En Son Eklenenler

Toplam 59333 sonuçtan 161 - 170 arası görüntüleniyor.
  • İsabel Allende
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    346,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : BELGİN MERDİVENCİ
    Konusu:
    Benim adım Maya Vidal, on dokuz yaşımdayım, cinsiyetim kız, bekarım, sevgilim yok, ama fırsat çıkmadığından, yoksa kılı kırk yardığımdan değil, California’da Berkeley’de doğdum, Amerikan pasaportum var, şu anda geçici olarak dünyanın güneyindeki bir adada sığınmacıyım. Bana Maya adını koymuşlar çünkü Hindistan Neneme pek çekici gelir, annemle babamın da, önlerinde düşünecek dokuz ayları olmasına karşın, akıllarına başka bir isim gelmemiş. Hindu dilinde maya “büyü, hayal, düş” anlamlarına geliyormuş. Benim kişiliğimle hiç ilgisi olmayan şeyler. Atilla olsaydı daha uygun olurdu, çünkü ayağımı bastığım yerde ot bitmez. Isabel Allende, California’dan Las Vegas’a, oradan Şili’deki Chiloé Adası’na kadar uzanan bir macera anlatıyor, Maya’nın Günlüğü’nde Geçmişle şimdinin, yaşamla ölümün, ümitle ümitsizliğin kucaklaştığı bu büyülü macera, Allende’nin ışıklı, rüzgârlı anlatımıyla hayat buluyor. Modern bir genç kızın sıradışı şartlar altında olgunlaşmasının öyküsü, Maya’nın tutku ve ıstırap dolu anılarında adım adım gözler önüne seriliyor.
  • Serpil Ciritci
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    611,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Serap Şirin
    Konusu:
    "Merak ediyorum, nasıl bir iz bırakacaksın sen bende? Ne kalacak üzerimde sana ait; hangi duygum, duruşum, bakışım senin olacak? Ne kadar karışacaksın bana ve ne kadarını bırakacaksın bana? Merak ediyorum, ne zaman kendimi bulacak ve senin gözlerinde kendimi göreceğim?" Her insan bir diğerine aynadır ve bize en büyük aynayı aşık olduğumuz kişiler tutar. Onlar düşük frekansımızı yükseltir, negatif duygularımızı açığa çıkararak geçmiş yaralarımızı sevgiyle dönüştürmemizi sağlar. Bazen canımızı çok acıtsa da bu acının kişisel tekamülümüze hizmet ettiğini fark ederiz. Tam bu nedenle bizi en hızlı, ilişkilerimiz olgunlaştırır ve aynı nedenle hayatımıza giren insanlar en büyük teşekkürü hak edenlerdir. Çünkü evrende tesadüf yoktur. Çoksatan “Bilinçaltınızı Nasıl Dönüştürürsünüz?” ve “Kuantumun Gücü” kitaplarının yazarı Serpil Ciritci, “Gümüşlük Meleği” romanı ile evrensel kuantum yasalarının hayatımıza ve ilişkilerimize doğrudan etkilerini anlatıyor. Bu kitapta ilişkilere dair tüm sorularınıza cevaplar bulabilir ve kendi ilişkinizi kökten değiştirebilirsiniz.
