyanın Tabiatı’nı benzersiz kılan, 20 dilde yayımlanmış bir popüler bilim klasiğine dönüştüren şey Miodownik’in saplantı derecesindeki tutkusu ve bu tutkuyu kelimelerle bize bulaştırma becerisi. Sadece etrafımızdaki nesnelere değil, dünyaya bakışımızı da değiştiriyor. KRALİYET AKADEMİSİ BİLİM KİTABI ÖDÜLÜ “Bu kitap yüzünden sabahladım.” OLIVER SACKS “Miodownik betonu bile ışıldatacak kadar iyi yazıyor.” FINANCIAL TIMES “Ustaca yazılmış, fazlasıyla keyifli.” OBSERVER
  • Onur Bütün
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    95,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Duygu Özer
    Seramis teyze binde bir mekâna uğrar, yalnızca Ömer abiyle tavlaya otururdu. Onun ziyaretinin gerçekleştiği anlarda kimsenin gıkı çıkmaz, tumturaklı laflar ağzından dökülüverecek diye herkes nefesini tutardı. Jülide, annesinin onca lafı nasıl öğrenmiş olduğuna hayret ederdi. Onur Bütün, Gülümsemeler adlı ilk öykü kitabıyla olmadık zamanlarda olmadık olaylara tanık olan, duyan, gördüğünü duyduğunu sindiremeyip içinde büyüten, öfkelenen, sevinen insanların öykülerini anlatıyor bize. Hep mutluluktan gülümsemediğimize dikkat çekiyor aslında, dudaklarımızın bazen acıyla bazen keyifle bazen çaresizlikle kıvrıldığını hatırlatıyor

Sayfalar