En Son Eklenenler

Toplam 59407 sonuçtan 16291 - 16300 arası görüntüleniyor.
  • Caryl Hart
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    33,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Kubra Gurtas Turktekin
    Konusu:
    Müzede hiç kutupayısı olur mu? Eğer söz konusu Baybars ise sıradan bir müze gezisi bile eğlenceli bir maceraya dönüşebilir! Müzede kutuplar sergisini gezerken, bir Eskimo kızı ve kocaman bir kutupayısıyla karşılaşan Baybars, maceralarla dolu bir yolculuğa çıkıyor. Çığ tehlikesi, vahşi kurtlar, zorlu hava şartları... Acaba Baybars, yeni dostlarını evlerine ulaştırabilecek mi?
  • Serdar Tuncer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    470,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tasavvuf
    Seslendiren : Okan Yaman
    Konusu:
    Bir sarı çiçek bulmalı şimdi.Oturup başına bir türkü söylemeli : ‘’Ben bağrımı toprak sandım taş imiş / Meğer taşa tohum ekilmez imiş .‘’ Bir sarı çiçek olmalı şimdi.Başında türkü söyleyen adama dönüp bir şiir okumalı : ‘’Taş taş değildir bağrındır taş senin / Nereni nasıl yaksın söyle bu ateş senin.’’ Adam çiçek kokmalı o an, çiçek türkü yakmalı.Adamın yüzü sararmalı mahcubiyetten, Çiçeğin yüzü ağarmalı aşktan . Çiçek yüzünü adama dönmeli, adamın yüzü çiçeğe dönmeli. Adamla çiçek bir olmalı. Erimeli çiçek adam. Bir kalp kalmalı ondan geriye. Yokladıkça Allah, kokladıkça ah diyen bir kalp… ‘’ Elif lâm ra ‘’ İşte bütün hikaye …
  • Ali Biçim
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    365,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Seslendiren : Serap Şirin
    Konusu:
    “Maalesef insanların sayısı gittikçe artıyor. Ben çocukken üç milyar kişi vardı. Hepsini göremiyorduk tabii ama sokaklar boştu diye hatırlıyorum. Şimdi bu sayı sekiz milyara yaklaştı ki, hem çok kalabalık hem çok fazla aptal var. Bir de bunların kullandıkları yapay zekâ enstrümanlarını katarsak dünya üzerinde çok fazla zırıltı var. Ama gerçek, yaratıcı, üretici bir beyin faaliyeti nadiren bulunuyor gibi geliyor bana! Bir de çok gürültü yapıyorlar! Ali Biçim beyin loblarının ters takılmış olması, manik depresif halleri, durup dururken girdiği yüksek zekâ seanslarıyla bence ‘Gösteri Dünyası’nda beklenen adamdır. Sıkıcı hayatlarımız için, lüzumsuz sorularımız ve bunların ne yapacağımızı bilmediğimiz cevapları için…” Okan Bayülgen Genç ve başarılı showman Ali Biçim, farklı üslubuyla kaleme aldığı, gerçek ile kurmacanın iç içe geçtiği hikâyeleriyle okura ironi sanatının özel örneklerinden birini sunuyor. Bu Ne Biçim Hikâye Böyle, Ali Biçim’in show dünyasında olup bitenlerin ipuçlarını da verdiği şaşırtıcı bir anlatı…
  • Koray Avcı Çakman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    80,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Gökşin KARABULUT
    Konusu:
    Anılar yaşamın süsüdür; zenginliğidir. Ne kadar çok birikirse o kadar dolu ve yoğun yaşanmışlığın da göstergesidir aslında, biriktirdikçe zenginleşiriz. Günümüze, geleceğimize ışık tutar. Öğretmenlerinin önerisi üzerine sınıftaki herkes koleksiyonculuğa merak sarmıştır. Erhan bir türlü ne koleksiyonu yapacağını bilemiyor. Farklı bir şeyler biriktirmek isterken, “Anıları biriktirmek kadar değerli bir şey daha yoktur. Diğer tüm koleksiyonlara paha biçilir, ama anılara paha biçilemez,” önerisiyle anı koleksiyoncusu olmaya karar veriyor. Başta Tudem Edebiyat Ödülleri roman dalında birincilik olmak üzere pek çok ödül sahibi Koray Avcı Çakman’dan yaşama sevinciyle harmanlanmış, sıcacık öyküler…
  • Elif İşleyen
    insan sesi mp3
    22 Ayrım
    455,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Sevcan Bayram
    Konusu:
    "Yıldızlar arası seyahat acentasına sahip bir uzaylı, yakınından bile geçmesinin yasak olduğu Dünya'ya zorunlu iniş yapar. Hem de bu defa Amerika'da değil, Türkiye'de, Üsküdar'ın şirin evlerinin arasında, Kuzguncuk'ta buluruz onu. Hikâye bu ya, uzaylı Voxy'nin akıbeti sırf payını başkası yemesin diye yıllarca sevmediği halde Ezine peyniri yiyebilecek kadar bencil olan Fulya'nın insafına kalır. Kariyer planlamasında dünyayı kurtarmak olmasa da iş başa düşmüştür. Tek işi magazin programları izlemek olan ekürisi Melek, yakışıklı prensi Arslan, soğuk bilim insanı Yetkin Tokel ve şark kurnazı Feyyaz'la NASA'ya karşı yarışırlar. İşin içine bir de oğlunun mürüvvetini Dünya'nın sonundan önce görmek isteyen bir anne girince olaylar halay başına kadar uzanır. Peki Dünya'yı kurtarmak mümkün müdür? Bir avuç mahalleli NASA'dan daha hızlı olabilir mi? En önemlisi milli madenimiz bor konusunda en yetkili merci olan ve kül yutmazlığıyla nam salan Hamdi Bey'i ikna edebilecekler midir? Sevgisinin sağlamasını yapma fırsatını bulup bocalayan Fulya ve birbirinden renkli ama sıradan ekibiyle insanlığın akıbeti ne olacaktır? Sıcacık ve bol kahkahalarla dolu bu kitapta kendinizden parçalar bulacaksınız! Ve üzgünüz, bu kitaptan sonra mahallenizdeki arsaya bakarken bir uzay gemisi görmeyi umacaksınız."
  • Panait Istrati
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    535,90 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Asiye Teksoy
    Konusu:
    Panait Istrati, bütün yazma serüvenini dostluğa armağan etmiş bir yazar. Kendisini temsil eden Adrien’in maceraları, hayat tecrübelerinden beslenmiş. Kodin’de, dostluğun belki en hüzünlü hâlini okuyacaksınız. Kim iyidir? Kötü diye kime denir? Acımasız yaşam koşullarıyla mücadele eden güçlü bir adamın, küçücük bir çocukla ilişkisi nasıl sürprizler doğurabilir? Bu sorulara cevap ararken iyi düşünmek gerektiğini gösteren, sarsıcı bir roman.
  • Günter Wallraff
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    427,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Mehmet Taner Gürkan
    Konusu:
    Kitap, Günter Wallraff'ın, Almanya'da çalışan bir Türk işçisi (Levent Ali Sigirlioğlu, daha sonraki baskılarda Sinirlioğlu) kılığına girerek, çalıştığı çeşitli iş yerlerinde karşılaştığı sömürü, yok sayılma ve kini anlatmaktadır. Wallraff, Mart 1983 tarihinden itibaren iki yıl boyunca araştırma yaptığı kitabının önsözüne şunları yazar: “ "Ben gerçek bir Türk değildim. fakat toplumun maskesini düşürmek için kılık değiştirmek zorundasınız. Gerçekleri ortaya çıkarmak için aldatmak ve sahte tavır takınmak zorundasınız. Ben hala, bir yabancının, günlük aşağılamalarla, düşmanlıklarla ve kinle nasıl başettiğini bilmiyorum. Ama şimdi, neler çektiğini ve bu ülkede insanları aşağılamanın nereye kadar gittiğini biliyorum. Bir parça Apartheid içimizde, demokrasimizde yer alıyor. Yaşananlar benim beklediklerimi tam olarak karşıladı. Tabii olumsuz açıdan. Ben federal Almanya'da, aslında sadece 19. Yüzyıl üzerine yazılan tarih kitaplarında yer alması gereken olayları yaşadım." „ Wallraff, Ali Sinirlioğlu olarak, tanınmış firmalarda, çok ağır işleri, çok az saat ücreti ile yapmak, Alman iş arkadaşlarından eziyet görmek, emniyet önlemleri alınmadan, sosyal haklardan mahrum olarak sigortasız ve çoğu zaman vardiyaları arka arkaya çalışmak zorunda kaldı. Alman iş arkadaşları koruma elbiseleri alırken, ona vermediler. (Örneğin kanal işlerinde ısının sıfır derecenin altında olduğunda) Nükleer enerji santrali'nde çalışan Türk işçileri tehlikeli dozda ışınlara maruz kalıyorlardı. Bu çalışanların çoğu, bu insanlık dışı çalışma koşullarına karşı gelemiyorlardı. Ya kaçak işçi idiler ya da sınır dışı edilmekten korkuyorlardı. Wallraff'ın sağlığı da bu araştırma esnasında, Ali Sinirlioğlu olarak çalışmak zorunda olduğu için, kötü etkilenmişti. Sadece çalıştığı iş yerlerinde değil, günlük yaşamında da, akıcı Almanca konuşmasına ve örneğin bir Almanya - Türkiye futbol karşılaşmasında, Almanlar lehine tezahürat yapmasına rağmen, görünümü yabancı olduğu için, "Türkler defolun", "Almanya Almalarındır" gibi düşmanlıklara maruz kalmış, çeşitli hakaretlere uğramış, saçlarına sigara atılmış ve kafasından aşağı bira boşaltılmıştır.
