Yazara Gore Listeleme

  • Antonio Damasio
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Şeylerin Tuhaf Düzeni, insanoğlunun hayatta kalmasını sağlayan ve tüm yaşamın gelişip serpilmesine olanak tanıyan dinamik dengeye -homeostaza- dair çığır açan bir araştırmadır. Bizler; biyolojik, psikolojik ve hatta sosyal olarak tek hücreli canlılardan başlayan uzun bir soydan geliyoruz ve Damasio, zihinlerimiz ve kültürlerimizin görünmez bir iplikle antik tek hücreli varoluşun yolları ve araçlarına bağlı olduğunu gösteriyor. Şeylerin Tuhaf Düzeni; yaşam, duygu ve kültürün kökenlerini anlamanın yeni bir yolunu sunan, ayrıca sosyal ve biyolojik bilimleri de kapsayan kilometre taşı niteliğinde bir düşüncenin yansımasıdır. “Damasio, evrenin doğal tarihinin yeniden inşasından daha azını açıklamaya girişmezdi zaten… Saygı duyulması gereken, mükemmel bir kitap.” -New York Times Book Review “Antonio Damasio, düşüncelerini net ve zarif bir şekilde aktarıyor ve bestecilerin, yazarların ve filozofların eserlerini bir araya getiriyor.” -Siri Hustvedt, Los Angeles Review of Books “Nietzsche, aynı anda hem bilimsel olarak titiz hem de insani açıdan uygun ve eleştirmen olarak değerlendirdiğinde devrim niteliğinde olan, anlaşılması güç bir şekilde tartışılan bu kitabı ayakta alkışlardı… Şeylerin Tuhaf Düzeni, insanoğlunun gerçek kökenini ve kaynağını belirlemeye çalışan taze ve cesur bir çabadır.” -John Banville, The Guardian “Zihni, duyguyu, bilinci ve kültürlerin oluşumunu nasıl anladığımıza ilişkin mükemmel bir revizyon… Damasio, büyüleyici bir homeostaz araştırmasında biyoloji ve sosyal bilimler arasında hayali bir bağ kuruyor.” -Maria Popova, Brain Pickings
  • Kelly Bulkeley
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    31,77 MB
    Eser Türü: Kitap
    Rüyalar", din, kültür, tarih ve ruhun dinamik bir karşılıklı etkileşimle birleştiği yaratıcı hayali mekân hakkında, eşsiz bir anlayış sunmaktadır. Bu kitabın amacı bu yaratıcı mekânı incelemek, Freud'un ifadesiyle, "rüya merkezi"nin gizemli derinliklerini anlamaya çalışmaktır. Rüyalar, dini araştırmalar, antropoloji, tarih ve psikoloji bilginlerinin kışkırtıcı yazılarından oluşan bir koleksiyonu bir araya getirmektedir. Yirmi üç bölümde en önemli teoriler, en çekişmeli tartışmalar ve sürekli gelişmekte olan bu alanın en heyecan verici yanları vurgulanmaktadır. Rüyalar, araştırmacılar, öğretmenler, öğrenciler ve genel okuyucular için aynı şekilde, çağdaş rüya araştırmalarının sunabileceği en iyi tek ciltlik ansiklopediyi sağlamaktadır. "Rüyalar hakkında bu kadar farklı yaklaşımı bir araya getiren ve disiplinler arasındaki araştırmaların mevcut durumunu bu kadar detaylı bir şekilde kapsayan başka bir eser görmedim. Bulkeley, rüyalar hakkında gelecekteki gelişmelere temel oluşturan ve her biri kendi alanında son gelişmeleri yansıtan bu kadar ilginç çalışmayı başarılı bir şekilde bir araya getirmiştir. Hem yeni, hem de deneyimli rüya araştırmacıları için gerçek bir rüya ziyafeti."
