En Son Eklenenler

Toplam 58427 sonuçtan 16051 - 16060 arası görüntüleniyor.
  • Ayşe Bilge Selçuk
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    346,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Seslendiren : Gökçen Pırlak
    Konusu:
    “İnsanı insan yapan aklı kadar kalbidir de...” İnsanın yaşam yolculuğu zorludur. Tıpkı çocukların hızla boy attıkları gelişme dönemlerindeki “büyüme ağrıları” gibi, psikolojik gelişmede de zorlanma büyümeyi beraberinde getirir. Zorlanma yoksa, gelişme de sınırlıdır. İnsan bazen çocuktur, bazen anne, bazen baba... Bazen isyankârdır, korkularına kapılan ve şiddete yönelendir. Bazen de rehberlik eden, destan yazandır. Empati de şefkat de ona dairdir. Şartlar değişir, düşünceler, duygular, tepkiler değişir, her deneyim değişim yaratır. Ancak, insan her koşulda insandır. • İnsanı insan yapan özellikler nelerdir? • İnsan neyi neden yapar? • Bebeklikten başlayan, hatta kuşaklar arası devam edebilen eğilimler insan gelişimini nasıl etkiler? • Olumsuz yaşantıların getirdiği döngü nasıl kırılabilir? Koç Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi, gelişimsel psikoloji ve psikopatoloji uzmanı Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk, bu kitapta, tüm zayıf yanlarına rağmen, insanın “insan olmak” için gösterdiği müthiş çabayı anlatıyor. Yer yer bilimsel çalışmalara, bazen edebiyata, sinemaya bakıyor. İnsan her koşulda, bağımlı olmadan bağlı kalmayı, toplumun içindeyken de kendi olabilmeyi, büyümekten öte yetişmeyi, hayatta kalmayı değil yaşamayı tarif eden, hem akla hem kalbe yaslanarak “Bu kısırdöngüden çıkış var!” diyen, kendisinden başlayarak insanı anlamaya ve yine kendisinden başlayarak çocuğunu yetiştirmeye yönelen herkes için rehber. “Ayşe Bilge Selçuk araştırmalarındaki bilimsel titizliği ile akıcı ve anlaşılır anlatımını birleştirince ortaya çıkan yazıları okumak zevkli, zihin açıcı. Anne-babalık ya da insan gelişimi hakkında kalıp bilgilerin ötesine geçmek isteyen, ne olup bittiğini sahiden merak edenler, anlamak isteyenler için bir kitap.”
  • Ethem Baran
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    95,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Seslendiren : GÖNÜL GÜLER
    Konusu:
    Mahallede, evde dikiş diken bir erkek yadırganmazdı, öyle hatırlıyorum. Para veren de olmazdı. Bu işi para için yapmazdı babam… Babam yokken, dikiş makinesinin küçük çekmecesindeki terzi yüksüğünü alır, parmak parmak dolaştırırdık. Parmağımıza bol gelen o yüksükle, iğneli iğnesiz, dikişli dikişsiz nice oyunlar uydurur, kaybedeceğimizden korkan annemizden ne azarlar işitirdik. Bir masal oyuncağını andıran bu yüksük, bizim parmağımızda sıradan bir nesneye benzerken, babamın parmağında bir mücevhere dönüşürdü. Küçücük anlarda mutluluğu bulan yoksullar, yağız elektrosazcılar, keklik avcıları, taklacı güvercin hayranları, baba olmayı beceremeyen adamlar, şu yalan dünyayla vedalaşmak isteyen aceleci ihtiyarlar, kalabalıklardan ürküp içine kapananlar… Küfür gibi pis pis yağan yağmurlar… Angara, Yozgat, Kırşehir’in Kaman’ı… Döngel Dünya, Türkan Şoray’lı, Ediz Hun’lu Yeşilçam melodramlarının sıcaklığına sığınan gariplerin öyküleri. Ethem Baran, dünyanın gürültüsünden kaçıp bozkırın ortasında bir parça deniz arayanları anlatıyor
  • Ceylan Taş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    486,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Ayşe Kahya Yüksel
    Konusu:
    Eyvahlar Olsun Kitap Açıklaması “Dünya küçük değil; keşke olsaydı ve keşke yürürken birbirine değseydi kollarımız hiç değilse. Ama değil. Dünya öyle bir yer değil.” “Parmak uçlarımdan yeşeriyorum, bir koku duyuyorum, alın beni, kurutup ufalayın, küçük bir kavanozun içinde, öylece saklayın.” Bazen yolda yürürken, bir bankta oturmuş hayatı sorgularken, markette kasa kuyruğunda bekler ya da pazarda aynı tezgâhtan bir şeyler alırken fark etmeyiz yanı başımızda bulunan kişiyi. Ya da fark ederiz de gözyaşlarımızın da kahkahalarımızın da bir olduğunu düşünemeyiz. Şöyle bir bakar, devam ederiz ayşekadın fasulye