Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7424 sonuçtan 1921 - 1930 arası görüntüleniyor.
  • Gaye Boralıoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    450,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aytun Sezer
    “Şu kâinatta hiçbir şey o kadar sarih değil,” diyor adam kaşlarını çatarak. “Bazı şeylerin bir kısmını biliyoruz, bazen bulutların ardından görüyoruz. Zihnimizde bölünmüş cümleler dolanıyor, öbür yarılarını bulamıyorlar bir türlü. Bir şeyin bir manası var, bir de alâmeti var. Aynı olmuyor ikisi.” Tükendi Tanrı’nın tüm alâmetleri... Bilinmez bir akıbete doğru tepetaklak gidiliyor. İyi ve kötü, doğru ve yanlış, sevap ve günah birbirine karışıyor. Dualar yerini beddualara bırakıyor. Kötülüğün normalleştiği koca dünyanın altında ezilenler yine masum çocuklar, safdiller, kimsesizler ve âşıklar oluyor. Alâmetler Kitabı, alacakaranlık bir dünyanın kaotik ilişkilerinin, absürt hallerinin ve ürkütücü sıradanlığının anlatısı. Gaye Boralıoğlu, insanlığın gidişatına dair alâmetleri kovalıyor. Sınırsız hayal gücü ve duru anlatımıyla, hem bugünü tasvir eden hem de geleceği kestiren eşsiz öykülere imza atıyor.
  • Farhad Daftary
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    480,57 KB
    Eser Türü: Kitap
    Dağın Yaşlı Adamı’nı ve fedailerini Sünni kaynaklar ve Batıdan gelen gezginler mi abartarak kötü göstermişti... Fedailer gerçekten de haşhaş bağımlısı suikastçılar mıydı? “Cennet Bahçesi” için mi kendilerini feda ediyorlardı? Yoksa Hasan Sabbah ve fedaileri gerçekten birer efsane miydi? Nizari İsmailileri, Ortaçağ Avrupa’sında “Haşaşiler” ismiyle nam salmışlardır. Haşhaş kelimesinden türetilen bu yanlış isim, XII. yüzyılın başlarında Ortadoğu’da varlık gösteren bu gizemli tarikatın üyeleriyle ilk olarak temasa geçen Haçlılar ve yanlarında gelen batılı yazarlar sayesinde geniş kitlelere yayılmıştır. Ortaçağ Avrupa halkları da Haşaşilerin gizli faaliyetleri ve onların gizemli liderleri Dağın Yaşlı Adamı Hasan Sabbah ile ilgili bir dizi hikâyeyi kulaktan kulağa aktarmışlardır. Zaman içinde, Marco Polo’nun kalemiyle zirveye ulaşan Haşaşi efsaneleri hiçbir temele dayanmadan oraya buraya çekilmişler ve Haşaşi’nin karşılığı olan “assasin” kelimesi, ihmalkâr bir etimoloji ile Avrupa dillerine “katil, suikastçı” anlamına gelen bir kavram olarak girmiştir. Elinizdeki kitap, Önderleri Hasan Sabbah’ın kandırmacalarıyla, haşhaş içerek kendilerini ölüme atan şuursuz bir topluluk gibi gösterilmeye çalışılan İsmaili topluluğunun, gerçekte kim olduklarını anlamamızı sağlayacaktır...
  • Orhan Yeniaras
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    1112,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Filiz Bozkurt
    Hanlar hanı Hülagu, bir dağ kaplanı kadar keskin bakışlarını gözlerime dikip, bir süre öylece kaldıktan sonra şöyle dedi. "Alamut bir sonraki dolunayda düşecek. Kaledeki ilmi eserlerin dışındaki kitapları yaktır. Yaktır ki, insanlar onları okuyarak yollarını şaşırmasınlar." Sonuç dediği gibi oldu. Dolunaylı bir gecenin sabahında kale düştü. Peki ben görevimi tam olarak yapabildim mi? Buna evet diyemem. Çünkü yakmam gereken kitaplardan birini yakmamıştım. Dağ şeyhi Hasan Sabbah'ın günlükleri çantamdaydı! Aradan yıllar geçti. Herkesin her şeyi unuttuğu bir zaman dilimine girmiştik. Alamut Kalesi de, onun gizemli şeyhi de çoktan unutulmuştu. …ve ben günlükleri yayınladım. -Cüveyni- Gerek Hasan Sabbah'ın günlüklerinden, gerekse Cüveyni'nin anlattıklarından yola çıkılarak yazılan bu roman, Hasan Sabbah'ın, Alamut Kalesi'nin ve fedailerin hikâyesidir...
