En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58888 sonuçtan 16721 - 16730 arası görüntüleniyor.
Jack London
metin - Türkçe
2 Ayrım
138,39 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 49
Konusu:
Cem Yayınevi, ünlü yazar Jack London’un (1876-1916) tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de olağanüstü ilgiyle karşılanan eserlerini okurlarına toplu olarak sunuyor. Jack London’un roman, öykü, deneme ve anı kitapla-rından oluşan bu toplamda, onun en seçkin eserlerini bula-bileceksiniz. Jack London Toplu Eserleri’nde tüm kitaplar, ilk basımlarının özgün biçimine sadık kalınarak eksiksiz çevrilmiş ve Kadir Kıvılcımlı tarafından dipnotlarla zengin-leştirilerek yayına hazırlanmıştır. Uçurum İnsanları, tür tanımlarına uymayacak bir metindir. Londra’nın yoksul semtlerinde, yoksullardan biri gibi uzun süre yaşayan London röportaj ile özyaşamsal öykü arasında gidip gelen bir anlatımla, kapitalizm karşıtı bir dil kullanır. Yazarlığının erken yıllarında, henüz 1903’de bu dile erişebilmiş olması, London’un doğal yeteneğinin bir kanıtıdır.
Esat Mahmut Karakurt
insan sesi mp3 - Türkçe
23 Ayrım
997,90 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 49
Konusu:
Edebiyatın ve özellikle romanın sevilmesinde ve geniş kitlelere yayılmasında büyük rolü olan Esat Mahmut Karakurt’un eserlerini Bilgi Yayınevi yeniden okurla buluşturuyor. Son Gece, Birinci Dünya Savaşı’nda, birbiriyle savaşan iki ülkenin gençleri arasındaki düşmanlığı, çekişmeyi ve aşkı konu almaktadır.
Jeff Lindsay
metin - Türkçe
3 Ayrım
1,24 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Polisiye Roman, Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 49
Ernst H. Gombrich
metin - Türkçe
2 Ayrım
5,12 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 49
Konusu:
Prof. Gombrich'in bu kitabının ilk baskısı 1935 yılında yayımlandı ve büyük bir başarı kazanarak hemen hemen pek çok dile çevrildi. Bu yeni baskısı için DuMond Yayınevi yapıtı baştan aşağı gözden geçirterek en yeni durumunu almasını ağladı. Yüzür ayrıca "50 yıl sonra son söz" başlağı altında kapsamlı bir son bölüm kaleme alı, böylece kitap bugüne kadar gelmiş oldu. "Genç Okurlar İçin Kısa Bir Dünya Tarihi" yazmak her zaman göze alınabilecek bir iş değildir; tam ibir bilimsel cesarete ihtiyaç gösterir. bu nedenle yazar haklı bir övgü kazanmıştır. İnsanlığın gerçek gelişim öyküsünü üç yüz sayfayı bira aşan bir kitapla göstermek kolay kolay göze alınacak bir iş değildir. Büyük bir güç, anlayış ve bilgi birikimine ihtiyaç gösterir. Bu kitabın adı " Genç Okurlar İçin Kısa Bir Dünya Tarihi" adını taşımaktadır. bir zamanlar yirmi beş yaşında olan Ernst H. Gombrich'in kaleminden 1935 yılında çıkmıştır. Yazar okuyucusuna 'sen' diyerek sesleniyor; ama her şeyi bilen bir amanın otoriter tavrı yok bu seslenmede. O, daha çok bir ağabey gibi konuşuyor okuyucusuyla, sanki kardeşlerine bir öykü anlatan ağabey. Ama kardeşlere anlatılanlar öylesine ilginc ki onları he birlikte Düşünmeye sürüklüyor.Gombrich konusunda usta. Gelişmeleri gösteriyor, Çağ Değişiklerini anlatıyor. Ama bütün bunları yaparken akıcı bir ifade ve gözler önünde canlandırıcı bir üslup kullanıyor. Fırsatını bulduğu zaman da çağları için çok önemli kişileri tanıtmayı da ihmal etmiyor. Bu kitabın yararı şurada: İnsanlığın tüm tarihi bir nefeste okumakla kalınmıyor, ayrıca tarihsel olayların biribirine bağlılığı veya benzerliği, sebepleri de kolayca anlaşılabiliryor. DIE ZEIT (Almanya'nın en ünlü haftalık fikir gazetesi)
