Yazara Gore Listeleme

  • Nebi Yıldız
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    501,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yasemin Gülay Tonguç
    Aklı insanlar kaybetmez. Bir kere Allah buna müsaade etmez. Sen umut ederek yaşamaya devam et. İlk raundu onlar kazanmış olsalar da sonunda havaya kalkacak el seninki olacaktır. Üzülme! Her güçlüğün ardında kolaylıklar vardır. Bugün hayat seni dikenine sardıysa yarın mutlaka gülünü de koklatacaktır. Bugün kader canını biraz fazla acıttıysa yarın çok mutlu edecek sürprizler de yapacaktır. Sen yeter ki inancını koru. Çünkü her ne olursa olsun inananlar bir gün mutlaka kazanacaktır. Unutma yarınlar iyi insanlar içindir. Çünkü zaman Allah'ın temiz kullarına hediyesidir. Elbet kalbinin temizliği hak ettiğin mutluluğu sana getirecektir. Bu yüzden hiç takma kafana yaslan arkana bırak Allah'a yarın ola hayrola...
  • Osman Şahin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    145,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayla Kileci
    Öykücülüğümüzün usta kalemi Osman Şahin, Anadolu’nun sesini, acısını, sevincini taşıyan yeni öyküleriyle okurumuzun karşısında. Mor Cepken’i “o güzel insanlar”ın yitip gitmekte olan dünyasına bir ağıt olarak okuyabilirsiniz. Osman, sen bugüne kadar çok güzel hikâyeler yazdın. Toros Dağları’nın sesini, rüzgârını yazdın. Bekir Yıldız’dan farklı olarak Fırat’ı yazdın. O Fırat ki, insanları gibi öfkeli, delidolu akan bir sudur. Onu yazmak her yiğidin kârı değildir. Kolları Bağlı Doğan’da bu ülkenin insanlarına, sana yapılan işkenceleri, bu düzenin “işkence hücreleri”ni yazdın. (…) Osman, hikâyenin namusu, onuru her şeyden fazladır. Çünkü kalıcı olan budur. Yazarın parası pulu yoktur ama kaleminin namusu, şerefi, haysiyeti vardır. Sen ne yaptın? İki sayfa roman eleştiri yazın yüzünden aylarca hapis yattın. Burjuvalar bazı yazarlarımızdan daha iyi biliyorlar iki sayfalık yazının namusunu… Bundan böyle yazacaklarına dikkat et; kaleminin ucunu, bu toprakların ileriye dönük gerçeğinden sakın ayırma! Yiğit kardeşim, halkımın yiğit oğlu Osman Şahin, gözlerinden öperim.
  • Zülfü Livaneli
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    71,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nagehan Eygi
    Uzun zaman önce, köyünde ailesiyle yaşayan siyah saçlı bir çocuk vardı. Fakat bir gün, babası daha iyi bir iş bulabilsin diye, sarı saçlıların çoğunlukta olduğu bir ülkeye taşınmak zorunda kaldı. Çocuk orada, kendini farklı ve yalnız hissetti çünkü hep onunla dalga geçiyorlardı. Belki de, siyah saçlarını bir şapkanın altına gizlerse, onu da oyunlarına çağırırlardı. Yıllar geçti, siyah saçlı çocuk büyüdü ve bir oğlu oldu. Oğlunun da, sınıfına yeni gelen arkadaşıyla dalga geçtiğini duydu. Ve başladı hikâyesini anlatmaya… Oğlu, babasını dinledikçe, arkadaşını ne kadar kötü hissettirdiğini anladı. Ve arkadaşını mutlu etmek için bir plan yaptı. Zülfü Livaneli bu kez, yuvalarından koparılan, göç etmek zorunda kalan çocukların arkadaşlarıyla el ele yürüyebilecekleri barış dolu bir gelecek için yazdı!.. (Tanıtım Bülteninden)
  • bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    656,54 MB
    Eser Türü: Dersler
    Seslendiren: Yelda
    Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF) Yaşam Boyu Büyüme Ve Gelişim Dersidir.
