Yazara Gore Listeleme

  • Metin Yıldırım
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    301,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    İmkansız olduğunu bile bile bir Ermeni kızı sevmişti. Elinde değildi vazgeçiş. Birkaç yüz metre ötesinde yaşayan Nora ile aynı havayı teneffüs etmek, aynı güneşi paylaşmak, aynı çaydan su içmek ona yetiyordu. Ermeni komitaları buna da izin vermeyince çaresizce başkalarının yâri oldular. Yazgısını Ermeniler yazmıştı. Sevdiğini elinden alan Ermeni komitacılar, bu defa ondan Vatanını, Bayrağını, ve diğer sevdiklerinin canını istediler. Bu kitap, Rus Çarlığının yıkılması ile silahlanan Ermenilerin Iğdır ve yöresinde başlattıkları katliamdan kaçan Şir Mehmet’in hayat hikayesini anlatır. Ermeni zulmünden kurtarabildiği küçük kızını sıtma elinden alır ama o, hayat mücadelesini bırakmaz. Hayatını kurtaran patronu ile beraber bazen Hoy şehrinin savunmasına bazen de Enver Paşa’nın Buhara’daki mücadelesine yardım eder ama aklı Anadolu’daki Mustafa Kemal’dedir. 1910-1923 yılları arasında var olan tüm kötülükleri yaşayan ve sevdiklerini kaybeden Şir Mehmet, vatan hasreti, açlık ve hastalıkla mücadeleden bitkin düşüp, hayattan ümidini kestiği bir anda Cumhuriyet ilan edilir ve oğlu Adil doğar. Yeniden ve hiçbir şeyi olmadan hayata başlayan Şir Mehmet’in hikayesi, Anadolu’da her Türk’ün yaşadığı trajik bir hikayedir.
  • Lauren Strasnick
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    179,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Natalie ve Dan tanıştıkları an birbirlerinin çekimine kapılmış-tı. Keyifli sohbetleri ve uyuşan kimyaları çabucak birbirlerine âşık olmalarını sağlamıştı. Dan Natalie’nin sanat yeteneğine ve anı ya-şama dürtüsüne hayran olmuştu; Natalie ise Dan’in büyüsüne ve film yapımcısı olma hırsına. Ama hepsi önceydi. Heyecanlı dakikalar öfke patlamalarına dönüşmeden önce. Birkaç ufak yalan bütün güveni yerle bir etmeden önce. Yüzlerce ufak çatlak onları parçalamadan, ilişkilerinin çirkinliğini ortaya çıkarmadan önce. Artık Natalie için nasıl kırıldığını, ne kadar üzüldüğünü gösterme zamanıdır. Bunun için 16 tane mektup yazarak Dan’in bulabileceği yerlere saklar. Her biri, ilişkiyi yaşayan iki insanın aslında olayları ne kadar farklı anladığının kanıtı niteliğinde 16 mektup… Peki Dan kendisi için çok önemli olan bir günde bu 16 mektupla ne yapacak? İlişkilerde önemsiz görülen çatlaklar ne kadar derinleşebilir? Ufak yalanlar sadece ilişki içindekilere mi zarar verir? Lauren Strasnick Kalp Kırmanın 16 Yolukitabında kimi zaman mektuplarla, kimi zaman mesajlaşma ve e-postalarla, heyecanlı başlayan bir ilişkinin hastalıklı sonunu gözler önüne seriyor!
