Yazara Gore Listeleme

  • Haluk Korkmazyürek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    340,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Enis Akay
    Ultra maraton aslında bir yarış değildir. İnsanın kendisiyle ve doğayla bir mücadeledir. Bu mücadelede asla yalnız kalınmaz. Diğer koşucular başta olmak üzere, istasyon görevlileri ve parkur görevlileri yardıma ihtiyaç duyan koşucunun hep yanında olurlar. Bu nedenle ultra maratona “yarış” değil “koşu” sıfatı daha uygundur. Ultra maraton koşmak, çok ciddi hazırlık dönemi gerektirir. Ancak, ne kadar fiziksel hazırlık yapılırsa yapılsın, özellikle 60 kilometrenin üstündeki ultra maratonları bitirebilmek için mutlaka zihinsel gücün, vücutta kalan son enerji kırıntılarının kullanılabilmesini sağlayacak irade gücünün devreye girmesini gerektiren bir sınır koşucunun karşısına çıkacaktır. Bu sınırın başlangıcı kimi zaman 50’nci, kimi zaman 60’ıncı kilometredir, ancak kimi zaman da bitişi uzaktan görseniz bile son birkaç kilometre olabilir. Ultra maraton; bitmez uzun tırmanışlar, insanı isyan ettiren dik inişler, uçsuz bucaksız düzlükler, kaya, çamur, taş, diken, çarşak, olmazsa olmaz güneş, yağmur, soğuk ve sıcak, arı ve köpek saldırısı demektir. Sıcaktan kavrulmak, soğuktan titremektir. Kilometresine göre sırasıyla yorulmak, bitkin hale düşmek ve tükenmek demektir. Bu ızdırap niye çekilir diye sorarlarsa da, açıklamaya çalışmak yerine gülümsemekle yetinmek demektir. Ultra maraton koşmak her ne kadar bireysel bir eylem gibi görünse de, aslında tüm koşu boyunca, koşucular birbirlerini koruyup kollarlar. En az kendileri kadar diğer koşucuları da düşünürler. Gerektiğinde kendi koşularını bırakıp diğerlerine yardım ederler. Bu yardım kimi zaman bir ayak pansumanı yapmak, kimi zaman elektrolit ve sıvı desteği sağlamak, bazen gıda takviyesinde bulunmak, kimi zaman omuz vererek koşuya devam etmesine yardımcı olmak, bazen de koşuyu bırakarak onunla birlikte oturup asıl yardımı beklemek şeklindedir. Yardıma ihtiyacı olan koşucu asla yalnız bırakılmaz. Amaç bitirmektir. Her koşucu, diğer koşucuların da koşuyu bitirebilmesi için elinden geleni yapar. Bitiren herkes birincidir, çünkü kazanmıştır. O nedenle, ultra maraton koşularında parasal ödüller yoktur. Katılanların da zaten böyle bir talepleri ve beklentileri de yoktur. Ultra maraton koşusunu asil kılan işte bu dayanışma ve ödülsüzlüktür. Bitişteki alkış ve takdir yeter de artar bile.
  • Grimm Kardeşler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    3,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Özge Bilen
    Kurt ve 7 Küçük Oğlak veya Kurt ve Yedi Keçi Yavrusu, Grimm Kardeşler tarafından derlenen fabl tarzı ünlü bir Alman masalıdır.
  • Mustafa Koçyiğit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    298,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Cansel Sarı
    Kitap Tanıtımı Bu kitapta iyiliğin, doğruluğun, arkadaşlığın, özverinin ve yurtseverliğin gücüyle, kötülüğün gücünün kapışmasına tanık olacaksınız. Kendinizi maceranın içinde bulacak, yurtseverlik söz konusu olunca kahramanlarımızın korkusuzca tehlikeleri göze alışlarına hayran kalacaksınız.
