Yazara Gore Listeleme

  • Amy Tintera
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    4,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    BEŞ YIL ÖNCE ÖLDÜM. 178 DAKİKA SONRA DİRİLDİM. NE HAYAT NE DE ÖLÜM… Wren Connoly beş yıl önce ölür. 178 dakika sonraysa bir Sıfırlanan olarak hayata döner: Artık daha güçlü, daha hızlı, çabuk iyileşebilen ama duygulardan yoksun biridir. Sıfırlananlar’ın ölüm süreleri ne kadar uzunsa, geri döndürüldüklerinde insanlıklarından da o kadar şey kaybetmektedirler. Bu yüzden Wren 178, Teksas Cumhuriyeti’nin en ölümcül Sıfırlanan’ıdır. Özel savaş biriminin üyesi olan genç kız yeni Sıfırlananlar’ı eğitir ancak ona verilen son acemi, şimdiye kadar gördükleri arasında en başarısızıdır. 22 dakika ölü kaldığı için Callum Reyes kısmen hâlâ insandır. Refleksleri çok yavaştır, sürekli soru sorar ve yüzünden hiç eksik olmayan o gülümsemesi eğitmeni olan genç kıza rahatsızlık verir. Yine de genç adamı yetiştirmek zorundadır. Reyes, Sıfırlanan standartlarının altına düşünce Wren’den onu imha etmesi istenir. AMA BU KUSURSUZ ASKER ARTIK EMİR ALMAKTAN BIKMIŞTIR. “Göz kamaştırıcı bir kitap, güçlü bir aşk hikâyesi… Anlatıcının güçlü sesi Sıfırlananlar’a âdeta hayat vermiş.” -Publishers Weekly- “Bağımlılık yaratan bir kitap… Müthiş konusu ve kurgusuyla okurları ilk sayfadan itibaren kendine bağlayacak.” -Kirkus Reviews- “Temposu son derece yüksek ve alabildiğine heyecanlı... Bir çırpıda bitirdim!” -Veronica Rossi- “Güçlü bir kadın; kötüye giden bir dünyada hayatı, aşkı ve insanlığından arta kalanlar için savaş veriyor.” -Lissa Price- “Sürükleyici, şaşırtıcı ve duygu yüklü; elimden bırakmak istemedim.” -C. J. Redwine- “Kitaptaki gerilim yüklü temponun mu yoksa yürek burkan aşk hikâyesinin mi daha çok nefes kestiğinden emin değilim. Bayıldım!” -Sophie Jordan- “Yürekleri ağza getiren kovalamaca sahneleri, tatlı bir aşk hikâyesi ve distopik bir dünya.” -Bulletin of the Center for Children’s Books- “İlk kitap için oldukça etkileyici, kanlı ve sinematografik detaylarla dolu… Hızlı temposu, insana tanıdık gelen fakat yine de eşsiz olan kurgusu ve güçlü mesajlarıyla okurları kendine çekecek.” -Booklist-
  • Percy Beysshe Shelley
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    …dikkat ediniz ki bu ciddi kaosun kan ve pisliğinden nasıl da güzel bir düzen doğmuştur. Dünya, yeniden dirilir gibi umut ve bilginin altın kanatlarında kendini dengeleyerek Zaman’ın Cennet’ine çıplak yolculuğunu nasıl da yenilemiştir. Kulakların duyamadığı, kudreti ve zarafetiyle sonsuz gidişatı besleyen duraksız ve görünmeyen bir rüzgar olan musikiyi dinleyiniz.
