En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58696 sonuçtan 18511 - 18520 arası görüntüleniyor.
Umberto Eco
insan sesi mp3 - Türkçe
39 Ayrım
478,72 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 45
Konusu:
İlk baskısı 2005 yılında yapılan Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi HC özel baskısı ile tekrar okurlarıyla buluşuyor… "'Hayatınla ilgili bir şeyler yaz' dedi Paola. 'Yirmi yaşındayken neler yapıyordun?' Şöyle yazdım: 'Yirmi yaşındaydım. Kimsenin, bu yaşın en güzel yaş olduğunu söylemesine izin vermem.' Doktor, komadan çıktığımda aklıma ilk gelen şeyin ne olduğunu sordu. Şöyle yazdım: 'Gregor Samsa bir sabah uyandığında kendini yatakta kocaman bir hamamböceğine dönüşmüş olarak bulur.'" "Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi, geçmişi arayışın romanı. Bir romanın sınırlarını aşan, büyüleyici bir deneme. Gölgelerin doldurduğu, Don Bosco'nun ve Lili Marlen'in sesiyle canlanan bir sahne, bir Broadway sahnesi. Savaş sonrası belleğine kaygı dolu, sürükleyici bir yolculuk." -Gazetta di Parma- "Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi, bir yaşamöyküsü değil, bir kuşağın anılarından oluşmuş bir kitap. Masallarla, yazınsal alıntılarla ve halk şarkılarının sözleriyle harmanlanmış bir öykü. Miki Fare, Mandrake, Mussolini ve göğüsleri çıplak Josephine Baker... İkinci Dünya Savaşı yılları İtalyası'yla ilgili her şey." -La Stampa- (Tanıtım Bülteninden)
EBRU GÜZEL
insan sesi mp3 - Türkçe
14 Ayrım
337,68 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Sosyoloji
Görüntülenme Sayısı: 45
Konusu:
Instagram’da tween etiketi yazıldığında yetişkinleştirilmiş, cinselleştirilmiş ve şöhretleştirilmiş yüz binlerce kız çocuğunun paylaşımlarına rastlanır. Bijuteriden bikiniye, dudak parlatıcısından gece uyuma gözlüğüne kadar her bir ürün, cinsiyetçi bir “kız çocuğu kültürü”ne özgü simgelerle bezelidir. Şöhret şekerine bulanık paylaşımlarla #tween(s),’ “ne çocuk ne ergen” arada sıkışmış; “eşikteki çocuk”tur. Türkiye’de tween fenomen dünyaya oranla çok az, paylaşımlar daha ölçülü; ama fenomen olma arzusu çok yüksek! Keza elinizde tuttuğunuz bu kitap Instaşöhret kimliğinin okullarda da taklit edildiğini ve onun getirdiği sembolik kapitalin özellikle de kolejdeki çocuğun sosyal statüsüne transfer olduğunu bulguluyor! Celebrity-endüstriyel kompleksinin bir ürününe dönüşen ve çocukluğun masumiyetinden koparılarak fetişleştirilen eşikteki çocuğun gösterdiği en üzücü gerçek ise: “Çocukluğun yitişi”dir. (Tanıtım Bülteninden)
Esra Köten, Barış Erdoğan
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,91 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 45
Konusu:
Elinizdeki kitabın konusu İstanbul gibi büyük bir kentte her gün yüzbinlerce insanın ulaşım için kullanmak zorunda olduğu metrobüs duraklarında insanları gözlemlerken çıkıverdi. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde işçiler, memurlar ve öğrenciler bu toplu ulaşım aracına binebilmek için insanüstü mücadele veriyordu. Hızlı ve çevik olanlar oturabiliyor, diğerleri ise ya ayakta kalıyor ya da sıradaki aracı beklemek zorunda kalıyordu. Bu mücadelede engelli bireyleri özellikle de bedensel engellileri görmek mümkün olmamıştı; zira tekerlekli sandalyeyle ya da başka bir araçla otobüs durağına ulaçsalar bile engelli bireylerin metrobüse binebilmeleri neredeyse imkânsızdı. Bu bizi “engelliler nerede?” sorusuna götürdü.
