En Son Eklenenler

Toplam 58956 sonuçtan 16741 - 16750 arası görüntüleniyor.
  • Bülent Akyürek
    insan sesi mp3
    7 Ayrım
    468,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Havva Sümeyya Sağlık
    Konusu:
    Mavi Marmara İnsani Yardım Gemisi, İsrail ile savaşmaya gitmedi... Dünyanın dikkatini İsrail ablukasındaki Gazze’ye çekeceklerdi, kazanmak , kaybetmek değildi dertleri, bırakın öldürmeyi ölmek de yoktu planlarında, zaten planları da yoktu.Sadece erkek gibi zalim sultana ‘Zalimsin!’’ demeye gitmişlerdi, hepsi bu! İçinizdeki Öküze Oha Deyin , Yılgın Türkler,Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır,Cinnetim Cennetimdir,İtin Biri ve Zamanın Efendisi, gibi birçok kitabı ilgi gördü.Yayınevimiz , yazarın son kitabı olan ‘Mavi Marmara Risalesi’nin de aynı ilgiyi göreceğini umuyor.
  • Dino Buzzati
    insan sesi mp3
    10 Ayrım
    89,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Hande Aygen
    Konusu:
    İtalya'nın en önemli yazarlarından Dino Buzzati mizahla hayalin harmanlandığı olağanüstü bir savaş hikâyesini, destansı bir masalı okurlara sunuyor. Uzun yıllar önce Sicilya'nın en yaşlı dağlarında, Ayılar Kralı Aslanayı'nın oğlu Tombik iki avcı tarafından kaçırılır ve vadinin aşağısına götürülür. O günden sonra da kendisinden bir daha haber alınamaz. Hiç görülmedik korkunç soğuk bir kış gelir ve ayı halkını açlıkla karşı karşıya bırakır. Yavru ayıları geceler boyu ağlatan, açlıkla halsiz bırakan şiddetli kışı fırsat bilen Kral, insanların yaşadığı vadiyi işgal etmeye karar verir. Ordusu ve büyücüsünün yardımıyla zafer kazanan Kral, oğlu Tombik'e kavuşur. Ayılar Kralı Aslanayı çok geçmeden insanlar dünyasının ayı halkının yaşamasına elverişli olmadığını anlayacaktır...
  • Yıldız Akpolat
    insan sesi mp3
    5 Ayrım
    379,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Tuğçe Altıparmak
    Konusu:
    Bu eserimle, sosyolojinin atalarından dolaşarak insanı bir nebze de olsa keşfetmeyi arzuladım. İnsanı anlamak için değişik güzergahlar izledim, düşünsel yolculuklarıma hiç ara vermedim. Sonuçta vardığım noktada İbni Haldun, Machiavelli, Montesquieu ve Rousseau'nun sosyolojik düşüncenin temellerini attıklarını, 19. yüzyılda bağımsız bir disiplin olarak ortaya çıkan sosyolojiye yaklaştıklarını; güncelliklerini sürdürdüklerini, tarihsel, toplumsal ve siyasal alana dönük çözümlemeleriyle yaşadıkları çağdan daha çok günümüz insanına hitap ettiklerini, bizlere yakından seslendiklerini gördüm.
