Yazara Gore Listeleme

  • Çiğdem Köroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    82,21 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Funda Koçak
    Dünyanın bütün güzelliği, karakterli bir kadının aşkında gizlidir… Kaderin vicdanı olmalıydı, Adına şans demeliydim. Gelmeliydi bana, Özür dilercesine. Bir kez olsun, Haklısın dercesine. Geç kaldım biliyorum. Ama kader de geç kalıyor, Tutup gülmemiş günlerime... Hadi uzaktan bak demiyor. Ne zaman unutur gibi... Kendi halime dalıp gitsem, Gölge oyunu gibi, Perde arkası bana sesleniyor...
  • Ali Bulaç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    7,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bireysel ve toplumsal sorunların tek tek insanların gücünü aştığı bir dünyada hayatımızı derinden etkileyen “çağdaş düzenleri ve kavramları” anlatmak, sanıldığının aksine güç bir iştir ve yoğun bir çaba ister. Yaklaşık beş yılda hazırlanan bu kitap böyle bir çabanın ürünüdür. Amaç, içinde yaşadığı kültürel ve sosyal çevreyi anlama ihtiyacını duyan genç kuşaklara ve çağını sorgulamak isteyen aydınlara modern dünyayı biçimlendiren sosyal ve ekonomik düzenlerle bunları besleyen kavramlara ilişkin doğru ve sağlıklı bilgiler vermek, eleştirme ve alternatifler arama yollarını göstermektir.
  • Sigmund Freud
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    14,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Düşlerin Yorumu, tam metin olarak ilk kez Türçeye çevrilmektedir. Geniş hacmi nedeniyle iki cilt halinde yayımlamak zorunda kaldığımız yapıtın ilk cildinde düş sorununa Freud-öncesi bakış açısına ilişkin geniş bir literatür taraması, düşleri yorumlama yönteminin tanıtılması, düşlerin istek doyurma özelliğinin kanıtlanması, düş çarpıtması görgüsü ile düşlerin malzemesi ve kaynaklarına ilişkin bölmler yer almaktadır.
  • Nuri Pakdil
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Edebiyat Kulesi’nde “sürekli cümle kurarak, cümlelerini bozmalıyım bunların” diyen Pakdil’in yazın dünyasının temelinde cümleler var. Ve yapıtlarını da o cümlelerle oluşturuyor Pakdil. Kurulan her yeni cümle Pakdil için insanı, ‘mutlak öğreti’yi, ‘yerli coğrafya’yı, ‘kök’leri savunmada atılan bir yeni adım. Pakdil hakkındaki yazılarda onun cümlelerinden eski şiirimizdeki ‘mısra-ı berceste’ler gibi alıntılar yapılması bu gerçeği gösteriyor. Pakdil, aynı zamanda yapıtlarında, cümlelerini kurarken gösterdiği olağanüstü titizliğin ipuçlarını da veriyor okura. Bu bağlamda Pakdil’in metinlerinde karşılaştığımız “doğrudur, dizgi düzelti yanlışı yok” ya da “doksan sekizinci yazılış” gibi dipnotları onun kelimelerini, cümlelerini oluştururken/kurarken gösterdiği o olağanüstü titizliğin birer yansıması olarak görüyorum. / Ahmet Edip Başaran
  • Ali Bulaç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    4,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    20. yüzyılın son çeyreğinden bu yana İran dendiğinde ilk akla gelen “İslam ve devrim” kelimeleri oluyor. 1979’da iki yıl süren kanlı bir halk ayaklanmasından sonra devrim meydana geldi. Devrimin önderleri ve Ayetullah Ruhullah Humeyni bunun “bir İslam devrimi” olduğunu söyledi. İran’da vuku bulan bir burjuva devrimi değildi, bir proletarya veya köylü sınıfı devrimide değildi. Vuku bulan milyonlarca insanın katılımıyla bir “İslam devrimi’ydi. Devrimin önderleri İranlılara ve dünyaya çok farklı bir vadiden sesleniyorlardı. Milyonlarca insanın katılımıyla vukuu bulan bir İslam devrimiydi.Tabii ki herkes şaşkınlık içindeydi hiç kimse dinin özellikle İslam dinin kitleleri bu düzeyde ve politik amaçlarla mobilize edeceğini hesaba katmıyordu.
