En Son Eklenenler

Toplam 58907 sonuçtan 1811 - 1820 arası görüntüleniyor.
  • Alan M. Slater, Paul C. Quinn
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    46,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Konusu:
    Bu kitap, gelişim psikolojisi alanındaki klasik çalışmaları ele alırken yalnızca bu çalışmaların alanı nasıl şekillendirdiğini değil aynı zamanda bu çalışmaların ortaya koyduğu konularla ilgilenerek alanın kendisinin nasıl ilerlediğini göstermeyi de amaçlamaktadır. Buna ek olarak hem bu çalışmalar hem de araştırdıkları fikirler hakkında yeni düşünme biçimlerini ortaya çıkarmak için bu çalışmalara eleştirel bir gözle yaklaşmaktadır. Bu yaklaşım, gelişim psikolojisinin merkezinde yer alan temel çalışmaların titizlikle yeniden ele alınarak nasıl daha ileriye götürülebileceğini ve götürüldüğünü ortaya koymaktadır. Kitapta yer alan bölümler; belirli klasik çalışmalar tarafından ortaya çıkarılmış alanlarda, üst düzey araştırmalar yapan, uluslararası üne sahip akademisyenler tarafından yazılmıştır. Kolay anlaşılır ve ilgi çekici bir üslupla kaleme alınan her bölüm benzer bir anlatım tarzı kullanmaktadır. Sonuç olarak her seviyedeki gelişim psikolojisi derslerini destekleyecek nitelikte bütünlüklü bir eser ortaya çıkmıştır.
  • Tolga Kabaş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    46,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Yoksulluğun ölçülmeden önce tanımlanması ve kavramsal olarak anlaşılması gerekir. Yoksulluğun tanımı genişledikçe ölçülmesi de o kadar zorlaşmaktadır. Yoksulluğun tanımlarına göre ölçümünde kullanılan göstergeler farklılık gösterir. Bu yüzden yoksulluğun kesin tanımlarının yapılması ölçümler açısından çok önemlidir. Tanımların değişmesi sonucunda değişen yoksulluk göstergeleri farklı insanları ve grupları yoksul olarak tanımlar. Ayrıca, yoksulluğun tanımlarının değişmesi yoksullukla mücadelede de farklı politikalara yol açar.
  • Raychelle Cassada Lohmann
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    10,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Cinsiyet
    Konusu:
    Cinsel tacize veya tecavüze uğradıysan, şaşkın, kafası karışmış, öfkeli, utanmış ve yaşamına devam edemeyecekmiş gibi hissediyor olabilirsin. Yalnız olmadığını bilmen senin için önemli. Cinsel travma yaşamış pek çok genç, yaşadıkları şeyleri anlamakta veya bununla ilgili konuşmakta zorluk yaşar. Eğer hazırsan, bu kitap sana kendini bulmanda, hikâyeni anlatmanda ve iyileşmeye başlamanda yardımcı olacak. Seni güçlendirecek bu kılavuzda, cinsel travmaya maruz kalmış kişilerin gerçek hikâyelerinin yanı sıra iyileşmene ve olumlu şekilde ilerlemene yardım edecek araçlar var. Aynı zamanda yardıma ve desteğe nasıl ulaşacağını öğrenmende, kendi güvenlik planını oluşturmanda ve korku, utanç veya çökkünlük gibi duygularınla çalışmanda sana yardımcı olacaktır. Başına gelenler geçmişinin bir parçası fakat şu an kim olduğunu veya kim olacağını belirlemez. Bu kitap, yaşadıklarının üstesinden gelmende ve elinden geleni yapmanda sana yardım edecek. “Bu muhteşem kitap baştan sona umut dolu, ilham verici ve eğitici… Bu kitabın ihtiyacım olduğunda ulaşılabilir olmasını isterdim.”