  • Ali Haydar Avcı
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Uzun yıllar önce Pir Sultan üzerine çalıştığım için onun bulduğu yeni belgeleri ilgiyle izledim. Bu yeni eseri ile Avcı’nın, konuya ilişkin bize yeni ufuklar açmış olacağından kuşkum yok. Prof. Dr. İlhan Başgöz “Yeni Belgeler ve Bilgiler Işığında Pir Sultan Abdal” benim bir hayli ilgimi çekti. Hikmet Çetinkaya Pir Sultan Abdal, halkbilimi çalışmalarında olduğu gibi siyasal bilincimizin de en önemli figürlerinden birini oluşturuyor. Elinizdeki bu çalışma, Pir Sultan’a dair bugüne kadar yapılmış araştırmaların en kapsamlısı. Ama bu çalışmayı öncekilerden daha önemli kılan asıl özellik, bizi, konuya ilişkin bugüne kadar yapılmış tüm çalışmaların düzeltilmesi gereksinimi ile karşı karşıya bırakması. Çalışmanın bir diğer önemi ise, Osmanlının, halkın bu büyük ozanının gözündeki niteliğiyle bizi tanıştırmasıdır. Erdoğan Aydın
  • Mesut Özcan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    213,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    12 Eylül 1980 darbesinin Türk-İslam sentezci yüzü, Atatürkçülüğe yapılan vurguya rağmen, sayıları hızla artan imam hatip liselerinde, zorunlu din derslerinde kendini göstermeye başlamıştı. Laikliğin güvencesi olarak görülen ordunun eliyle siyasal İslam’ın köşe taşları döşeniyordu. 12 Eylül’ün dini ideolojisi, Türkiye’nin uzak bir köşesinde, Dersim’de, bütün şiddetiyle hissediliyordu. Vali Kenan Güven’in bizzat başlattığı ve fiilen içinde olduğu İslamlaştırma seferberliğinde, Alevi köylerine cami yapılıyor, Alevi çocukları batı illerindeki Kuran kurslarına ve imam hatip okullarına gönderiliyordu.
  • Mehmet Seçkin
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    “aklında kalsın ozanın yazdığı şiirlerin içinde sen kendini bulamıyorsan o sen değilsin, sakın üzerine alınma.” Turani Baba Ülkemiz kaotik bir süreçten geçiyor. Aydınlanma’nın yok edilmeye çalışıldığı ve bu uğurda öz değerlerimizin yok edildiği, cumhuriyet kazanımlarımızın radikal girişimlerle kökten kazınmaya çalışıldığı bir süreçten! Doğal ki, o kültürün tüm üretimleri, isimleriyle birlikte uslardan silinmeye çalışılıyor. Folklorumuz, halk müziğimiz, evrensel ak yüz’ümüz silinerek. Turani Baba, bu varsıllığımızın ayakta durabilen ve savaşımını sürdüren son kuşağından! Bir tarih Turani Baba; bir kültür; bir yurt, bir yarım yüzyılı tüketmiş soluk! Bir haykırış, bir devrimci öz! Kıraç topraklara ferahlık veren Çamlıbel esintisi. Bir pınar! Bir yol! Bir Anadolu ne ise, o işte! Çok yaşa ustam hep var ol. Bize ruhumuzu anlat şiirlerinle. Bize yeni ufuklar aç nefesinle. Unutturma köklerimizi. Çal, söyle. Mehmet Seçkin Daha önceki yazdığı kitaplarda verdiği mesajların paralelinde yazarımızın bu kitabı hazırlamasındaki amacı; kültür, gelenek-görenek ve toplumun yaşam biçiminden oluşan insanları adeta birbirine bağlayan bir köprüdür. Bu köprüyü sürekli ayakta tutmak ve yaşatmak da o toplumun temel görevidir. Bizim kültürümüzün en önemli öğelerinden birisi de türkülerimizdir. Yazarımız bu kitabıyla, günden güne unutturulmaya çalışılan kültürümüzün gelecek kuşaklara aktarılması ve bundan ders alınmasını hedeflemiştir. Bu maksatla çağımızın en önemli kültür temsilcisi ozanlarımızdan biri olan Turani Baba hakkında bilinmesi gereken bilgileri ve şiirleri derleyerek, okurlarımızın takdirine sunmuştur.
