En Son Eklenenler

Toplam 58427 sonuçtan 1661 - 1670 arası görüntüleniyor.
  • Ben Lerner
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    358,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Konusu:
    Amerikalı genç şair Adam Gordon, İspanya İç Savaşı üzerine çalışmak için bir “şiir bursu”yla Madrid’e gelmiştir. Ancak Adam buradaki zamanının büyük bölümünü aylaklık etmekle ve sahte biri olduğu şeklindeki endişesini kimisi yaratıcı kimisi alışıldık çeşitli yollara başvurarak bastırmakla geçirir. Sahtelikle sahicilik arasındaki sınırın bulanıklaştığı teknoloji ve medikasyon çağında şiir ve sanatın bir geçerliliği, hatta imkânı kalmış mıdır? Her şey kendi üstüne dönen dil oyunlarından ibaret görünürken hakiki bir deneyime ulaşmak hâlâ mümkün müdür? Atocha’dan Ayrılış’ın kafası karışık kahramanı bu tür sorularla boğuşur ve iki kadın arasında savrulurken her şeyi değiştiren bir olay yaşanacak, Adam Avrupa’da bir Amerikalı olarak kendini Tarih’le yüz yüze bulacaktır. Atocha’dan Ayrılış günümüzün en önemli yazarlarından Ben Lerner’ın ilk romanı. “Atocha’dan Ayrılış hafiflik ve ağırlığın büyüleyici bir karışımına sahip. (…) Lerner, geleneksel romanların çoğunun hantal olay örgüleri, sahneleri ve ‘çatışma’ları yüzünden ıskaladığı bir şeyi kayıt altına almayı amaçlıyor: Düşüncenin sürüklenişi; hayatın dramdan yoksun tarafının anlamsızca geçip gidişi…” James Wood, The New Yorker “Baştan sona büyüleyici. Lerner’ın kendinden nefret eden, yalancı, aşırı ilaca maruz kalmış, hem zeki hem budala kahramanı unutulmaz bir karakter ve sesinde kendine özgü bir komedi var.” Paul Auster
  • Andre Green
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    562,77 MB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    Ses her zaman bir kökene işaret eder. Bu söyleşi dizisi boyunca, onun güçlü sesini duyabildik; uzak bir bilinmezden geliyormuş gibi görünen ama yine de çok belirgin, berrak bir ses. Bazen hüzünlü ama asla hayal kırıklığına uğramamış, yetmiş sekiz yaşında zamanın tükenmekte olduğunu, hayatın akıp gittiğini bilen ve yine de pes etmeyen bir adamın sesi. Bu söyleşilerin amacı, çağımızın kuşkusuz en etkili psikanaliz kuramcılarından olan André Green’in çalışmaları ile yaşamı arasında bir bağ kurmak ve yazarın psikanalitik sürecinin yanı sıra kuramsal sürecini de tarihsel gelişimi içinde anlamaktı. Söyleşiler, duygulanımın hakikati, öğretmen-öğrenci ilişkisi, kökenler ve kimlik meselesi, psikiyatri, uygulamalı psikanaliz ve sınırları, aşk, özgürlükçü felsefeler, Lacan’ın etkisi gibi pek çok kavram ve konuya yeni bir ışık tutuyor. Kitap aynı zamanda, benzerlerine artık pek az rastlanan iki entelektüelin psikanaliz odağını yitirmeden yaptıkları, resimden edebiyata, nörobilimden psikiyatriye uzanan, yer yer eğlenceli, zengin ve ufuk açıcı bir sohbet olarak da okunabilir.