  • Jorge Luis Borges
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    3,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Borges, Şifre’de bir araya getirdiği felsefi ve fantastik şiirler aracılığıyla, okura büyülü dünyasının anahtarını sunuyor. Borges’in 1978 ila 1981 yılları arasında yazdığı şiirleri bir araya getiren Şifre, yazarın hayatı ve evreni anlamlandırma çabasına ışık tutuyor. Buenos Aires sokakları, aşklar, gizemli diyarlar, aynada değişen insan yüzleri, uzak kökler, yoğun ıstıraplar, şiddetli ölümlerin hatırası... Her biri kitap boyunca bir görünür, bir görünmez oluyor. Bu entelektüel şiirler bünyelerindeki gizemi perde perde açıyor ve okura herkesin ve her şeyin birbirine dönüştüğü büyük oyunun, yani evrenin şifresini veriyor. “Borges, günümüz okurlarına; sevdiklerimizin sesleri ve sözlerinin, rüyalardan ve başka âlemlerden daha büyülü ve gizemli olduğunu söyler: Güzellik; dünyevi bir aydınlanma, mutluluk, idrak ve farkındalıktır. Borges büyülü dünyamızın klasik sesidir.” JULIO ORTEGA
  • Lawrence Ferlinghetti
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ellili yılların başında San Francisco’da bir araya gelen ve “Beat Generation” diye anılan kuşak Amerikan edebiyatında kendine özgü bir yer edindi. “Beat Generation” sözü “ermişlik” kavramını çağrıştıran “beatific” sözcüğünden gelmekle birlikte, daha çok yenik ve yılgın bir yazarlar kuşağı için kullanılagelen bir tanım olarak benimsendi. Lawrence Ferlinghetti ise şiirlerinde çağdaş dünyanın yaşadığı sorunlara eleştirel bir gözle bakmasını bilen bir sanatçının coşkulu diliyle okur karşısına çıktı. Hayatın anlamsız ve saçma gibi yorumlanabilecek görünümleri karşısında sanatı her zaman gerçek insan gereksinmelerine bağlamayı amaçladı. Ferlinghetti’nin adı her ne kadar hep “Beat” kuşağı ile birlikte anıldıysa da, o kendisini hiçbir zaman o kuşağın bir üyesi saymadı. Kendisiyle yapılan son söyleşilerden birinde San Francisco’ya ilk gelişinde başında bir Bask beresi olduğunu hatırlatan şair, “Beat Kuşağı”nın ilk şairlerinden biri değil de, edebiyat dünyasının son bohemlerinden biri olduğunu söyledi.
  • Nilüfer Altunkaya
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    788,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    çindekiler aşka rapsodi şiirle yolculuk vurgun sevinci nerilet düşün bittiği yer pandomim sevda ertesi sedef bir gecenin şiiri varyete barış türküsü sığınak kanarken adak ağacı sorgula-ma şiir olsun ardından F tipi bir sivas ağıdı kadavra barış türküsü yağmur ve kız şiir ve kız özgürlük ve kız ölüm ve kız yağmur ve kız aşk ve kız umut ve kız
  • Vladimir Mayakovski
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Mayakovski, “ Şiir Nasıl Yapılır?” adlı metni 1926 yılının Mart ayında yazdı. Metin iki bölümden oluşmaktadır. İlk bö­lümde şair, kendisine kadarki yazarların aynı konuda yazdık­larını eleştirir. İkinci bölümde somut bir örnek üzerinden şiir hakkındaki görüşlerini ortaya koyar. 