  • Sebile Başok Diş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim
    Konusu:
    Nietzsche, Antik Grekler hakkında yaptığı araştırmalar sayesinde Grek kültüründe Tanrı Dionysos ve Tanrı Apollon ile temsil edilen değerlerin birbirleriyle nasıl kaynaştırıldıklarını görmüştür. Bunlar arasında kurulan ideal denge ile akıl ve içgüdüler birleştirilerek hem kültür hem de özel bir sanat dalı olan tragedya yaratılmıştır. Ancak Nietzsche'ye göre bu süreç Sokrates'le birlikte akamete uğramış ve çöküş başlamıştır. Nietzsche'nin nazarında, kişiliğinde Dionysosçu açıdan yetersizlik bulunan Sokrates, tam bir Apolloncu olarak aklı ön plana almış ve Dionysosçu olan ile Apolloncu olan arasında kurulan birlikteliği bozmuştur. İnsanlar, her şeyin akılla anlaşılabileceğini ve insanın özünün akıl olduğunu söyleyen Sokrates'in açtığı yolu takip etmiş; içgüdüyü, tutkuyu, bilinç dışını küçümseyerek farkında olmadan gerçeklikten uzaklaşmış ve çeşitli metafiziksel, ahlaki ve felsefi kurgular oluşturmuş, yaşamı olumsuzlamış, yaşam karşıtı olmuştur. Bu kitapta; önce Dionysos ve Apollon'un ne anlama geldiği, hangi nedenlerle Nietzsche'nin Dionysosçu, Sokrates'in de Apolloncu olarak nitelendirildiği, sonrasında ise Sokrates'in akılcılığının benimsenmesiyle ortaya çıkan metafiziksel, ahlaki ve felsefi geleneğin yaşamı nasıl olumsuzladığı Nietzsche'nin perspektifi esas alınarak anlatılmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede onun, bilginin insan hayatındaki rolüne, geleneksel ahlaka ve metafiziksel inançlara yönelik eleştirileri ile sanata verdiği önem de ortaya konmuştur.
  • metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,86 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
    Konusu:
    Bu kitap, üniversitelerimizin Fen-Edebiyat veya Sosyal ve Beşerî Bilimler fakültelerinin Felsefe bölümü öğrencilerine yönelik kaleme alınmış bir çalışmadır. Bu bölümlerde, son zamanlarda İslâm felsefesine ilgi gittikçe artmaktadır. Günümüzde İslâm felsefesi üzerine yazılan eserler, daha ziyade İlahiyat formasyonuna sahip kitleye yönelik kaleme alınmış eserlerdir. Yani bu eserler, anlaşılabilmesi için ilâhiyat bilgisine ve kavramlarına, İslâm tarihi bilgisine ve aynı zamanda İslâm felsefesinin kavramlarına ve problemlerine vakıf kimselerin anlayacağı bir dil ve üslupla yazılmıştır. Ancak felsefe bölümü öğrencisi, bu eserleri anlamaya yönelik bilgisel, tarihsel, kavramsal ve problematik olarak bir altyapıya yeterince sahip değildir. Hem gerekli bu altyapıyı tamamlamak hem de İslâm felsefesinin daha iyi anlaşılmasına bir katkı sağlamak amacıyla böyle bir eseri kaleme almış bulunmaktayız. Kitap, öncelikle felsefe bölümü öğrencileri hedef kitle olarak seçmiş olsa da İslâm felsefesine ilgi duyan herkes için bir el kitabı niteliğinde hazırlanmıştır. Kitapta, aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır: • İslâm felsefesinin anlamı ve kapsamı nedir? • İslâm dünyasında felsefi düşüncenin ortaya çıkmasında etkili olan unsurlar nelerdir? • İslâm felsefesi farklı kültür ve medeniyetlerden etkilenmiş midir? Etkilenmiş ise bunlar hangileridir? • Felsefe tarihinin en önemli ayağı olan VIII-XV. yüzyılda İslâm dünyasında İslâm felsefesi ve bilimine etkisi ve katkısı olan büyük filozoflar kimlerdir? • İslâm felsefesi Batı düşünce dünyasını etkilemiş midir? Eğer etkilemiş ise bunun yolları nasıl olmuştur? • İslâm düşüncesinin bir parçası olan tasavvuf düşüncesi nedir? Nasıl ortaya çıkmış ve temsilcileri kimlerdir?
  • Carl G. Hempel
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    8,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim
    Konusu:
    “Fizik dünyanın olgularını açıklamak doğa biliminin temel amaçlarından birisini oluşturur.” diyen Carl Gustav Hempel (1905-1997) bilimsel açıklamanın doğasıyla ilgili “kapsayıcı yasa” teorisini ve “Kuzgun paradoksu” olarak bilinen doğrulama paradoksunu ilk olarak ileri sürerek bilim metodolojisine ilişkin tümevarım, açıklama ve rasyonalite hakkındaki çalışmalarıyla bilim felsefesinde uzun süreli bir etki yaratmıştır. “Bilimin bugün istifade ettiği yüksek saygınlık, büyük ölçüde hiç şüphesiz bilimsel uygulamaların çarpıcı başarılarına ve hızla genişleyen kapsama alanına bağlıdır. Deneysel bilimin pek çok dalı, bilimsel sorgulamanın sonuçlarını kullanıma geçiren ve sonrasında sıklıkla kuramsal ya da temel araştırmaları yeni verilerle, yeni meselelerle ve araştırmaya yönelik yeni araç gereçle besleyen ortak teknolojiler için bir temel hazırlamıştır.” diyen Hempel bu yapıtında bilim felsefesinin temel kavramlarından “sınama”, “doğrulanabilirlik”, “basitlik” ve “indirgeme” gibi kavramları incelemektedir.