  • Friedrich Dürrenmatt
    - Türkçe
    11 Ayrım
    215,43 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Konusu:
    Arnolph Archilochos, bir fabrikada yardımcı sayman olarak çalışan örnek bir yurttaş, ilkelerinden ödün vermeyen disiplinli bir adam, tekdüze yaşamından memnun silik bir karakterdir. Bekârlıktan bunaldığı bir gün, gazeteye bütün hayatını kökünden değiştirecek bir ilan verir: “Yunanlı Bay Yunanlı Bir Kız Arıyor.” Bu ilana cevap veren güzel ve gizemli Chloé Saloniki’nin hayatına girmesiyle Archilochos bir gecede sınıf atlar – fabrikada terfi ettirilir, sokakta devlet adamları onu selamlar, şehrin en nüfuzlu kişileri etrafında pervane olur. Bu baş döndürücü yükseliş, Archilochos’un titizlikle kurduğu ahlaki dünya düzenini yerle bir edecektir. Dürrenmatt’ın burjuva ahlakını, iktidar ilişkilerini ve modern insanın trajikomik çıkmazlarını hicvettiği bu başyapıtı Akşit Göktürk’ün çevirisiyle sunuyoruz. Dünya korkunç ve anlamsızdır. Bütün bu anlamsızlığın, korkunçluğun ardında bir anlam bulunabileceği umudu, ancak hiçbir şeye aldırmadan gene de sevebilenlerden yanadır. Dürrenmatt’ın yazdığı en dâhice kitaplardan biri. Die Weltwoche
  • Faruk Duman
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    345,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    Balıklarla İlgili Rivayet romanında Faruk Duman okurunu, İncir Tarihi gibi, harikulade olaylarla dolu bir masal dünyasına sürüklüyor; daha doğrusu efsaneler diyarı İstanbul’un çok eski zamanlarına götürüyor. Bazen Binbir Gece’nin büyülü havasına sokuyor, bazen peygamber kıssalarındaki mucizeleri anımsatıyor, bazen Çelebi yazarların sıcaklığını duyuruyor, bazen halk masallarındaki dili yeniden kuruyor, bazen dünya klasiklerindeki heyecanlı serüvenleri yaşatıyor. Faruk Duman o sevilen, iksirli diliyle düşsel ve düşünsel bir yer ve zaman yaratıyor Balıklarla İlgili Rivayet’te tuhaf bir İstanbul masalı anlatıyor. İstanbul’un üzerinden büyük bir dev, bir dev sürüsü, sanki hunharca yıkıp yakarak geçmişti. Vah yazık vah, diye hayıflandı, ne de olsa İstanbul İstanbul’dur, böyle bir mamur mülke bunca eziyet ve de bunca insafsızlık edilir mi? Evleri yıkılsın. Evi dini dikilsin. Karaköyü’nün balçık suyundan yine sahile yosunlu küflü çamur akıyordu. Balçık sıçrıyordu. Denizin sırtında kabarcıklar çıkmıştı. Boğaz’ın ortasında, daha önce görmediği bir yükselti vardı. Sivri bir ada gibi yükseliyordu.