  • Cem Behar
    bilgisayar sesi mp3
    27 Ayrım
    625,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sanat
    Konusu:
    Cem Behar “Orada bir musıki var uzakta…”da Osmanlı/Türk musıkisinin on altıncı yüzyılda yaşadığı değişimin arkeolojisini yaparak, yeni siyasî, sosyal ve ekonomik koşulların imparatorluk başkenti İstanbul’da nasıl bir “tarz-ı Osmânî” musıkinin oluşmasına zemin hazırladığının izini sürüyor. Kahvehanelerin açılmasıyla musıkinin Saray’dan halka inmesi, avâm/havass karşıtlığı, icraya yönelik Acem etkisi gibi olguları, güfte mecmuaları ve o döneme ilişkin (on altıncı yüzyılın ikinci yarısı) elimizdeki tek görsel kaynak olan bir minyatürün tasvirinden yola çıkarak inceleyen Cem Behar, musıki tarihimizde silinmez bir iz bırakıyor. “Bugün bildiğimiz şekliyle geleneksel Osmanlı/Türk musıkisi esas itibarıyla ve kabaca bir tarihlendirmeyle ancak on altıncı yüzyılın ikinci yarısından itibaren oluşmaya başlar. Dolayısıyla da on altıncı yüzyılın ikinci yarısı ve on yedinci yüzyılın başları musıki geleneğimizde önemli bir eşik, bir kırılma noktası teşkil eder. Bugün bildiğimiz ve geriye doğru baktıkça tanıyıp teşhis edebildiğimiz Osmanlı/Türk musıki geleneğini hem yerleşik müzikal formlarıyla hem de teknik açıdan makam ve usûl anlayışıyla, kullanılan çalgılarla ve en önemlisi elimizdeki repertuardaki eserlerle ve bunların bestecileriyle anlamlı bir biçimde on altıncı yüzyılın ikinci yarısından öncesine götürmenin pek imkânı yoktur.”
  • Sandra Regnier
    bilgisayar sesi mp3
    29 Ayrım
    444,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Pan’ın Karanlık Kehaneti “Sen Seçilmiş’sin. Öyle kolayca idam edemezler seni.” Dikkat kesildim. “İdam mı?” diye ciyakladım. Felicity Morgan’ın her geçen gün fark ettiği gibi elfler âleminin Seçilmiş’i olmak hiç kolay değil. Hele de cinayet şüphelisiyken ve elf kralının kendisi peşine düşmüşken. Yine de, gerçek niyetinden asla emin olamadığı çekici elf, Leander FitzMor yanında olduğu sürece her şey o kadar da kötü değil. Ancak birdenbire on sekizinci yüzyıl Versay’ında uyanınca o bile yardım edemez ne yazık ki… Pan üçlemesinin ikinci kitabı: Pan’ın Karanlık Kehaneti
  • Marcel Proust
    bilgisayar sesi mp3
    13 Ayrım
    389,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Konusu:
    “Swann’ın Bir Aşkı” Marcel Proust’un Swann’ların Tarafı’nın [YKY, 1999] ikinci bölümüne adını veren “Swann’ın Bir Aşkı”, Fransa’da ayrı bir roman olarak basılmış ve 1950’de yüzyılın ilk yarısının en iyi romanları arasında gösterilmiştir. “Odette göğsüne cattleya takmamışsa, ‘Ah, bu gece cattleya yok, ben şimdi neyi düzelteceğim?’ diye hayıflanıyordu. Öyle ki, bir süre boyunca, ilk gece izlediği sıra değişmedi, okşamalarına her seferinde, o ilk geceki gibi, Odette’in boynuna parmaklarıyla, dudaklarıyla dokunarak başladı; çok daha sonraları, cattleyaların düzeltilmesi âdeti (veya göstermelik düzeltme merasimi) çoktandır yürürlükten kalkmışken, ‘cattleya yapmak’, bir istiare olarak –aslında hiçbir şeye sahip olunmayan– sahip olma eyleminden bahsetmek istediklerinde düşünmeden kullandıkları, bu unutulmuş âdeti hatırlatan, ondan daha uzun ömürlü bir ifade olarak, ikisinin ortak lisanında yerini aldı.”

Sayfalar