  • Margaret Macmillan
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    13,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ocak-Temmuz 1919 tarihleri arasında, "bütün savaşları sona erdirmek için yapılan savaş"tan sonra, Barış Konferansı için dünyanın dört bir yanından gelen temsilciler Paris'te toplandılar. Konferansın odağında, zamanın üç büyük devlet adam olan Woodrow Wilson, Lloyd George ve Clemenceau vardı ama farklı hedefleri olan binlerce başkaları da Paris'e gelmişlerdi. Krallar, başbakanlar, dışişleri bakanları ve bunların danışman orduları, gazeteciler ve çeşitli ulusların kendi kaderlerini tayin hakkından kadın haklarına kadar yüzlerce değişik konuda lobi yapmaya gelmiş olan binlerce insan aynı salonlara yığılmışlardı. O yıl herkesin Paris'te bir işi vardı: Arabistanlı Lawrence, Romanya Kraliçesi Marie, Maynard Keynes, Ho Şi Min. O sıradışı altı ay boyunca bu kent, sanki iflas etmiş imparatorlukların tasfiye edildiği ve yeni ülkelerin yaratıldığı tek bir dünya devletinin başkentiydi. O güne dek böyle bir şey yaşanmamıştı, o günden beri de bir daha böyle bir şey yaşanmadı. Bu kitap, barış anlaşmalarını şekillendiren kimselerin kişiliklerini, önyargılarını ve ideallerini ortaya koymaktadır. Onlar Rusya’yı bir kenara ittiler, Çin’i yabancılaştırıp Arapları elediler ve daha pek çok sorunla uğraştılar. Kendilerine verilen adla, “Barış Yapanlar” bilimi ve demokrasiyi temel alan bir dünya düzeni kurmada başarısızlığa uğradılar; daha da önemlisi, başka bir savaşın başlamasına engel olamadılar. Margaret MacMillan, dünya barışını gerçekleştirmeye çalışan bu kimselere haksızlık edildiğini, hattâ onların, sonrakilerin hatalarından dolayı günah keçisi yapıldıklarını ileri sürüyor. Onların adil olmaya çalıştıklarını, ancak savaşın bedelinin ödenmesinin, ulusal isteklerin karşılanmasının ve Bolşevizme engel olmanın diplomasiyle başarılamayacağının kanıtlandığını savunuyor.
  • Eren Veysel Ersoy
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    6,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Bizi fizik yasalarının sırrına götüren yol, bilgi taşlarını tek tek sırasıyla yerine koyarak ve matematik ile bu taşları birbirine yapıştırarak ulaşılabilen uzun ve meşakkatli bir yoldur. Bu taşlardan birinin bile zamanında yerine gerektiği şekilde konulmaması fizik yasalarını anlamamızı kısmen veya tamamen engelleyebilir.” Yukarıdaki ifadeyi haklı bulanlar, fiziğe amatörce ilgi duyanlar, meraklı öğrenciler, çevresinde ve tüm evrende olup bitenleri merak edenler, doğa yasalarının çok çarpıcı yönleriyle karşılaşmak isteyenler, fiziğe yabancı olmayan, ancak derli toplu kuşbakışı resmini/sınırlarını görmek isteyenler, sıcak bir sohbet havasında yazılmış bu kitapta kendilerine hitabeden bir şeyler bulacaklardır. Yaşadığımız evrenden haberdar olma, fark etme, genel bir bakış sağlama, fiziğin nereden gelip nereye gittiği, sorunları, çelişkileri, yetersizlikleri, başarıları, gelişim evreleri, hedefleri ile yaşantımızdaki yeri ve önemi gibi konuları bir fizik mühendisinin gözüyle fizik dünyasının içinde dolaşarak hissettirebilmek bu kitabın ana amacıdır. Kitap bittiğinde kendi kendimize belki de şu soruyu soracağız: “Sakın fizik dediğimiz şey, hayata gözlerimizi açtığımız andan, gözlerimizi dünyaya yumana kadar yaşadığımız, gördüğümüz, duyduğumuz şeylerin tümü olmasın?”