  • Ozan Ağri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    317,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nisanur Çakır
    Ben bir kadınım. Asla pranga vuramazsın sevmelerime. Çünkü kelebekler kadar özgür olmak isterim ait olduğum o kalpte. Hele bir de sevildiğimi hissedersem, işte o vakit asla sınır koyamazsın arzularıma da sevmelerime de. En az kelebekler kadar rengârenk oluveririm o an. Ama bir de incinirsem, tıpkı bir kelebek kadar kırılgan oluverir dokunuşlarım. En büyük hayal kırıklığım olursun o anda. Çünkü ruhum en az bir kelebeğin kanatları kadar hassas ve narindir benim. İşte o vakit “gitmelerin zamanı gelmiştir çoktan” derim. Çaresizlik içinde yeni çareler, senin asla gidemez dediğin o karanlık yolların arasında yeni ışıklar bulurum, inanamazsın! Ve sen hüznün en derinlerinde dolaşırken, ben o aşkı çoktan unutmuş olmanın hafifliğiyle, ardımda minik kelebek tozları bırakarak bir ışık bulutunun arasından çoktan başka mevsimlere göç etmiş olurum. Velhasıl kelebek ömrü kadar kısa olur hikâyen bende. Değmediğini hissettiğim o anda ne kadar sevmiş olursam olayım, noktayı koymasını da gayet iyi bilirim.
  • Giusi Quarenghi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    104,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Darcan
  • Mehmet Emin Ay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    247,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Seda Dörttepe
    Herhalde çocuklarımıza Peygamber'I anlatmanın, sevdirmenin en güzel yolu O'nun çocuklarla olan konuşmalarını, aralarındaki beraberliklerini anlatmaktadır. Kitap, anlatım üslubu ve seçtiği tablolarla çocuklarımızı Peygamber'in huzuruna götürüp O'nun çevresindeki çocukların arasına katıyor. Bir sevgi halesinin içinde kalplerini buluşturup onlara mutluluk Çağı'nın esintilerini getiriyor.
  • Çağatay C. Öztürk
    insan sesi mp3 - Türkçe
    50 Ayrım
    459,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Kardelen Beydoğan
    Başkalarının ne düşündüğünü kendisinden daha çok önemseyen bir toplumda, ne yazık ki haklı olma kaygısı da üst düzeydedir. Zira ne kadar haklıysanız o kadar kabul görür, o kadar makbul ve iyi bir insanmış gibi olursunuz! Ne var ki aslolan kişinin kendisine verdiği cevap ve gerçekten mutlu olup olmadığıdır. Peki kime Önce Sen diyoruz? Karşımızdakine mi, yoksa kendimize mi? Önceliği kendimize vermek bencilik anlamına mı geliyor? Ya da karşımızdakine verdiğimizde, onu var ederken kendimizi yok saymış olmuyor muyuz? Belki de bu defa, bizi biz yapan egolarımızı ortadan kaldırmaya çalışmak yerine onları ehlileştirmeyi denemeliyizdir. Ne kendimizi yok sayarak, ne de karşımızdakini olmadığı bir yere çıkararak… Yaşam kendi yolunu çizmen ve o yolda mutlu bir yolculuk sürdürmen için tüm fırsatları önüne çıkarırken, sen kendini yok sayarsan eğer, başka kimler yok saymaz ki... Danışanlarıyla yaptığı seanslarda, bireylerin en çok üzerinde durdukları, anlamakta, kabul etmekte, yüzleşmekte ve çözmekte sorun yaşadıkları konuları kitabının başlıklarına taşıyan Psikoterapist Çağatay C. Öztürk, modern toplumdaki bireyin mutlu olabilmesi için öncelikle kendisini tanıması gerektiğini Önce Sen ile sadece danışanlarına değil, artık okurlarına da aktarıyor.