  • Ali Bulaç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    11,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    İslam’ın “fanatizm” ilişkilendirilmesi 1990’lı yıllara özgü bir çaba olduğu görülür. Bunun pek inandırıcı bir imaj üretimi olmadığı anlaşılınca, fanatizm yerine “fundamentalizm” ikame edilmeye başlandı. Entegrizm, radikalizm ve Siyasal İslam bunun eşliğinde ele alındı. 21. yüzyılın başlarından itibaren Batı medyası “İslami terör” ve arkasından “İslamofobi”yi öne çkıkardı. Belli politik amaçlarla icad edilmiş tanımlamalar gelip geçicidir, ancak kavramlar kalıcıdır. Bu açıdan İslam’ın hiçbir şekilde kendileriyle bir araya gelmesi mümkün olmayan bu kavramlarla bir araya getirilmesi üzerinde durulması gereken bir konudur. Elinizdeki çalışma bu konuyu ele almaktadır.
  • Ali Bulaç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    15,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    İslâm Düşüncesinde Din-Felsefe/Vahiy-Akıl İlişkisi’nde Ali Bulaç, İslâm düşünce tarihinin ana araştırma konularından olan Hakikat arayışı ve Hakikat’in Bilgisi’ne nasıl ulaşılabileceğine ilişkin çıkan tartışmaların toplu bir özetini sunarken, yaşadığımız modern krizin çıkardığı sorunlar ve cevapları üzerinde de duruyor. İslâm’ın düşünce, bilgi ve irfan tarihinin tartışmalı konuları arasında olan felsefenin İslâm dünyasına girişi, Meşşaî ekolü, Gazali’nin Meşşaî filozoflara yönelttiği eleştiriler ile bu tartışmaya katılan İbn Bacce, İbn Tufeyl, İbn Rüşd ve diğer filozofların yanı sıra Şiî, Sûfî, Kelamcı ve Selefîlerin konuya yaklaşımı üzerinde de durulmuştur. İslâm Düşüncesinde Din-Felsefe/Vahiy-Akıl İlişkisi, İslâm tarihinde Meşşaî felsefeye gösterilen tepkinin arka planında yatan sebepler; bugün din, modernite ve akıl arasında kurulması gereken ilişkilerin niteliği hakkında açıklayıcı bilgiler verirken, düşünce mirasımızın bu zengin tarihi perspektifinden hareketle, bugün yaşamakta olduğumuz sorunlara uygun çözümlerin neler olabileceği konusuna da açıklık getirmektedir.
  • Dr. Necdet Subaşı
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    4,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Kamusal Maneviyat” benim son birkaç yıllık ilgilerimin kesiştiği ana problematik etrafındaki çalışmalarımdan oluşuyor. Bu kitapta yer alan metinlerde bir yandan geleneğin klasikleşmiş verimlerinin bugünün dünyasına hangi kanallarla erişebildiğine bakılmakta, bir yandan da günümüz gerçekliğini özel ve kamusal ayrımıyla kategorize eden belli başlı kıymet ölçüleri karşısında, özellikle dinin varlık beyanına odaklanılmaktadır. Bu bağlamda başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere, diğer cemaat organizasyonlarının ortaya koyduğu dini kurumsallaşma tecrübelerinin gelenekte yaşanmış formları geride bırakmayı göze alarak, nasıl olup da bugün yeni bir maneviyat takdimiyle görünürlük kazanmayı başardığı anlaşılmaya çalışılmaktadır. Devleti katı bir şekilde laikleştirip, gündelik hayatı da olabildiğince sekülerleştirmeyi amaçlayan bir siyasi tahayyülün bir şekilde alan açmaya ihtiyaç duyduğu din de bu kuşatma ortamı içinde yeni bir dindarlık tasavvuruna teslim olmuştur.Baskıcı laiklikle sindirilen dini hayat, sınırları henüz netleşmemiş bir kamusallık tanziminde dışarıda tutulmuş, böylece “kenarda” bırakılan din de kısıtlı bir dil ve eylem dünyası içinde yeni bir maneviyata razı olmuştur.
