En Son Eklenenler

Toplam 58550 sonuçtan 15431 - 15440 arası görüntüleniyor.
  • Günter Wallraff
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    427,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Mehmet Taner Gürkan
    Konusu:
    Kitap, Günter Wallraff'ın, Almanya'da çalışan bir Türk işçisi (Levent Ali Sigirlioğlu, daha sonraki baskılarda Sinirlioğlu) kılığına girerek, çalıştığı çeşitli iş yerlerinde karşılaştığı sömürü, yok sayılma ve kini anlatmaktadır. Wallraff, Mart 1983 tarihinden itibaren iki yıl boyunca araştırma yaptığı kitabının önsözüne şunları yazar: “ "Ben gerçek bir Türk değildim. fakat toplumun maskesini düşürmek için kılık değiştirmek zorundasınız. Gerçekleri ortaya çıkarmak için aldatmak ve sahte tavır takınmak zorundasınız. Ben hala, bir yabancının, günlük aşağılamalarla, düşmanlıklarla ve kinle nasıl başettiğini bilmiyorum. Ama şimdi, neler çektiğini ve bu ülkede insanları aşağılamanın nereye kadar gittiğini biliyorum. Bir parça Apartheid içimizde, demokrasimizde yer alıyor. Yaşananlar benim beklediklerimi tam olarak karşıladı. Tabii olumsuz açıdan. Ben federal Almanya'da, aslında sadece 19. Yüzyıl üzerine yazılan tarih kitaplarında yer alması gereken olayları yaşadım." „ Wallraff, Ali Sinirlioğlu olarak, tanınmış firmalarda, çok ağır işleri, çok az saat ücreti ile yapmak, Alman iş arkadaşlarından eziyet görmek, emniyet önlemleri alınmadan, sosyal haklardan mahrum olarak sigortasız ve çoğu zaman vardiyaları arka arkaya çalışmak zorunda kaldı. Alman iş arkadaşları koruma elbiseleri alırken, ona vermediler. (Örneğin kanal işlerinde ısının sıfır derecenin altında olduğunda) Nükleer enerji santrali'nde çalışan Türk işçileri tehlikeli dozda ışınlara maruz kalıyorlardı. Bu çalışanların çoğu, bu insanlık dışı çalışma koşullarına karşı gelemiyorlardı. Ya kaçak işçi idiler ya da sınır dışı edilmekten korkuyorlardı. Wallraff'ın sağlığı da bu araştırma esnasında, Ali Sinirlioğlu olarak çalışmak zorunda olduğu için, kötü etkilenmişti. Sadece çalıştığı iş yerlerinde değil, günlük yaşamında da, akıcı Almanca konuşmasına ve örneğin bir Almanya - Türkiye futbol karşılaşmasında, Almanlar lehine tezahürat yapmasına rağmen, görünümü yabancı olduğu için, "Türkler defolun", "Almanya Almalarındır" gibi düşmanlıklara maruz kalmış, çeşitli hakaretlere uğramış, saçlarına sigara atılmış ve kafasından aşağı bira boşaltılmıştır.
  • Cem Behar
    bilgisayar sesi mp3
    27 Ayrım
    625,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sanat
    Konusu:
    Cem Behar “Orada bir musıki var uzakta…”da Osmanlı/Türk musıkisinin on altıncı yüzyılda yaşadığı değişimin arkeolojisini yaparak, yeni siyasî, sosyal ve ekonomik koşulların imparatorluk başkenti İstanbul’da nasıl bir “tarz-ı Osmânî” musıkinin oluşmasına zemin hazırladığının izini sürüyor. Kahvehanelerin açılmasıyla musıkinin Saray’dan halka inmesi, avâm/havass karşıtlığı, icraya yönelik Acem etkisi gibi olguları, güfte mecmuaları ve o döneme ilişkin (on altıncı yüzyılın ikinci yarısı) elimizdeki tek görsel kaynak olan bir minyatürün tasvirinden yola çıkarak inceleyen Cem Behar, musıki tarihimizde silinmez bir iz bırakıyor. “Bugün bildiğimiz şekliyle geleneksel Osmanlı/Türk musıkisi esas itibarıyla ve kabaca bir tarihlendirmeyle ancak on altıncı yüzyılın ikinci yarısından itibaren oluşmaya başlar. Dolayısıyla da on altıncı yüzyılın ikinci yarısı ve on yedinci yüzyılın başları musıki geleneğimizde önemli bir eşik, bir kırılma noktası teşkil eder. Bugün bildiğimiz ve geriye doğru baktıkça tanıyıp teşhis edebildiğimiz Osmanlı/Türk musıki geleneğini hem yerleşik müzikal formlarıyla hem de teknik açıdan makam ve usûl anlayışıyla, kullanılan çalgılarla ve en önemlisi elimizdeki repertuardaki eserlerle ve bunların bestecileriyle anlamlı bir biçimde on altıncı yüzyılın ikinci yarısından öncesine götürmenin pek imkânı yoktur.”