  • Kolektif
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    538,06 KB
    Eser Türü: Kitap
    Tarihsel bellek' önemli bir ideolojik mücadele alanıdır. Eğer bir toplumun bu gününe egemen olmak istiyorsanız, onun dününe egemen olmanız gerekir. Bunun için de tarihi tahrif etmek esastır. Bu, geçmiş dönemin toplumuna, bu günün egemenlerinin biçtiği elbiseyi giydirmektir... Yaşanmış olan olayları bu günün egemenlerinin 'ihtiyaçları' doğrultusunda 'yorumlamak' demektir... Bu durumda tarih sadece tahrif edilen bir şey değil, aynı zamanda bir "fabrikasyondur".(...) Bu, gerektiğinde ısmarlama bir tarih imal etmektir... Egemen sınıflar kendi sınıfsal çıkarlarına uygun bir tarih versiyonu 'imal etmeye' giriştiği anda tarihin tahrifatı da başlıyor... Böylelikle kendilerine 'yeni bir geçmiş' vehmediyorlar; sahip olduklarının sadece maddi zenginlikten ibaret olmadığını dosta-düşmana kanıtlamak istiyorlar... Egemen sınıflar kendi ihtiyaçları doğrultusunda bir 'tarih versiyonu' oluşturuyorlar ve onu topluma empoze ediyorlar. Söz konusu dayatma ve kabullendirme işinde de "devlet bilginleri', 'devlet aydınları', gerçek misyonları devleti kutsamak olan, ama bunu "tarafsız bilim" adı altında sunan akademinin çok unvanlı memurları önemli roller üstleniyorlar..." O halde tarihle ilgilenmenin bir yolu daha olmalı... Gerçekten tarihle ilgilenmenin yolu, tahrif edilmiş tarihi, olabildiğince tahrifatın tahribinden kurtarmak olabilir. İşte bizim de bu kitapla yapmaya çalıştığımız bu... Derleyen: Atilla Tuygan
  • Konstantinos Fotiatis
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    5,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    13 ciltlik anıt çalışması Pontos Soykırımı Ansiklopedisi başta olmak üzere Pontos üzerine yığınla yapıtın üreticisi olan Konstantinos Fotiatis’in, Türk resmî tarihinin Pontos Soykırımı’nı inkâr eden bütün argümanları çürüten ve Pontos halkına yönelik asimetrik savaşın dayanaklarını da deşifre eden bu çalışma Türkiye’nin yakın tarihini, kuruluş felsefesini tartışmaya açmaktadır. Fotiatis’in çalışması, dünyanın gözü önünde ve dünyanın bilgisi dahilinde, sistematik bir şekilde ve titiz bir organizasyonla gerçekleştirilen soykırımsal süreç sonunda vatanını kaybeden Pontos halkı tarafından yazılan anonim bir ağıt olarak okunmalıdır. Fotiatis, son on yıllık dönemde dalga dalga gelen pogromların soykırımla neticelenmesini safha safha inceleyerek okuyucularıyla paylaşmakta. Analitik bir çalışma; en küçük yerleşim birimini dahi atlanmadan Pontos Soykırımı’na mercek tutmuş. Savaş sonunda ölümcül darbe almasına rağmen, İttihad ve Terakki Cemiyeti kadrolarının katliam politikalarına devam edebilmelerinin anahtarı olan, galip devletlerin Kemalist (II. Jöntürk) kadrolara sonsuz desteğinin argümanlarını, belge ve bilgilerini okuyucularla paylaşıyor. Çalışma, Pontos Soykırımı’nı bütün yönleriyle gözler önüne sermesinin yanında, soykırıma karşı topyekûn direnen Pontos halkının direniş anıtıdır. Kitabın sayfaları arasında Pontos’un kararlı direnişinin cisimleşmiş haliyle yüz yüze kalıyoruz.
