Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2106 sonuçtan 1601 - 1610 arası görüntüleniyor.
  • Murat Bardakçı
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1016,55 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: Yiğit Taşdemir
    Bu kitap, kütüphanelerin tozlu raflanndaki elyazmalarnın sararmış sayfalarında yüzlerce seneden beri gizli kalmış ve unutulmuş yazıları günışığına çıkartıyor: Osmanlı cinsellik metinlerini... 'Muzır' yahut 'müstehcen' gibi kavram lan n olmadığı, cinsellik konusunda hemen herşeyin serbestçe yazıldığı bir dönemin örnekleri bunlar... Hepsi Türkçe ve hepsi de ilk defa yayınlanıyor. Cinsel sağlıktan bahseden ve aşk tekniklerini anlatan 'bahnameler, Nasreddin Hoca öykülerinin cinsellik temeline dayalı ilk versiyon lan, 17. asır İstanbul hamamlannda olup bitenler, Osmanlı eşcinsel edebiyat, cinselliği konu alan şarkı güfteleri ve eski İstanbul'un artık pek bilinmeyen özel hayata... Hepsi, bu kitapta birarada. Yüzyıllar öncesinden günümüze ulaşan ve dedelerimizin, büyük dedelerimizin, hattâ nesiller önceki atalanmızın okuyup zevk almış olduklan bu metinler Hintliler'in 'Kama üutra'sı düzeyinde bilimsel, Araplar'in 'Kokulu Bahçe'si kadar renklidir ve en önemlisi, bizim öykümüzdür.
  • Erik Jan Zürcher ve Donald Quataert
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    867,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Osmanlı Türk iktisadi ve sosyal tarihi alanında çalışan önemli isimleri biraraya getiren bu çalışma, işçilerin durumunu Selanik'ten Şam'a uzanan bir coğrafyada ele alıyor; yok olan usta kalfa dayanışması, loncalar, işçi hareketleri ve sınıf bilincinin doğuşu, sol harekete yönelik devlet baskısı.
  • Abdülkadir Yuvalı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    394,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Anadolu'nun Türkler tarafından fethinden başlayarak Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar uzanan zaman dilimindeki tarihiyle Kayseri'de bulunan tarihi yapıların açıklamaları.
  • İlker Başbuğ
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    597,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Buğra Zayim
    Tarih ilerisini göremeyenler için çok acımasızdır. Dünü bilmeden ve anlamadan ileriyi görebilmek ise mümkün değildir. İlker Başbuğ’un bu kitabı, “şu padişah döneminde şu savaşlar, şu padişah döneminde şu olaylar oldu” ya da “şu padişah döneminde Osmanlı’nın toprakları şu kadar büyüdü veya küçüldü” kitabı değildir. Kitap o savaş ve olaylara, o büyüme ve küçülmeye kaynaklık yapan mücadeleyi sınıflar; merkez-çevre mücadelesi, yani kısaca güç odakları bağlamında inceleyerek, askeri, siyasi ve ekonomik güçlerin tarihin akışına nasıl etki yaptığını ortaya koyar. Osmanlı’dan Cumhuriyete 600 yıllık tarihsel kesitte yaşanan güç mücadeleleri, büyük çarpışmalar, taht kavgaları… Hangi yüzyılda, hangi güç odakları ortaya çıktı? Bunlar o yüzyıldaki hangi güç odaklarıyla karşı karşıya geldi? Merkezdeki ve merkezi ele geçirmeye ya da merkezi etkilemeye çalışan bu odakların mücadelesi Osmanlı Devleti’nin iç ve dış politikasını nasıl etkiledi? Hangi güçler hangi sınıflara dayandı? Güç odaklarının mücadelesi, Osmanlı Devleti’nin ittifak politikalarına nasıl yansıdı? Mustafa Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşı’ndan Cumhuriyete giden süreçte hangi güç odaklarıyla karşı karşıya kaldı, onlarla nasıl mücadele etti? İleriyi görmek istiyorsanız, bu kitap size analitik ve sentezci bir yaklaşımla yardımcı olabilir.