  • Sandra Regnier
    bilgisayar sesi mp3
    29 Ayrım
    444,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Pan’ın Karanlık Kehaneti “Sen Seçilmiş’sin. Öyle kolayca idam edemezler seni.” Dikkat kesildim. “İdam mı?” diye ciyakladım. Felicity Morgan’ın her geçen gün fark ettiği gibi elfler âleminin Seçilmiş’i olmak hiç kolay değil. Hele de cinayet şüphelisiyken ve elf kralının kendisi peşine düşmüşken. Yine de, gerçek niyetinden asla emin olamadığı çekici elf, Leander FitzMor yanında olduğu sürece her şey o kadar da kötü değil. Ancak birdenbire on sekizinci yüzyıl Versay’ında uyanınca o bile yardım edemez ne yazık ki… Pan üçlemesinin ikinci kitabı: Pan’ın Karanlık Kehaneti
  • Marcel Proust
    bilgisayar sesi mp3
    13 Ayrım
    389,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Konusu:
    “Swann’ın Bir Aşkı” Marcel Proust’un Swann’ların Tarafı’nın [YKY, 1999] ikinci bölümüne adını veren “Swann’ın Bir Aşkı”, Fransa’da ayrı bir roman olarak basılmış ve 1950’de yüzyılın ilk yarısının en iyi romanları arasında gösterilmiştir. “Odette göğsüne cattleya takmamışsa, ‘Ah, bu gece cattleya yok, ben şimdi neyi düzelteceğim?’ diye hayıflanıyordu. Öyle ki, bir süre boyunca, ilk gece izlediği sıra değişmedi, okşamalarına her seferinde, o ilk geceki gibi, Odette’in boynuna parmaklarıyla, dudaklarıyla dokunarak başladı; çok daha sonraları, cattleyaların düzeltilmesi âdeti (veya göstermelik düzeltme merasimi) çoktandır yürürlükten kalkmışken, ‘cattleya yapmak’, bir istiare olarak –aslında hiçbir şeye sahip olunmayan– sahip olma eyleminden bahsetmek istediklerinde düşünmeden kullandıkları, bu unutulmuş âdeti hatırlatan, ondan daha uzun ömürlü bir ifade olarak, ikisinin ortak lisanında yerini aldı.”
  • Rene Guenon
    insan sesi mp3
    22 Ayrım
    209,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tasavvuf
    Seslendiren : dilan akbayır
    Konusu:
    Bu metin, geleneksel metafiziğin ve antropolojinin tam bir kutsal kitabıdır. René Guénon, Hint öğretilerinden Vedanta'nın, sahip olduğumuz geleneksel metafiziğin en antik, derin ve kapsamlı ifadesini içerdiğini ve bazı yönlerden diğer tüm geleneksel biçimlerin anahtarı olarak görev yaptığını düşünür ve bu eserinde de en saf ve kadim metafizik öğreti olan Vedanta'yı en ince ayrıntısına kadar incelemektedir. Bu eser bugüne kadar Vedanta'nın doktrinlerinin en iyi açıklamalarından birisidir (belki de en iyisidir). İngiliz yönetimi altındaki Hindistan yarımadasına ilk giren Batılılaşma eğilimlerinden ve modernleşmeden tamamen bağımsız bir açıklamadır ve geçerliliğini hâlâ yitirmemiştir. Hindular neye inanırsa inansınlar, Vedanta; saf birlik, tek hakikat öğretisidir ki İslâm'da bunun karşılığı "tevhid"dir. Varoluşun merkezinde manevi bir ilke işler. Bu ilkenin gerçekleşmesi için daima yetkin bir insana (Kâmil İnsan'a) gereksinim duyulur. Kâmil İnsan doğanın her parçasını, bitkileri, hayvanları, taşı-toprağı kardeş olarak görür. Dolayısıyla O, duyarlığını korumuş olan insandır. Çıkar temelli bir ilişki kurmaz. Zihin dünyasında zaten böyle bir veri de yoktur. Bu saflığı sağlayan ilke doğada vardır. Önemli olan onu açığa çıkarmaktır. Tanrı'nın duyular âlemindeki açılması bu Kâmil İnsan üzerinden gerçekleşir. Amaç, Yüce Özdeşlik'e ulaşmaktır. Yani İNSAN olmaktır. Yunus diliyle, 'kendin bilmek'tir. Kendini bilmeksizin Tanrı bilinemez. "Maneviyat arayışındakileri" çekmek için yazılmış binlerce kitap vardır ama bunlar kişinin sadece manevi farkındalıkla ulaşabileceğine kısa bir bakış sunarlar, bu sebeple kavramları aşırı basitleştirerek manasından koparırlar. Hiçbir kitap manevi uygulamanın yerini alamaz, ancak bu eser manevi