  • Michio Kaku
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    8,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kaku bu kitabında, geleceğe ilişkin bazı tahminlerin olanaklı olanın sınırları ötesinde ebediyen kalmak zorunda olacağını, bazılarının da nihayetinde gerçekleştirilebileceğini nedenleriyle açıklamayı amaçlıyor. Bu tür sorular genellikle bilimkurgunun alanıdır ve bilim burada susmayı tercih eder. Kaku, işte tam da bu noktada, buradaki boşluğa el atıyor… – The Economist Işınlama, zaman makineleri, kuvvet alanları, yıldızlararası uzay gemileri; bunlar yalnızca bilimkurgunun alanları mı yoksa geleceğin kullanılabilir teknolojileri mi? Star Trek, Star Wars, Back to the Future gibi filmlerin fantastik dünyaları ünlü fizikçi Michio Kaku tarafından ciddi, bilimsel ve şaşırtıcı bir bakış açısı ile yeniden ele alınıyor ve günümüzden bir bakışla evrenin fizik yasalarının yakın ve uzak bir gelecekte bize neler sunacağı tartışılıyor.Eğlendirici, bilgilendirici ve yaratıcı; Olanaksızın Fiziği bizi insan dehasının ve bilimsel olanın sınırlarına bir yolculuğa çıkarıyor.Bilim ve bilimkurgu arasındaki arayüzün şaşırtıcı bir keşfi; mükemmel bir araştırma; canlı, müthiş keyif verici bir anlatım…– Fritijof Capra, Tao’nun Fiziği” ve “Leonardo’nun Bilimi” adlı kitapların yazarıBu olanaklı olanaksızlıkları ancak birkaç güçlü fizikçi bu kadar iyi genişletebilir ve anlatabilirdi. Kaku bunu başardığı için tebrik edilmeyi hak ediyor…– Los Angeles Times
  • Önder Şenyapılı
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    24,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitaba resmi olmayan sıcacık bir ODTÜ tarihidir denilebilir. SadeceODTÜ’lü öğrencilerin ya da ODTÜ personelinin gözünden değil, ODTÜ’yü dışarıdan gözlemleyen insanların da bu sıradışı üniversiteyi nasıl gördüklerinin ve algıladıklarının renkli bir tablosudur. Türkiye tarihinde herhalde bu kadar sevilen, ürkülen, saygı duyulan, bir parçası olmaktan gurur duyarken aynı zamanda kızgınlıkla anılan bir üniversite olmamıştır. işteODTÜ için uludağsözlük, itüsözlük,ekşisözlük ve basında söylenmiş sözlerdenbirkaçı… “orta dünyadaki en iyi üniversiteler listesinde bir numara olan okul... Okulum.” “efsane bahar şenlikleri olan okul” “ Öğrencilerin polise orantısız zekâ kullandığı üniversite’’ A1 kapısı, Yurtlar, ODTÜ Kampüsü, Hocam, bahar şenlikleri, Efsaneleri, Bölümler , Çarşı Bir birinden farklı konularla orijinal yazılara hiç dokunulmadan ODTÜ ye farklı bir bakış Keyifli okumalar dileklerimizle...
  • Önder Şenyapılı
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    11,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bizanslılar kentlerinden söz ederken Bizans demezler de, "he polis" derlermiş. Polis, Yunancada kent, site anlamına geliyor. He, belli bilinen bir kentten söz edildiğini vurguluyor. Hani, şimdi İstanbul'da The Marmara var ya, Marmara Denizi'ni değil de belli bir konaklama yurdunu anlatıyor oradaki 'the'; 'he' de 'the' gibi aynı görevi üstlenmiş. Öte yandan, Yunanlılar olsun, Romalılar olsun Bizans kenti. Bizans diyarı anlamına Byzantium adıyla anmışlar bu yerleşimi. Ama ne zaman ki, yeni Roma kurulmuş, kurucusu Büyük Konstantin yeni imparatorluğun başkenti olarak ilan etmiş burasını, İsadan Önce 330'dan itibaren Konstantinopolis, yani Konstantin kenti diye de anılmaya başlanmış. Pekiyi, ya 1930 yılında resmi ad olarak benimsenen İstanbul adı ne zamandan beri kullanılıyor ve ne anlama geliyor? Yanıtı kesinlikle verilemiyor. Tartışmalı. Osmanlı belgelerinde ve paralarında bir ara İslambol adı görülmüş. Yani, bu kentte bol sayıda İslam bulunduğu için bu ad verilmiş gibi. Gelgelelim, İslambol'un nasıl olup da İstanbul'a dönüştüğünü açıklamak zor. Oysa, "eis ten polin"in İstanbul'a dönüşmesi hem daha kolay, hem de akla yatkın.