  • Ahmet Ümit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    40 Ayrım
    1940,24 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Eser Alt Türü: Polisiye Roman
    Seslendiren : Bora Sivri, Nur Saçbüker Otan, Murat Aydın, Selçuk Kıpçak,
    Konusu:
    Berlin Emniyet Müdürlüğü’nün cevval başkomiseri Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker, göçmenlerin, işgal evlerinin ve sokak sanatçılarının renklendirdiği Berlin sokaklarından Bergama’ya uzanan bir macerada, hayatı ve insanları yok etmeye muktedir sırların peşinde bir seri cinayetler dizisini çözmeye çalışıyor. Soruşturmanın Türkiye ayağında sürpriz bir ismin olaya dahil olmasıyla heyecanın dozu gitgide artıyor. Kayıp Tanrılar Ülkesi, Zeus Altarı ve Pergamon Tapınağı’nın gölgesinde mitlere günümüzde yeniden hayat verirken, suçun çağlar ve kültürler boyu değişmeyen doğasını bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor. “O yüzden unuttuk dediğiniz yerden başlayacağım. Unutmanın bedelini ödeyecek unutanlar. Cezaların en şiddetlisiyle ödüllendirilecek saygısızlık yapanlar, kalbi yerinden çıkarılacak beni kalbinden çıkaranların, yüzlerinin derisi yüzülecek benden yüz çevirenlerin…”
  • William Faulkner
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    441,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    Faulkner’ın 1949’da kazandığı Nobel Edebiyat Ödülü’nden sonra yayımladığı ilk roman olan Bir Rahibeye Ağıt (1951), yazarın iki koldan ilerleyen anlatı yaklaşımının en farklı örneklerinden biri. Tiyatro perde ve sahneleri biçiminde kurulan bölümlerinde Tapınak’taki karakterlerin sekiz yıl sonraki “geçmişle yüklü” hayatlarına odaklanan Faulkner, bunların başındaki “giriş” bölümlerinde ise bir asma kilit, cezaevi, adliye ve vilayet meclisi binaları üzerinden hem kurgusal yöresi Yoknapatawpha ve ABD hem de İnsanlık ve Dünya tarihini iyilik ve kötülük, inanç ve vicdan, eylem ve bedeli eksenlerinde bütünüyle kendine özgü bir biçimde ele alıyor. Bir Rahibeye Ağıt, modern çağla birlikte bireyselliği ve sorumluluk duygusu gittikçe zayıflayan İnsanlığa da yakılan bir ağıt. Ahlaki bilinç düzeyinde tasarlanmış bir drama. Gerçekten trajik ve bu açıdan yazarın zihninin belirsiz arka planında tek ahlakın bulunduğu Tapınak’tan çok daha üstün. Malcolm Cowley, The New York Herald Tribune (1946’da Faulkner’ı daha geniş bir okur topluluğuna tanıtan Portable Faulkner’ın editörü.) Faulkner… geçmişi tamamlanmış bir olaylar dizisi olarak görmez. Geçmiş bugünün içinde yaşamayı sürdüren, bugünü ve yarını etkileyen, biçimlendiren bir güçtür. Necla Aytür, Kitaplar Arasında
  • Selva Almada
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    138,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Ormanlık alanda bir nehirde, sıcak ve boğucu bir hafta sonu, ikisi orta yaşlarında biri genç üç arkadaş balığa çıkmaya karar verir. Geçmişte bu bölgede korkunç bir kaza sonucu en yakın arkadaşlarını kaybetmişlerdir. Buna karşın sevdikleri kıyılarda konaklar, koca bir vatoz tutarlar. Sonrasında ormanı arkalarına alarak kamp yapar, yer içer, vakit öldürürler; ancak ne kaybettikleri arkadaşlarının anısı ne de suçluluk duygusu peşlerini bırakır. Onları yabani doğanın yahut sınırları içinde bulundukları kasabanın ahalisinin de sıcak karşıladığı pek söylenemez. Yabancılara şüpheyle yaklaşan ve kızgın güneşte iyice bunalan işsiz güçsüz ahali, bu üç erkeğin kasabalı kızlarla takılmasından hoşlanmaz ve en sonunda bir şeyler yapmaya karar verir. Selva Almada’nın 2024 Uluslararası Booker finalistleri arasına giren son romanı Bir Nehir Değil, yoksulluk ve imkânsızlıklar, erkeklik, suçluluk