uygulamanın gerçek anlamını nakleden bir özelliğe sahiptir. René Guénon eserlerinde kadim gelenekten bahseder, büyük dinlerin kökenindeki metafizik öğretiyi ortaya koyar. Bu geleneğin ve öğretinin dili sembolizmin dilidir ve bu dili yorumlamada onun üstüne kimse yoktur. Dahası, "ilerleme" fikrini ters yüz eden de O'dur. İnsan manevi mükemmellik yolundan geriye düştükçe Karanlık Çağ'a girer; eski kültürler yok edilir, niteliğin yerini nicelik alır ve çöküş yaklaşır. Guénon'u okuyan ve anlayan hiç kimse, bir daha asla eskisi gibi kalamaz. (Tanıtım Bülteninden)
  • Javier Marías
    bilgisayar sesi mp3
    18 Ayrım
    347,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Konusu:
    “Tüm Ruhlar” anlatıcının, dünyanın ve zamanın dışındaki bir şehirde, Oxford Üniversitesi’nde geçirdiği sislerle kaplı, tuhaf iki yılın hikâyesidir. Bu romanın büyüleyici kahramanları da dünyanın ve zamanın dışında yaşar: Bütün hayatı boyunca, şahit olduğu ama hatırlayamadığı bir olayın etkisinde kalan, anlatıcının evli aşkı, esrarengiz Clare Bayes. Anlatıcının dostu Cromer-Blake. Tek başına geçireceğini öngördüğü yaşlılık günleri için yoğun deneyimler biriktiren, alaycı eşcinsel. Emekli olmuş bilge profesör Toby Rylands. Hepimizin sahip olduğu “korkunç eş” hakkındaki bilgisi ve üç ayaklı köpeğiyle berduş Alan Marriott… Ve diğerlerinin yanında, başka bir zamandan gelmiş, gizemli yazar John Gawsworth. Muammalarla ve entrikalarla, resmi törenlerle ve çılgın akşam yemekleriyle, gizli geçmişlerle ve hastalıklı şimdiki zamanlarla dolu bir dünyada anlatıcı, kendi “çılgınlığı”nı ve kendi hikâyesini “naftalinde saklanmış” bu şehrin sakinlerinkiyle örmeye koyulur ve sonunda, Hindistan’da bir nehrin üzerinden geçen bir demiryolu köprüsü, birtakım talihsiz sevdalı çift, ajanlık kariyeri ya da minik Redonda adası gibi birbirleriyle alakasız görünen birçok şeyin hayatının bir parçasını oluşturacağını keşfeder: Öyle bir hayat ki tüm ruhlar arasındaki bu umulmadık aşk ve dostluk ilişkilerinin izini sonsuza kadar taşıyacaktır. “Baş döndürücü… Javier Marías zarafetle, kıvrak bir zekâyla yazarken okuru meraklandırma sanatındaki ustalığını da sergiliyor…” – The Times Literary Supplement
  • bilgisayar sesi mp3
    11 Ayrım
    385,93 MB
    Eser Türü: Dergi
    Seslendiren : kolektif
    Konusu:
    Sus Barbatus! çevresinde Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmakta olan kitap-lık dergisinin 213. sayısının dosya konusu Faruk Duman’ın Sus Barbatus! romanı. İki cildi yayımlanan üçlemenin geçtiğimiz yıl çıkan ikinci cildi üzerinde duran yazarlar, romanın edebiyatımıza getirdiği yeni solukları anlatıyor. Serkan Türk’ün Faruk Duman söyleşisiyle başlayan dosya, Erendiz Atasü, İbrahim Yıldırım, Münir Göle, Behçet Çelik ve İnan Çetin’in genel görüşleriyle çerçeveleniyor. Sus Barbatus! romanını makaleleriyle Jale Özata Dirlikyapan, Oğuz Demiralp, M. Sadık Aslankara, Bengü Vahapoğlu, Arzu Alkan Ateş inceliyor. kitap-lık dergisinin yeni sayısında Cansu Canseven’in Nihal Yeğinobalı ile yaptığı son söyleşi, Bâki Ayhan T.’nin Alphan Akgül söyleşisi var. Nihat Ziyalan, Süreyya Berfe, Haydar Ergülen, İzzet Göldeli, Mehmet Yaşın, Turgay Kantürk, Orhan Kâhyaoğlu, Enis Akın, İsmail Karakurt, Mehmet Öztek, Mehmet Said Aydın, Zeliha B. Cenkci, Talha Kuru şiirleri; Zehra Tırıl, Nuray Tekin, Mehmet Baynal, Firdevs Ev öyküleri; Abdullah Uçman, Ramis Dara, Ersun Çıplak, Ömer Erdem, Serdar Rifat Kırkoğlu, Mehmet Mümtaz Tuzcu, M. Barış Övün, Efekan Tireli, Seher Özkök, Kenan Ovacık, Zeynep Tandoğan, Beyza Ertem, Mehmet Can Doğan yazılarıyla kitap-lık dergisinin 213. sayısında. kitap-lık 28 yıldır iyi edebiyatın adresi.
