En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58775 sonuçtan 17241 - 17250 arası görüntüleniyor.
Jeff Lindsay
metin - Türkçe
3 Ayrım
1,24 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Polisiye Roman, Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 48
Cahit Zarifoğlu
metin - Türkçe
3 Ayrım
1,42 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Şiir
Görüntülenme Sayısı: 48
Konusu:
Cahit Zarifoğlu`na ait hangi metin olursa olsun, onun dünyasına bir iklime geçer gibi girersiniz. Yeni bir iklime girmenin ne gibi etkileri oluyorsa, nasıl değiştiriyorsa insanı öylece değişirsiniz. - Alim Karaman Türkçe`de hem hem âhenge ulaşmak, hem de duygu iletişimini sağlamanın belki de en çetin bir şairlik görevi olduğu günümüzde, bir de buna "avucunda kor tutmayı" eklemişti. "Hal"ini iyiye doğru sürekli yüceltirken, "şiir"ini de yeni "hal"ine uydurma savaşında idi. - Prof. Dr. Hüseyin Hatemi Cahit Zarifoğlu o hale gelmişti ki, kendi dünyası içinde bir şiir dili kurmuştu ve bunu çok iyi kullanırdı. Yani şiire, o anlatılmaz olana ait bir durum çıktığı zaman, bir algılama olduğu zaman onu hemen anında şiire döküverirdi. - Erdem Beyazıt -...
Hakan Günday
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,73 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman
Görüntülenme Sayısı: 48
Konusu:
"Topaz Jewellery Center evrenin en büyük kuyumcusudur. Temeli Kapalıçarşı'da, çatısı Antalya'dadır. Çatının altında dört kat yatar. Her biri yedi yüz metrekaredir. Topaz'ın penceresi yoktur. Havalandırma sistemi eşsizdir. Bina, var olmayan bir ülkenin büyükelçiliğine benzer, içine adım atıldığında Türkiye'den çıkılır. Dışarıdan Kabe'ye, içeriden ana rahmine benzer. Topaz, üç delikli bir kasadır. Her deliğin şifresi farklıdır. Birinci delik ana giriştir. Ön cephenin balina grisi rengindeki duvarı, hayat geçirmez camdan üretilmiş kapılar taşır. Girerken yüksek, çıkarken alçak görünmesinler diye doğu cephesinde ikizleri vardır. Topaz'ın ikinci deliği doğu cephesindeki siyah camdan kapılardır. Binanın bağırsağına denk düşen arka cephedeyse duvarla aynı renkte tokmak taşıyan balina grisi demir bir kapı vardır. Topaz'a giren birinci deliği, çıkan ikincisini kullanır. Çünkü Topaz'a girmiş olan turistle, girecek olan turist karşılaşmamalıdır. Topaz'da çalışansa girip çıkmak için, duvara gömülmüş, görünmez delikten geçer. Topaz Jewellery Center, evrenin en büyük kuyusudur."
Yavuz Bahadıroğlu
insan sesi mp3 - Türkçe
9 Ayrım
215,48 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 48
Konusu:
Hayatta her şey olumsuz gitse.. hayat bir diken tarlasına dönüşse de sizin açınızdan hayatın tüm renkleri solar gibi olsa, yine de hayata küsmeyin, gülümseyin. Çünkü diken tarlasında bile gülü arayan adam olmak büyük maharrettir. Gül, bir taraftan Resul-i Alişan Efendimizi simgelerken, öbür taraftan kainattaki ilahi güzellikleri simgeler. Bu yüzden -tabii affınıza mağruren- kendimi "Gülü Arayan Adam" hissetmekten hoşlanırım. Ve mümkün olduğu kadar hayatta var olan güzellikleri keşfe çıkar, meşru zemindeki tüm olumlu şeyleri limitine kadar yaşamaya çalışırım. Mark Twain der ki, "Hepimiz dünya denen devasa bir çöplükte yaşıyoruz, ama bazılarımız yıldızlara bakıyor." Ayakların çöplükte bulunmasında kimsenin kimseye üstünlüğü yok; ancak yıldızları keşfetme aşamasında büyük farklar oluşuyor... Kuşkusuz yıldızları (güzellikleri) keşfedenler daha mutlu yaşar. (Arka kapak)
Bülent Orakoğlu
metin - Türkçe
4 Ayrım
6,67 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 48
Konusu:
Abdullah Öcalan, ABD güdümlü Ergenekon örgütünün bir üyesiydi. İlk eğitimini bu örgütün içinde almıştır. ABD, İngiltere ve İsrail derin devletleri ile bizim Ergenekon’un ortak kararıyla, Türkiye’deki ayrılıkçı iç dinamikleri kontrol etmek amacıyla, Öcalan’a bir terör örgütü kurma görevi verilmiştir.” “Uğur Mumcu ile Eşref Bitlis’in ölüm tarihrne dikkat ediniz: Mumcu, ölmeden birkaç gün önce, Cumhurbaşkanı Özal’dan gizli bir konuyu görüşmek için randevu talep etmiş, konu hakkında Bitlis’e de telefonla bilgi vermiştir. Mumcu, bu görüşmeden birkaç gün sonra suikasta uğramış, konu hakkında açıklama yapacağını söyleyen Bitlis Paşa da hemen arkasından hayatını kaybetmiştir. Bakınız, Türkiye olarak şimdi söyleyeceklerimle yüzleşmek zorundayız!” “Ergenekon Operasyonu’nda, bu yapılanma içinde bulunan bazı kişilerin Hizbullah terör örgütü içinde aktif rol oynadığı belirlendi. Bu ilişki, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’a düzenlenen suikastı bir kez daha gündeme getiriyor. Çünkü Okkan suikastını işlediği söylenen sanıkların dosyasında, suikastın sanıklar tarafından işlenmediği yazılı.” “Geçmişte, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’na suikast düzenlediler, Genelkurmay Başkanı olmasını engellemek istediler, fakat kurşun bir albaya isabet etti. Aynı kişilerin Başbakan Erdoğan’la birlikte TSK’nın üst düzey komutanlarından birkaçını hedef aldıkları istihbaratı güvenlik birimlerini harekete geçirmiş durumda…” Emniyet İstihbarat Dairesi Eski Başkanı Bülent Orakoğlu, Türkiye’nin yüzleşmesi gereken korkunç gerçekleri ilk kez bu kitapta açıklıyor...
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
metin - Türkçe
1 Ayrım
251,03 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman
Görüntülenme Sayısı: 48
Konusu:
“Şaşılacak bir şey değil bu: Foma Fomiç’in kara cahilliği, onun edebiyat alanındaki başarısını engelleyemezdi kuşkusuz.” Dostoyevski’nin “Sibirya Dönemi”nde yazdığı iki romandan biri olan Stepançikovo Köyü ve Sakinleri’nde, bambaşka bir yazarla karşılaşırız. Dostoyevski, hem alışık olduğu büyük şehir hayatından uzak olmasının hem de sansür korkusunun etkisiyle bu dönem kitaplarında daha çok köy hayatı hakkında ve yarı mizahi bir üslupla yazmıştır. Gogol’e bir selam niteliği taşıyan ve 1859’da yayımlanan Stepançikovo Köyü ve Sakinleri’nde, Sergey isimli genç bir üniversite öğrencisi, dayısının evinde hâkimiyeti eline almış bir şarlatanın, Foma Fomiç’in komik ve akıl almaz hikâyesini anlatır bize. Pek çok açıdan Budala ve Karamazov Kardeşler’in habercisi olan bu harika romanı Ergin Altay’ın Rusça aslından yaptığı çeviri ve Dostoyevski uzmanı Joseph Frank’in kapsamlı sonsözüyle sunuyoruz
Sophie Jackson
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,04 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 48
Konusu:
Bir okka et. Bir dirhem acı. Bir dünya zevk.Babasının on altı yıl önce öldürülüşünün kâbusları bile Kat Lane'i onu en çok korkutan insanlara, yani vahşi suçlulara bir şeyler öğretmekten alıkoyamaz. Korkularının üzerine doğrudan giden coşku dolu hapishane öğretmeni, babasının son arzusu olan muhtaç kişilere yardım etmesi isteğini yerine getirmeye kararlıdır. Ama küstah, yaralı ve tehlikeli derecede seksi mahkûm Wesley Carter onun öfkeleriyle tutkularını tetiklediğinde, Kat bu kötü çocuğun özel öğretmeni olma tercihinin adamın belirgin zekâsından değil, ona duyduğu fiziksel çekimden kaynaklandığını itiraf etmek zorunda kalır. Shakespeare'in yorumlanması üzerinden yaptıkları sözlü tartışmalar birden çok açıdan ateşli geçer ve Kat'in mesleki katılığı çok geçmeden eriyiverir. Daha sonra Carter hapisten çıkar ve ikili sonunda önüne geçilemez cinsel açlıklarının gereğini yerine getirmekte özgür hale gelir. Ailesi ve arkadaşları, Kat'in geçmişi tehlikeli ve sevimsiz bir adam yüzünden kariyerini tehlikeye attıklarını düşünüp endişelenirler. Kat ise Carter'ın saklı tuttuğu sırrı onlara sunamamaktadır. Üstelik bu sır, dünyanın onu farklı