  • Bernard Lewis
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    75,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    Assassin" (Haşhaşi; suikastçı, katil) bugün Avrupa dillerinde yaygın olarak kullanılan bir sözcük olsa da Arapçadan Batı dillerine geçmesi, "Haşhaşi" adıyla bilinen gizli İslami tarikatın hem Haçlıların hem de Müslüman kurumların yüreğine korku saldığı Haçlı Seferleri döneminde olmuştur. Elinizdeki kitapta Bernard Lewis, hem Haşhaşi tarikatının köklerinin izini İslam'ın Şia kolu içinde sürüyor hem de tarikatın öğretilerinin, gizemli ve efsanevi lider "Şeyh-ül Cebel"in yani Hasan Sabbah'ın hayat hikayesinin kaydını düşüyor. Haşhaşiler tarihte cinayeti planlı, sistematik ve uzun vadeli bir şekilde siyasi bir silah olarak kullanan ilk gruptu. Geçen zaman içinde idealleri ve yöntemleri pek çokları tarafından taklit edilmiştir. Haşhaşiler, tarihin bu ilk teröristleri hakkında yazılmış en anlaşılır, en kolay okunur ve en yetkin çalışma kabul edilmektedir. (Tanıtım Bülteninden)
  • Peter Willey
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    77,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    İran’a karşı büyük bir tutku duymaya bundan kırk yıl kadar önce başlamıştım. Alamut Kalesi üzerine bu çalışmayı yürütmüş olmak ve özellikle de İsmaililer tarafından kabullenilmiş olmak bana kendimi ayrıcalıklı hissettiriyor. Araştırmalarım sayesinde hâlâ oldukça yaygın olan birçok tarihî hatadan birkaçını bile düzeltmeyi başardıysam kendimi mutlu hissedeceğim. Biz Batılıların, dünyanın diğer bölgelerindeki insanların yeteneklerini, kapasitelerini ve başarılarını daha doğru bir şekilde değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Neden hâlâ Batı’da birçok insan, medeniyet ve kültürün zirvesinin, Avrupalı Hristiyan âleminin zaferlerinde saklı olduğuna inanıp, İslam dünyasının büyük başarılarını görmezden geliyor? Bu kitapla, günümüzde İslam medeniyetleri ile Batı arasında daha büyük bir anlayış sağlamakta büyük bir rol oynayan, önemli bir Müslüman topluluğunun bir tarihî dönemine ışık tutabilmiş ve insanların, Haşhaşileri daha iyi anlamasına katkıda bulunmuş olmayı diliyorum. (Tanıtım Bülteninden)
  • Peter Willy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    587 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Güzin Yenilmez
    Haşhaşiler, tarihte görülmüş en akıl-ötesi tarikat örgütüne sahip olan topluluktur. Henüz 9. yüzyılda İsmaili tarikatının içinden çıkmış olan bu tarikat, Kuzey İran'da otonom bir bölge oluşturarak, etraflarındaki tüm güç odaklarına saldırma ve kendi dünya görüşlerini yaşama geçirme sevdasıyla uzunca bir zaman savaşım vermiştir. Hasan Sabbah, diğer adıyla Seyduna, bu tarikatı gerçek bir savaşçı dervişler tarikatı olarak kurmuş, İsmaililik ve bir çeşit Nihilizmle beslenen teolojik anlayışlarını kısa zaman içerisinde oldukça geniş bir coğrafyaya yaymayı başarmıştır. Elinizdeki kitap, Haşhaşi hareketinin Moğollar tarafından ortadan kaldırılmasından bin yıl sonra, İngiliz araştırmacı Peter Willey tarafından bölgede yapılan ilk bilimsel araştırmaların notlarından oluşmaktadır. Bölge halkı ve Haşhaşilerden günümüze kalan tarihsel bulguları detaylı bir biçimde anlatan Willey, binlerce yılın tozunu Haşhaşi efsanesinin üzerinden kaldırarak, 21. yüzyıl insanına oldukça büyük bir hizmet sunmaktadır. Kendi alanının ilk çalışması olan eser, meraklıları için oldukça ilginç bilgi ve bulgular içermekte, tarihin derinliklerine gömülen bir efsaneyi günümüz gerçekliğine taşımaktadır.