Kürşat Başar
insan sesi mp3 - Türkçe
12 Ayrım
280,49 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 45
Konusu:
Edebiyat, olağanı olağanüstüye dönüştürür. Bu kitabı okurken ilk aklıma gelen cümle bu oldu. Yaşamsal olanla zihinsel olanın birbirini beslediği bir yazma biçimi, çağrışımlarla anılarda kurulan, ritmi hiç düşmeyen bir edebiyat, anlatım temposu...* Doğan Hızlan *Çok az romanda üslup, yazım tekniği ve tema birbirlerini bu denli çarpıcı biçimde tamamlamıştır. Üslup temayı, hiçbir romanda bu denli yeniden biçimlendirmemiş, yaratıcılığın ve yaratılanın adı üslup olmamıştır. Post-modernizmin ne olduğunu merak edenler bu romanı okusunlar. Başar, hiçbir şekilde post-modernist değil ama roman post-modernizmin ta kendisi...* Ali Bayramoğlu
Aytunç Altındal
insan sesi mp3 - Türkçe
10 Ayrım
151,84 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 45
Christian Bobin
metin - Türkçe
3 Ayrım
1,80 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 45
Konusu:
Bir ağaç pencereye dayar yaprak dolu omzunu. Bu arınmış ve güçlü bir ağaçtır. Gökyüzünün içinde güçle yükselir. Günü karartır, düşünceyi kör eder... Bir ağaç, görmek için yeterlidir. Uzun bir hastalıktan sonra yürümeyi öğrendiğin gibi öğrenirsin görmeyi: Adım, bir adım daha. Adım adım, düş düş... Çoğu kez, uykuya dalmadan önce, yıldız basmış bir gecede bir kestane ağacını düşünürsünüz. Onun gölgesinde yazarsınız. Sayfanın üstüne düşen gölgesinde öğrenirsiniz aslolanı: Güzellik, güç, ölüm... Çocukluk kökünden sökülemez. Her şeyi terk edebilirsiniz. Her şeyden uzaklaşabilirsiniz, bu ağaç dışında. Yaşamımızı aydınlatan şey, söylenebilen ya da tutulabilenden başkası değildir. Bu söylenen, susar. Bu tutulan, kaybolur. Bir avuç berrak su kadar bir hakimiyetimiz yok yaşamımız üzerinde. Elimizden kaçıp kurtulan ve bizim aşkımızla beslenenden başka bir şeye sahip değiliz: Düşte bir ağaç, sessizlikte bir yüz, gökyüzünde bir ışık. Gerisi hiç. Gerisi, öfkeli günlerde, çeki düzen verilen saatlerde atılan her şey. Fırlatıp atanlar var. Saklayanlar var. Evlerini düzenli olarak talan edenler var ya da onu, bir aşkın en gizli köşesi olan bir anıya çevirenler... Ve saklayanlar vardır. Bir çekmecede biriktirirler, bir sözde, bir aşkta biriktirirler. Hiçbir şey kaybetmezler. Ne yazık ki, saklarlar. Atanlar da saklayanlar da biricik nesne önünde, tüm şeylerin yerini tutacak şey önünde eşittir. Atıp kurtulanlar da, boşuna dolduranlar da. Hiçbir durumda atılmayan bir şey vardır. Bu ille de bir nesne değildir. Bu belki bir ışık, bir bekleyiş, tek bir isimdir. Belki duvarın üzerinde bir lekedir, penceredeki bir ağaç ya da günün özel bir saatidir. Nedensizce, ihtiyaç duyulmadan aşık olunan bir şeydir. Geçip giden ya da duran bir şeye duyulan sessiz sadakattir. Suskun ve durgun bir aşktır: Ruhun derinlerine bir çukurun dibine çöker gibi çöker. Oraya ışıktan bir hiç, mavi gökten bir toz zerresi bırakır. Bu bir kitapla, garip bir bardak ya da müzikle de yaşanabilir. Dünyanın ya da ruhun herhangi bir parçasıyla da yaşanabilir. Ve bu size eşlik eder. Zaman geçer, kalp yorulur. Bu şey vardır -bu yapraklar, bu berraklık, bu isim. Zaman zaman bu şeyi gerektiği gibi düşünürsünüz, onun talep ettiği gibi: ayrı ve sessiz. Ve bu şeyin eskimediğini görürsünüz, değişmediğini. Onu seçtiğiniz ilk günkü gibi parlar. Ve seçtiğiniz bu nesne, sadece orada durarak sizi aydınlatır ve korur. Önem verdiğiniz, üzerine titrediğiniz nedir. Kendi kendinize söylersiniz: önem verdiğim nedir. Bir hayat neye bağlanır, neye önem verir, benimki, tüm bir hayat, herhangi biri. Hiçlere. Üç kez hiç olan şeylere bağlanır. Peki bu şey neye yarar. Önce hiçbir şeye. Hayattaki tüm şeylerin ölümcül yararlarından korunmuştur. İşe yaramazlığıyla parlar. Eksikleri fazladır. Hiçbir şeye yaramayan, bir çok şeye yarar. Dünyanın ya da ruhun ya da hiçbir zaman erişilmemiş güzelliğin yerini alır. Her şeyin yerini alır. Bu şeyin dışında her şeyi terk edebilirsiniz. Hayatta hiçbir zaman sönmeyecek bu bahar göğünün, bu ismin dışında her şeyi. Bu hiçbir şeyin bilmecesidir. Bu bir çocukluk gizemidir….
