Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2993 sonuçtan 1831 - 1840 arası görüntüleniyor.
  • Oriana Fallaci
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    98,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ferda Tarı
    "Senden korkuyorum. Seni hiçyokluktan zorla çekip alan, gövdeme ekleyen rastlantıdan. Seni çok beklediysem de karşılamaya asla hazır olmadım. Ama kendi kendime hep o kötü soruyu sordum: Ya doğmak hoşuna gitmezse? Ya günün birinde haykırıp suçlarsan beni: "Sana kim dedi beni dünyaya getir diye? Neden dünyaya getirdin beni, neden?" İtalyan yazar Oriana Fallaci böyle diyor derin izler bırakan kitabı "Doğmamış Bir Çocuğa Mektup"un başlarında. Erkeğinden ayrılmış bir kadının, gebe olduğunu anladığı andan başlayarak hissettiklerini, iç dünyasında kopan fırtınaları, yaşadığı korkuları, coşkusunu ve erincini başka hiçbir kitap bu kadar başarıyla yansıtamadı, okuru bu denli etkileyemedi. Bir kadının bedeninde filizlenen o küçücük canlıyla, onu karnında taşıdığı sürece yürüttüğü bir monolog bu kitap. İlk yayınlandığı 1975 yılından bu yana sayısız dile çevrilen bu çarpıcı kitap, Oriana Fallaci'nin ustalıklı ve şiirsel anlatımıyla haklı bir başarıya ulaşıyor; unutulmazlar arasında yerini alıyor.
  • Dr.thomas Verny - John Kelly
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    362,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İrem Yaşar
    Bebeğinizin sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmesini diliyorsunuz. Peki bu dileğinizin gerçekleşmesi için ana rahminde geçirdiği dönemin bıraktığı derin izlerin hayatını nasıl etkileyeceğini ve yapabileceklerinizi yeterince biliyor musunuz? İnsanın bilinçli bir varlık olma yolculuğu, ana rahmine düşmesiyle başlar. Bu dokuz ay boyunca olanlar, ruhsal ve fiziksel kimliğinin oluşmasında belirleyicidir. Bütün bunları bilimsel araştırmalarla ortaya koyan öncü hekim Dr. Verny, bu kitapla müstakbel ana babalara çok değerli bir armağan sunuyor. Anne karnındaki bebek On altıncı haftada ışığa duyarlıdır. Yirminci haftada konuşmalarınıza tepki verecektir Altıncı ayda duygularınızdaki değişimi anlar. Doğmamış çocuğunuzla ilgili duygularınız onun ruhsal ve fiziksel varlığını etkiler. Seçeceğiniz doğum yöntemi yaşamında iz bırakacaktır. Ana rahmindeyken onunla bağ kurmalısınız, ama nasıl?
  • Carlos Fuentes
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    5,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yirminci yüzyılın ikinci yarısında roman sanatına kendi damgasını vurmuş sayılı yazarlardan biri olan Fuentes’in, onu “önemli” yazar olmaktan “büyük” yazar olmaya çıkardığı söylenen iki başyapıtından biri olan Doğmamış Kristof’u sunuyoruz sizlere. Roman 1992’de “ters-ütopik” bir Meksika’da geçiyor. Kuzey Amerika’nın Meksamerika olduğu, ABD’li petrol şirketlerinin güney eyaletlerini ele geçirdiği paramparça olmuş bir Meksika bu. Borç yükü altında ezilen; çevre kirliliğinin öldürücü boyutlara ulaştığı; siyasetçilerin yoksul halkı simgesel eylemler ve yarışmalarla oyalamaya çalıştığı, başarısız kalınca da katliamlara başvurmaktan kaçınmadığı, hepimize tanıdık gelecek bir “tatlı vatan”. Bu yarışmalardan biri de, Kolomb’un Amerika’yı keşfedişinin 500. yıldönümü olan 12 Ekim 1992’de doğacak ve soyadı Kolomb’a (İspanyolca “Palamo”) en çok benzeyen bebeğin 21 yaşında ülkenin yöneticisi olacağını ilan eden yarışmadır. İşte bu yarışmanın ürünü olan, henüz doğmamış Kristof Palomar, romanın anlatıcısıdır. Rahmin içinde her şeyi görür ve anlatır cenin Kristof: “Geçmişi olmayan” ve başının üzerinde bir hale taşıyan annesi Angeles’i, “asi muhafazakâr” babası Angel’i, siyasi ilişkileri sayesinde mülti-milyarder olmuş işadamlarını, ülkeyi yetmiş yıldır yöneten kâbus parti PRI’yı, nefes alınmaz hale gelmiş, çöp ve lağım kuşatması altındaki Mexico City’yi, paranın tatil yeri Acapulco’yu, sokak çocuklarını, yok sayılan Yerlileri, ağzından yeşil salyalar akan polis şefini... görür ve anlatır. Hatta Cervantes, Rabelais, Sterne, Diderot, Gogol ve Dickens’ı anarak romanın soykütüğünü bile çıkarır. Peki nedir bu romanı başyapıt kılan? Fuentes’in memleketi Meksika’ya duyduğu nefret ve acı yüklü sevginin insanı sersemleten yoğunluğu belki; belki geçmişin ve bugünün mitleri karşısında takındığı büyülenmişlikle karışık eleştirelliğin romanın dokusuna kattığı zenginlik ya da yazarın okura da bulaşan öfke ve enerjisi; ama galiba en önemlisi Fuentes’in dille durmadan oynarken, diğer postmodern romancıların tersine, sadece haz ve keyif değil; aynı zamanda bir şiddet, bir elektrik de ileten saplantılı oyunculluğu. “Epeydir şöyle yoğun, çarpıcı, müthiş bir roman çıkmıyor” diyenlere duyurulur.