  • François Georgeon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    1545,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hülya Yağcı
    Bu kitap Serik Kültür Sanat ve Eğitim Derneği tarafından hazırlanan “Tarihe Ses Ver, Bir Kitap da Sen Oku” projesi kapsamında seslendirilmiştir. Bir ibadetin de ötesinde oruç “imanın, İslam topraklarında gözlemleyebileceğimiz en önemli kolektif tezahürüdür.” Ünlü Osmanlı tarihçisi François Georgeon bu kitabında 19. ve 20. yüzyıl İstanbul’undaki siyasal reformlar ve kentsel dönüşümler çerçevesinde Ramazan yaşantısındaki değişimi ele alıyor. İstanbul sanılanın aksine 1900’lere kadar Müslümanların çoğunluğu oluşturmadığı çok dinli bir topluma ev sahipliği yaptı. Ramazan pratiklerinde o dönemden bu yana nasıl bir değişim gerçekleşti? Georgeon sosyalleşme biçimleri, toplumsal eğlence ve alışkanlıklar, gösteriler, gece hayatı, siyasal merasimler, gayrimüslimlerin ve kadınların ay boyunca kamusal alandaki konumları gibi çok çeşitli konular çerçevesinde Ramazanın İstanbul’daki evrimini anlatıyor. Jean-François Pérouse ise yazdığı kapanış yazısıyla Georgeon’un Cumhuriyet’in başlangıcına kadar getirdiği bu tarihi günümüz İstanbul’u ile bağlantılandırıyor.
  • Ayşenur Kurtoğlu, Nevin Meriç, Mualla Gülnaz, Nazife Şişman, Yıldız Ramazanoğlu, Cihan Aktaş, Elif h. Toros, Sibel Eraslan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    58 Ayrım
    271 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gülay Yılmaz
    Müslüman kadınların akıbeti hakkında bundan sonrasına projeksiyon yapan birçok araştırma yayınlandı, yayınlanacak. Hiçbir yerden gelmeyen ve hiçbir yere gitmeyecek olan kadınların yüzlerce yıldır vahyi kuşanarak yaşadıkları ve 'hep burada' oldukları ülkelerinde diaspora söylemi içinde değerlendirilmeleri dünyanın şaşkın bakışları altında sürüyor.
  • Vahdettin Engin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    299,50 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zerrin Saklıca
    “Hayattaki yegâne üstünlüğüm, Türk doğmaktır! Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki; sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki cevher-i asliyi çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin”. "Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur. Bu topluluğun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluluğa dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur." “Ne mutlu Türk’üm diyene” M. Kemal Atatürk Dedelerimiz, ninelerimiz Osmanlı vatandaşı idi. Mustafa Kemal Atatürk bir Osmanlı paşası idi. Biz onların canları pahasına kurtardığı bu ülkede yaşıyoruz. Bunun değerini bilip, Osmanlı-Cumhuriyet ayrımı yapmadan hepimiz bu ülkeye sahip çıkmalıyız. Bugün İstanbul’un fethini, Çanakkale Zaferi’ni kutluyorsak, Sarıkamış şehitlerini anıyorsak bu tarihi devamlılığın bir sonucudur. Sağlık personeli 14 Mart’ı “Tıp bayramı” olarak kutluyor. 14 Mart 1827, yani II. Mahmud’un Tıbbiye-i Şahaneyi açtığı gün. Bu kitapta örneklerini verdiğimiz müesseselerin tamamı Osmanlı döneminde kurulup Cumhuriyet’e intikal etmişlerdir. Bütün bu örnekler tarihten referans almanın somut göstergeleridir. Tarihi devamlılık işte tam da budur.