seçmeye. Hayat yollarımızı kesiştirecektir belki ama paralel gitmeyi tercih etmişizdir biz. Kim oluyorsak kafa tutmuşuzdur yaşama. Bir hayat gailesidir tutturmuş, gözlerimizin içine içine bakanları dahi görmeden kış hazırlıklarına girişmiş, elimize geçen her şeyi iplere dizip kurutmaya başlamışızdır. Bazen çilelerimiz eteklerimizden dökülsün diye kendimizi çamaşırlarla birlikte sermek istesek de vakit yoktur depresyona girmeye. Ceylan Taş’ın yaşamın bambaşka yollarında yürüyen, bambaşka yokuşları aştıktan sonra bir kahve de içmeyi ihmal etmeyen, çatlaklarını bantlarla örtmeye çalışmış kadınların hayatlarından kesitleri anlattığı kitabı Eyvahlar Olsun ile siz de bir süre gülümsedikten sonra içinizde kırılan camların seslerine kulak vereceksiniz! (Tanıtım Bülteninden)
  • simon sinek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    394,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Salih YANBASTIOĞLU
    Konusu:
    İnsanlar sizin "Ne" sattığınızı değil, "Neden" yaptığınızı satın alırlar! İnsanları manipüle etmek kolaydır. Ama bu, bize hem kurumsal, hem de bireysel anlamda uzun süreli bir başarı sağlamaz. Büyük liderler, çevrelerindeki insanları manipüle etmezler, onlara ilham verirler ve kendilerini geliştirebilecekleri bir ortam oluştururlar. Hükümlere ya da emirlere göre hareket eden değil, aldıkları ilhamla içlerindeki arzuları motive olan insanlar yaratırlar. Herşeye bir "Neden" ile başlayın. O işi yapmaktaki amacınızı, sebebinizi ve inancınızı belirgin kılın. "Nedeniniz" ile "Neyi", "Nasıl" yaptığınız birbirleriyle tutarlı olurlarsa, insanlar size güvenirler ve size sadık kalırlar. (Arka Kapak)
  • Paul Strathern
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    98,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Seslendiren : Furkan Arıkan
    Konusu:
    Kierkagaard akademik anlamda gerçek bir filozof değildi. Buna rağmen, birçok insanın felsefeden beklediği şeyi üretti. Dünya hakkında yazmadı, hayat hakkında yazdı -nasıl yaşadığımız, nasıl yaşamayı seçtiğimiz hakkında. Konusu birey ve onun varoluşuydu: “Varolan varlık.” Kierkegaard'ın görüşüne göre bu tamamen öznel varlık, neden, mantık, felsefi sistemler ve hatta “psikolojinin bahanelerinin” menzili dışında yer alıyordu. Buna rağmen, bütün bu konuların kaynağıydı. Kierkegaard'ın ortaya çıkardığı felsefe dalı varoluşçuluk olarak bilinir oldu. 90 Dakikada Kierkegaard'la, Paul Strathern Kierkegaard'ın hayatı ve eserlerini özlü ve uzmanca bir tarifini sunuyor ve insanın dünyadaki varoluşunu anlama savaşındaki etkisini açıklıyor
  • Anar Rızayev
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    331,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Duygu Turgay
  • Umberto Eco
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    309,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Seslendiren : Hande Aygen
    Konusu:
    Umberto Eco'yu okurlarımız, Can Yayınları arasında çıkan yoğun içerikli romanlarıyla ve felsefe ağırlıklı denemeleriyle tanıyorlar. Somon Balığıyla Yolculuk ise onu bir başka yönüyle, parodi yazarlığıyla tanıtacak sevenlerine. Eco'nun 1959- 1992 yılları arasında kaleme aldığı ve kimi `Küçük Günce' başlığı altında yayınlanmış, kimiyse, önsözde de belirttiği gibi, masasının çekmecesinde saklı kalmış hicivlerinden, parodilerinden ve günlük yaşamın sıradan görünen ayrıntılarını gülünçlü bir üslupla işlediği yazılarından derlendi bu kitap. Yine Can Yayınları arasında çıkan Yanlış Okumalar adlı kitapla birlikte ikili bir dizi oluşturdu. Kitabın ilk baskısının önsözünde, "Sanki parodinin patikalarını izlemek yeterince ciddi bir iş değilmiş gibi neredeyse özür diledim," diyor Eco, "ama sonra bunun aslında kutsal bir görev de olduğuna emin olarak haklı bir gözüpeklikle sürdürdüm bu işi." Ve devam ediyor: "Parodinin yapması gereken budur işte: Aşırıya kaçmaktan korkmamalıdır. Yerini bulursa, başkalarının daha sonra gülümsemeden òve yüzleri kızarmadan ısrarla, katı bir ciddiyet içinde yapacakları bir şeyi önceden canlandırmış olacaktır yalnızca."