  • Hakan Kaynar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    295,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Seslendiren : EBRU EMUL
    Konusu:
    Bir kenti, onun tarihini yalnızca binalar, yollar, meydanlar, hakkında çıkan haberler üzerinden mi okuruz? Yoksa duygular da bu tarihin parçası mıdır? Üstelik konu, Ankara gibi her anlamda sembolikleşmiş, yalnızca yaşayan ya da iz bırakanların değil, dışındaki kalabalıkların duygularının da her bir taşına kazındığı bir kent olunca... Lakin Ankara'nın Duygusal Tarihi bildiğimiz anlamda bir tarih kitabı değil. Yazarı bir şehri sakinleri ve ziyaretçileri üzerinde bıraktığı hislerin çoğunlukla edebiyat üzerinden izlenebileceği iddiasını taşıyor. Sadece başkent olmanın ona yüklediği anlamlarla sembolize edilemeyecek bu şehrin uyandırdığı duyguları, Ankara'yı mekân edinmiş romanları, öyküleri ve şiirleri takip ederek keşfetmeyi deniyor Hakan Kaynar. Kesin olarak söylediği ise şu olabilir: Edebiyat tarihe dahildir. İşte bu savdan hareketle Kaynar'ın okuru davet ettiği Yakup Kadri, Aka Gündüz, Refik Halid, Nahid Sırrı ve Memduh Şevket eşliğindeki bu kent yolculuğu; Vüsat O. Bener, Cihat Burak, Adalet Ağaoğlu'nun duraklarında soluklanarak Ayhan Geçgin ve Sezgin Kaymaz'la günümüze dek varıyor. Bilhassa da İlhan Tarus'un tanıdık ve küçük Ankarası, Sevgi Soysal'ın kalabalıklaşan Yenişehir'i ve Barış Bıçakçı'nın kayıtsız, yalnızlaştırıcı çağdaş Ankarası üzerinden; kentin her veçhesi kaygı, ihtiyat ve yalnızlık üçgeninde, her coğrafyanın muhtaç olduğu bir yeni-yeniden-okumaya tabi tutuluyor. Ankara değiştikçe duygular da değişiyor; güvenin yerini mesafe, karşılaşmaların yerini görmezden gelişler alıyor, sokaklar meydanlar insan ilişkileri yeniden kuruluyor.
  • Jose Saramago
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    203,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Öykü
    Seslendiren : Derya Çimen
    Konusu:
    José Saramago’nun Portekiz’de Salazar diktatörlüğü altında yaşadığı dönemde yazdığı öykülerden oluşan, ülkesinde ilk defa 1975 yılında yayımlanmış Ölümlü Nesneler, büyük ustanın dünya çapında ünlenmesine ve Nobel Ödülü’nün kendisine layık görülmesine sebep olan müthiş ironisinin, muazzam öngörüsünün ve zekice geliştirdiği özgün felsefi mantığının erken dönem örneklerini okurlara sunar. Bir sandalyenin diktatörlükteki kader değiştirici önemi; bütün bir ülkeyi tek bir mezara gömmeye çalışan bir lider; kendi idaresini ele geçirmek isteyen bir araba ya da kimsenin itiraz etmediği baskıcı bir düzene isyan eden nesneler etrafında kurduğu bu öyküler, Saramago’nun külliyatındaki, Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş ya da Körlük gibi okurların büyük hayranlık duyduğu başyapıtlarının tohumlarını da barındırır. “Saramago da tıpkı Faulkner gibi, kendi kaynaklarına ve nihai hedefine o kadar güveniyor ki imkânsız olan herhangi bir şeye can verebilir.” John Updike, New Yorker
  • Edward J. Larson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    581,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Ayşe Kahya Yüksel
    Konusu:
    Her şey olabildiğince uygarca başladı. Darrow dünyaca ünlü uzman tanığına, "İncil üzerinde oldukça önemli araştırmalar yaptınız, öyle değil mi Bay Byran?" diye sorarak açtı davayı. "Evet, efendim. Bunu yapmaya çalıştım" şeklinde, ihtiyatlı bir yanıt geldi. "Pekala, bunu yaptığınızı hepimiz biliyoruz; bunları tartışmak niyetinde değiliz," diye devam etti Darrow. "Fakat haftalık makaleler yazıp yayımladınız ve zaman zaman da çeşitli konularda yorumlar yaptınız, değil mi?" Byran tuzağı açıkça gördü. İncil'den bazı bölümleri yorumlamış olduğunu kabul etse, insan yaradılışının köklerine dair başkalarının yaptığı yorumlara itiraz etme şansı kalmayacaktı....
