Yazara Gore Listeleme

  • Bernard Malamud
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    366,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: MERT TURAN
  • Ernst Weiss
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    515,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: büşra yavuz
    Ernst Weiss, 20. yüzyılın ilk yarısında yaşamış ve Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının acılarını yakından tanımış bir yazar. 1940 yılında Almanların Paris'e girmelerinin ardından intihar eden Ernst Weiss'in bu romanının, öteki başarılı romanlarıyla ortak özelliği, özyaşamöyküsel öğeler içermesi. Romanın başkişisi olan genç doktor, Birinci Dünya Savaşının sonlarına doğru, kendisine getirilen bir hastayı tedavi ediyor. Gaz zehirlenmesi sonucu görme kaybına uğradığını öne süren, aslında ruhsal bozukluk nedeniyle körleşen bu kişi, geleceğin diktatörü Adolf Hitler'dir. Başarılı bir tedavi uygulayan genç doktor, bilmeden geleceğin diktatörünün yolunu açmış olur. Ben-anlatıcı olarak kendi yaşamöyküsünü anlatan bu doktor, gerçekten romanın başkişisi midir, yoksa bir başka kişinin ürkütücü değişimini izleyen ve ona tanık olan bir Görgü Tanığı mıdır? Adolf Hitler'in minnet duyması gereken kişi midir, yoksa bütün Avrupa, hatta dünyanın yarısı gibi, onun kurbanı mıdır? Gerçeğe dayanan bir kurmacayla sunulan bu roman, Hitler yönetiminin, daha ilk yıllarda başlayan acımasız ve haksız uygulamalarını yaşamaya katlanamayan bir gencin gözüyle bir dönemi geniş bir görüş açısı içinde sunan çok başarılı bir çalışma.
  • Yaşar Kemal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    161,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Kübra Arslan
    Çocuk gözleri neler neler biriktirir şu hayatta? Yaşar Kemal’den: Yağmurla Gelen. Yağmurla Gelen, açlığın, kimsesizliğin, korkunun, kâbusların koynundan çıkmanın, direnmenin, inat etmenin, sokakların diliyle yoğrulan bir çocuğun hayatını anlatıyor... Dünyaya bir kez Muhterem Yoğuntaş’ın gözlerinden baktıktan sonra, o dünya bir daha asla eskisi gibi olmayacak... Yağmurla Gelen, Türkiye edebiyatının büyük ustası Yaşar Kemal’den hayata tutunmak, kök salmak isteyen bir çocuğun, Muhterem Yoğuntaş’ın belleklerden silinmeyecek hikâyesi... Daha önce, Çocuklar İnsandır kitabında yayımlanan bu hikâye, şimdi de YKY’nin Doğan Kardeş dizisinden Mustafa Delioğlu’nun resimleriyle yayımlanıyor.
  • Ahmet Taşağıl
    - Türkçe
    3 Ayrım
    143,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Kaşıkçı
    Bilge Kağan Türk tarihinin en önemli kişilerinden biridir. Tahtta kaldığı yıllarda iç ve dış düşmanlarla kuşatılmış devletini vezir Bilge Tonyukuk ve kardeşi Kül Tegin ile birlikte çetin mücadelelere girerek kurtarmıştı. Aslında onun devleti için çalışması babası ölüp amcası Kapgan kağanlık makamına oturduğunda şadlık gibi önemli göreve getirildiğinde başlamıştı.  Amcası Kapgan’ın ölümü üzerine haksız yere tahta geçen İnel’i Kül Tegin bir ihtilal ile ortadan kaldırmış, ağabeyi Bilge’yi kağan yapmıştı. 731 yılında Kül Tegin’i kaybeden Bilge, derin üzüntülere gark olmuştu.  Bir yıl sonra çektiği tarifsiz acıları ifade etmek, milletine, özellikle gelecek nesillere ders vermek amacıyla bir bark yaptırdı. Barkın duvarlarına kardeşi Kül Tegin’in mücadele sahneleri resmedildiğinde gözleri dolarak seyretti. Sonra Türk kültürünün en önemli hazinelerinden sayılan Kül Tegin yazıtını diktirdi.  Bengü taşlara Gök Türk Devletinin kuruluşunu, zayıflamasını, yıkılışını ve yeniden bağımsızlığını kazanışını kazıtarak yazdırdı. Sonra gelecekte aynı zorluklara düşmemek için neler yapılması gerektiğini anlattı. Bütün bunları milletine, ama özellikle gelecek nesiller ders alsın diye vasiyet niteliğinde taşlara kazıttırmak suretiyle yazdırdı. Bu kitapta Bilge Kağan’ın vasiyet niteliğindeki sözleri değerlendirilmektedir.
