Yazara Gore Listeleme

  • Osho
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    797,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Martıları Seven Adam'da,Osho dünyanın en büyük bilgelik geleneklerinden Sufizm, Zen, Tao ...üzerine en temel hikayeleri anlatıyor ve yorumluyor. Kendisi usta bir hikaye anlatıcısı olan Osho bu hikayeleri yorumlayıp onları gündelik modern hayata uyarlıyor. Bu hikayelerin verdiği değerli dersler hem zamanımıza uygun hem de evrensel. Her okuyuşta hayatın yeni bir katmanını keşfetmek için olağanüstü bir eser. İçerdiği temel konulardan bazıları: *Yaşam tarafından sunulan fırsatları değerlendirmek *Mutluluk ile mutsuzluk arasında seçim yapmak *İnanç,Güven ve aralarındaki farklılıklar *Kıskançlık ve sahiplenme *İnsanın kendi hırs ve sabırsızlığının kurbanı olması *Korkudan özgürlüğe yapılan yolculuk *Masumiyetin olağanüstülüğü ..bir zamanlar kötü geçen bir hasattan şikayet eden bir çiftçi vardı:"Tanrı hava durumunu kontrol etmeme izin verse her şey daha iyi olurdu." Tanrı ona dedi ki:"Bir yıl boyunca havanın kontrolünü sana bırakacağım.Ne istersen hemen yerine gelecek. Zavallı adam çok mutlu oldu ve hemen dedi ki "şimdi güneş istiyorum" ve güneş çıktı.Sonra dedi ki "şimdi yağmur yağsın" ve yağdı.Bir sene boyunca önce güneş açtı ve sonra yağmur yağdı.Mahsül hiç bu kadar bol,hiç bu kadar yemyeşil olmamıştı. Sıra hasata geldi.Çiftçi buğdayı biçmeye koyuldu,ama yüreğine indi.Başakların içi bomboştu.Tanrı gelip sordu: "Nasıl mahsülün ?" Adam şikayet etti:"Kötü efendim,çok kötü". "Peki sen havayı kontrol etmedin mi ?İstediğin her şey olmadı mı ?" "Evet!Ben de işte bundan dolayı şaşkına döndüm.İstediğim güneşi ve yağmuru elde ettim ama hiç mahsül yok." "Peki hiç rüzgar,fırtına,kar ve buz istemedin mi ?Bunlar havayı temizleyip kökleri güçlü hale getiriyor.Mahsülün de içi doluyor.Hep iyi havayla olur mu hiç ? Elinde bu yüzden mahsül yok" Yaşam hem iyi hava hem kötü hava,hem zevk hem acı,hem yaz hem kış,hem gece hem gündüz varsa yaşanır.Hem üzüntü hem mutluluk,hem rahat hem rahatsızlık olmalı.Yaşam işte böyle uçlar arasında güzelleşir..
  • Philip K. Dick
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    708,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Şizofreninin Kutsal Kitabı! Philip K. Dick, her dahi gibi "hasta"ydı, belki de her "hasta" kadar dahi! İç içe giren, karmaşıklaşan zaman, sanrılar, karabasanlar, kaos ve şizofren zihinle dış dünya gerçekliğinin çatışması... 'Dünyalı', iktidar ve para uğruna her yolu denemeyi yine hazır: Mars'taki gücünü arttırmak isteyen Arnie Kott, usta bir tamirci ve eski bir şizofren olan Jack Bohlen'ı, geleceği görme yetisi olan otistik Manfred Steiner'le iletişim kurabilecek bir sistem yaratması için kiralıyor.
  • Peter Randa
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    352,49 KB
    Eser Türü: Kitap
    ...Çok eskiden Marslılar da senin ve benim gibi birer insandı. Fizik yapı bakımından demek istiyorum. Sonra yavaş yavaş solunabilir havanın azalması ve daha binlerce nedenle biçim değiştirip ufala ufala, mikroskopik bir hayat unsuru haline geldiler ve en uzun süre yaşayabilen bir bitkinin; bir kaktüsün içine sığındılar. Binlerce yıllık bir ırkın bütün ırsi zekasıyla donanmış mikroskopik bir unsur... Bunların sana doğru fırlatılması gerekiyordu. Sende, geçmişte girdiği şekillerden birini tanımıştı. Ve işte o anda koskoca bir yuvarlak haline büründü ve onu patlatmak suretiyle de kendini senin yüzüne attı. Derindeki delikçiklerin birinden organizmana daldı. Aslında daldılar demek gerekiyor. Çünkü sen aynı anda iki Mars'lıyı birden aldın. Bir Erkek unsurla bir dişi unsuru...