  • İsmail Çorbacı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    253,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Osmanlı kurulduğu günden itibaren çok önemli politik, siyasi ve ekonomik bir güce sahip olmuştur. Bulunduğu coğrafya da jeopolitik olarak çok değerli bir alandadır. Hal böyle olunca Osmanlı’nın ve devamı Türkiye’nin düşmanları bitmek bilmemektedir. Tabi ki düşmanlar her zaman olduğu gibi boş durmamış, hem Osmanlı’yı hem Türkiye’yi yıkmak için canla başla çalışmış ve çalışmaktadırlar. Türklerin tarihi kahramanlıklar ile doludur. En zayıf oldukları zamanlarda bile düşmanları korkularından Çin Seddi’ni inşa etmişlerdir. Dolayısıyla kimse Türklerle açıktan bir savaşı göze alamamaktadır. Osmanlı’nın ve Türkiye’nin düşmanları hep içten destek alarak saldırmışlardır. O yüzden bizim iç ve dış düşmanlarımız asla bitmemektedir. Doğumuz, batımız, kuzeyimiz, güneyimiz düşman ile kaplıdır. Hepsi bizim bir akşam güneşi gibi batıp gitmemizi istemektedirler. Hatta Osmanlı’nın battığını sandıkları anda yeni Türkiye heveslerini kursaklarında bırakmıştır. (Tanıtım Bülteninden)
  • Mustafa Orçan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    267,75 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan:Yiğit Taşdemir
    Türkiye 'nin modernleşmesi; tamamlanmamış eksik bir modernleşmedir. Uzun yıllar modernleşmenin en belirleyici koşullarından biri olan modern üretim sisteminden mahrum kalındığı için aslında bu yaşananlar bir modernleşme değil bir Batılılaşma idi. Dolayısıyla bir ülkenin modernleşmesinden söz etmek için o ülkeye tüketim ve üretim sisteminin eş zamanlı olarak girmesi ve birlikteliklerini sürdürmeleri gerekmektedir. Bazı dönemlerde üretim ve sanayide ciddi gelişmeler olmuştur ama bu üretim bir sanayi devrimine dönüşmemiştir. Buna karşın tüketim tarzımızda çok kısa sürede radikal değişiklikler olmuştur. 1950 ve 1980 öncesi Türkiye 'nin yoksul köylüleri ilk önce gecekondu işçileri sonra da Türkiye 'nin en büyük kitlesi olan tüketicilerini oluşturdular. Sınıflar; ortadakiler ve üsttekiler. Bu çalışma ilk kez Modern Türk Tüketim Tarzının tarihsel süreç içerisindeki evrilmelerini ve kırılmalarını bir dönemleştirme denemesi yaparak ele almaktadır. Şimdiyi ve geleceği anlamak için geçmişe gitmekte ve geçmişten günümüze kadar tüketim kültürümüzdeki değişenleri ve değişmeyenleri incelemektedir. Sosyolojik yöntemle tüketimdeki Batılılaşmanın Nüvelendiği Lale Devrinden modernleşmenin genişlediği küresel döneme kadar ki değişim süreci izlenmektedir. Bu arada ilk otomobilin girişi ve toplumun buna tepkisi Osmanlı gazetelerinde yapılan ilk reklamlar Yerli "Araba Sevdası" ve akıbeti ilk çamaşır makinesinin girişi sosyal sınıfların yaşadığı "Lüküs Hayatlar ve Bon Marche 'den alış veriş merkezlerine Türkiye 'nin tüketim katedrallerinin öyküsü. Kısaca gündelik hayatımızın yeniden nasıl inşa edildiği ve yapılandırıldığı incelenmektedir.
  • Halil İnalcık
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    410,46 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitabı okuyanlar umuyoruz ki, Osmanlı Devlet-i ‘Aliyye’sinin (İmparatorluğunun) ortaya çıkışı ve gelişimi, fetih yöntemleri, devlet sistemi ve nihayet ezeli rakibi Hıristiyan Avrupa ile ilişkileri üzerine altmış yıla varan araştırmalarımın genel çizgisini bulacaktır. Prof. Dr. Halil İnalcık Halil İnalcık, bu sahanın en seçkin uygulayıcılarından biri… Dünya bilimine katkıları su götürmez. Çabalarının hedefi haline gelmiş konu üzerinde bize sadece teşekkür etmek düşer. Immanuel Wallerstein O yıllarda Yunanistan “cahiliye” dönemindeydi, İnalcık’ın “Fatih Devri Üzerine Tetkikler ve Vesikalar” kitabı çıkmıştı. Seminerde tanıştığım, bilgisiyle beni büyüleyen bu genç adam Türklere hayranlık duymamı sağladı. Prof. Dr. Elizabeth Zacharidou Çok etkileyici, biraz ciddi ve çok fazla gülmeyen bir insan olarak hafızama kaydettim. Aramızda çok fazla yaş farkı vardı, bir süre dostluk anlamında sorunsuz bir ilişki sürdürdük ve bu dostlukta, ilginçtir, yaş farkını hiç hissetmedik. Onunla ilgili yaygın deyiş “Osmanlı Tarihinin Babası”ydı… Bu zaten çok açıktı. Prof. Gilles Veinstein

Sayfalar