  • Pol Amir
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Alamut'un Efendisi, Hasan Sabbah adlı bu eser, İsmailiye Mezhebi'nin bir kolu olan ve Hasan Sabbah tarafından kurulan Bâtıni Mezhebi'ni anlatırken, insanların din ve mezhep uğruna yaptıkları savaşları, aynı inançtan olmayanların birbirleri ile mücadelelerini akıcı bir üslupla gözler önüne sermektedir. Bu romanda o dönemin heyecanını, üzüntüsünü ve sevincini bir arada yaşayacaksınız. Tarihin karanlıklarına dalarak, o devrin insanlarının makam, para ve çıkar uğruna birbirlerini nasıl parçaladıklarını, boğazladıklarını, birbirlerine karşı nasıl kin ve nefretle saldırdıklarını görecek ve günümüz için gerekli dersleri alacaksınız. Bu kitapta yer alan her mezhep mensubu, kendi inançları doğrultusundaki yaşamları, düşünceleri irdelenirken; kişilerin kendi inançlarını, nasıl acımasızca savundukları anlatılmaktadır. Selçuklu Tarihi'nin önemli bir dönemini anlatan bu kitap, o tarihte karanlıkta kalmış olan pek çok olayı gün ışığına çıkarmaktadır.
  • Ahmet Haldun Terzioğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    Eser Türü: Kitap
  • Ernst W. Heine
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    749 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Güzin Yenilmez
    Alamut Fedailerinin, Tapınak Şövalyelerinin, Şark'ın Sır Dolu Dünyasının Romanı O gece bir rüya gördü: Bir kalenin tepesinde duruyor ve aşağıda uzanan çöle bakıyordu. Uzaklarda, bir sinek kadar ufak bir nokta, kendisine doğru yaklaşıyordu. İyice yaklaştığı zaman, Orlando bunun elbiseleri rüzgarda uçuşan bir süvari olduğunu fark etti. Atın nalları yerdeki kum zerrelerini tıpkı bol sulu bir çeşme gibi göğe fışkırtıyordu. Bu, Adrian'ın ta kendisiydi. Orlando var gücüyle haykırmasına rağmen, diğeri onu duymuyordu. Adrian bir kulaç mesafeden yıldırım hızıyla uzaklaşıp gitti. Adrian'ın yüzü solgundu, hatta, bir ölü kadar beyazdı. "Bekle!" diye bağırdı Orlando. "Dur! Nereye gidiyorsun?" ve uzaklardan Adrian'ın sesini duydu. Sadece tek bir kelime haykırmıştı: "Alamut..."
  • Lynn McTaggart
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Modern bilim, insanoğlunu maalesef geriye çekti. Denklemlerini normale dönüştürmeye çalışırken yaptıkları şey, aslında Tanrı'yı denklemlerinden çıkarmak. Bir devrimin eşiğinde durmaktayız ki bu yaklaşan devrim Einstein'ın izafiyet teorisi kadar etkileyici olacak. Bilimin sınırlarında sürekli yeni fikirler ortaya çıkmakta. Ortaya çıkarılan gerçeklerin, dinin her zaman belirlemiş olduğu gerçekler olduğunu görüyoruz: insanoğlu sadece et ve kemik yığını olmaktan çok daha fazlasına sahip. Yeni bilim, bilim adamlarının yüzyıllardır kafasını yoran sorulara cevap vermeye başladı. En derinden baktığımızda, bu yeni bilim, mucizeler bilimi. Gelmekte olan bilimsel devrim her yönden düalizmin bitmekte olduğunu haber vermekte. Bilim ilk kez Tanrı'nın varlığını kanıtlıyor-o yüksek kolektif bilincin oralarda bir yerlerde olduğunu ispat ederek. Artık bilimin gerçekleri ve dinin gerçekleri ayrılmak zorunda değil. Bu dünya için birleşmiş tek görüş vardır. Bilimsel düşüncedeki bu devrim ayrıca bize iyimserlik aşılamakta. Biz yirminci yüzyıl düşünme sistemimizle, özellikle de bilim tarafında bize dayatılan fikirlerle bu iyimser bakıştan uzak kalmıştık. Biz yalnız bir gezegende, zavallı hayatlarını yaşayan, izole olmuş varlıklar değiliz. Her zaman daha büyük bir bütünün parçalarıyız. Hiçbir şey birbirinden ayrılamaz. Evrenin derinlerinde her şeyin bir kaydı vardır ve bu her şeyin birbiriyle olan ilişkisini mümkün kılar. İnsan bilincinin inanılmaz güçleri vardır, hem kendilerini, hem dünyayı şifalandırabilirler-bir bakıma her şey istediğimiz şekilde oluşur.

Sayfalar