  • Kâdî İyâz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    91 Ayrım
    1241,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şükrü Kıvrak
    Şifâ-i Şerif; gönüllerde Peygamber sevgisini tutuşturmak, O'nu bütün yönleriyle tanıtıp anlatmak ve Müslümanlara, Sultân-ı Enbiyâ'nın haklarını savunmayı öğretmek maksadıyla yaklaşık 9 asır önce Endülüslü tanınmış alim Kâdî İyâz tarafından kaleme alınmış bir eserdir. Bu kıymetli eser, İlim ve fikir camiasının yakından tanıdığı, yarım asırdan beri akademik çalışmalarının yanı sıra kaleme aldığı eserleriyle bir nesle peygamber sevgisi aşılayan değerli ilim adamı Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kandemir Hocamızın elinde yeniden hayat buldu. Eyüp Sultan Camii kürsüsünden sekiz yıldır her pazar günü yaptığı 'Şifâ-i Şerif' dersleriyle bu kıymetli eser özgün bir şerh hüviyetini kazanmıştır. Nureddin Yıldız Hocamızın araştırma ve inceleme desteği sunduğu bu nadide eser 3 cilt hâlinde başucu eseri olarak ilk defa Tahlil Yayınları tarafından istifadeye sunulmuştur. (Tanıtım Bülteninden)
  • J.B.Pontalis
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    372,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: GÜLÜM GÜLER
    Okuma keyfinin suretini cikarmam gerekseydi gözümün önüne ilk gelen,yarı karanlikta yere uzanmiş bir çocuğun esrarengiz olduğu kadar sıradan gorüntüsü olurdu. Yatışı ragatsız;anne babası yemege çağırıyorlar,duymuyor;pencere şahane bir manzaraya karşı ardına kadar açık, o ise sırtını dönmüş;kara bulutlar firtınanın habercisi. Bir an, ara veriyor. Elindeki cildin kalınlığını ölçerek "Son" kelimesinden önce elli sayfa kadar kaldığını görüyor. O zaman iste,satırların arasına kacamak bir hüzün çöküyor."Kitap almak" gibi bir mecburiyetin aklin ucundan geçmeyeceği çünkü fırtına,şimşek,beklenti ve telăş her sayfadadır ve "Son" kelimesi dünyanın sonunu haber vermek üzeredir.
  • Hazırlayan: Akif Bayrak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    436,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aslı Gürler
    Çikolata Tadında Hikâyeler’i okurken hem içinizi ısıtacak hem de yüreğinize hiç duymadığınız hikâyelerle huzur verecek. İçinizdeki şükür okyanusuna yeniden yelken açtıracak. Mutlu olmak için fazla kafa yormaya gerekmediğini,Çikolata Tadında Hikâyeler’in her birinde başka bir tat, başka bir ders olduğunu görecek ve mutluluğun aslında içimizde uyanmayı bekleyen bir nefes olduğunu fark edeceksiniz. İçimizden birilerinin hayatından koparak gelen bu hikayeleri keyifle okuyacak ve dostlarınıza tavsiye edeceksiniz!
  • Namık Kemal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    163,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Özge Konukçu
    Türk edebiyatının deniz konulu ilk piyesi olduğu için tiyatro tarihimiz açısından önemli olan Akif Bey’de, denizin güzelliği ve insanı etkileyen tarafları Akif Bey’in ağzından dile getirilir. Bir savaş gemisinin kaptanı olan Akif Bey, Dilrüba adında ahlak yönünden düşük bir kadınla evlidir. Dilrüba ile evlenmek isteyen Esat Bey Rusların Türk donanmasını Sinop’ta yakmaları üzerine Akif Bey’in savaşta öldüğü haberini yayar. Dilrüba da kocasının Sinop’taki deniz savaşında öldüğünü iki yalancı şahitle ispat edip başkasıyla evlenmek için gerekli belgeyi alır ve Esat Bey’le düğün hazırlıklarına başlar. Sinop baskınından sağ olarak kurtulan Akif Bey, Dilrüba ile ilgili bütün gerçekleri babasından öğrenir. İntikam almak amacıyla düğün gecesi Dilrüba’nın evine gider ve ardından trajik olaylar yaşanır.
  • Ahmet Sırrı Arvas
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    816,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Mahmutoğlu
    Koca koca ciltler arasında kaybolan kitap kurtlarından kaç tane kaldı? Nerede o kesekağıdını bile itina ile açıp satır satır okuyan meraklılar? Bırakın ciddi eserleri, edebi metinleri, kıymetli tercümelere rengarenk ansiklopedilere bile bakılmıyor. Şairine uykusuz geceler geçirten şiir kitapları kartvizit gibi imzalanıyor, eşe dosta bedava dağıtılıyor. Vaktimiz çok kıymetli ya, romanların önce son sayfasına bakıyor, finali öğrenip kitabı katlıyoruz. Lakin... Lakin insanımız hikaye okumaktan, hikaye dinlemekten hoşlanıyor. Hikaye tadında fizik, hikaye tadında kimya anlatabilmek mümkün mü? Evet, ama biyografiye pek başka yakışıyor.