  • Yıldız Akpolat
    insan sesi mp3
    4 Ayrım
    194,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Tuğçe Altıparmak
    Konusu:
    Sosyoloji Tarihi II. Ders notları, 19. Yy'da sosyolojinin bilim olarak inşa sürecinden sonra; 20. Yy.'da sosyolojinin, işlevselci genel ontolojik yaklaşım ve pozitivist metodolojiyle, kendini nasıl biçimlendirdiği, tadil ettiği ile dönüştürdüğü temelinde bir anlayışla biçimlenmiştir. 19. Yy. Sosyolojisi Klasik ise 20Yy. Sosyolojisini, 80'lere kadar Modern olarak nitelendirebiliriz. Genel eğilim değişen modern toplumu holistik kuramlarla kavramadır. İşlevselcilik demek, 60'ların başlarına kadar sosyolojinin kendisi demektir. Sosyoloji zuhurunda kurucu babaları ile anılırken artık modern sosyolojide kuramlar ön plana çıkmaya başladı: Yapısalcılık, yapısal-işlevselcilik ve/veya sistemcilik. Akademik sosyolojide Durkheim'ın itibarlı yerini Parsons aldı ve onu, işlevselciliği toplumsal gerçekliğe daha fazla yaklaştıran Merton takip etti. Modern dönemde akademik sosyolojide öne çıkan hem işlevselci hem de çatışmacı teorisyenler artık Avrupalı değil Amerikalı idi. Ya da Avrupa'dan göç etmiş Avrupalılar söz konusudur. Sorokin, Frankfurt Okulu gibi. Ancak sosyal düşüncenin geliştiği kıta değişmiştir. Ancak değişmeyen holistik yaklaşımların uyumcu ya da çatışmacı olsun etkin olmasıdır. Modern sosyoloji ikici ontoloji ve epistemoloji ile biçimlenirken, Giddens'ın 1984'de yayınlanan eseri, modernden Çağdaş Sosyolojiye geçişi müjdeler. İşlevselci-uyumcu başlayan sosyoloji, çatışma kuramları ile eleştirilerek kendini Merton'da bir kez tadil eder. 19. Yy.'ın vahşi kapitalist çağında çatışan değil uyum arayan insan zihninin ürünü olan işlevselci sosyoloji, dayandığı pozitivist epistemolojinin nesnelliğine zıt olarak olması gereken uyumlu bir Batı toplumunu kurguluyordu. Bunun karşısında ise Marks sosyolojisi, Batılı kapitalist çatışmacı toplumun resmini çizdi. Merton ile işlevselci sosyoloji değere değil çatışmaya doğru giden bir sosyoloji kuramını kurguladı. 1930'larda aksiyonel yaklaşımlar akademide kendilerini hissettirir oldular. Holistik-işlevselci sosyoloji, çatışmacı kuramlardan sonra bu kez aksiyonellerin hücumuna uğradı ve 1980'lerde Yeni işlevselcilik, bir kez daha işlevselciliğin kendi içindeki eleştirel rehabilitasyonu olarak karşımıza çıktı. Giddens ise modern sosyolojinin hem işlevselci-holistik yaklaşımının hem de pozitivist epistemolojisinin tarihsahnesinden çekilişini ifade eder. Modernlik kendi diyalektiğinde kendini yeniden yaratırken aslında köklerini hiç unutmadı: Hegel ve Marks ve Weber ama illa ki diyalektik. 1980'lerden 2000'lere doğru gelişen çağdaş sosyoloji, uyum arayışı değil modernliğin özgürlük ve belirsiz yanlarına daha fazlavurgu yaptı ve daha fazla Simmel'i hatırladı.
  • Muhsine Arda
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    223,58 MB
    Eser Türü: Kitapçık
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Serpil Gündoğdu Emre
    Konusu:
    İntihar Gözyaşları Kitap Açıklaması "Ateş düştüğü yeri yakar," der atalar. Elhak doğrudur. Lakin her atasözünde olduğu gibi bunun kapsamı dışında kalan durumlar, yani istisnalar vardır. Nitekim bu yargıyı doğrularcasına, ateşin düştüğü yeri aşarak dalga dalga yayılmak suretiyle alevleriyle etrafındakileri kavuruşunu bu kitapla birlikte bir kez daha gözler önüne sermektedir yazar. Yalın bir dil ve akıcı bir üslupla kaleme aldığı eser okuyucuya ateşin düştüğü yere yakın olmanın yol açtığı ıstırap duygusunu tattırmakla kalmayıp adeta olayın kahramanlarından biri olduğu hissini de yaşatmaktadır. Dahası, yine eskilerin tabiriyle, "nâr'ı nûr'a/ateşi ışığa dönüştürmenin" sihirli formülü olan "sevgi"nin gücünü ve değerini zihinlere kazıyacak ustalıkla işlenmiş detaylara yer vermek suretiyle o, acı ve sevgi gibi iki uç kavramın yansımalarını aynı metin içerisinde eritmeyi başarmaktadır. -Doç. Dr. Salih Çift- Nedir intihar? Kendini yok ederek izler bırakmak değil mi? Ama ne tür izler, yankılar belirir-bilemez giden. Peki ya gözlemleyebilse-öldükten sonra? Yazara teşekkür ederim -bu soruları sordurup süreçlere ilgiyle tanık olmamı sağladığı, yaşattığı için. Şiir ve öyküleriyle tanıdığım Muhsine Arda'dan etkileyici bir roman. -Tarık Günersel- Genç bir insan neden ölmek ister? Mutsuzluktan mı? Yalnızlıktan mı? Neden ölmek istediğini bile bilmezken neden kendisini öldürür bir insan? Ölerek, bir zamanlar yaşamış olduğunu kanıtlamaya mı çalışır? Arkasında bıraktığı yakınlarına, annesine, babasına, akrabalarına, arkadaşlarına, mimiksiz bütün yüzlere ölümünün ardından, onun ölümüne üzülerek de olsa, sahici bir yaşam kıpırtısı verip veremediğini mi merak eder? Deneysel olarak yokluğundan sonra olanları gözlemleyebilmek için kendini öldürür mü genç bir insan? Muhsine Arda'nın romanı ironik bir dille yaşamın ve varlığın anlamının sorgulanmadığı şu günlerde yapmacık, bizim olmayan, ama bizimmiş gibi yaptığımız bir sosyo- kültürel alanın hepimizin hareketini, bütün eylem biçimlerini nasıl kısıtladığının, nasıl tek tip tepkilere yol açtığının, yaşamlarımızı kendi istediği yönde nasıl yönlendirdiğinin ve bir biçim vermek istediğininbir kez daha fark edilmesini istiyor. -Zehra Betül Yazıcı- (Tanıtım Bülteninden)
  • Prof Dr İsmail Hakkı Aydın Ve Can Hikmet Değirmenci
    insan sesi mp3 - Türkçe
    33 Ayrım
    842,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Hülya Aktaş
    Konusu:
    Robotlar Dünyayı Ele Geçirir mi? Bill Gates, Stephen Hawking ve Elon Musk Yapay Zekâdan Neden Korkuyor? Yapay zekâ insanlığın sonunu getirebilir. Stephen Hawking Süper zekâ konusunda çok kaygılıyım. Bill Gates Yapay Zekâ (AI) bilim insanlarını ürkütüyor. 21. yüzyıl beyin gücümüzü daha objektif kullanmamızı gerektiriyor, artık her şeyin beyin gücüyle gerçekleştiğinin bilinci, insanları daha yaratıcı düşünmeye zorluyor. 21.’nci yüzyılın mucizeler yılı olacağını kestirmek zor olmasa gerek. Pozitif enerjilerini bilgi sinerjisiyle harmanlayanlar, 21.’nci yüzyılın sürdürülebilir öncüleri olacaktır. Çünkü; 21. yüzyıl beyin güçlerinin savaşı olacaktır…
  • Turan Dursun
    insan sesi mp3 - Türkçe
    54 Ayrım
    777 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din
    Seslendiren : mehtap tolu
    Konusu:
    ÖNSÖZ 21 Şubat 1990 günü Genç ilçesine gitmek üzere Bingöl'de otobüsten indim. Arkamdan beş-altı genç daha otobüsün kapısından atlıyor ve koşarak bana geliyorlar. - Siz Doğu Ağabeysiniz değil mi? - Evet, merhaba. - Biz Solhan Medresesi talebeleriyiz. Sizleri çok seviyoruz. 