Yazara Gore Listeleme

  • Robert Michael Ballantyne
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    289,80 KB
    Eser Türü: Kitap
    Geniş Atlantik Okyanusu´nun köpüklü sinesinde doğduğumda vahşi, simsiyah bir geceydi ve fırtına bir kurt gibi uluyordu. Benim adım Ralph ama arkadaşlarım bana Rover (seyyah) adını taktılar. Rover benim asıl adım değildi ama başka isim de kabul etmedim, ismim fena olmadığı için kendimi Ralph Rover olarak takdim etmemek için hiçbir sebebim yok. Kıyı boyunca tekneyle gezinirken dünyanın her yerine gitmiş denizcilerle tanıştım; itiraf etmeliyim ki yabancı topraklarda yaşadıkları maceraları, karşılaştıkları korkunç fırtınaları, kaçtıkları tehlikeleri, karada ve denizde gördükleri muhteşem yaratıkları, uğradıkları ilginç ülkeleri ve tanıştıkları garip insanları anlatırken benim yüreğim heyecan ve sevinçten güm güm atıyordu. Ama tüm bu anlattıkları içinde tek ilgimi çeken yer Güney Denizlerindeki Mercan Adaları´ydı. Mercan böceği denen ufacık bir yaratık tarafından şekillendirilen verimli, güzel adalar olduğunu, tüm yıl yazın hüküm sürdüğünü, ağaçlarınmeyve yüklü olduğunu, havanın her zaman güzel olduğunu anlattılar. Bir de vahşi, kana susamış yabani insanlar varmış orada. Bu anlatılanlar bende öyle büyük bir etki yarattı ki on beşime geldiğimde Güney Denizlerine bir yolculuğa çıkmaya karar verdim.
  • Platon
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    512,25 KB
    Eser Türü: Kitap
    Platon'un felsefî kariyerinde önemli bir dönüm noktası oluşturan ve onun Sokrates'in portresini tasvir etmeyi amaçlayan aporetik diyalogları geride bırakıp ilk kez olarak bir takım pozitif öğretiler ortaya koyduğu bir diyalog olan Menon dilimize ilk kez Adnan Cemgil tarafından 1942 yılında Fransızca'dan çevirilmiş ve diyalog aynı yıl Milli Eğitim Bakanlığı yayınları arasında çıkmıştır. Adnan Cemgil'in çevirisi 1982 yılında bu kez Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmıştır. Çalışmalarımın bu aşamasında hemen tümüyle Platon felsefesi üzerinde çalışmamdan cesaret alarak. Cemgil'in başladığı işi biraz daha ileri bir aşamaya götürmeyi düşündüm. Çeviriye temel olarak Malcolm Brown tarafından yayımlanmış olan W.K.C. Guthrie'nin çevirdiği İngilizce metni aldım (Bkz., Plato's Meno, İndianapolis, 1971) ve çeviri sırasında R.S. Bluck tarafından yayımlanmış olan Plato's Meno (Cambridge University Press, 1961) adlı eserde yeralan Yunanca metinden faydalandım. Çeviri sırasında sevgili öğrencim ve arkadaşım Harun Sıvacı'nm büyük yardımlarını gördüm. Harun çeviriyi yaparken daha sonra yayımlanacak metnin müsveddesini yaptığı gibi, oluşan müsveddeyi de daktilo etti. Onun bu yardımları olmasaydı, çeviriyi yayımlamak, bu arada büyük ölçüde doktora tezimi yazma çabası içinde olduğumdan, kesinlikle zor olacaktı. Sevgili arkadaşım Harun'a içtenlikle teşekkür ediyorum. 29 Mart 1989
  • Platon
    metin - Türkçe
    6 Ayrım
    322,30 KB
    Eser Türü: Kitap
    Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir. Biz başkalarının silahlarına yenilmedik. Bugüne kadar düşmanlarımız bizi yenemedi, bundan sonra da yenemeyecek. Sadece kendi kendimizi yendik. Politik retoriği, Gorgias diyaloğunda halka dalkavukluk etme, Phaidrosta ise ruhu avlama sanatı olarak gösteren Platon, yine Sokrates aracılığıyla Meneksenosta da benzer eleştirilerini sürdürür. Meneksenos, parlak bir hitabet veya retorik örneği olarak, savaşta ölenler için yapılan bir tören konuşmasından, onların kahramanlıklarını övücü bir söylevden oluşur. Sokratesin ezberden okuduğu, kendisinin ve Periklesin öğretmeni olan Aspasiadan dinlediğini belirttiği söylevin ilk bölümünde Atina için ölenlere övgüler dizilirken, ikinci bölümde onların ağzından, ölenlerin yakınlarına seslenilir. Bu yiğitliğin ve erdemin niteliği, nasıl bir miras olarak alınması ve devam ettirilmesi gerektiği konuşmanın retorik olarak da en can alıcı bölümleridir. Bu anlamda Meneksenos diyaloğu, gerçeğin kimi zaman tahribatla kimi zaman mübalağayla deforme edilmesinde retoriğin nasıl bir araç olduğuna dair de iyi bir göstergedir.
  • Atilla Atalay
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    515,97 KB
    Eser Türü: Kitap
    Hakkı hariç, ben trenin herşeysini severdim ama. Hele Menekşe İstasyonu'nu. Gün doğmadan, manyak kahkahalar atan martıların eşliğinde, gölle denizin birleştiği, "kartpostal gibi" manzaranın kenarından Menekşe İstasyonu'na inmek... Sen bunun klibini çekebilir misin Apo? Neyse, boşver şimdi... Evlerde uyku mahmuru sarı ışıklar, camlarda çaydanlık buharı, radyoda bağlama takımından oyun havaları, yosun kokusu sinmiş rüyalara karışan anne sesleri, "beş dakkacık daha"lar, gidip, birlikte uyuyan treni uyandırırdık. Öbür istasyonların yeri de başkaydı. Florya'dan, bizim liseli, Şelale diye bir kız binerdi, "camdan sarkmayınız" ibaresinin tam da üstünden, sarkıp, Şelale'nin perondaki yerini belirler, vagonuna düşmek için koşuşurduk. Vagon değiştirme operasyonumuzu biletsizliğimize yoran Solcan Hakkı, haybeye peşimize takılırdı. Yeşilköy istasyonu... Biz orda iniyorduk.
