En Son Eklenenler

Toplam 58371 sonuçtan 17061 - 17070 arası görüntüleniyor.
  • Ahmet Sırrı Arvas
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    874,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Biyografi
    Seslendiren : Ömer Mahmutoğlu
    Konusu:
    Koca koca ciltler arasında kaybolan kitap kurtlarından kaç tane kaldı? Nerede o kesekağıdını bile itina ile açıp satır satır okuyan meraklılar? Bırakın ciddi eserleri, edebi metinleri, kıymetli tercümelere rengarenk ansiklopedilere bile bakılmıyor. Şairine uykusuz geceler geçirten şiir kitapları kartvizit gibi imzalanıyor, eşe dosta bedava dağıtılıyor. Vaktimiz çok kıymetli ya, romanların önce son sayfasına bakıyor, finali öğrenip kitabı katlıyoruz. Lakin... Lakin insanımız hikaye okumaktan, hikaye dinlemekten hoşlanıyor. Hikaye tadında fizik, hikaye tadında kimya anlatabilmek mümkün mü? Evet, ama biyografiye pek başka yakışıyor.
  • Kâdî İyâz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    91 Ayrım
    1241,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din
    Seslendiren : Şükrü Kıvrak
    Konusu:
    Şifâ-i Şerif; gönüllerde Peygamber sevgisini tutuşturmak, O'nu bütün yönleriyle tanıtıp anlatmak ve Müslümanlara, Sultân-ı Enbiyâ'nın haklarını savunmayı öğretmek maksadıyla yaklaşık 9 asır önce Endülüslü tanınmış alim Kâdî İyâz tarafından kaleme alınmış bir eserdir. Bu kıymetli eser, İlim ve fikir camiasının yakından tanıdığı, yarım asırdan beri akademik çalışmalarının yanı sıra kaleme aldığı eserleriyle bir nesle peygamber sevgisi aşılayan değerli ilim adamı Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kandemir Hocamızın elinde yeniden hayat buldu. Eyüp Sultan Camii kürsüsünden sekiz yıldır her pazar günü yaptığı 'Şifâ-i Şerif' dersleriyle bu kıymetli eser özgün bir şerh hüviyetini kazanmıştır. Nureddin Yıldız Hocamızın araştırma ve inceleme desteği sunduğu bu nadide eser 3 cilt hâlinde başucu eseri olarak ilk defa Tahlil Yayınları tarafından istifadeye sunulmuştur. (Tanıtım Bülteninden)
  • Ahmet Taşağıl
    - Türkçe
    3 Ayrım
    143,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Seslendiren : Ayşe Kaşıkçı
    Konusu:
    Bilge Kağan Türk tarihinin en önemli kişilerinden biridir. Tahtta kaldığı yıllarda iç ve dış düşmanlarla kuşatılmış devletini vezir Bilge Tonyukuk ve kardeşi Kül Tegin ile birlikte çetin mücadelelere girerek kurtarmıştı. Aslında onun devleti için çalışması babası ölüp amcası Kapgan kağanlık makamına oturduğunda şadlık gibi önemli göreve getirildiğinde başlamıştı.  Amcası Kapgan’ın ölümü üzerine haksız yere tahta geçen İnel’i Kül Tegin bir ihtilal ile ortadan kaldırmış, ağabeyi Bilge’yi kağan yapmıştı. 731 yılında Kül Tegin’i kaybeden Bilge, derin üzüntülere gark olmuştu.  Bir yıl sonra çektiği tarifsiz acıları ifade etmek, milletine, özellikle gelecek nesillere ders vermek amacıyla bir bark yaptırdı. Barkın duvarlarına kardeşi Kül Tegin’in mücadele sahneleri resmedildiğinde gözleri dolarak seyretti. Sonra Türk kültürünün en önemli hazinelerinden sayılan Kül Tegin yazıtını diktirdi.  Bengü taşlara Gök Türk Devletinin kuruluşunu, zayıflamasını, yıkılışını ve yeniden bağımsızlığını kazanışını kazıtarak yazdırdı. Sonra gelecekte aynı zorluklara düşmemek için neler yapılması gerektiğini anlattı. Bütün bunları milletine, ama özellikle gelecek nesiller ders alsın diye vasiyet niteliğinde taşlara kazıttırmak suretiyle yazdırdı. Bu kitapta Bilge Kağan’ın vasiyet niteliğindeki sözleri değerlendirilmektedir.