  • Önder Şenyapılı
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    10,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ankuva, Ancyra, Engürü, Angora gibi pek çok isim değiştirdikten sonra bugünkü adını alan Ankara aslında oldukça yaşlıdır ama ihtiyar değildir. Genç cumhuriyetle birlikte serpilip gelişen Ankara, Anadolu' da binlerce yıldır hüküm sürmüş çeşitli uygarlıkların, devletlerin ve toplumların; eski söylencelerin, destanların ve halk kültürünün etkilerini, hem isminde hem de cisminde yaşadığı evrimle yansıtmaktadır. Çeşitli konulardaki başka pek çok kitapla birlikte "Ne Demek İstanbul; Bebek Niye Bebek!?." diye soruyor ve yanıtları, o bildik, akıcı ve samimi üslubuyla bu kitapta veriyor. Kitapta yer alan ve her birinin isminin kendine has, ilginç birer hikâyesi olan onlarca maddeden bazıları şöyle: Karakusunlar, Peçenek, Öveçler, Çıkrıkçılar Yokuşu, Arapsun, İsrailevleri, Ulucanlar, İtfaiye Meydanı, Solfasol, Mamak, Dullar Çayırı, Hacettepe, Papazın Bağı...
  • Jeremy Ramsden
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    3,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu eser sistematik bir şekilde nanoteknolojinin pek çok yönünü okurların gözleri önüne sermektedir. Yazar, Bölüm 1’de nanoteknolojinin ne olduğuna yönelik bazı temel tanımları ortaya koyuyor ve Batı medeniyetinin tarihsel gelişimi içinde nanoteknolojinin hangi noktada olduğunu anlatıyor. Sonrasında Bölüm 2’de günümüzde bilim adamlarını, şirketleri, daha da önemlisi toplumu hangi sebeplerin nanoteknoloji kadar küçük ölçekteki bir çalışma alanına teşvik ettiği teknik anlamda inceleniyor. Bu ölçekte çalışmanın malzemelerin işlenmesi üzerindeki etkisi Bölüm 3’te incelenirken, bu kadar küçük ölçekte hangi araçlarla ve hangi yöntemlerle çalışıldığı Bölüm 4’te, hangi malzemelerle çalışıldığı ya da bu süreçlerin sonucunda hangi malzemelerin ortaya çıktığı ise Bölüm 5’te anlatılmaktadır. Kitabın ilk yarısını oluşturan ilk 5 bölümde nanoteknolojinin bir anlamda arka planı anlatılıyorken, kitabın ikinci yarısındaki 5 bölümde, nanoteknolojinin uygulamalarına, ürünlerine ve sonuçlarına odaklanılmaktadır.
  • Şakir Erkoç
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    12,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Maddenin atom boyutunda kontrolü ile kuantum özelliklerini gündelik hayatta işlevsellik kazanmaya başlaması sürecine şimdilik nanobilim ve nanoteknoloji denmekte. Uzay çalışmalarından tıp bilimine kadar bütün teknolojiler bu gelişmelerden etkilenmekte ve hiç düşünülmeyen yeni uygulama alanları ortaya çıkmakta. Bu kitabı okuduktan sonra nanobilim ve nanoteknolojinin ne olduğu, ne işe yaradığı hakkıda fikir sahibi olacaksınız. Belki de konu çok ilginizi çekecek ve üzerinde çalışmayı düşüneceksiniz çünkü parçaları atomlardan, moleküllerden oluşan bir lego ile kim oynamak istemez ki?

Sayfalar