  • Nigar Binti Osman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    137,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sema Özer
    “Bugün gene şâirliğim, o hâlim var. Saat ondan üçe kadar şiir yazdım. ‘Hanımeli’, gönülden sevdiğim bu çiçeği ikinci def’adır ki inşad ediyorum kabrime dikilmesi temennisini tekrarladım. Acaba kimsenin hatırına gelecek mi?..” Şair Nigâr, Osmanlı’nın son yıllarında yaşamış, döneminin yarattığı en verimli, en özgün şairlerden biri. Fakat ne yazık ki çoğu eseri günümüz Türkçesine, hatta Latin alfabesine dahi çevrilmedi. Bu yazı, hakkında yazılan diğer parçalar gibi; değerinin anlaşılması, hatta gözden göze yayılarak “eserlerinin basılmasının sağlanması” amacıyla kaleme alındı. Nigâr Hanım’ın küçük oğlu Salih Keramet Nigâr, şaire ait belgeleri, defterleri ve müsveddeleri çeşitli kurumlara bağışlamış (Aşiyan Müzesi, Darüşşafaka, Milli Kütüphane, Topkapı Sarayı Müzesi vs) 1959 tarihli bu kitap, Şair Nigâr’ın ölümünün 40. yılında, defterlerinden ve günlüklerinden seçilmiş bir kısım parçalar içeriyor. Aslında Nigâr Hanım’ın vasiyeti; defterlerin ölümünden 50 yıl sonra açılmasıymış. Ancak varislerin izniyle, bir kısım genel parçalar ve hayatının önemli noktalarına ışık tutan kimi kısımlar derlenerek basılabilmiş. İyi de olmuş çünkü ölümünün 100. yılına gireceğimiz şu günlerde, 1998 yılında İletişim Yayınları tarafından basılmış, Nazan Bekiroğlu’nun Şair Nigâr Hanım kitabı dışında elle tutulur bir çalışma yok. Yirmi senelik bu çalışmanın baskısına ulaşmak da hayli zor. Hâlbuki kapanan bir devrin, büsbütün değişen bir coğrafyanın kadınıdır Şair Nigâr, devrimin getireceği yeniliklerin tüm sancısını yaşamış batılılaşma sürecinin anlatımında mükemmel bir özet olmuştur hayatı. Hali vakti yerinde bir ailenin 'Osmanlı Kadını' olarak yetiştirilmiş, içinde girdiği, hatta yarattığı sanat camiasıyla Batı’nın fikirlerini benimsemiş, Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde saltanat hayatının içine girmiştir. Uçurumun, sanatın, savaşın, aşkın, dostluğun ve daha birçok konunun ikiyüzlülüğüne şahitlik etmiştir yaşamı. Altmış iki yaşında Tifüs’ten yaşamını yitirdiğinde, ünü Avrupa’ya yayılmış, adı, Osmanlı’nın en önemli şairleri arasında anılmaya başlanmıştır. Bu yazı, 1959 tarihli Hayatım’ın Hikâyesi kitabını kaynak alıyor. Tabii, o yıllarda, yayınlanmasında “sakınca görülen” birçok önemli ayrıntı atlanmış. Mesela, Nigâr Hanım’ın meşhur Salı Toplantılarına ait hiçbir şey yok. Hâlbuki Nişantaşı’nda gerçekleşen bu toplantılara Süleyman Nazif, Ahmet Mithat Efendi, Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit, Cenap Şahabettin, Bestekar Leyla Hanım ve Pierre Loti gibi isimler katılırdı. Tanzimat Ferman’ından da önceye dayanan bu toplantılar, haremlik-selamlık Osmanlı için, sanatın özgürce gerçekleştiği, konuşulduğu en önemli yerlerden biridir. İşte bunun gibi eksiklikleri var bu yazının. Özellikle konu günlük olunca; tamamını okumakla, seçilmiş-kesilmiş birkaç parçayı okumanın arasındaki farkı, Nilgün Marmara ile alakadar olmuş kimseler bilirler. Olayların geçtiği tarihler ile günlüğe düşüldüğü tarihler arasında zaman zaman ciddi farklar olduğundan, tarihleri de yazıya karıştırmamaya çalıştım. Şimdi kronolojik sırayla ve pek çok alıntıyla; -Alınlarının kara yazısı benimkini andıran bahtsızlarımıza- ithafıyla başlayan Şair Nigâr: Hayatımın Hikâyesi kitabını, tüm eserleri pek yakında yayınlanır temennisiyle, anlatmaya başlıyorum:

Sayfalar