  • metin - Türkçe
    4 Ayrım
    8,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din
    Konusu:
    Bâbîlik ve Bahâîlik, 19. yüzyıl Şiî toplumu içerisinde doğan yeni dinî hareketlerdir. Bahâîlik, genellikle Bâbîliğin devamı olarak görülmekle birlikte Bâbîliğin kurucusu Bâb Mirza Ali Muhammed'in idamından sonra Bâbîlikten ayrı bir harekete dönüşmüştür ve kendisini, insanlığa gönderilmiş ilahi yeni bir din olarak tanıtmaktadır. Bahâîlik, İran'da ortaya çıkmakla birlikte hızlı bir şekilde büyüyerek günümüzde dünyanın hemen her bölgesine yayılmıştır ve en hızlı taraftar kazanan dinî inançlardan biri olarak gösterilmektedir. Bu açıdan Bâbîlik ve Bahâîlik hakkında yapılacak araştırmalar, bu yeni dinî hareketleri tanımak adına önem taşımaktadır. Batı’da Bâbîlik ve Bahâîlik hakkında çok sayıda araştırma ve yayın yapılmıştır. Ancak ülkemizde bu dinî hareketlere dair çalışmalar henüz çok az sayıdadır. Bu kitabın temel amacı, tarihî ve dinî açıdan birbiriyle yakından ilişkili olan Bâbîlik ve Bahâîlik hareketlerini, tarihî süreçleri, itikadi esasları ve öğretileri, başlıca ibadetleri, kurumları ve bazı gelenekleri üzerinden incelemektir. Kitabı, Bâbîlik ve Bahâîlik hakkındaki diğer yayınlardan ayıran en önemli özellik; inanç esasları, hareketin temel ilkeleri, ibadetleri ve dinî geleneğine dair birçok konunun Bahâîliğin kutsal kitabı kabul edilen el-Kitâbü'l-Akdes merkeze alınarak işlenmiş olmasıdır. Kitap, gerek akademik gerekse genel okuyucunun Bâbîlik ve Bahâîlik hakkında bilgi sahibi olmasına ve bu iki dinî hareketi tarihî, dinî ve kültürel yönleriyle tanımasına önemli bir katkı sunacaktır.
  • Bilgehan Gültekin, Leyla Budak
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
    Konusu:
    Son dönemlerde pek çok ülkenin parlamentolarında gündeme gelen sözde Ermeni soykırımı yasa tasarısı, tamamen Ermeni Lobisinin bir lobicilik illüzyonudur. Tarihin lobi tarafından saptırılması gerçeğine rağmen, bir teknik olarak lobiciliğin ve de özellikle Amerikan siyasi yaşamı üzerinde hayli etkin olan Ermeni Lobilerinin kullanılmasıyla Türkiye aynı zamanda bir kara propaganda saldırısına maruz kalmaktadır. Bu çalışmalarda Rum Lobisi, Ermeni Lobisine en büyük desteği vermektedir. Kitabımızda Ermeni ve Rum lobilerinin kullandığı iletişim teknikleri açımlanmaya çalışılmıştır. Kitap, Lobicilik üzerine araştırma yapan ve konuyla ilgili olan kişilere dönük temel bir referans kitabıdır. Baskı grupları, kamuoyu oluşumu, sivil toplum, propaganda ekseninde lobicilik ile ilgili kavramlara giriş yapılmış olup konuyla ilgili temel bir bilgilendirme amaçlanmıştır.