  • Mehmet Coşkundeniz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    549,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Zerrin Bardakçıoğlu
    Konusu:
    Bir katilde, bir lokantada, bir parkta otururken, önünu/.den geçen kişilerin, yatımızda oturanların nasıl bir hayat yaşadıkları hakkında fikir yürüttünüz mü hiç? Aşka dair neler hissetmiş olabileceklerini düşündünüz mü? Belki birkaç saat önce sevgilisinden ayrılmış biridir yanınızdaki. Ya da o an önünüzden geçen delikanlının yüzündeki gülümsemen i n nedeni, sevgilisinin biraz önce evlilik teklifini kabul etmesidir. Birkaç masa ilende oturan yaslı adam, yıllar önce çak sevdiği ama bir türlü kavuşamadığı askını düşünüyordur, kim bilir... Ya si/? Sizin bir hikayeniz yok mu? Herkesin bir hikayesi vardır, bilirsiniz... işte bit kitapta 'Herkcs'in hikayesi var... Kitaplarında askı 'aşkla' yazan Mehmet Coşkündeniz, bu kez her biri ayrı bir fi î m senaryosu olacak kadar etkileyici, yaşanmış, gerçek aşk hikayelerini derledi. Mehmet Coşkundeniz'in kendisine gönderilen on binlerce mektup arasından seçip derlediği bu hikayelerde, herkes kendinden bir şeyler bulacak... Belki de kendini bulacak, şaşıracak. Siz hikayenizi yazmamış olsanız da eski aşkınız veya halen mutlu bir ilişkiyi sürdürdüğünüm sevgiliniz, eşiniz sizi anlatmıştır belki... "Bana Bir Aşk Borçlusun" askı en yalın, en çıplak, en saf haliyle okuyucuya sunuyor. Aşkın her şeye rağmen yaşadığım, romantizmin ölmediğini kanıtlıyor... (Tanıtım Yazısından)
  • Vala Nurettin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    69 Ayrım
    891,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Biyografi
    Seslendiren : Buse Sağır
    Konusu:
    "Bu Dünyadan Nazım Geçti", Nazım'ın yakın dostu Vala Nureddin Va - Nu'nun kaleme aldığı bir anı kitabı. Nazım Hikmet'in hayatından çok özel tanıklıklar. Bir alıntı: "Aslında Nazım monogamdı. Birini severse, iyice severse ona sadık kalmak isterdi. Sevemediği sıralarda da, sevilecek birini daldan dala arardı..."
  • Sunay Akın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    255,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anlatı
    Seslendiren : Nebiye SİVRİKAYA
    Konusu:
    Yoksul olsa da bir yığın oyuncak yapardı babası, Hans Christian Andersen'e. Ayakkabı tamircisi olan babasının hünerli ellerinden çıkan bez kuklalar ve onları oynattığı sahne, Danimarkalı ünlü yazarın çocukluğunda en çok sevdiği oyuncaklar olur. Andersen, kendisini 1841 yılında İstanbul'a taşıyan geminin küpeştesinde "Züleyha" adlı altı yaşındaki bir kız çocuğuyla ahbaplık kurmayı başarır. Evet, bu bir başarıdır; çünkü Türk çocukları yabancılarla muhatap olmamaları konusunda sıkı tembihlidirler. Ama Andersen, dizlerine bile oturtur Züleyha'yı. Bu dostluğun başlangıcı ise bir oyuncaktır: "Bana oyuncağını gösterdi, her iki kulağının arkasında minicik birer kuş bulunan at biçimindeki bir su testisiydi bu; Türkçe konuşabilsem hemen bu oyuncağa dair bir masal uydurup anlatırdım ona."

Sayfalar