1925 yılında Sergey Yesenin intihar etmiş ve ardından okuyanları çok etkileyen bir veda şiiri bırakmıştır (Bu şiir, Türkçe’de Azer Yaran çevirisiyle okunabilir). Yesenin’in inti­harının insanları özendirmesi tehlikesine karşı Mayakovski, “Sergey Yesenin’e” adlı bir şiir yazar. Metnin ikinci bölümün­de Mayakovski bu şiiri nasıl “yaptığını” anlatmaktadır. Mayakovski, metnin yalnızca bir yerinde Rus Biçimcileri’ni anar, bu da muhtemelen dönemin baskıcı ortamı yüzünden­dir. Ancak savunduğu fikirler Rus Biçimcileri, özellikle Viktor Şklovski ve Roman Yakobson ile tamamen örtüşmektedir. Tıpkı Şklovski’nin “Don Kişot Nasıl Yapıldı?” adlı yazısında kurgunun “yapıldığını” savunması gibi Mayakovski de şiirin yapıldığını savunur ve yine Şklovski gibi “yöntem tekniği” (Rusça “priyom”) kavramını kullanır. Biçimciler başta anlamın olmadığını, şiirin anlamsız nağmelerle başladığını düşünür ki paralel görüşlere Mayakovski’de de rastlarız. Mayakovski, şiirselliği ses akışmalarında görür. Roman Yakobson da Ame­rika Birleşik Devletleri’nde çalıştığı sırada verdiği “I like Ike” örneği ile şiirselliği ses akışmalarında bulmaktadır. Sonuç ola­rak Mayakovki’nin “Şiir Nasıl Yapılır?” adlı kitabı Biçimci bir çalışmadır. Metni çevirirken Mayakovski’nin yaptığı şiir alıntıların­da yazarın anlam aktarmak istediği yerlerde anlam çevirisi yaptım ama ses özelliklerini aktarmak istediği yerlerde çevi­riyazı ile yetindim. Mayakovski, dönemin edebiyat ortamına hitaben yazdığı için pek çok kapalı gönderme yapıyor; met­ni anlaşılır kılmak adına bu göndermeler hakkında dipnotlar koydum. Son olarak; Mayakovski’nin devrik ve uzun, bileşik cümlelerden oluşan tarzını elden geldiğince korumaya çalış­tım ama anlamayı güçleştirdiği yerlerde onun devrik cümlele­rini düz olarak aktardım. Okuyacağınız çeviri V.V. Mayakovski’nin toplu eserlerini içeren Soçineniya (Moskova, 1988, PRAVDA Yayınevi) adlı eserin ikinci cildinde (sayfa 664-697) yer alan Kak Delat Stihi? adlı metne aittir. » [-çevirmenin önsözü]
  • Becky Albertalli
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,50 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Okurlar Simon’a sırılsıklam âşık olacak.” -Publishers Weekly- “Seni seviyorum, SIMON. SENİ SEVİYORUM! Tabii bu taptaze, komik, ses getirecek romanı da seviyorum.” -Jennifer Niven, The New York Times çoksatanı Hayatın Kıyısında’nın yazarı- “Mükemmel bir hediye gibi. Kimi zaman eğlenceli kimi zamansa yürek burkuyor. Okurlar Simon’la üzülecek, minik zaferleriyle sevinecek ve hepsinden önemlisi ona âşık olacak.” -Andrew Smith, Michael L. Printz ödüllü yazar- “Duygularınıza hitap eden harika bir eser. Gördüğünüz an alıp hemen okumaya başlayın.” -Oprah’s Magazine- Her şey gizli bir e-postayla başladı… Bugüne dek eşcinsel olduğunu kimseye açıklamamış on altı yaşındaki Simon çalkantılı bir hayattan uzak durmaya çalışmaktadır. Ama attığı e-posta yanlış ellere ulaşınca sırlarının açığa çıkma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Simon aslında şantaj kurbanıdır: Sınıfın soytarısı Martin ile hoşlandığı kızın arasını yapmazsa, cinsel kimliği açığa çıkacaktır. Daha da kötüsü e-posta üzerinden iletişim kurduğu, takma ismi Mavi olan çocuk da ifşa olacaktır. Bir zamanlar aralarından su sızmayan arkadaş grubunda yaşanan beklenmedik olaylar ve Mavi’yle yazışmalarının gün geçtikçe flörtleşmeye dönmesiyle Simon’ın hayatı karman çorman olur. Değişimden hiç hoşlanmayan Simon rahat ettiği bölgeden zorla atılmadan önce kendi rızasıyla çıkabilmenin bir yolunu bulmak zorundadır… arkadaşlarını küstürmeden, kendisini tuhaf duruma düşürmeden ve şimdiye dek tanıştığı en kafa karıştırıcı ama en tatlı erkekle mutluluk şansını kaçırmadan önce… “Akıllardan çıkmayacak bir öykü. Hissettirdiklerinden ötürü neredeyse gözyaşlarına boğulacaktım.” -Howling For Books- “Dünyanın bu kitaba ihtiyacı var. Senin bu kitaba ihtiyacın var.” -Pop Goes The Reader- “Bir solukta okudum ve kesinlikle hayran oldum.” -Sugarscape- “Dokunaklı ve tutkulu… Empati kurmaya