duygusu, bastırılamayan arzular ve sıradanlaşan şiddet gibi konuları ele alıyor. Arjantin kırsalında heba olan hayatlarla kanıksanan trajedileri muazzam bir duyarlılık ve keskin bir işçilikle resmediyor. “Selva Almada’yı her zaman tutkuyla okurum ama Bir Nehir Değil başka bir şey. Oturma odamda ayağa kalkıp yüksek sesle okudum. O kadar iyi.” Samanta Schweblin “Usta işi bir edebi eser… Hikâye geçmişin, kız kardeşlerin, eşlerin, eski sevgililerin, delikanlı maceralarının ve kıskançlıkların arasında dolanan arsız bir tropikal sarmaşık gibi dallanıp budaklanarak geri dönüş ve yan sahnelerle derinleşiyor.” Annie Proulx
  • Gülten Dayıoğlu
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    384,86 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Biyografi
    Konusu:
    Otobiyografik özellikler taşıyan Fadiş, çocuk kitapları alanında Türkiye’nin ilk çoksatarıdır. Halen 156. baskısı dördüncü kuşaklar tarafından okunan roman, kahramanına verilen yatılı okul vaadiyle son buluyordu. Yıllardır okullarda, söyleşilerde ve çeşitli iletişim ortamlarında Fadiş siz misiniz? Fadiş sonra ne yaptı? Nasıl bir insan oldu? gibi sorularla karşılaşan Gülten Dayıoğlu işte bu soruların yanıtlarını içeren bir kitap yazma vaadini Bende Kalmasın ile yerine getiriyor. Bende Kalmasın çokkatmanlı bir toplumun çatışmalı değerleriyle kuşatılmış halde, düşe kalka kendi yolunu çizen Fadiş’in öyküsü. Gülten Dayıoğlu, elinizdeki kitapta yalnızca Fadiş’in hayatını, kişisel ve entelektüel gelişimini anlatmakla kalmıyor, keskin gözlemleri ve duyarlı bakışıyla kırklı yıllardan başlayarak Türkiye’nin toplumsal ve kültürel bir panoramasını da çiziyor.
  • James Baldwin
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    452,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Öykü
    Konusu:
    James Baldwin’in öykülerini bir araya getiren BU SABAH, BU AKŞAM, ÇOK ERKEN Amerika’daki ırkçılık ve şiddetin hem kurbanlarda hem de faillerde bıraktığı açık veya örtük izleri işleyen sekiz öyküden oluşuyor. İster uzun yıllardır yaşadığı Paris’ten ülkesi Amerika’ya dönmek üzere olan siyahi bir müzisyenin korkularını, ister genç bir adamın uyuşturucudan kurtulma mücadelesini, isterse de ırkçı bir beyaz polisin çocukluğunda tanık olduğu dehşet verici bir sahneyi hatırlayışını anlatsın, Baldwin’in tutkulu dili öykü kahramanlarının hayatta kalma savaşını duyarlılıkla aktarıyor. Baldwin’in öyküleri, yazarı Amerikan edebiyatının en önemli isimlerinden biri haline getiren tüm özellikleri içinde barındırıyor. Baldwin düşündürücü, heyecan verici, rahatsız edici, şaşırtıcı. Deniz, dalgaları nasıl kullanırsa o da kelimeleri öyle kullanıyor. Langston Hughes Çok az yazar kelimeleri böylesine tutkuyla kullanmıştır. The Guardian
  • Max Frisch
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    113,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anlatı
    Konusu:
    Evli, çocuk sahibi anlatıcı bir akşam, dolaşa dolaşa işten eve dönerken şehrin içinden geçip ormana varır. Karşısında birdenbire Çin Seddi’ni bulur, dirseklerini sedde dayayıp piposunu tüttüren Bin ile karşılaşır. Bin’in nereye gitmek istediğini sorması üzerine anlatıcı cevap veremez. Bunun üzerine Pekin’e doğru yola koyulurlar, ne de olsa çok uzakta olamaz şehir, zira evlerin çatıları daha oradan seçilebiliyordur… Frisch’in “düzyazı düşler” diye nitelendirdiği Bin ya da Pekin’e Yolculuk yazarın iç dünyasına ışık tutan lirik bir metin. Yürüdüm. Kayda değer olmayan bir özlemin gösterdiği yönde yürüdüm… Ah, sınırları hiç umursamadan bir gecenin içine yürümek! İçimizdeki hiçbir gecenin üzerinden öte yana asla atlamayacağız…

Sayfalar