  • Ali Şükrü Çoruk
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Abdülhamit dönemi düşünüldüğünde basın ve yayın alanında akla ilk gelen husus şüphesiz sansür konusudur. Toplumda bu mesele etrafında oluşan kanaat ise çoğu kere Abdülhamit döneminden sonra yazılan hatıratlara dayanmaktadır. Dönemiyle birlikte Abdülhamit’i eleştirmek adına kimi zaman komedi unsurlarıyla beslenen ve olumsuz Abdülhamit imgesini pekiştirmekte etkili olan bu kanaatin gerçeklik derecesinin sorgulanması icap etmektedir. Sansür meselesinin adı geçen dönemle ilgili belgeler ve diğer kaynaklar esas alınarak değerlendirilmesi, bu belge ve kaynakların tetkikinden sonra ulaşılacak bilgilerle mevcut bilgilerin mukayese edilmesi, ayrılan ve birleşen tarafların ortaya çıkarılması ve nihayetinde kesin bir sonuca ulaşılması gerekmektedir. Arşiv belgeleri ise bizi bu amaca ulaştıracak en güvenilir kaynaklar durumundadır. Elinizdeki çalışma Abdülhamit döneminde yaşanan ve bizzat devlet tarafından soruşturulan bir olayla ilgili olarak Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan belgelerden hareketle kaleme alınmıştır. Sansür memurlarının hareket tarzı, kalem erbabının sansürle ilgili şikâyetleri ve soruşturma komisyonunun meseleye yaklaşımı hakkında çarpıcı bilgiler içeren bu çalışma, sansür konusunda Abdülhamit sonrasında yazılan yazı ve hatıratlarla birlikte değerlendirildiğinde bütünü görmek adına önemli bir boşluğu dolduracak niteliktedir.
  • Fethi Açıkel
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Devletin kamusallığını, aklını ve evrenselliğini yitirdiği, bir liderin şahsi ve zümrevi bedeninin bir uzantısı haline dönüştüğü bu yapıda, postmodern sultanlık kavramı ile, bir yandan ‘modern öncesi dönemin paternalist devlet geleneklerini’ terk eden, diğer yandan da postmodern otoriter popülist siyasetin karizmatik liderlik modelini birleştiren bir sentezi kastediyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ‘Lider-Parti-Devlet’ üçlemesini tamamlayan ve ‘devletin şahsileşmesi’ ile ‘şahsın devletleşmesi’ süreçlerini örtüştüren bir despotik sentezi kastediyoruz.” “Kutsal Mazlumluk”tan “Makyavelist Despotizm”e kitabında Fethi Açıkel, AKP iktidarının politik ve ideolojik mekanizmasını söküyor. AKP neden “makul bir muhafazakâr demokrasi geleneği” yaratamadı? Devletin kurumsallık krizi, demokrasi krizi, dış açık ve dış borç krizi,diplomasi krizi ve değerler krizinden oluşan ağır beşli kriz, nasıl meydana geldi? Merkez-çevre paradigmasındaki problem ne? “Yukarıdan modernleşme” siyasetlerini eleştirmektekullanılan “sosyal mühendislik” kavramını hatırlatan “muhafazakâr mühendislik” nedir?İslâmcılığın liberalizmle, popülizmle, ulusalcılıkla eklemlenmeleri nasıl sonuçlar verdi? “Otoriterliğin psikopatolojisi” bütün yazılarda uç veriyor: Mazlumluk psikolojisi, eziklik söylemleri, iktidar fetişizmi, intikamcı tazmin eğilimleri ve melankolik öfke... Sosyal teorinin farklı dallarının birikiminden yararlanan yazılar, geniş bir analitik kavram seti sunuyor. Siyasal kabilecilik ve muhafazakârlığı anti-demokratik bir aşırılık siyasetine dönüştüren post-muhafazakârlık, kitapta verimli bir şekilde işlenen bu kavramlar arasındadır.
  • Raif Cİlasun
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    18,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yirminci asrın sefih medeniyet bataklığında boğulmak üzere olan torununu kurtarabilmek için, ömrünün son nefesine kadar mücadele eden bir ihtiyarın gözler yaşartan mücadelesi.. "Batı!.. Batı!..! Nidaları arasında öz benliğinden kopan bir gencin ibret dolu hayatı... Medeniyeti dininden ve insanlıktan uzaklaşmakta, arıyan bir anne-babanın bütün insanlara ders olacak hazin akıbetleri... Ve gerçek kurtuluşun yalnızca İslâmı yaşamakla mümkün olabileceğinin ispatı...BU ROMANDA

Sayfalar