  • Ahmet Taşağıl
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Önsöz Türk tarihinin Türkçe yazılı ilk kaynakları olan Orhun Abideleri ve diğer yazıtlar hiç şüphesiz kültürümüzün en önemli hâzineleridir. Bunun farkına varan çok sayıda Türk ve yabancı bilgin bu abideler üzerinde çalışmıştır. Her yönüyle son derece zengin malzeme ihtiva ettiklerinden dolayı günümüzde ddhi bunlar hakkında araştırmalar sürmektedir. Zaten son zamanlarda yeni keşfedilen Eski Türkçe (Kök-Türkçe) yazılı kitabelerin sayısı yüzlerle ifade edilmektedir. İnanıyoruz ki, gelecekte daha yüzlercesi bulunacak ve tarihimizin karanlık noktaları gün ışığına çıkacaktır. Bu kadar çok yazıtın arasında yüz yıldan beri bütün dünya ilim alemince bilindiği üzere en meşhurları Kül Tegin, Bilge Kağan ve Tonyukuk yazıtlarıdır. Bunların muhtevalarının zenginliği diğerlerinin hepsinden fazladır. Neticede en çok çalışma bunlar üzerinde yapılmıştır. Türk adını ilk defa resmî bir devlet adı şeklinde kullanmak suretiyle tarih sahnesinde 542 yılında görünen Gök-Türkler, bu millete ad verme şerefine nail olmuşlardır. Onların Türkçe taşlara yazarak bize bıraktıkları abidevî eserler, bu şerefli yerini milletimizin nezdinde daha do artırmıştır. İdeal bir Türk devleti şeklinin çizildiği Kül Tegin Bilge Kağan'ın Vasiyeti 3 ve Bilge Kağan yazıtları taritıimizin her yönüyle (sosya, sIyasD temelini teşkil etmektedir. Onların üzerinde oyularak yazılanlar gönümüzde de önemini kaybetmemiştir. Bilakis günden güne dai^a fazla değer kazanmaktadır. Bilge Kağan, dünyayı kendi milletini ve devletini tanıttıktan sonra çok iyi analizler yapmaktadır. Aslında yaptığı analiz ve tesbitlerle ebediyen Türk milletine nasiiıat verirken üstelik vasiyet etmektedir. Her türlü ihaneti düşmanlığı, iyi günü-kötü günü görmüş bir kişi olarak konuşmaktadır. Neticede hükümdarından milletine kadar harkese vasiyette bulunmaktadır. Biz bu küçük çalışmamızda Bilge Kagan'ın sözlerinin daha iyi anlaşılabilmesi maksadıyla yorumunu yapmayı denedik. Fakat, öncelikle Gök-Türk tarihinin kısa tanıtımını yazdık. Böylelikle Bilge'nin söylediklerinin daha iyi anlaşılabileceğini ümid ediyoruz. Şunu açıkça ifade etmemiz gerekir ki, kitabelerdeki bilgilere sadece tarihçi gözüyle baktık ve kesinlikle her hangi bir filolojik yoruma girmedik. Amacımız Bilge'yi/ sözlerini ve de Gök-Türkieri okuyucuya tanıtmaktır. Bunun dışında her herhangi bir gaye güdülmemiştir. Bu araştırmanın yapılması ve yayınlanması konusunda yaptıkları yardım ve teşviklerinden dolayı başta Rasim Ekşi olmak üzere Turan Vakfı yöneticilerine teşekkürlerimi ifade etmeyi bir borç bilirim. Doç. Dr. Ahmet Taşağıl
  • Can Gürses
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    1679,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Fatmagül Varol
    Konusu:
    Aşk politiktir. Çünkü bir insanı bekleyen bir insan, bu dünyadan umudunu kesmemiştir. Bir insanı beklemek, sosyalizmden hatta anarşizmden bile ütopiktir. İki âşığın buluşması, tüm ütopyaların ümididir.” Âşıkların bir günü on yıla bedeldir, düşüncesinden yola çıkan roman, 1932 Ekim ayının on gününde geçiyor. Zamanın akrep ve yelkovanı âşıklar olunca, bu on günde okur yüzyıllık bir gezintiye çıkıyor. Şehir, kültürü ve diliyle, sokağı ve siyasetiyle, sanatı ve mimarisiyle akıl almaz bir hızda değişirken, âşıkları dünyadan soyutlayan aşksa büyük bir inat, tutku ve acıyla değişmemekte direniyor. Aşkın değişmezliği, İstanbul’un yüzyıllık değişimini gölgede bırakıyor. Aşkın tarihinin tıpkı ülkenin tarihi gibi zaman denen kısır döngü içinde kendini tekrar edişini anlatırken yazar Can Gürses, önceki romanlarında da kendine mesele ettiği Türkçenin yüzyıl içindeki evrimini de ustalıkla “dil”e getiriyor. Aşkın gerçeküstülüğü, ülkenin gerçekleriyle bir arada okununca ortaya hayata dönüşmüş edebiyat çıkıyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Sebastian Faulks
    insan sesi mp3 - Türkçe
    53 Ayrım
    1167,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : GÜLÜM GÜLER
    Konusu:
    Birinci Dünya Savaşı da, bütün savaşlar gibi çok acımasız ve yıkıcı olmanın ötesinde insan mantığına ve doğasına aykırıydı. Ne için savaştıklarını hiç anlayamayan insancıklar, dehşet içinde dövüştüler, yaralanıp sakat kaldılar, öldüler veya değişip bozuldular ve bir daha asla eski benliklerini bulamadılar. Yıllarca siperlerde sürüklenirken, ruhlarındaki tüm renkler uçup gitti, ancak insan olmak öyle bir şeydi ki, hayat bazen sadece bir kanaryanın cıvıltısından ve, korkuyla atan yüreğinden ibaret olabiliyordu... Öksüz ve yetim Stephen Wraysford 1910 yılında, yirmi yaşındayken, İngiltere'den bir iş gezisi için Fransa'ya gider ve imkansız bir aşka yenik düşer. daha sonra yaşananlar onu Fransa'da kalmaya ve hayatını tümüyle değiştirmeye itecek,Birinci Dünya Savaşı başladığında,kendini,yüreğinde Isabell'in aşkının büyüsüyle cephede,siperlerin gerçeküstü dünyasında bulacaktır.
  • Alfred Adler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    34 Ayrım
    968,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Seslendiren : Sena YILDIZ
    Konusu:
    Avusturya Penzing'de doğdu ve Viyana'da büyüdü. Viyana Üniversitesi Tıp Okulu'nda doktorluk eğitimi aldı ve 1895'te mezun oldu. Pratisyen hekim olarak çalıştığı ilk doktorluk yıllarından başlayarak hastayı çevresiyle ilişkileri içerisinde ele almak gerektiğini vurguladı ve bireyle ilgili sorunlara yönelik insancıl, bütünselci ve organik bir yaklaşım geliştirdi. Bedensel düzensizliklerle ilişkili olarak psikoloji ile ilgilenmeye başladı. 1902'de Sigmund Freud ile tanıştı, öğrencisi oldu ve birlikte Adler'in başkanlığında Viyana Psikanaliz Topluluğu'nu kurdular. Bir süre sonra Freud ile fikir ayrılıkları ortaya çıktı. Adler'in Organların Yetersizliği kitabından sonra tamamen uzlaşılmaz bir hale geldi ve 1911'de, Adler, izleyicileriyle beraber Freud'u açıkça eleştirerek bireysel psikolojiyi geliştirmeye başladı.