Zuhal İzmirli ve Yücel İzmirli
insan sesi mp3 - Türkçe
47 Ayrım
1425,16 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 49
Konusu:
"… Köşkler; ağaçlardan fışkıran yaprakların, mor salkımların, bahçelerdeki sarmaşıkların coşkusu yüzünden görünmez olup gizlenmişti doğayla... Mimozalarla sapsarı bir renge bürünmüştü İstanbul. Boğaz'ın iki kıyısı erguvanlarla da süslenmeye başlamış, pembe tuvalet giymiş, nişanlı bir kız gibi oluvermişti bu görkemli şehir. Sapsarı lüle lüle saçlı mimozalarla, erguvanların pembe tuvaletini giymiş, gözlerinde Boğaz'ın doyulmaz maviliğiyle aşk kokuyordu İstanbul... Kalbi, Vehbi'nin özlemiyle tutuştu birden. Acaba o hatırlıyor muydu Rüya'yı?!..." Rüya'nın bu büyüme serüveninde: *Onunla birlikte geçmişin sokaklarında dolaşacak, o günlerde yaşayacak, her şeyi ne kadar da kısa bir zamanda tükettiğimize hayret edecek; *Karabük'teki lojmanların çiçek kokularını içinize çekecek; *Amasra'nın deniz kokulu havasını soluyacak; *Safranbolu'nun tahta konaklarında tarihi koklayacak; *Zonguldak'ın kömür kokusuyla karışık yabani dağ menekşelerinin miskini gönlünüze dolduracak; *Ereğli çileğinin değişik aromasını tadacak; *Sinop'un kestane kokusunu genzinizde hissedecek; *İzmir'in İmbat'ını solurken ferahlayacak; *Kastamonu'nun günümüze kadar ulaşan tarihi dokusunda yaşayacak; *İstanbul'un o aşk kokusunu kalbinizde duyacak; Velhasıl siz de zamandaki kokuları soluyarak, onunla birlikte aşık olacaksınız...
Raif Karadağ
insan sesi mp3 - Türkçe
17 Ayrım
623,02 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 49
Konusu:
Dünyada herşey, ama akla gelebilen herşey hammadde kaynaklarına bağlıdır. Harp ve sulh, hammadde kaynakları üzerinde ve bu kaynakların bulunduğu sahalar civarında cereyan eden gizli ve korkunç bir takım mücadelelerin eseridir. İnsanlar, yaşamak için kuvvetli olmak lüzumunu daha, ilk ve iptidai insanın klan olarak teşkilatlandığı devirlerden itibaren anlamış ve kuvvetlenmenin yollarını aramıştır. Günümüzün büyük devletleri, dünün iptidai mücadelesini daha geniş imkanlarla ve çok daha ciddi bir takım metodlarla devam ettirmektedirler. Son asır tarihi tedkik edilirse, bu husus gayet sarih bir şekilde ortaya çıkar. Son asır tarihinin derinliklerinde kalan bu mücadelenin mihrakını ise petrol teşkil etmektedir. 20. asrın başlangıcı, dünya hammadde kaynaklarına sahip olmak, dünyaya bu yoldan hakimiyet ve üstünlüğünü kabul ettirmek isteyen devletlerin mücadelesine şahit olmuştur ve bu mücadele halen devam etmektedir.
Dr. Arslan Tekin
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,08 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Biyografi
Görüntülenme Sayısı: 49
Konusu:
Bir dönemi aralıyor… Muhsin Yazıcıoğlu Ülkücü Hareket’le birlikte anılır. O “Muhsin Başkan”dır, “Muhsin”dir, “Bizim Muhsin”dir... 1970’ten başlayarak 1980 yılına karar Hareket’in hep ön saflarında fikren ve fiilen vuruşmuştur. Korkusuzdur... Henüz 22-23 yaşında iki defa Ülkü Ocakları’nın ve Ülkücü Gençlik Derneği’nin genel başkanlıklarına seçiliyor. 12 Eylül Darbesi onu da savuruyor... İşkenceler… Zindanlar... Hapisten çıkış... Yine Ülkücü Hareket’te... Arkadaşlarıyla bir araya geliyor, “Ne yapmalı?” sorusuna cevap arıyor. Milliyetçi Hareket Partisi’nden kopuyor ama Ülkücü Hareket’ten kopmuyor. Arslan Tekin’in kaleminden Muhsin Başkan bir dönemi aralıyor. Türk siyasî tarihinde bir Ülkücü Hareket vardır, bir de Muhsin Başkan. Elinizdeki kitap bir ağıt değildir, bir yergi değildir; bir tespittir.