  • Ali Bulaç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    6,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Özellikle Sovyet sisteminin çökmesinden sonra dünyamız yepyeni ve eskisinden hayli farklı bir kriz dönemine girdi. Öyle anlaşılıyor ki modern hayatın vaat ettiği “yeryüzü cenneti”ni kurma hayali şimdi çok gerilerde kaldı. Sorunun temelinde kendini tüketen modernlik ve bunun tarihsel bir kategorisi olan ulus devlet yatmaktadır. Modernliğin yaşanan krize verdiği cevaplar yetersiz ve tatminkâr olmaktan uzaktır. Bu durumda farklı referanslara dönüp arayışı farklı yollarda sürdürmekten başka çare yok. İslâm, muhtemel bütün seçenekler içinde en güçlü seçenek olma özelliğiyle öne çıkıyor. Ancak İslâmcılar açısından da bir sorun var: Acaba İslâmcılar, hangi ölçülerde modernitenin içine sindiği verili dünyadan “farklı bir dünya” tasarlıyorlar? İşte bu kitap bir yandan modern ulus devlet’i, öte yandan “modern olana çok yatkın ve yer yer modernist İslâmcı” bakış açısının konuya yaklaşımını ele almak amacıyla kaleme alındı.
  • Ali Bulaç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    21,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ortadoğu dünyanın en istikrarsız ve aynı zamanda en sıcak bölgesidir. Geçmiş tarihe yön veren peygamberler ve kurulan büyük medeniyetler bugün savaşların ve geniş toplumsal çalkantıların yaşandığı Ortadoğu’da görüldü. Büyük ve kadim kültürlerin kesiştiği bu bölgede şimdi kültürler, çıkarlar, yerli ve uluslararası güçler çatışıyor. Geçmiş ve gelecek bir arada yaşıyor. Endonezya’dan Fas’a kadar uzanan geniş ve hareketli İslâm kuşağı üzerinde verilmekte olan kurtuluş ve bağımsızlık savaşları, devrimler, kitlesel direnişler, antiemperyalist mücadeleler, toplumsal patlamalar, mevziî ve genel çatışmalar, kültürel ve bilimsel etkinlikler, nihayet üç büyük dinin, çağdaş ideolojilerle modern güçlerin karşı karşıya gelip tarihin ve dünyanın en büyük arenasına çevirdikleri bölge: Ortadoğu. Ali Bulaç Ortadoğu’yu ve İslâm dünyasını mercek altına alan bu kitapta olayların hem fotoğrafını çekiyor hem de resmediyor. Güncel olayları anlatırken derindeki sorunun ana dinamiklerine işaret eden yazar, tarihi ve tabiî konumuyla tartışmasız İslâm dünyasının bir parçası olan Türkiye’nin durduğu yeri de ıska geçmeden BOP, yeni sömürgecilik-yeni Oryantalizm tratejisi, Irak Savaşı, din ve mezhep savaşları odağında Sünnilik-Şiilik, Amerika’nın Ortadoğu politikalarının değişen seyri, İran ve devrim, İran-ABD-İngiltere gerginliği, İsrail, Siyonizm, Filistin sorunu, FKÖ, HAMAS, Kürt sorunu, PKK, Yeni Osmanlıcılık, Yeni İttihatçılık gibi bugün bu kanlı coğrafyanın maruz kaldığı tüm çatışma, mücadele ve siyaset biçimlerini derinlemesine ele alıyor. Ortadoğu’dan İttihad-ı İslâm’a bu coğrafyayı anlamak için temel bir başvuru kaynağı.

Sayfalar