  • Gregg Braden
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    494,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Mehtap Bozhan
    Konusu:
    Tanrı’nın Şifresi tek bir amaç için yazılmıştır: insanlık ailesini farklılıklarımıza dayalı olarak bölen herşeyden çok daha üstün olan tek bir birlik ilkesini net ve basit bir şekilde gözler önüne sermek. Bugün bilinçli bir yaşam ve güçlerimizi yanlış kullanmamız sonucu olmakta olan neslimizin tükenişi arasında bir seçim yapmalıyız. Bu kitap bir seçimimiz olduğuna inanmamız için bir neden olduğunun ve bir zamanlar üstesinden gelinilemez olan global ailemiz içindeki farklılıkları birleştiren tek bir ismin gücünün hikayesidir. Bilimin, teknolojinin ve barışın varlığının türümüz tarihindeki bu en büyük sorgulamasına girerken Tanrı’nın Şifresi bir çözüm olma niyetinde değildir. Farklılıklarımızla ilgili bu derece vurgulamaların yaşandığı günümüzde, bu kitap sadece bir başlangıç noktası olmayı amaçlamaktadır. Bilimimiz ne kadar ileri görünürse görünsün, günümüzün en büyük beyinleri bugünkü anlayışlarımızın eksik olduğunu itiraf etmektedirler. Genetik kodun netliği, Einstein’ın enerji ve madde denklemleri ve internet iletişiminin mucizesi içinde, yaradılışa bilimsel olarak bakışımızda içleri doldurulmadan kalan boşluklar vardır. Ortak bir gözlemden alıntı yapmak gerekirse: Ne kadar çok keşfedersek aslında ne kadar az şey bildiğimizi o kadar çok anlıyoruz. Yaşamın kendisinin DNA’sında saklı kadim bir dili yani "gerçek bir mesajı" keşfetmek ne anlama gelirdi? Ya bir zamanlar geçmişimizle ilgili inanmış olduğumuz şeyler değişmek üzereyse...
  • Florence Knapp
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    442,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Seslendiren : Derya Çimen
    Konusu:
    2025 GOODREADS Okur Ödülleri Finalisti “Son yılların en iyi ilk romanı.” –SUNDAY TIMES Bir isim, hayatın akışını değiştirebilir mi? Cora, yıkıcı bir fırtınanın ardından, dokuz yaşındaki kızı Maia’yı yanına alıp yeni doğan oğlunun nüfus kaydını yaptırmak üzere yola çıkar. Kocası Gordon –toplum gözünde saygın bir doktor, evinin duvarları arasında ise buyurgan bir zorba– kararını vermiştir: Oğluna kendi adı verilecektir. Ama nüfus memuru, “İsmi ne olacak?” diye sorduğunda, Cora duraksar. Yedi yıl sonra. Çocuğun adı kız kardeşinin istediği gibi Bear’dır. Gelişi doğduğu geceki fırtına kadar sert vurmuştur aileyi. Ya da adı Julian’dır. Tam da kendi seçtiği hayatı yaşayacak bir erkek ismi diye düşünmüştür bu ismi verirken annesi. Ya da aile geleneği kazanmıştır ve babası gibi Gordon olmuştur adı, şimdiden her şeyiyle onun kopyası… Yine de bu buyurgan mirası kırmanın belki vardır ihtimali. Sarsıcı ve bir o kadar da umut dolu İsimler, üç ismin, bir hayatın üç ayrı halinin ve tek bir kararın tetiklediği sonsuz ihtimallerin hikâyesi. Ev içi şiddetin nesiller boyu süren sarsıntılarını, aile bağlarının o hem kopmaz hem de boğucu düğümlerini, insanın kendi kaderini tayin etme çabasını ve iyileşmenin mümkün yollarını keşfe çıkan tokat gibi bir kitap. YILIN EN İYİ ROMANI SEÇKİSİ Guardian - New York Times - BBC - Amazon - Times “Ne olağanüstü bir roman!” –ANN NAPOLITANO “Tamamen benzersiz.” –JOJO MOYES
  • Mario Garazi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    144,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Yemek Kitabı
    Seslendiren : Neslihan Kayıkçı
    Konusu:
    Ah, çikolata! Bitter, sütlü, beyaz. Vanilya, meyankökü veya kahve aromalı, kuru meyveler ve likörle tatlandırılmış; armut, çilek ve portakalla bir arada sunulan çikolatadan daha karşı konulamaz, daha güzel ve rahatlatıcı bir şey olabilir mi? Peki ya pralinin lezzetine gömülmeye, çıtır çıtır bir gofretin heyecan verici sesine, sıcak çikolatanın sınırsız tatlılığına ne demeli? Ya musun şehvetine, fındığın insanı yatıştıran sıcaklığına, karamelin görkemine ve bir profiterol dağının sade, neredeyse çocuksu şiirine? Academia Barilla’nın, bu kitap için seçtiği 50 adet çikolatalı tatlı tarifi arasında, klasik kurabiyelerden özgün tatlılara, kremalardan tatlı atıştırmalıklara, küçük sanat eserlerinden en göz alıcı çikolatalı pastalara kadar pek çok tarif yer alıyor. Ne var ki tarifler, sadece cuneesi al rum, parmigiani marashino veya çikolatalı cannoli gibi İtalyan lezzetleriyle sınırlı değil. Kakao ne de olsa bütün dünyayı fethetmiş ve pek çok kusursuz tarifin ortaya çıkmasına ön ayak olmuştur. Academia Barilla, gelenekle yenilik, maharetle uygulama arasında tatlı bir uyum sağlayan tariflerden, hepsinden önemlisi paylaşmanın mutluluğu ile “bir arada yaşamanın” keyfi üzerinde yoğunlaşarak kapsamlı ve çeşitlilik içeren bir seçki hazırladı.
  • Philip k. Dick
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    448,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim Kurgu
    Seslendiren : Mehmet Taner Gürkan
    Konusu:
    KD’nin en tanınmış romanı 1963’te Hugo ödülünü kazanan Yüksek Şato’daki Adam, Amerika’nın İkinci Dünya Savaşını kaybettiği Almanya ve Japonya’nın savaştan galip çıktığı alternatif bir evrende geçiyor. 1962’lerin Amerika’sında tepetaklak olmuş bir dünyanın, kimliklerini kaybetmiş insanların ve kehanet kitabı I Ching’in başrolde olduğu bir roman. Philip K. Dick’in kaybolmuş karakterleri aracılığıyla zamanın, tarihin ve gerçekliğin doğası nedir sorusunu ele aldığı felsefi ve bir o kadar da hüzünlü metin. Gerçek dediğimiz şey nedir ki?
  • Adam Phillips
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    272,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Seslendiren : Ayşe Baş Gönül
    Konusu:
    Psikologlar ve psikanalistler genelde yasak hazlardan bahseder, onlar aracılığıyla insanın içdünyasını keşfetmeye çalışırlar. Yasaklar çoğunlukla arzuyu kamçıladığından, yasak hazlar hep öne çıkar, hep daha çok arzulanır. Peki ya yasak olmayan hazlar? Onların kıymetini biliyor muyuz, yoksa yasak olmadıkları için gözümüzdeki değerleri azalıyor mu? “Bu kitap, yasak olmayan hazların yasak olanlara nazaran haz konusunda bize anlatacak daha fazla şeyleri olup olmadığını konu alıyor,” diyor Adam Phillips. “Bu doğru olsaydı, fazlasıyla ciddiye aldığımız onca şey ciddiyetini yitirirdi. Yasak olanın despotluğu bir şeyleri yasaklamasından değil, bize ne yapmak istediğimizi söylemesinden gelir — yasak olanı yapmak isteriz. Oysa yasak olmayan hiç emir vermez.” İtaat, özeleştiri ve hayatın yaşamaya değer olup olmadığı gibi yakıcı meseleleri, yasak olan ve olmayan hazlar bağlamında ele alıyor Phillips. İtaatsizliğin yasak hazzının yanı sıra, itaatin yasak olmayan hazzı hakkında düşünmeye teşvik ediyor bizi. Özeleştirinin sık sık insanın kendini haksız yere mahkûm etmesi anlamına geldiğini, oysa acımasız özeleştirinin ta kendisinin bir haz, yasak olmayan bir haz olabildiğini söylüyor. Ve şunu soruyor hepimize: “Hayat katlanılmaz mıdır yoksa ondan keyif almak bize yasaklanmış mıdır? Ve şayet hayat aynı zamanda yasak bir hazsa, onu kim ve neden yasaklamıştır?”

Sayfalar