  • Rıfat Ilgaz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    256,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: GÜNFER DEMİRCİ
    Rıfat Ilgaz mizahi öykülerinde yaşamın çelişkili yanlarını, yitirilen değerleri hatırlamamızı sağlıyor. Ilgaz, Çalış Osman Çiftlik Senin’de toplumun farklı kesimlerinden insanları bir araya getiriyor. Irgatlık yaptığı tarlada toprak ağası tarafından kandırılarak çalıştırılan Osman, idealleri için her şeyi göze alan Rıfat Öğretmen, yalanlarıyla insanların aklını çelenler ve niceleri bu öykülerde karşımıza çıkıyor. Ezenle ezilen, zenginle fakir, iyiyle kötü…
  • Ahmet Büke
    insan sesi mp3
    15 Ayrım
    552,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: ÖZLEM ÇELİK SÖNMEZ
  • Ferzende Kaya
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    544,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zerrin Kalfa
    Ahmet Kaya şarkıcıydı. Çocuksuydu. Öfkeliydi. Yaralıydı. Ve hayatının son döneminde yağmurlarını tanımadığı şehirlerde yalnızdı. Dilini bilmediği bir şehirde, karısının ve kızının kolları arasında öldü. Çabucak öldü. Bir çocuk gibi öldü. Daha önce sürgünde ölenler gibi yalnızlığıyla parçalanarak öldü. Tanımadığı bir ülkenin topraklarına gömüldü. Artık bacağı kırık mangalını yakamayacak, dostlarıyla rakı içemeyecek, doğduğu toprakları bir daha göremeyecek. Bir daha şarkı söyleyemeyecek. Ah keşke şarkı söyleyebilseydim. Kürtçe bir şarkı söylerdim onun için. Yalnızlık üzerine bir şarkı, ölüm üzerine bir şarkı. "Şarkı söyleyen çocukları sevin" diye bir şarkı. "Ben öldüğümde kimse memleketimi sevmediğimi söylemesin" diye vasiyet eden birini anlatan bir şarkı. Kürtçe bir şarkı söylerdim onun için. Eğer şarkı söylemeyi bilseydim. O, şarkı söylemeyi biliyordu. (AHMET ALTAN)
  • Ayşe Kulin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    1002,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: GÜNFER DEMİRCİ
    Sultan Abdülaziz’in sır dolu ölümüyle sonuçlanan bir dönemi, saraydaki birçok önemli kahramanın gözünden okuyoruz bu romanda. Kulin’in bütün karakterlere kimi zaman müthiş insani hassasiyetle, kimi zaman da edebiyatın bütün sınırlarıyla yaklaştığını görüyoruz. Her Yerde Kan Var yakın tarihin aslında bugüne ne denli benzediğinin, tarihin sadece tekerrürden değil, tefekkürden de ibaret olduğunun romanı. Dönüp o dönemi bütün canlılığı ve dürüstlüğüyle okumaya dair hakiki bir çağrı, bir vaat! “Aksaray’dan kan geliyor Ben sandım ki yar geliyor Çıktım baktım pencereye Çerkez Hasan can veriyor” türküsünün hep bizimle olduğu, nefes nefese okuyacağımız bir bakış romanı Her Yerde Kan Var…
  • İskender Pala
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    1018,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gözde Varol
    Yazı yoktu ama o vardı. Tekerlek icat edilmemişti ama o yerli yerindeydi. Dünya yaratılmamıştı ama o kasılıp gevşiyordu. İnsan henüz cennetteyken onunlaydı ve içindeki her şey de sevgi, aşk, vefa, iyilik, şükür, hamd, dostluk gibi erdemler üzerineydi… Âdem ata onun sesini dinleyip arzusunu giderme gayretine düşmeseydi belki de yolu yeryüzünde tövbelere, pişmanlıklara ve umutlara hiç evrilmeyecek; çevresi daralmalar ve genişlemeler, arınmalar ve kirlenmeler, yangınlar ve donmalarla hiç kuşatılmayacaktı. Şimdi? Aşk ve nefret, iyilik ve kötülük, saadet ve keder, iman ve inkâr... İnsana insan olduğunu artık bunlarla hissettiriyor. Bazen aydınlık, bazen karanlık; gören göz veya işiten kulak bazen… Göğüs kafesinde ahenkle her büzülüp genişlemesi bizi içten içe süratle değiştiriyor ve hâlden hâle döndürüyor. Bud-dub... bud-dub… bud-dub… Sesindeki ters-yüz oluş bile adıyla örtüşük: “Bir şeyi bir yönden öteki yöne çevirmek; renkten renge giriş, kararsızlık, durmadan dönüşüm ve değişim = KALP.” Kalbe dair ne varsa… İskender Pala’nın her zamanki yetkin kaleminden…