2000'e Doğru'Adi Turan Dursun'un yazılarını sürekli okuyoruz. Bizi İslamiyet ve dinler konusunda çok aydınlatıyor. Bingöl'ün Solhan ilçesindeki medrese talebeleri İslamiyeti artık Turan Dursun'dan öğreniyorlardı. Karabük'te Sosyalist Parti yöneticisi arkadaşla görüşüyorum. Demir-Çelik Fabrikasında işçi. Kendisi ve eşi iki yıl önce tarikat mensubu. Turan Dursun'u okuma- ya başlıyorlar. "İslamı bilmiyormuşuz, Turan Dursun öğretti bize" diyorlar. Türkiye'nin neresine gitsem, Turan Dursun'un öğrencileriyle karşılaşırım. Bi- naları, salonları, kütüphanesi, kafeteryası olmayan bir Turan Dursun Üniversitesi var. Bir profesör ve yüzbinlerce öğrenci. Diploma almak için değil, aydınlanmak için ders alınan bir üniversite. Tek bir insan, bir halka öğretmenlik yapıyor. Hiç abartma yok bu gözlemde. Üç ciltlik Din Bu, Kulleteyn, Allah, Kur'an adlı kitaplarının baskıları yüzbinlere ulaştı, kitapları elden ele yayılıyor, yastık altlarına girdi, büyük bir merak ve tutkuyla okunuyor. İslamm toplumumuzda bin yıllık bir tarihi var, ama insanlarımız İslamı da dinleri de bilmiyor. Toplumumuzun bin yılını etkileyen bir ideoloji, aslında çok yüzeysel tanınıyor. Toplumumuzun bilincine ancak kalıplarla, törensel davranış biçimleriyle sokuşturulmuş bir İslam var. Tartışılmayan bir ideoloji öğrenilemiyor da. İslam yüzyıllar boyunca feodal hâkim sınıflar içinde, ulema arasında, medreselerde dar bir çevre içinde sıkışmış kalmış. Geniş halk kitleleri ise, İsla- mı o Arapça duaları anladığı kadar öğrenmiş, yani öğrenememiş. ilginçtir, İslamm halkın geniş kesimlerine bir ideoloji olarak pompalanması yenidir; özellikle son 20 yılın olayıdır.
  • Sunay Akın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    487,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Senem NAZ ARI
    Konusu:
    “Yerdeydim ve avuçlarım kızgın kömür parçalarını tutmuşum gibi yanıyordu. Sağ yanıma gelen şutu hâlâ nasıl olduğunu anlayamadığım bir refleksle kurtarmıştım. O an Lefter’in sözü duyuldu: ‘Tamam, bulduk! Kaleye Sunay geçecek.’” Lefter’in şutunu kurtardığında henüz 10 yaşındadır Sunay Akın. Kaleci kazağını çıkarıp kalemi eline aldıktan sonra bu kez kaleci öyküleri biriktirmeye koyulur. Kimler kimler girer bu öykülere... Nobel’li bilimcimiz Aziz Sancar; Berlin kaplanı Turgay Şener ve onun jübile maçına katılan ünlü Rus kaleci Lev Yaşin; antrenmanlara kömür işçilerinin Zonguldak'tan gönderdiği madenci eldivenleriyle çıkan Şenol Güneş; Yaşar Kemal’e İstanbul’daki ilk evinin kapısını açan Abidin Dino’nun yeğeni kaleci Sabri Dino; düğün davetiyesinde gelinin attığı şutu karşılayan damat Yılmaz Vural; en renkli kalecilerimizden Varol Ürkmez ve ona elini uzatan Baba Hakkı, Nâzım Hikmet’in şiirindeki kaleci; Albert Camus; Pavarotti ve daha niceleri giyer bu formayı. Hep 1 numarayı taşırlar sırtlarında… (Tanıtım Bülteninden)
  • Leonardo Sciascia
    - Türkçe
    8 Ayrım
    94,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : OSMAN ÜLGÜ
    Konusu:
    Yüzbaşıya göre, bütün bunlar, Sicilyalıların bilincinde ailenin halen tek yaşayan kurum oluşundan kaynaklanıyordu; ama bu canlılık duygusal ve doğal bir birleşmeden çok, dramatik, yasal bir anlaşma gibiydi. Aile, Sicilya'nın devletidir. Bizim için devlet olan kurum onun anlayışının dışında kalır; Sicilyalı için devlet, zorla gerçekleştirilmiş olaylardan oluşan bir birlik ve vergiyi, askerliği, savaşı, jandarmaları icat eden kurumdur. Aile kurumunda, Sicilyalı, kendi doğal ve trajik yalnızlığını aşarak, aldatmacalı bir anlaşma ile kurulmuş bir evliliğe ve beraber yaşama uyar. Aile ile devlet arasındaki sınırı aşmayı ondan istemek güç olacakır. Devlet kavramından hoşlanacak veya iktidara gelerek hükümeti idare edecektir; ama yine de yaşantısının son ve kesin şekli aile olacaktır ki, zafer yolu yalnızlığa giden en kısa yolu sağlayacaktır ona.