  • Gökhan Özcan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    415,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gizem Dalga
    Bir serçe misali, yazarımız bu kitabında da daldan dala konmaya devam ediyor. Kitabı okurken; kimi zaman kendinizi bir örümcek ağının karşısında bir ilmeğin ucunda, kimi zamansa düz bir gezegenin en uç noktasında oltayla yıldız tutarken buluyorsunuz. Bütün bu farklılıklar içerisinde yazarımız kendisini serçelere adamayı da ihmal etmiyor. Ne de olsa serçe parmaklarımız amaçlarına uygun bir şekilde kullanılmalı, değil mi? "Hayatımdan bir sözcük eksildiğini hissettiğimde içim çok sızlıyor benim. Eminim siz de az ya da çok yaşıyorsunuzdur bunu. Biri zamanın bir yerinde düşürdüğümüz bütün o sözcükleri toplayıp getirse, koysa önümüze, iyi olmaz mı? Belki bunun için de gönüllüler çıkabilir aramızdan! Siz yapabilir misiniz bunu beyefendi? Ya siz hanımefendi? Ben mi? Üzgünüm, ben meşgulüm fazlasıyla... Serçelere adadım ömrümü. Onlara istedikleri zaman konabilecekleri bir çift parmak sunuyorum. İşte şu iki küçük serçe parmağımı... "
  • Philip Kerr
    insan sesi mp3 - Türkçe
    45 Ayrım
    801,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Filiz Nehir
    Izgara 1990’ların en özgün polisiye yazarının kaleminden çıkmış bir multi-meda romanı. Bilgisayarlarla donatılmış "akıllı" bir binanın bir öldürme makinasına dönüşümünün öyküsünü anlatıyor. Mimarlar çağdaş mimarlık teknolojisinin en yetkin binasını tasarlıyor, ona kendine özgü bir beyin armağan ediyorlar. O da bu beyni kullanıyor. Ama bu beyin soğuk teknolojinin ürkütücü ve baş edilmez beyni. Sonunda kendi yaratıcısıyla bir güç oyununa giriyor. İnsan ile bilgisayar arasında otuz altı saat süren bir satranç oyunu. Kasparov’unkinden farklı olarak ölümüne oynanan bir oyun. Roman belki teknoloji korkusunu haklı çıkarır gibi görünüyor ama asıl konu güç, gücün ne tehlikeli bir oyuncak olduğu. Romanın başka bir ilginç yanı da bir tekno-polisiye olmanın ötesine geçmesi, Hıristiyanlık mitolojisine göndermelerle insanın yeryüzündeki varoluşu için yeni ve çağdaş bir mitoloji üretmesi. Gelecekçi ögelerle tanıdık ögeleri dengeleyerek son derece inandırıcı olmayı başarması. Bu soluk kesici, korkutucu cinayet romanını okuduktan sonra bilgisayarlara karşı duygularınız değişir mi, değişmez mi bilinmez? Ama "akıllı" binadan sağ kurtulmaya çalışan bir roman kahramanının bu dehşet verici binadan kurtulduktan sonra "küçük bir yerde, tek akıllı binanın kütüphane olduğu" bir kasabada yaşama isteğini çok iyi anlayacaksınız.
  • Aziz Nesin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    167,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: TUĞBA ABAYDIN
    Anadolu´nun klasikleri arasında sayılan öykülerinden bir derleme. Her yaştan okur tarafından okunması ve üzerine düşünüp , konuşulması gereken öyküler. Hiç eskimiyor ustanın yazdıkları. Acaba okusaydık, okuduklarımizdan hisseler çıkarabilseydik, tekrar tekrar aynı olayları yaşamaktan kurtarabilir miydik kendimizi ve toplumumuzu? Arka Kapaktan : Bir yokmuş, iki yokmuş, üç yokmuş… Eski günlerde yeryüzünün bir ülkesinde hiçbişey yokmuş. Hiçbişeyi olmayan bir ülkenin bir padişahı varmış. Bu padişahın da bir hazinesi varmış. Bu hazinede o ulusun en değerli bir emaneti korunurmuş. Atalardan kalan bu emanetle o ulus övünürmüş. "Hiçbişeyimiz yoksa da, atalarımızdan bize böyle bir emanet kaldı," diye avunurlar, yoksunluklarını, yoksulluklarını unuturlarmış…

Sayfalar