  • Stephen A. Embrose
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    D-Day, Citizen Soldiers, Pegasus Bridge gibi İkinci Dünya Savaşı temalı eserler ile Eisenhower ve Nixon biyografileri gibi 25’ten fazla tarih kitabı yazmış olan ünlü Amerikalı tarihçi Stephen E. Ambrose, 1992 yılında Amerikan 101’inci Hava İndirme Tümeni, 506’ncı Alay, 2’nci Tabur, Easy Bölüğü’nün İkinci Dünya Savaşı’ndaki hikâyesini anlattığı Band of Brothers, yani Kardeşler Takımı’nı kaleme aldı. Ambrose’un bölüğün gazileri ile bizzat yaptığı röportajlar, mektuplar ve günlükler üzerine inşa edilen bu eser, Birleşik Devletler’de ve tercüme edildiği diğer ülkelerde çok satanlar listelerini uzun müddet altüst etti. Öyle ki, 2001 yılında aynı isimle TV’ye uyarlanan ve baş yapımcılığını Steven Spielberg ile Tom Hanks’in üstlendiği Kardeşler Takımı, böylelikle tüm zamanların en çok izlenen savaş dizisinin de kaynağı oldu. Alman paraşütçülerin, Norveç ve Hollanda’daki harekâtta Yıldırım Harbi doktrininin mühim bir unsuru olarak hava alanlarını, stratejik önem arz eden köprüleri ve tahkimatları süratle ele geçirmeleri ile Girit adasını başka herhangi bir sınıfın yardımı olmaksızın, tek başlarına işgal etmelerinin Müttefik dünyada getirdiği ses üzerine Amerikan 101’inci Hava İndirme Tümeni 15 Ağustos 1942’de faaliyete geçirildi. Tümenin ilk komutanı olan William C. Lee, 19 Ağustos 1942’de yayımladığı 5 No’lu Umumi Emir’de şöyle diyordu: “Kusursuz bir şekilde tatbik edeceğimiz silahlarımız ve taktiklerimizin tabiatı gereği, büyük çaplı önem arz eden operasyonları icra etmeye çağrılacak ve daima ihtiyacın en acil ve en yüksek olduğu vakitte muharebeye gireceğiz.” İkinci Dünya Savaşı’nın sonraki yılları, bu sözlerin ne kadar isabetli olduğunu birlik adına kanıtladı. 101’inci Hava İndirme Tümeni, sahile çıkacak birliklerin geçiş güzergâhlarını emniyete almak, cephe gerisinde kargaşa çıkarmak ve Almanların ikmal yollarını keserek kuvvetlerini sahile yoğunlaştırmalarını engellemek gibi, çıkarmanın salahiyeti açısından kilit rol oynayan bir görevle çıkarmanın ilk saatlerinde Alman işgali altındaki Normandiya'ya paraşüt açtı. Normandiya’da, bir kısmı günümüzde hâlâ Amerikan askerî okullarında ders olarak gösterilen Brécourt Manor taarruzu gibi başarılar kazanan Easy Bölüğü, bunun ardından, tarihin o zamana kadar gördüğü en büyük hava indirme harekâtı olup, 17-25 Eylül arasında Hollanda’da icra edilen ve Müttefiklerin yenilgisiyle sonuçlanan Market-Garden Harekâtı’na katıldı. Müteakiben, Hitler’in savaştaki son taarruzu olup, Alman kuvvetlerinin Amerikan hatlarını yardıkları ve Amerikan askeriyesinin tarihindeki en büyük kayıplarını verdiği Ardenler Harekâtı’nda, kuşatma altındaki stratejik Bastogne kentini çetin kış şartlarındaki müdafaasıyla, 101’inci Hava İndirme Tümeni bünyesinde şöhret kazandı. Daha sonra Almanya içlerine girip, Dachau kompleksine bağlı toplama kamplarından birini özgürlüğe kavuşturmak suretiyle Nazi toplama kamplarının dehşetine tanıklık eden bölük, ayrıca Hitler’in Bavyera Alpleri’ndeki ünlü ikametgâhı Kartal Yuvası’na giren ilk birlik oldu. Elinizdeki kitap, ülkemizde genellikle Kardeşler Takımı dizisiyle tanınan Easy Bölüğü’nün hikâyesini, diziye temel olan orijinal kaynağından Türk okuyucusuna sunuyor. Kimi zaman askerlerin kendi ağızlarından, kimi zaman günlüklerden ve benzeri birincil kaynaklardan faydalanılarak kaleme alınmış olan bu eser, akıcı ve samimi diliyle okuyucuyu, sanki âdeta askerlerin arasındaymışçasına, Normandiya’dan Hitler’in Kartal Yuvası’na uzanan nefes kesici bir maceraya çıkarıyor.

Sayfalar