teşvik edecek, hayranlık uyandırıcı bir eser.” -Observer- “Bu kitaba çok fena âşık oldum.” -Nina LaCour- “Becky Albertalli en güzel türden bir aşk hikâyesi kaleme almış: Karakterler birbirine âşık olurken siz de karakterlere âşık olacaksınız.” -Alex Sanchez- “John Green ve Rainbow Rowell’ın aşk çocuğu.” -Teen Vogue- “Komik, dokunaklı ve duygusal açıdan dopdolu.” -Kirkus Reviews- “Becky Albertalli gerçekten üç boyutlu, klişelerden uzak bir dünya ve unutulmaz karakterler yaratmış. Tadını çıkarın. Aynı Yıldızın Altında kadar bağımlılık yapıcı.” -Entertainment Weekly- “Becky Albertalli’nin son derece gözlemci bir ergenin günlüğünü çalmadığından emin miyiz? Bu romandan zekâ fışkırıyor ve hem zamansız hem de hiç çaba sarf etmeden günümüzü yansıtıyor.” -Tim Federle- “Gerçekçi lise ilişkileri ve dram dolu, kahkahanın da eksik olmadığı bu yetişkinliğe adım atma öyküsünde pek çok genç kendisini bulacak.” -School Library Journal- (Tanıtım Bülteninden) Hamur Tipi : 2. Hamur Ebat : 13,5 x 21 İlk Baskı Yılı : 2017 Baskı Sayısı : 1. Basım Orijinal Adı : Simon vs. the Homo Sapiens Agenda
  • J. M. Darhower, Arzu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    6,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Sözünü tutmanın en iyi yolu asla söz vermemektir. Pek de uzun olmayan bir zaman önce, Vegas’ta bir şapelde, hayatımın geri kalanı boyunca Karissa’yı seveceğime dair yemin ettim. Fakat kimseye sonsuz yarınlar bahşedilmemişti. Kimseye sonsuzluk sözü verilmemişti. Bazen elimizde tek kalan bugündür. Carpe Diem Ânı yaşa. Şimdiye dek her şey bitmiş olmalıydı, biz mutlu olmalıydık fakat insanlar huzur içinde yaşamamı güçleştiriyordu. Ellerimde öyle çok kişinin kanı vardı ki temizlenmesi asla mümkün değildi ve orada bir yerlerde, birisi yaptıklarımı bana ödetmeye kararlı gibiydi. Sonsuza dek mutlu, her zaman bir bedel ile birlikte gelirdi; her adamın ödemeye hazır olduğu bir bedel. Ancak bu olacakları oturup bekleyeceğim anlamına gelmiyordu. Çünkü söz konusu sevdiğim kadın olduğunda… uğruna savaştığım yaşam olduğunda… Kimse güvende değildi.
  • Rebecca Lisle
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ivor Trick’in sihir gösterisi Wee Willie, Her Şeyi Kaybeden Kutu’ya girip kaybolduğu an mahvolmuştur. Ivor, Daphne Davorski’yi suçlar. Daphne de Ivor’u. Büyüler havada uçuşur. Ortam gerginleşir. Peki ya bu Siyah Kutudaki Çocuk nereye gitmiştir? Clinky Monkey’nin yardımıyla Joe, Laurie ve Theo’nun bir başka gizemli macerasına hazır mısınız? Sihir Gösterisi Gösteri başladı. Perdeler açıldı. Sahne boş görünüyordu, fakat çok geçmeden mavi bir spot yapmacık bir atı gözler önüne sererek ışık saçmaya başladı. Atın bıyıkları vardı ve silindir bir şapka takıyordu. Seyirciler güldü. Müzik başladı ve at küçük bir dans gösterisi yaptı. Müzik durdu. At yukarı baktı. Hemen hemen buzdolabı büyüklüğünde siyah bir kutu, neredeyse görünmez iplerle aşağıya doğru yavaşça süzüldü. Sahnenin tam ortasına kondu. “Oooo!” dedi Joe, Laurie ve Theo. “Aaaa!” dedi seyircilerin geri kalanı. At, kutunun üzerine çıktı ve kutuyu kokladı. Üzerine işeyecekmiş gibi bir ayağını, köpeklerin yaptığı gibi havaya kaldırdı. Ardından kutunun arkasına doğru yürüdü ve kayboldu! Seyirciler kahkaha atıp alkışladılar. Ivor Trick’in koyu renk gözleri ve uzun siyah bir bıyığı vardı. Pelerinini şöyle bir savurdu ve çenesini sıvazladı. Doğruca, koltuklarında oturan üç erkek kardeşe baktı. “Eeem...” dedi Theo. Büyük abisinin elini sıkıca tuttu. Şimdi yalnızca