Julia James
metin - Türkçe
3 Ayrım
13,58 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 45
Konusu:
Allessandro ve Laura, bir süre daha birbirlerine bakmayı sürdürdüler, sonunda Laura konuşmaya karar verdi ve derin bir nefes aldı. Evet, Laura Stowe benim. Peki ya siz... Laura özellikle duraklamıştı, ama adam kendisini tanıtmak yerine, yüzünde garip bir ifadeyle onu süzmeye devam ediyordu. Adamın yüzündeki ifade şaşkınlıktan farklı bir şeydi ve bunu saklamaya gerek görmemesi, Laura'nın hiç de hoşuna gitmemişti.
Emine Işınsu
metin - Türkçe
3 Ayrım
1,98 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 45
Konusu:
Memleketin karışık zamanlarında, solda şöhret olmuş romancı olan Mevsim, maddî bakımdan da, olağanüstü bir duruma sahipti... Fakat bütün bunlar, devamlı bir arayış içinde bulunan Mevsim'e yetecek miydi?... Mevsim'in ruhu açtı ve hayatın kendisine sunduğu maddi imkanlarla doyum bulamıyordu. Mehmet onun için; bir roman kahramanı, bir sevda, aynı zamanda maneviyat kapısını açan anahtar olacaktı, ama galiba bu anahtar, Kaf Dağı'nın arkasındaydı.. Ve Mevsim'in kendi içine doğru çileli seyahatini bu eserde okuyacaksınız.
Samiha Ayverdi
insan sesi mp3 - Türkçe
45 Ayrım
815,23 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 45
Konusu:
"İstanbul ağacının ince bir kolu, narin bir sürgünü olan Boğaziçi dalının beş asırdır eteğimize düşen târihi bereketi ile edebî mahsülünden; tatlı-acı bir tadımlık lezzet bulup, bu çeşniyi de geçmişin bir armağanı olarak geleceğe bırakabilmek, bizim için ödenmek bir borcun ve mes'ut bir vazifenin ta kendisidir.
Mehmet Ali Gökaçtı
insan sesi mp3 - Türkçe
49 Ayrım
800,37 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 45
Konusu:
Her vesileyle "siyaset bulaştırmayalım" antları verilse de, futbol politikanın kayıtsız kalamadığı bir toplumsal olgu. Kitlelerin sempatisini avlamanın, onlara "mesaj vermenin" en popüler mecralarından biri… Türkiye'de de futbol ortamı hep politik gelişmelerle iç içe biçimlendi. Genel olarak doğrudan devletin güdümü ve genel politik iklimin belirleyiciliği altında… Ayrıca partilerin, siyasetçilerin veya siyasi nüfuz peşinde koşanların müdahaleleriyle… Her dönemin politik koşulları futbol ortamına yansır. Önce, ulus-devlet ve millet inşaası döneminin gerekleri... Ardından, Tek-Parti döneminin bu ele avuca sığmaz spora nizam verme çabaları ve bu otoriter yönetimin perde arkasında farklı dünya görüşlerinin ve hiziplerin mücadelesi… DP döneminde kulüplerin iktidar himayesi arayışı… 1960-80 döneminin politik kutuplaşma koşullarının ve sosyo-ekonomik gelişmenin beraberinde getirdiği görece "çoğulcu" yapı… 1980 askerî rejimiyle beraber, neoliberal dönüşümün ve global kapitalizme eklemlenmenin etkileri; özellikle milliyetçilik bağlamında futbolun siyasi kullanımının yoğunlaşması ve endüstriyel futbol… Bütün bu dönemler boyunca kulüp yöneticilerinin gözlerinin de hep siyasi ve ekonomik güç odaklarında olduğunu, onların himayesini aradıklarını görüyoruz. Son yıllarda tribünlerin popüler tezahüratlarından biri "Forman için oyna, Allah için oyna, bizim için oyna!" Bir bakıma, futbol dünyasının tepesindeki güçler de, "bizim için oyna" diye peşinde takımların! Genç yaşta kaybettiğimiz değerli yazarımız Mehmet Ali Gökaçtı, bu kitapla, siyasal ortamla ilişkisi içinde anlattığı Türkiye futbolunun genel bir tarihini de sunmuş oluyor.

Sayfalar