Allison Brennan
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,72 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Polisiye Roman, Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 49
Konusu:
Altı yıl önce Lucy Kincaid, bir manyak tarafından saldırıya uğramış ve ölmekten kıl payı kurtulmuştur. O hayatta kalmayı başarmış ama saldırganı başaramamıştır. Şimdi Lucy’nin yegâne amacı FBI’a katılmaktır fakat bunun yanı sıra kurban hakları için çalışan bir oluşumda gönüllü olarak görev yapmakta ve internette seks suçlularının tespit edilip kanuna teslim edilmesine yardımcı olmaktadır. Ancak tuzak kurduğu seks suçluları öldürülmeye başladığında FBI bütün ilgisini Lucy’nin üzerinde yoğunlaştırır. Geleceği ve hatta özgürlüğü tehlikede olan Lucy, birden çarpık bir adalet arayışında piyon olarak kullanıldığını fark eder. Güvenlik uzmanı, gözü pek Sean Rogan’ın da yardımıyla internet sohbet odalarından Washington D.C.’nin acımasız sokaklarına uzanan soluksuz bir maceraya adım atarlar. Fakat biri onları gölge gibi takip etmektedir: Acımasız bir psikopat vahşi gözlerini Lucy’ye dikmiştir. Bundan kurtulmasının tek yolu da bir kez daha hayatı pahasına savaşması olacaktır.
Seda GÜRLER
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,57 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 49
Konusu:
İnsani bir durum olarak insanın varlığından bu yana hep var olan "engellilik” kavramı sürekli bir değişim içerisindedir. Bu kavram, her sosyal olguda olduğu gibi farklı yaklaşımlar ışığında değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. 2011 yılı Dünya Engellilik Raporu’na göre dünya nüfusunun ’ine tekabül eden yaklaşık 1 milyar kişi engellidir. Esasen "özürlülük"durumu kişinin bedeninde var olan fiziksel, zihinsel, ruhsal, duyusal yeti kayıplarıdır. Fakat "engellilik” toplum tarafından inşa edilmektedir. Bu nedenle, engelli bireylerin genel durumu ise içinde yaşadıkları toplumun ekonomik ve sosyal durumuna göre değişmektedir. Farklı koşullar altında yaşıyor olmalarına rağmen tüm engelli bireylerin deneyimledikleri ortak bir sorun söz konusudur: "dışlama ve ayrımcılık”. Seda GÜRLER, "Engelli Kadınların İnsan Hakları” isimli eserinde, engelli ve özürlü ayrımının doğru yapılması halinde, engelli bireylerin ve özel araştırma alanı açısından engelli kadınların tüm insan haklarına tam ve eşit şekilde erişebileceğini ve toplumda hak ettiği yeri alabileceğini göstermektir. Fonksiyon kaybı olan kişinin topluma tam ve etkin şekilde katılmasına mani olan fiziksel ve çevresel engeller kişiyi "engelli” kılmaktadır. Dolayısıyla düzeltilmesi gereken fiziksel koşullardır ve topluma tam ve etkin katılımın ötesinde toplumun engelli bireyi ve kadını kabul etmesi gerekmektedir. "Engelli Kadınların İnsan Hakları” çok önemli ve titizlikle yürütülen bir akademik araştırmanın harika bir ürünüdür. Bu çalışmayı diğerlerinden ayıran temel özellik ise diğer tüm çalışmaların aksine engelli bireylerin topluma entegre olmasını değil, toplumun engelli bireylere entegre olması gerektiğini savunmasıdır. Bu önemli eserin okuyucularıyla buluşturulmasından Astana Yayınları Ekibi olarak büyük gurur duymaktayız.
İpek Ongun
metin - Türkçe
3 Ayrım
2,28 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 49
Konusu:
Baharlar, kar taneleri ve güneş ışınları! O ışınlar çiçeklere ve kar tanelerine vuruyor, simli ışıltılar oluşturuyordu. İşte böylesi bir doğa görüntüsü içinde dedemle konuştum, anlattım, tüm duygularımı paylaştım onunla. Unutulmaz bir zaman dilimiydi benim için. İşte böyle. Ve sonra… Arkadaşlar. Gırgır, şamata. Bu da hayatın başka bir yüzü. Sabah dedemle geçmişti ve bambaşka düşünceleri yaşamış, öğleden sonraysa arkadaşlarla gelecek üstüne, bizden sonraki kuşak üstüne, çocuklarımız üstüne eğlenceli konuşmalar yapmış, gülmüş, eğlenmiştik. Ölüm ve doğum. Geçmiş ve gelecek. Tıpkı kar taneleri ve baharlar gibi… Hayatımızı oluşturan değişik renkler. Bitmedi! Bir de ofiste yaşananlar var. Dedim ya, süperstar gibiyim, diye. Dün sabah ofise geldiğimde ne göreyim! Masam çiçekler içinde. Ve bir not, "Tanrının verdiği en güzel hediye. Tadını çıkar." Ve altında tüm çalışanların imzaları. Kutlamalar, iyi dilekler. Çok, çok hoştu. İşte sayende yaşananlar, sevgili bebiş. İstersen artık bize 'iyi geceler yedi cüceler' diyelim ve uyuyalım. Ne dersin?..

Sayfalar