Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2993 sonuçtan 1731 - 1740 arası görüntüleniyor.
  • Şefik Can
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    689,74 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Büyük Divan" anlamına gelen Dîvân-ı Kebîr, Hz. Mevlâna'nın heyecanla, gönül coşkunluğuyla söylediği ilâhî aşk şiirlerini toplayan kitabın adıdır. Beyit sayısı altı ciltlik Mesnevî beyitlerinin toplamının iki misli, yani Dîvân-ı Kebîr'in rubâî beyitlerini de dahil edersek, elli bine yaklaşmaktadır. Okuyuculara sunduğumuz bu Dîvân, Tahran Üniversitesi profesörlerinden Firûzanfer merhumun büyük ebatta yedi cilt halinde neşrettiği çalışma esas tutularak hazırlanmıştır. Bir Dîvân-ı Kebîr beytinde, Hz. Mevlâna şöyle söyler: "Ben sözü aşkla söylüyorum. Çünkü dersi aşktan alıyorum. Ben canımı onun önüne koyuyorum, ona armağan ediyorum, çünkü o pek azını kabul eder, her şeyi kabul etmez." Muhammed İkbal de bir şiirinde "Bir müslüman âşık değilse kâfirdir." demiştir. Hz. Mevlâna da "Ben aşkı olmayan kişinin insanlığını inkâr ederim." (Dîvân-ı Kebîr, III/1610) buyurmuştur. Yani bu şiirleri diğer şairlerin şiirleri ile mukayese etmeyiniz; bunlar ilâhî aşk ile kendinden geçmiş bir velinin gönlünden gelen sesleridir.
  • metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Mevlana Celaleddin Rumi'den
  • metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,10 MB
    Eser Türü: Kitap
  • metin - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
  • metin - Türkçe
    3 Ayrım
    522,51 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Mevlana Celaleddin-i Rumi
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,99 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Türk Dil Kurumu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,61 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Kaşgarlı Mahmud
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,61 MB
    Eser Türü: Kitap
     Türk yazı dillerinin, lehçelerinin ve ağızlarının dil özelliklerini belirleyen, söz varlığını derleyerek bir araya getiren Kâşgarlı Mahmud kendisine sonsuz bir ün, bitmez tükenmez bir kaynak sağlaması dileğiyle elde ettiği bu bilgileri yazıya geçirerek ortaya koyduğu eserine Dîvânu Lugâti’t-Türk adını vermiştir.  Döneminin yazı dilinin dil bilgisi kurallarını ve söz varlığını eserinde toplayan Kâşgarlı Mahmud, bu ölçünlü dil çerçevesinde diğer Türk topluluklarının ağız özelliklerini hem ses hem de söz varlığı bakımından ayrıntılı biçimde ele almıştır. Zaman zaman biçim bilgisi yönünden belirlediği farklılıklara da işaret eden Kâşgarlı Mahmud bu nedenle eserine Türk Lehçeleri (veya Ağızları) Sözlüğü adını vermiştir.
  • Mehmed Alagaş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    796,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Öldüğünü, ölüp de bu mezara gömüldüğünü düşünürdü Divane! Bu düşünceyle yüzünü ve gönlünü Allah'a dönerek "İşte Ya Rabbi geldim, Sana kulluk ede ede Senin yanına geldim" dedikten sonra susar, susar ve bu suskunluk içinde çığ gibi büyüyen duygularıyla "Nerede, nerede, o nerede Ya Rabbi" diye sayıklamaya başladı. Gülbenaz'ı istiyordu Divane! Gönlünü böylesine güzel bir bir Gülbenaz ile tanıştıran ve gönlünü de bu Gülbenaz sevdasını veren Rahman'dan, gerçek olan bu Gülbenaz'ı istiyordu. Çünkü o olmadan yarımdı, eksikti, çok eksikti Divane! Gülbenaz olmadan yarım kalmış bir söz, bebeksiz bir göz gibi hissediyordu kendisini.
  • İSKENDER PALA
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    653,44 KB
    Eser Türü: Kitap
    Sol, medeniyetin peşinde olmakla övünüyor sağ ise, kültürü korumakla… Kültürün yüzü geriye dönük olduğu için sağ aydına hep gerici denir. Kuru iftira! Medeniyetin yüzü ileriye dönük diye bir solcuya ilerici demek kadar abes. Kültür söylemi taşıyanların yobazları olduğu gibi, medeniyet savunucuların da yobazları var. İşin ilginç yanı, dünyada adı anılan her medeniyet, şimdi kendi kültürünün ilhamıyla geleceğini inşa etmeye çalışmakta ve bütün uluslar da şimdi bunun peşine düşmektedir. Bu da bizim sağ ile sol aydınlarımızın artık buluşması gerektiği anlamına gelir. Bizce herkes kendini sorgulamalı, sık sık sorgulamalı...Üzerine düşen görevi yapıp yapmadığı konusunda vicdanını rahatlatıcı cevaplar alasıya kadar sorgulamalı. Görmezden gelenler de, görülmek isteyenler de; geçmişi avuçlarında tutanlar da geleceği şekillendirmeye yeltenenler de artık bir şeyleri ortak üretmek, doğru hedeflere birlikte yürümek zorundalar. Küçük çıkarlar uğruna, tarih affetmeyecektir.

Sayfalar