tek bir spot siyah kutuyu aydınlatı¬yordu. Ivor Trick kutuyu işaret etti. “Bu, Her Şeyi Kay¬¬be¬den Kutu’dur,” dedi. “Ve içine girecek bir gönüllüye ih¬¬¬¬¬¬¬ti¬¬¬ya¬¬cım var! Her Şeyi Kaybeden Kutu’ma girebilecek ve KAYBOLACAK cesur bir gönüllüye!” Laurie’nin eli havadaydı. Üç kardeşin en büyüğü olan Joe, tutup onu indirdi. “Ah, şurada uygun bir genç adam görüyorum!” dedi Ivor Trick. Üç kardeşi işaret ediyormuş gibi görünüyordu, fakat aslında onların arkasındaki büyük kulaklı küçük çocuğu kastediyordu. Küçük çocuk sahneye çıktı ve herkes onu alkışladı. “Bu, yeğenim Wee Willie,” dedi sihirbaz. “Kutunun içine girecek. Wee Willie kaybolacak, evrenin bir parçası haline gelecek, bir toz parçacığından fazlası olmayacak... Ardından, onu sihirle eski haline, normale döndüreceğim.” Wee Willie sırıttı. “Harika!” dedi. Sihirbaz kutunun kapısını açtı, Wee Willie de içine girdi. Kapı kapatıldı. Ivor Trick, sihirli değneğini salladı. “Evrenin içine!” diye bağırdı. Kutunun kapısını tekrar açtı. Kutu boştu. Seyirciler nefeslerini tuttu. Ivor Trick, ku¬tunun içindeki duvarlara sağlam olduklarını kanıtlamak için değneğiyle vurdu. Her Şeyi Kaybeden Kutu’nun etrafında döndü de, döndü. Başka bir kapı, bir çıkış yok¬tu ve çocuk kaybolmuştu. Ivor Trick kutunun kapısını kapattı. “Bu gerçekten de sihirdi, değil mi?” dedi Theo. “Ben de kaybolmayı isterdim,” dedi Laurie. “Ben de senin kaybolmanı isterdim,” dedi Joe. Seyirciler artık Wee Willie’nin geri dönmesi için te¬¬zahürat yapıyorlardı. Yavaş tempoda bir alkış tutturdular. “Wee Willie, gelsin! Wee Willie, gelsin!” “Gördünüz mü, herkes birilerini kaybedebilir,” dedi Joe. “Asıl zor olan, onları geri getirmek.” Ivor Trick sihirli bir şeyler fısıldadı, değneğiyle kutuya hafifçe vurdu ve kutunun kapısını gösterişli bir hareketle açtı. “WEE WILLIE!” diye haykırdı. Kutu boştu. Yani, hemen hemen boştu. Yerde Wee Willie’nin kıyafetlerinden birkaçı duruyordu. Ivor Trick, kutunun kapısını sertçe çarparak yeniden kapadı. Sihirli sözcüklerini tekrarladı. Kapıyı tekrar açtı. Her Şeyi Kaybeden Kutu hâlâ boştu, fakat bu sefer Wee Willie’nin çok çok uzaklardaymışçasına “YARDIM EDİN! İMDAT!” diye belli belirsiz bağırdığını duydular. Seyirciler telaşlanmaya ve aralarında fısıldaşmaya başladılar. “O çocuk nereye gitti?” diye sordu Theo. “Bilmiyorum,” dedi Joe. “Kayboldu,” dedi Laurie. Ivor Trick kutunun etrafında bağırarak gezindi. Kutuya bir yumruk attı. Pelerinini savurdu. Silindir şapkasını yere fırlattı.
  • Robin Wasserman
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    11,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Dünya bizim bildiğimizin çok dışındaydı. Ülkeler yanmış, nükleer saldırılar Ortadoğu’yu yerle bir etmişti. Artık teknoloji çağıydı artık insan görünümlü makinelerin çağıydı. “Yükleme”nin dünyayı değiştirmesi gerekiyordu. Yaşlanmayı ve ölümü sonlandıracak, yeni bir insanlığın doğuşu olacaktı. Lia, kazada ölmediği için minnettar olmalıydı. Yükleme onu kurtarmış ama aynı zamanda hayatını sonsuza dek değiştirmişti. Bir ucube olmakla başa çıkabilirdi. Ailesinin ve etrafındaki insanların gözlerinde gördüğü korkuyla başa çıkabilirdi ama aynaya bakmak zorunda kaldığı her defasında, en derinlerinde hissettiği duygularla başa çıkamazdı. O artık eskiden olduğu insan değildi. Belki de artık insan bile değildi… Robin Wasserman’ın dünyada büyük yankı uyandıran “Soğuk Uyanış” serisinin ilk kitabı olan Donmuş’un gizemli dünyasının kapısını aralamaya hazır mısınız?

Sayfalar