Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2546 sonuçtan 1911 - 1920 arası görüntüleniyor.
  • Lütfiye Aydın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    212,60 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Seslendiren: Özlem Ersönmez, Rüşrü Asyalı, Sema Aybars, Yüksel Partal, Faruk Günuğur
    -
  • Trevanian
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,19 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Mehmet Ali Birand
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    594 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Türgök Gönüllüleri
    "Aman kimselere söz vermeyin de, yine beraber olalım..." Türkiye yirmi yıldır Mehmet ali Birand'ın bu sözleriyle dünyaya açılıyor. Tam yirmi yıldır Türkiye televizyonlarında "32. Gün" haberciliği yaşanıyor. Bu kitap, "32. Gün"ün bu 20 yıllık zirve serüveninin hikayesi. Mehmet Ali Birand'ın kaleminden okuyacağınız bu hikaye, aynı zamanda bir ekolün, zirveden zirveye, ödülden ödüle, başarıdan başarıya koşan bir ekran klasiğinin hikayesi. Ayrıca son yirmi yılın önemli liderleriyle yüz yüze yapılan görüşmelerin bir tutunağı niteliğinde, Thatcher'dan Kohl'e, Kaddafi'den Yeltsin'e, Gorbaçov'dan Özal'a, Mitterrand'dan Demirel'e uzayıp giden büyük bir portreler galerisi... İşte "20 yılın perde arkası"!
  • Adnan Şişman
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    633,69 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarama:Kitapsevenler
  • Donald Gillies
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    5,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitap bilim felsefesindeki dört ana temada 20. yüzyıl boyunca meydana gelen gelişmelerin izini sürüyor: Tümevarımcılık, uzlaşımcılık, gözlemin doğası ve bilimle metafizik arasındaki sınır. Düşüncelerin gidişatı filozofların yaşamları ve bilimdeki çağdaş gelişmelerden oluşan bir arka plan üzerine oturtulmuştur. Bu dört ana tema hem merkezi önemlerinden dolayı seçilmişlerdir hem de önceden edinilmiş herhangi bir felsefi veya bilimsel bilgiyi şart koşmayan bir yolla izah edilmektedirler. Dolayısıyla bu kitap bilim felsefesine mükemmel bir giriş teşkil etmektedir.
  • Martin Lings
    insan sesi mp3 - Türkçe
    38 Ayrım
    685 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: semra elmadağ
    Bir bilgenin kaleminden bir veli… Müritlerinin sayısı on binleri bulan ve öğretilerinin gücü İslam’ın Avrupa’da yayılmasında büyük rol oynayan bir Allah dostu, Şeyh Ahmed el-Alavi.  Onun irfanının nuruyla feyizlenerek, maneviyatına önem veren tüm dünya insanlarının istifade ettiği kıymetli eserler kaleme alan büyük bilge, Martin Lings. Ve bir bilgenin kaleminden şeyhinin mürşidini ve onun rehberlik ettiği kut yolu anlatan, Allah dostlarına ve onların dostlarına  gönlünü adayanların kaçırmak istemeyecekleri nadide bir eser: Yirminci Yüzyılda bir Veli. Ödüllü siret kitabıyla Türk okurunun yakından tanıdığı Martin Lings’in Londra Üniversitesi Doğu ve Afrika Çalışmaları Enstitüsü’ne sunduğu doktora tezi olan ve daha sonra kendisi tarafından kitaplaştırılan bu eser Türkçeye İngilizce aslından tercüme edildi. Yirminci Yüzyılda Bir Veli’de sadece bir bilgenin kaleminden bir veliyi tanımakla kalmayacak, ruhunuzun tasavvufun ışığında tazelendiğini hissedeceksiniz.  “Böyle manevî bir rehberle karşılaşmak yirminci yüzyılın ortasında bir Ortaçağ azizi yahut Sâmi peygamberlerden biriyle yüz yüze gelmek gibidir. Birkaç ay önce Müstaganem’de vefat eden tasavvuf büyüklerinden Şeyh Ahmed el-Alavî ile karşılaştığımdaki intibam da böyle oldu. Kahverengi cellâbesi ve beyaz sarığı, gümüş rengi sakalı ve sanki ondaki mübarekliğin ağırlığıyla aşağı doğru sarkmış uzun elleriyle, Efendimiz Halil İbrahim’in zamanından kalma saf ve kadim bir havayı etrafa yayıyordu.” Frithjof Schuon  “Velayeti Ortaçağ sufilerinin altın çağını hatırlatan bir zatın [Şeyh Ahmed el-Alavî] hayatı üzerine bir başyapıt. Belgelere dayalı bu kitapta Dr. Lings pek çok nadir kaynağa başvuruyor… ve önemli bir takım orijinal katkılarda bulunuyor.” A.J. Arberry
  • George G. Iggers
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    7,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Tarihin sonu geldi mi? Tarihle edebiyat arasındaki farklılıklar ve benzerlikler nelerdir? Tarih anlatısının odak noktasında devlet ve siyaset mi, yoksa toplumsal ve ekonomik yaşam mı yer almalı? Marksist tarih yaklaşımı günümüz dünyasında geçerliliğini koruyor mu? Dünya tarihi tek bir zaman çizgisi üzerinde, bütüncül bir süreç olarak hep ileriye doğru mu evriliyor, yoksa aynı yüzyılın tarihi içinde bile farklı zaman çizgileri mi söz konusu? Tarihyazımı, o tarihin içindeki gerçek bireylerin gündelik yaşamlarıyla ne derece örtüşüyor? George G. Iggers, tarihyazımında kilometre taşları olan Leopold von Ranke, Weber, Marx ve Marksist tarihyazımı, Annales okulu, yapısalcılık, Frankfurt okulu, Foucault, Derrida, Thompson, post-modernizm gibi akımları, içinde şekillendikleri koşullarla birlikte ele alırken, ayrı bir disiplin olarak doğduğu 19. yüzyıldan günümüze dek tarihyazımının serüvenini ve ardında bıraktığı soruları anlatıyor.