görmesini sağlayabilecek bir şeydir. Ancak, onları ayrı düşürebilecek bu sır Kat'in geçmişiyle de ilgilidir, onun babasını soğuk bir Bronx gecesinde katillerinin elinden kurtaramayışı hakkında Carter'ın bildikleriyle de. Aralarında karanlık, cevapsız bir soru durmaktadır: Carter onu kurtaran bir melek mi, yoksa onun dünyasını yıkan, başıboş bir ruh mu? Kuzeybatı İngiltere'den bir okul öğretmeni olan Sophie Jackson, okumayı ve film izlemeyi çok sever ve kendisini gururla bir çizgi roman âşığı olarak tanımlar. Spor salonlarına gitmekten zevk alır ama bunun nedeni şarap ve yemekten büyük haz almasıdır özellikle de birlikte iyi gittiklerinde. (Tanıtım Bülteninden)
Yavuz Bahadıroğlu
metin - Türkçe
3 Ayrım
1,37 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 48
Konusu:
Padişahlığa yürüyen bir şehzadenin ümitsiz mücadelesi, yıkılan büyük hayallerinin enkazı altında çırpınan şair ruhunun isyanıyla, dindar mizacının tevekkül ve teslimiyeti arasındaki büyük tenakuz, bitip tükenmez tereddütler, bocalayışlar, içten pazarlıklar... Padişahlıktan gurbete, gurbetten esarete, nihayet ölüme uzanan dolambaçlı kader yolunda ibretli bir iz bırakan Cem Sultanın güçlü romancımız tarafından eski kaynaklara dayanılarak yazılan hayat hikayesi.
Abdülkadir Özkan
metin - Türkçe
1 Ayrım
363,71 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 48
Konusu:
Bu, bir biyografi çalışması yahut anı kitabı değil. Titiz bir çalışma sonucunda, Türk cemiyet ve siyaset hayatına damgasını vurmuş gizemli bir şahsın gerçek yüzünü ortaya koyan kapsamlı bir haber dosyası aslında. Dinin ve dindarlığın yok edilmeye çalışıldığı, inanmanın, düşünmenin ve her türlü ifadenin yasaklandığı, inananların merdiven altı “tezgâhlara” mahkûm edildiği zor dönemlerde din adına ortaya çıkmış bir “vaizin” insanların saf ve temiz duygularını istismar edip tarumar etmesinin hikâyesi. Dini ve dindarı, özgürlük ve demokrasiyi, her türlü mukaddesatı “inandığı değerler” uğruna araçsallaştıran, keskin savrulmalar yaşayan, çelişkiler üzerine bir hayat inşa eden bir “örgüt liderinin” ibretlik ve acınası öyküsü aynı zamanda. Ya da başka bir deyişle bu çalışma, Radikal İslamcılık’tan Ilımlı İslam’a evrilen, son tahlilde terör örgütü liderliğine uzanan karanlık ve gizemli ilişkiler ağına sahip, modern zamanların Hasan Sabbah’ının kan donduran korku imparatorluğunun tarihçesi. Araştırmacı gazeteci Abdülkadir Özkan’ın kaleme aldığı kitap, Fetullah Gülen’in zihin dünyasını derinlemesine analiz ediyor.
Seyyid Muradi
metin - Türkçe
1 Ayrım
830,00 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anı/Mektup
Görüntülenme Sayısı: 48
Konusu:
Kaptan Paşa'nın Seyir Defteri, denizcilik tarihinin en büyük amirallerinden Kaptanı-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa'nın hayatı ve hatıralarının, yaşandığı dönemde kaleme alınmış olduğu tarihi bir eserdir. Barbaros'un leventlerinde Seyyid Muradı Reis'in bizzat Hayreddin Paşa'dan dinleyerek yazdığı ve Gazavat-ı Hayreddin Paşa adıyla bilinen bu hatıratın mensur nüshaları İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'nde, manzum suretleri ise Topkapı Sarayı Revan Köşkü Kitaplığı'nda bulunmaktadır. Kaptan Paşa'nın Seyir Defteri, Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil tarafından bu iki kaynak üzerinde yapılmış titiz bir çalışmadır. "Her iki taraftan derya gibi asker, derya yüzünde donanıp birbirlerine karşı yürüdüler. İlk önce düşman donanmasından bir büyük kalyon ayrılarak harekete geçti ve toplarını atmaya başladı. Gökyüzü onların dumanından sanki karalar giyinmişti. Denizin yüzü karadan ayırt edilmez hale gelmişti. Sanki bu dünya kubbesi tamamen zulümat ve karanlıkla kaplanıp, bulundukları yerler deniz midir, kara mıdır fark edilemezdi."

Sayfalar