  • Handan Acar Yıldız
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    299,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Ayşe Yavuz
    Konusu:
    Handan Acar Yıldız, Kaybolmuş Kaderler Müzesi’nde, duygular, yaşantılar, durumlar üzerinde lirik, felsefi bir dille gezinirken, bütün bir insanlık tarihini kodlamaya çalışır. Romanda zaman zaman düşsel, simgesel, çağrışıma yaslı anlatımı tercih ederken felsefe ve din kaynaklı bilgileri, modern bir ‘mesel’e dönüştürerek anlatır. Negatif olaylar, oluşlar sürecini izler. Mitlerden, kutsal metinlerden, felsefi söylencelerden beslenerek aforizmalar, kısa kısa öyküler ve fragmanlarla insanlığın temel meselelerini gözler önüne serer. Bir yanıyla postmodern, bir yanıyla modern, bir yanıyla da distopya anlatılarına yaslanan roman, insan yalnızlığını, acıyı, körleşmeyi ustalıkla ortaya koyar. Yoğunlaştırılmış /sıkıştırılmış anlatımla küçük öyküler ince iç örgülerle birleştirilip büyük, bütüncül bir haritaya dönüştürülür. Bu anlamda romanın en önemli özelliği öykü diliyle yazılmış, onun sıkı örgü ve yoğun anlatımıyla oluşturulmuş olmasıdır. Bu yanıyla da kendini kolay ele vermeyen, derinlikli ve çok katmanlı bir biçemle var olur. Soyutlama ve imgesel anlatımla belki okurdan biraz çaba ve dikkat ister ama sonuna kadar okumayı göze alabilen okurlarına tüm sırlarını ifşa eder. Roman kahramanlarının büyük çoğunluğu kadınlardır. Kadının varoluş sorunları etrafında yapılan zamanlar üstü yolculuk giderek ontolojik bir arayışa dönüşür. Kadınların tarihsel serüvenine alışılageldik cinsiyetçi yaklaşımlardan farklı bir insanlık dramı olarak bakılırken, varoluşsal sorunlar, kahramanlar ve olaylar aşılarak bütün insanlığı ilgilendiren konulara evrilir. Karakterler simgesel özellikleriyle romanda yer alırken, daha çok bir atmosferi, bir doğruyu ortaya çıkarmak için oluşturulmuş, soyut, sembolik tiplerdir. Ortalıkta bir bilinç olarak dolaşırlar ve temsil güçleri yüksektir. Roman, inanç, taassup, güven, tutamak, dayanak, sonsuzluk, günah, suç kavramları etrafında örülür. Mekândan soyutlanmış bir ortamda kadınların sürüklendikleri karmaşa, ruhlarında oluşan girdap, estetik yaklaşımdan hiç vazgeçilmeden roman bütünlüğü içinde verilir. Necip Tosun
  • Feyza Hepçilingirler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    81,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Masal
    Seslendiren : Nehir Teksoy
    Konusu:
    Çok eski zamanlarda bir u¨lkede çocuklarının olmasını umutla bekleyen, tatlı mı tatlı bir kralla sevecen mi sevecen bir kraliçe yaşarmış. Zaman geçmiş, kara kargalar beyaza, akbabalar karaya dönmuş, kraliçe bir gün krala beklediği müjdeyi vermiş: Bir bebekleri olacakmış. Bebek doğunca tüm ülkede şenlikler, ziyafetler düzenlenmiş. Bir prensesleri olduğu için herkes çok sevinçli, çok mutluymuş. Ama prenses, pek öyle bekledikleri gibi değilmiş. Huysuz, geçimsiz, anlayışsız, bencil ve kavgacıymış. Bu çirkin prenses, üstüne üstluk bir de tembelmiş... Sarayda çalışanlara ve öğretmenlerine hayatı zindan ediyor, onlara yapmadığını bırakmıyormuş. Çirkin prenses, böyle yaramaz olsa da annesiyle babası elbette onu çok seviyorlarmış. Ancak kral ile kraliçe, kızlarının ülkeyi yönetmek için gereken erdeme ve bilgi birikimine sahip olmadığını, ülkelerinin yönetimini kızlarına bırakamayacaklarını anlayınca kara kara düşünmeye başlamışlar...
  • İsmet Cerit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    450,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Seslendiren : Sanem Altınyıldız
    Konusu:
    Altı insan türü arasında neslini sürdürebilmeyi sadece o başardı. Homo sapiens... Peki neydi onu doğayla anlaşmaya iten güdü? Neden bir arada yaşamayı öğrenmek zorunda kaldılar? Yaratıcılığı “yaratıcı gücü” taklit ederek mi keşfettiler? Deneyip yanılmanın bedelini nasıl ödediler? Ne oldu da ölümü döngünün bir parçası kabul ederek üzerine anlamlar yüklediler? Ölümsüzlüğün mümkün olabileceğine nasıl ikna oldular? Medeniyetler kurmayı, sanat üretmeyi nasıl keşfettiler? Estetik anlayışa ne şekilde ulaştılar? İşte bütün bu soruların cevabı hâlâ bir mabette gizli: Göbeklitepe’de... Araştırmacı yazar İsmet Cerit’in kaleme aldığı GÖBEKLİTEPE: SAKLI MABEDE YOLCULUK sürükleyici bir kurguyla 12 bin yıl öncesinin sırlarını çıkarıyor gün ışığına... Sadece tarihe değil, insanın kendine yolculuğuna da dönüşen bu serüven, hayatta kalma güdüsünü bir sanata dönüştürüyor adeta.

Sayfalar