  • Kaşgarlı Mahmud
    insan sesi mp3 - Türkçe
    42 Ayrım
    572,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Feyza Daldal
    Konusu:
    1072 yılında yazımına başlanan Kitabu Divani Lugati't-Türk, Asya içlerinden Anadolu'ya kadar uzanan coğrafyada dağınık bir biçimde yaşayan ve gün geçtikçe dünya sahnesinde etkilerini arttıran Türklerin kimler olduğu sorusuna yanıt aramak için tüm Türk lehçelerini bir araya getirmek amacındadır. Bu amacı gerçekleştirirken Türklerin yaşayışlarının, inançlarının, mitlerinin ve tarihlerinin tanığı olmuştur. Sayıları "sadece Cenab-ı Hak tarafından bilinebilecek" bu Türk kavimlerinin, alt kavimlerin, kollar ve ailelerin kullandıkları sözcükler ve dillerini inşa ettikleri kaideler ve ilkeler, Arapça lugatlardaki tertip çerçevesinde aktarılmıştır. Kaşgarlı Mahmud'un özgün eseri, Arapça dilbilgisine ait sözcük özellikleri uyarınca sınırları çizilmiş, 8 Kitap'tan oluşur. Her Kitap, sözcüğün içerdiği harf sayısına-niteliğine göre kurulan çeşitli vezinlerle belirlenen alt bölümlere ayrılmıştır. Ali Emirî tarafından bulunan elyazması eserin hemen ilk Türkçe çevirisini Kilisli Rıfat yapar ve 1917'de basar. Eserin en mükemmel çevirisi olan ve Türk Dil Kurumu tarafından basılan(1939-1941) Besim Atalay'ın 3 ciltlik "Tercüme"si, eksiksiz ve yöntemli bir çalışmanın eseridir. Bunu izleyen "Tıpkıbasım" (1942) ve "Dizin" (1943) ile 5cilt olan bu dev çalışma, üzerinden geçen uzun yıllarda yapılan pek çok "Divan" çalışmalarına da esaslı bir temel olmuştur. 1982'de, Şinasi Tekin-Gönül Tekin editörlüğünde hazırlanan Robert Dankoff-James Kelly ortak çalışması "Compendium of the Turkic Dialects" yayınlanır. Bu, önceki "Divan" çalışmalarını bir potada eriten görkemli bir eserdir. Bu esere ve Besim Atalay'ın "Tercüme"sine dayanarak; çeviri, uyarlama ve düzenlemesini Seçkin Erdi-Serap Tuğba Yurteser'in yaptığı "Divanü Lugati't-Türk", Kabalcı Yayınevi tarafından, 2005'de, tek cilt, 2Bölüm halinde yayınlanır. 1.Bölümde, Kaşgarlı Mahmud'un 8 kitaptan oluşan özgün elyazmasındaki sıralamaları ile dilbilgisi açıklamaları ve ilgili bölümlerdeki madde başları olan sözcükler topluca verilmiştir. 2.Bölümde ise çağdaş bir sözlük biçiminde madde başları olan sözcükler ve anlamları A'dan Z'ye sıralanmaktadır. Kabalcı edisyonunun 1.Bölümünün Besim Atalay "Tercümesi-cilt 3'e tekabül eden 92-126.sayfaları, Ek-3 olarak bu kitabın sonunda seslendirilmiştir.

Sayfalar