  • Emil Michel Cioran
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    377,51 KB
    Eser Türü: Kitap
    Cioran yüzyılın başlarında Romanya'da doğdu ama hayatını Paris'te gönüllü olarak sürgünde geçirdi. Rumence yazdığı son yapıt olan "Mağlupların Kitabı" ndan sonra dilini de terk ederek Fransızcada kesin kararını verdi. Bir mektubunda, dil değiştirmekle tüm varoluşundan vazgeçmiş olduğunu yazar. Cioran her sistemi bir put sayar, köleliştirici, ruhu köreltici bir zorba gibi görür. Aristo, Aquinalı Thomas ve Hegel düşünce tarihinin en büyük zorbalarıdır ona göre. Mistiklere ilgi duyar, her zaman biraz budist olduğunu söyler. Buda, Eyüp, Sankara, Nietzsche, Chamfort ve öteki tüm lanetliler onun en yakın dostlarıdır. Mistiklerin tanrıyla insandan insana konuşur gibi konuşmaları Cioran'ı derinden etkilemiştir. Yaşadığı çelişkiler, onu herhangi bir öğretiye bağlamaktan alıkoyar. Uykusuzluğun ve umutsuzluğun doruklarında gezinirken şöyle mırıldanır: "Tanrı vardır, yoksa bile!" "Cioran, gezegenemizin en uygar yabanisidir." François Bott
  • Emil Cioran
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    210,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Beyza Sandıkçıoğlu
    “İnsan ortaya çıkar çıkmaz, çiçekler de ortaya çıktı.” Bana kalırsa, çiçekler insandan çok daha önce vardı ve insanın gelişiyle hâlâ içinden çıkamadıkları bir şaşkınlığa gömüldüler… * Ne zaman ölümü düşünmesem, hile yaptığım, içimdeki birini aldattığım hissine kapılıyorum. * Bilinç ete batmış bir kıymıktan çok, saplanmış bir hançerdir. * Ölümün bizim için artık ilginç yanı kalmayıp, ondan hiçbir şey elde edilemeyeceğini düşündüğümüzde, doğuma geri çekilir, başka türlü bir dipsiz uçuruma meydan okuyarak haykırmaya  başlarız... * Yaşamak, savaşta toprak yitirmektir.
  • Yaşar Ateşoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    254,67 KB
    Eser Türü: Kitap
    Balık ve yoğurt birlikte yenirse zehirler. Bir koyun akarsudan su içemez. Sümüklü böceklerin 4 tane burnu vardır. AIDS eşcinsellerin hastalığıdır. Bir karınca ağırlığının 50 katını taşıyabilir. Sivilceleri sıkmak zararlı değildir. Bir fare susuzluğa bir deveden daha uzun süre dayanabilir. Gebelikte cinsel ilişki zararlıdır. Avrupa Birliği Türkiye’nin tüm sorunlarını çözecek. Havuç göz için çok faydalıdır. Ispanak en iyi demir kaynağıdır.
  • İlhan Uçkan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    139,70 KB
    Eser Türü: Kitap
    kadın
  • İlhan Uçkan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    266,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Seda Ölkem
    Her taraf keşfedilmeyi, “doğru erkek” ilan edilmeyi bekleyen erkek kaynıyor. Siz hâlâ kalmadı zannedin. Kapanın elinde kalıyor… Bayram yeri gibi ortalık! Silkinin ve kendinize gelin! Bütün mesele “doğru erkek” potansiyelini ortaya çıkartabilecek “doğru kadın” olmakta! “Doğru kadın olun, doğru erkeği siz kapın!” günü bugün… Zira kapanın elinde kalıyor… Haydi bakalım kolları sıvayın, işe girişin. Daha kaç tane “doğru erkek” kaçıracaksınız elinizden?
  • Ertuğrul Yaman
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    317,55 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Sırrı Er
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Sırrı Er, sunduğu programlarda temiz, akıcı, doğru ve güzel Türkçesiyle dikkatleri üzerine çekiyordu. Türkçe'nin güçlü söz dağarcığını konuşmalarına yansıtıyor, kelimeleri hakkıyla telâffuz ediyordu. Sırrı Er bildiğiyle de yetinmiyor, sürekli olarak araştırıyor, sözlüklere bakıyor, kaynaklarda bulamadığını ustalarına, bazen de bizlere soruyordu. Sırrı Er'in başarılı bir spiker ve sunucu olarak bugünlere gelmesinde başta Mesut Mertcan olmak üzere bu mesleğin önde gelen ustalarının emeği, çabaları da bulunmaktadır. Ama ulaştığı bu noktada Sırrı Er'in ana dilimiz Türkçe'ye olan sevgisi ve saygısı, Türkçe'ye gösterdiği özen yatmaktadır. Sırrı Er, mesleğinin temeli olan Türkçe' yi daima el üstünde tutmuş, Türkçe'yi kirletmemiş, Türkçe'ye özen göstermiştir. Değerli spiker ve sunucu Sırrı Er'i bu başarılı çalışması dolayısıyla kutluyor, daha nice başarılı eserlere imza atmasını diliyorum. Bir başka dileğim de radyo ve televizyonlarımızda Sırrı Er gibi Türkçe'ye özen gösteren spikerlerin, sunucuların artması. Çünkü doğru ve güzel Türkçe onlar sayesinde radyo ve televizyonlarda yaşıyor, kulaklarımıza ulaşıyor. Teşekkürler Sırrı Er, ellerin dert görmesin, eksik olma… -Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın Türk Dil Kurumu Eski Başkanı-

Sayfalar