  • Aslı T. Kızmaz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    335,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Talya Stamati
    Konusu:
    “Biz kadınlar bazen en başından olmayanı oldurmaya çalışıyoruz. Böyle kodlanıyoruz. El attığımız her şeyi düzelteceğimize o kadar inanıyoruz ki ‘onu da’ düzelteceğimize emin oluyoruz. Ama eşek kadar adamlar değişmiyor, olmayandan da olmuyor. Ve evet ne yazık ki bizim bunu anlamamız için iyice sarsılmamız gerekiyor. Farkındayım çok zor; üzücü, gurur kırıcı, yorucu sıfırlanmak… Ama emin olun şahane yanları da var…” Aslı T. Kızmaz ikinci  romanında kendi ayakları üzerinde duran, hiç olmazsa buna çabalayan, sonunda “olmasa da olur” diyen delidolu bir kadının ayrıksı hikâyesine odaklanıyor. Olmasa da Olur, Benden Ne Olur’un devamı olan eğlenceli, şen şakrak üslubuyla, roman kahramanının zihninde yarattığı hayali insanlarla, süratli ve nefis bir hikâye… (Tanıtım Bülteninden)
  • Gülriz Süruri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    46 Ayrım
    1713,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tiyatro Oyunu
    Seslendiren : Arife Akın
    Konusu:
    On beş yılda 'Karacad'dan, 'Dormen'e, 'Dormen'den 'Cezzar'a, 'Bulvar'dan 'Sanat Tiyatrosu'na, Gülriz'in aldığı yola bakın. Ne istediğini çok iyi bilerek. Üsluplark, iklimler atlayarak, dünya görüşleri değiştirerek. Kaderin, tesadüfün payı çok az bunda. Kaderini kendi çizdi bu kız. Kararını verdi. Gerçekleştirdi. Sırf iradesi ile. Tükenmez hırsı ile. Doğuştan yeteneklerine her gün yeni bir şeyler katarak, ta arkalardan geldi. Türk tiyatrosunun en önde kadın sanatçıları arasında yerini alıverdi. Ona saygım buradan gelir. Daha ileri giderek diyeceğim ki, bana 'Gelmiş geçmiş tanıdığım en iyi beş kadın sanatçıyı say' deseler, ilk beşin arasına tereddütsüz Gülriz'i sokarım. Neyyire Neyir, Bedia Muvahhit, Heyecan Başaran, Yıldız Kenter'in yanı sıra. Onlarla birlikte. Talihli olduğunu kabul etmek lazım. Genleri bakımından bir kere. Ana ve babasının operetçi oluşu, küçük yaştan kulis kokusunu ve tozunu alışı. Sonra en büyük kozu olan sesi. Sesinin sıcak, etkili "timbre"i, İstanbul Türkçesi'ni en doğru, en ahenkli ve dişice kullanmasınını bilişi. Köklü bir aileden gelişinin ona zorlamasız edindirdiği zarif kişiliği, fizik güzelliği, sahnede ne yapsa rahat ve kıvrak görünüşü ve az sanatçıda bulunan iri, ikinci bir ağız kadar ifadeli gözleri. Ve nihayet sade hançeresine değil, bütün jestlerine sinmiş müzik kalitesi. Ama tabiat onu bu meziyetlerle donatmamış olsa bile, eminim ki, o ne yapar yapar sırf iradesi ve hırsı ile bunları yoktan edinmenin bir yolunu bulurdu..." Haldun Taner
  • Ken Baynes
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    366,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sanat
    Seslendiren : Gülseray Kocabaşoğlu
    Konusu:
    Sanat yapıtını toplumdan ve toplumun işleyişinden ayrı, yalıtılmış bir ürün olarak değerlendirmek, o yapıtın önemli boyutlarından bir çoğunu göz ardı etmek anlamına gelir: sanat yapıtı, ortaya çıktığı yer ve zamanın ürünü olmakla kalmaz, onu biçimlendirir, daha sonraki yapıtlara da böylece zemin hazırlar çünkü. Sanat, tasarım ve teknoloji alanlarının kesiştiği noktaları inceleyen Ken Baynes, sanatın toplumsal işlevini ele aldığı bu kitapta, dört ana başlık belirliyor: "Tapınma"da geçmişten günümüze ve geleceğe din-sanat ilişkisini; "Cinsellik"te tanrıları, kadın ve erkekleri, düşleri; "İş"te çalışma hayatının getirdiği kimlik tanımını, çalışma deneyimini ve mücadeleyi; "Savaş"taysa simgeleri, imgeleri ve barış çabasını ele alıyor.

Sayfalar