  • John Lukacs
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Manches Herrliche der Welt 1st im Krieg und Streit zerronnen Wer bewahret und erhalt Has das schönste Los gewnnen. Bu dünyanın büyük yaratıları Savaşlar ve kavgalarla yıkıldı Ve kim savunup koruduysa En güzel ödülü onlar kazandı GOETHE
  • Abdullah Uçman
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    545,62 KB
    Eser Türü: Kitap
    Evliya Çelebi Seyahatname’sinden sonra Türk seyahat edebiyatının dikkate değer ilk örneklerinden biri Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi’nin Fransa Sefaretnamesi’dir. Üzerinde çokça durulan bu metin Osmanlı Batılılaşmasının erken dönemlerini takip için de önemli bir yerde duruyor. Tarihlerimizde Lale Devri olarak bilinen 1718-1730 yılları arasında Osmanlı tahtında Sultan III. Ahmed, sadâret koltuğunda ise Nevşehirli Damat İbrahim Paşa oturmaktadır. 1718 yılında imzalanan Pasarofça Antlaşması’ndan sonra bir taraftan genel anlamda memleket çapında bir kısım ıslahat hareketlerine girişilirken, bir taraftan da İstanbul’un yeni baştan imar edilmesine, daha doğrusu yeni köşk, bahçe, kasır ve sahilsaraylarla güzelleştirilmesine başlanır. Islahat konusunda takip edilen yeni dış politika doğrultusunda İstanbul’da ikamet eden Avrupalı sefirlerle de iyi ilişkiler kurmaya çalışan Damat İbrahim Paşa, bir yandan da Batı dünyası hakkında bilgiler edinmek suretiyle oradaki ilmî ve fennî gelişmeleri daha yakından görmek, aynı zamanda iki devlet arasındaki dostluğu geliştirmek üzere 1720 yılında “Fevkalâde elçi” sıfatıyla Yirmisekiz Mehmed Çelebi’yi Paris’e gönderir. Fransa Sefaretnamesi bu çok taraflı teşebbüsün önemli neticelerinden biridir ve bu bakımdan önem taşır. Topkapı Sarayı Kütüphanesi’nde bulunan yazma bir nüshanın, bu metinle ilgili günümüze kadar yapılan neşirlerden farklı kısımlar taşıması, yeni ve güvenilir bir neşir yapılmasını gerekli kılmıştır. Bu yayın, hem orijinaliyle birlikte tahkikli yeni metni ve bunun sadeleştirmesini hem de kitabın ve müellifinin hikâyesini birlikte vermektedir.
  • Beynun Akyavaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    157,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nur Şebnem Yıldız
    Evliya Çelebi  Seyahatname’sinden sonra Türk seyahat edebiyatının dikkate değer ilk örneklerinden  biri  Yirmisekiz  Çelebi  Mehmed  Efendi’nin  Fransa  Sefaretnamesi’dir.  Üzerinde  çokça  durulan  bu  metin  Osmanlı  Batılılaşmasının  erken  dönemlerini  takip  için  de  önemli  bir  yerde  duruyor. Tarihlerimizde  Lale  Devri  olarak  bilinen  1718-1730  yılları  arasında  Osmanlı  tahtında  Sultan  III.  Ahmed, sadâret koltuğunda ise Nevşehirli Damat İbrahim Paşa oturmaktadır. 1718 yılında imzalanan  Pasarofça  Antlaşması’ndan  sonra  bir  taraftan  genel  anlamda  memleket  çapında  bir  kısım  ıslahat  hareketlerine girişilirken, bir taraftan da İstanbul’un yeni baştan imar edilmesine, daha doğrusu yeni  köşk, bahçe, kasır ve sahilsaraylarla güzelleştirilmesine başlanır. Islahat konusunda takip edilen yeni  dış politika doğrultusunda İstanbul’da ikamet eden Avrupalı sefirlerle de iyi ilişkiler kurmaya çalışan  Damat İbrahim Paşa, bir yandan da Batı dünyası hakkında bilgiler edinmek suretiyle oradaki ilmî ve  fennî  gelişmeleri  daha  yakından  görmek,  aynı  zamanda  iki  devlet  arasındaki  dostluğu  geliştirmek  üzere  1720  yılında  “Fevkalâde  elçi”  sıfatıyla  Yirmisekiz  Mehmed  Çelebi’yi  Paris’e  gönderir.  Fransa  Sefaretnamesi  bu  çok  taraflı  teşebbüsün  önemli  neticelerinden  biridir  ve  bu  bakımdan  önem  taşır. Topkapı  Sarayı  Kütüphanesi’nde  bulunan  yazma  bir  nüshanın,  bu  metinle  ilgili  günümüze  kadar  yapılan neşirlerden farklı kısımlar taşıması,  yeni ve güvenilir bir neşir  yapılmasını gerekli kılmıştır.  Bu  yayın,  hem orijinaliyle birlikte tahkikli yeni metni ve bunun sadeleştirmesini hem de kitabın ve  müellifinin hikâyesini birlikte vermektedir.

Sayfalar