  • Nazım Hikmet
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    800,36 KB
    Eser Türü: Kitap
    Türk şiirinin çizgisini değiştirmişi çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazarın bu basım için yeniden gözden geçirilmiş, kaynak metinler esas alınarak düzeltilmiş "külliyatı"...
  • Jean-Jacques Rousseau
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    244,88 KB
    Eser Türü: Kitap
    Jean-Jacques Rousseau (1712-1778): Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylev’den Toplum Sözleşmesi’ne ve Emile’e, İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı’ndan İtiraflar’a, insanlık tarihinde çığır açan Aydınlanma düşüncesinin en önemli Romantik düşünür-yazarıdır. Melodi ve Müziksel Taklit ile İlişki İçinde Dillerin Kökeni Üzerine Deneme ise, Rousseau’nun ilk ses olarak kabul ettiği “doğanın çığlığı”ndan jestlerin diline, sözcüklerin ortaya çıkışına ve “dünyanın adlandırılması”na doğru uzanan bir süreçte dillerin kökenini müzik ve melodi ile ilişkilerine de değinerek anlatıyor. Ömer B. Albayrak (1976): İstanbul Bilgi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nde araştırma görevlisi. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdikten sonar Galatasaray Üniversitesi’nde yüksek lisansını yaptı. Galatasaray Üniversitesi ve Paris X-Nanterre Üniversitesi’nde doktorasını hazırlıyor.MelodiVeMuzikselTaklitIleIliskiIcindeDillerinKokeniUstuneDeneme
  • Ahmet Tomor
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    343,87 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Cahit Zarifoğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    263,51 KB
    Eser Türü: Kitap
    Cahit Zarifoğlu’nun bu kitapta yer alan mektupları daha çok Mavera dergisinin çıktığı yıllara aittir. Ve hemen hepsi bu dergiyle münasebeti olan kişilere yazılmıştır.bunlardan bir bölümü onun beraber yola çıktıkları yazar şairdostlarına bir bölümü de dergiye ürün gönderen yazar-şair adaylarına yazılmıştır. İçlerinde çok azı da ailesine yazdıklarıdır. Zarifoğlu’nun mektuplarında onun sanat edebiyat anlayışını da çok özel bir dille anlatılmış görürüz. Sanat ve edebiyata nasıl bakıyor, nasıl bakmamız gerektiğini söylüyor? Bu mektuplardan bütün bu soruların cevabını bulabiliyoruz. Bu bakımdan bu metinler tıpkı açık mektupları gibi onun poetik anlayışını da yansıtırlar ki asıl önemleri de belki burada aranmalıdır. Yine onun yazdıklarında kişiliğine ve dünya görüşüne dair ipuçları da yer alır. Bütün bunları birlikte düşündüğümüzde bu mektuplar onun şahsiyet ve sanat tutumunun anlaşılması konusunda bize önemli imkanlar sunmaktadır.
  • Zülfü Livaneli
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    657,24 KB
    Eser Türü: Kitap
    Merhamet zulmün merhemi olamaz! İstanbul’un kargaşası içinde sıradan bir yaşam süren İbrahim, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberi üzerine doğduğu kadim kent Mardin’e gider. Onun, önce sevdaya sonra ölüme yazılmış, Mardin’de başlayıp Amerika’da sona ermiş hayatını araştırmaya koyulur. Böylece âdeta bir girdabın içine çekilir, tutkuyla ve hırsla gizemli bir kadının peşine düşer. Harese nedir, bilir misin? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz… Ortadoğu’nun âdeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur. Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidi kızı Meleknaz’ın ve kelamın çocuklarının hikâyesi... Livaneli okuru, sevda ile acının iç içe geçtiği bir Ortadoğu gerçeğiyle buluşturuyor.
  • metin - Türkçe
    3 Ayrım
    383,31 KB
    Eser Türü: Kitap
    Telefonda neden romandan öyküye geçtiğimi sordunuz. Ben, öyküden romana geçen bir yazarım. İlk gençliğimde ve daha sonraları da yüzlerce öykü yazdım. Bunlar gazete sayfaları arasında kaybolup gittiler. Kaybolan bu öykülere hiç acımıyorum. (...) Sonradan roman yazmaya başladım. Arada öyküler yazmadım değil. Ama bunları kendim için yazar, saklar gibiydim. İlk öykü kitabım 1978'de çıktı. Kitaba adını veren Jaguar, insanlardan çok bir arabanın öyküsüydü. (...) Birkaç roman arasında yazdığım öyküler, 1981'de Bir Hanımefendinin Ölümü adıyla çıktı. Son öykü kitabım da Pay Kavgası. (...) Öykü yazmak kolay iş değil. Romandan bile zor bir bakıma. Daha da zevkli. Ben, bildiğiniz gibi, burjuva bir aileden gelen, büyük kenti ve bu çevrenin, büyük kentin tutucu, yozlaşmış insanlarını eleştiren bir yazarım. Mektup adlı bu yeni kitabımdaki dört öykü de, romanlarım gibi aynı düşünce ve gözlemlerle yazıldı. -Peride Celal-

Sayfalar