  • Paul Atkinson, Amanda Coffey, Sara Delamont, John Lofland, Lyn Lofland
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    10,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim
    Konusu:
    Etnografi, tek bir sınıflandırmaya ya da tek bir sosyal bilim alanına sığmayacak kadar farklı özelliklere bürünebilen, uygulandığı her ortamda farklı anlamlar kazanabilen, basit bir araştırma yönteminden daha fazlasına sahip entelektüel bir uğraştır. Bu özelliklerinden dolayı onu en iyi şekilde tasvir etme ve anlama yolu, sahadaki çeşitli hâllerini okuyucu ile paylaşmaktan geçmektedir. Bu kitap, etnografiyi alanla ilişkisi bağlamında anlatmaya yönelik önemli bir girişim ve aynı zamanda etnografik araştırma yapmak isteyenleri özendirici, teşvik edici ve destekleyici bir ruhla yazılmış kapsamlı bir etnografik metodoloji ve yöntem metnidir. Kitabın bazı bölümlerinde özel olarak kaleme alınmış olan etnografik mülakat, odak grup çalışmaları, katılımlı gözlem ve saha notları alma gibi tümüyle teknik becerileri geliştirmeye odaklanan içerikler özellikle etnografik bir saha araştırması gerçekleştirmek isteyenler için güçlü bir rehber niteliğinde. Etnografinin bir metodoloji olarak sosyal bilimler alanında çok geniş ve çeşitli kullanımları olduğuna şüphe yok. Antropoloji, sosyoloji, siyaset bilimi, iletişim bilimleri, işletme, sağlık bilimleri, kültürel çalışmalar, hukuk, pazarlama vb. birçok alanda kullanılabilen etnografik metodoloji, tüm bu alanlar açısından güçlü bir disiplinler arasılık ve kesişimsellik barındırıyor. Etnografi El Kitabı etnografinin bu kesişimselliğini özellikle ortaya koymakta. Tüm bu özelliklerinden dolayı kitabın etnografik metodoloji konusunda Türkçe alan yazındaki boşluğu doldurmaya yönelik mütavazı bir katkı olmasını umuyor ve etnografik saha çalışmalarındaki birikimin zenginleşmesine ve araştırmacıların bu alanda beceriler kazanmasına vesile olmasını diliyoruz.
  • Prof. Dr. Ahmet Akyürek
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    6,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim
    Konusu:
    Darwincilik, yüz elli seneden beri dünyanın gündemleri arasından düşürülmedi. Çünkü Darwincilerin öne sürdüğü fikirler; ateistlerin, natüralistlerin, maddecilerin, evrimcilerin en büyük dayanağı oldu. Daha önce bu gruplar çeşitli fikirlerini temellendirmekte güçlük çekiyorlardı. Sadece onlar değil. Darwin'in “Hayatta sadece güçlüler yaşama hakkına sahiptir.” tezi; İngiltere ve diğer sömürgeci devletler bu tezi kendi sömürgeciliklerini haklılaştırma, meşrulaştırma aracı olarak kullanırken, “Biz güçlü olduğumuz için tabiat kanununun gereğini yerine getiriyoruz.” mesajını veriyordu. Bunun yanında K. Marx, bu hayat mücadelesi fikrini, sınıf mücadelesine dönüştürmüş dünyayı patron-işçi mücadelesinden ibaret gibi gösteriyordu. “Sosyal Darwincilik” denilen akım ise toplumların hayatını aynı esasa göre düzenleme iddiasındaydı. Diğer yandan Darwin'in iddialarına uymayan yeni bilimsel araştırmalar ve buluşlar, bu çıkar grupları tarafından çeşitli manipülasyonlarla derhal etkisiz hâle getiriliyordu. Benzer oyunlar ülkemizde de yüzyılı aşkın süredir devam etmektedir. İnançlar, bu teori olmaktan ileri gidemeyen Darwinci düşüncelerle sarsılıyor, onun tezleri, okullarda “değişmez ve en son bilimsel gelişme”, “karşı konulamaz gerçek” gibi sloganlarla zihinlere yerleştiriliyordu. Bütün bu baskıcı tutumlara rağmen, gerçek bilimsel araştırmalar da durmadı. Prof. Dr. Ahmet Akyürek’in işte bunlardan en yenisini ve bilimsel olarak Darwin'in fikirlerinin tutarsız taraflarını çürüten bu kitabı yazmakla bilimsel düşünceye büyük hizmet ettiğine inanmaktayım. Prof. Dr. Süleyman Hayri BOLAY Charles Darwin'in bir buçuk asır önceki varsayımlarıyla yakın zamana kadar oyalanmış olan bilim dünyası, CERN’de yapılan partikül fiziği çalışmalarıyla Higgs boson'u (God particle-Tanrı parçacığı) ile Stephen Hawking'i de düşündürecek duruma getirmiştir. Prof. Dr. Ahmet Akyürek'in bu değerli eseri, varsayımlarla oyalananlara güçlü bir yanıt oluşturacaktır. Prof. Dr. Ender YURDAKULOL Darwin'in evrim konusunda söylediklerini ikiye ayırmak gerekir: Birincisi, kendinden önceki bilim adamlarının bulgu ve yorumları ki çoğu doğrudur; ikincisi, kendi teorisi ve yorumları ki çoğu diyemeyeceğim, tamamı yanlıştır. Prof. Dr. Ahmet AKYÜREK

Sayfalar