  • Mark Twain
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    685,63 KB
    Eser Türü: Kitap
    İçindekiler Çevirmenin Notu Gizemli Yabancı Hadleyburg'u Yozlaştıran Adam Eskimo Kızın Aşk Öyküsü Calaveras County'nin Adı Kötüye Çıkmış Sıçrayan Kurbağası 1.000.000 Sterlinlik Banknot
  • Mike Wayne
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Her ne kadar medya çalışmaları popüler bir akademik disiplin olsa da Marksist bir bakış açısıyla konuya eğilen kitap sayısı şaşırtıcı derecede azdır. Mike VVayne'in kitabı bu boşluğu hakkını vererek dolduruyor, kitap, Özellikle, medya üzerine araştırma yaparken eleştirel bir siyasal metodolojiye başvurmak isteyenler için idealdir. Kitapta kilit Marksist kavramlar için bir rehber sunulduğu gibi bu kavramların güncel kültür analizlerine nasıl uygulanacağı da gösteriliyor. Marx, Lukacs, Gramsci, Habermas, Jameson gibi yazarlardan yararlanan kitap medya ve mevcut kültürel eğilimlerin Marksist açıdan analizini yapabilmek için gerekli olan kilit kavramların kapsamlı bir serimlemesini sunuyor. Sınıf, üretim tarzı, kültür sanayisi, devlet, altyapı-üstyapı, İdeoloji, hegemonya, bilgi ve toplumsal çıkarlar ve meta fetişi gibi kavramları ele alıp yorumluyor. Bu kitap, ayrıca, film, televizyon, internet ve yazılı medya gibi geniş bir konu yelpazesine sahip. Analizler; dijital dosya değişiminden "Disney"e, TV programı "Biri Bizi Gözetliyor"dan sermaye altında kültür ve toplumun fetişlerine ışık tutan "Diğerleri" (The Others), "Şeytan'ın Bel Kemiği" (The Devil's Backbone) ve "Karanlık Şehir" (Dark City) gibi filmlerdeki ruh ve hayaletlere dek uzanan somut irdelemelere davandırılıvor.
  • Vladimir İlyiç Lenin, Fidel Castro, Ho Şi Minh, Friedrich Engels, Mao Zedung, Karl Marx
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    925,10 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Dünya siyasetinde devrimci silahlı mücadele, yaklaşık 50 yıldan beri önemli bir yer işgal etmiştir. II. Dünya Savaşının patlamasından bu yana elliden fazla ülkenin halkı, kendilerinden esirgenen demokratik özgürlükleri elde etmek veya ulusal kurtuluşa kavuşmak için ya geniş, ya da sınırlı ölçüler içinde gerilla savaşına yahut başka türden silahlı mücadelelere başvurmuştur. Bu kitap gerilla savaşının marksist teori içindeki yerini belirlemeye çalışan en kapsamlı derlemelerden biridir." -William J. Pomeroy-
  • Marksizm ve Ekolojik İktisat
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    681,78 KB
    Eser Türü: Kitap
    Çevre felaketlerinin ve ekonomik krizlerin kuşattığı bir dünyada, ekolojik düşüncenin tüm ekolleri arasında üretken bir görüş alışverişi sağlamanın önemi açıktır. Bu kitap ekolojistler için iktisada giriş, iktisatçılar için de ekolojiye genel bir bakış sağlayarak işte böylesi bir ihtiyaca yanıt vermektedir. Ekolojik İktisat'ın yöntemi ve kullandığı kavramlar ile çok disiplinlilik, metodolojik çoğulculuk ve tarihsel açıklık konularındaki taahhütlerini yerine getirmesi arasında bir uyumsuzluk var mıdır? Varsa, maddi-toplumsal bir üretim ilişkisi olarak Marksist sınıf perspektifi, Ekolojik İktisat'ın bu beklentilerine yanıt verebilir mi? Kitabın yoğunlaştığı ve yanıt bulmaya çalıştığı esas sorular bunlardır. Bu sorular, Ekolojik İktisat'ın çelişkilerinin, analitik boşluklarının ve yanıtlayamadığı soruların ortaya konulması ve Marksizmin bu soruların çözülmesine nasıl yardımcı olabileceğinin gösterilmesiyle geliştirilmiştir. Buna göre, Marksist ekonomi politiğin Ekolojik İktisat'a katkıları dört temel başlık altında toplanabilir: doğa ve ekonomik değer, sermaye olarak doğa, ekonomik sistemler açısından entropi yasasının önemi ve son olarak sürdürülebilir kalkınma. Bu özellikleriyle kitap, Marksist ekonomi politik ile Ekolojik İktisat arasında kurulacak diyaloğun temellerini inşa eden, Marksist bakış açısından Ekolojik İktisat'ın genel değerlendirmesini yapan ilk eserdir.
  • J. D. Bernal
    metin
    2 Ayrım
    508,17 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kapitalizm, bilimle toplumsal yaşantımız arasındaki bağı kendi dünya görüşü etrafında şekillendirir. Öyle ki, günümüzde bilim ancak burjuvazinin kâr dürtüsünün sınırları içerisinde gelişme imkânı bulur. Bilimsel buluşlar patentlenerek ticari bir metaya dönüştürülür. Bilim ve teknikteki gelişmeler, silah sanayisinin ayrılmaz bir parçası olarak halka yabancılaşmanın en uç örneklerine ulaşır. Karl Marx ve Friedrich Engels'in uzun yıllar süren dostlukları ve ortak çalışmaları hem maddi yaşamı hem de toplumsal yaşamı kavramak ve değiştirmek için yeni bir bilimin doğuşunu ifade eder: Diyalektik materyalizm. İnsanlığın ve bilimin özgürlüğe kavuşması artık sınıflar mücadelesine sıkı sıkıya bağlıdır. Bu mücadelenin bir sonucu olarak 1917'de Rusya'da kurulan Sovyet iktidarı, bilim ve toplumsal yaşantının iç içe geçtiği halk için bilimin ilk örneklerini verir. J. D. Bernal'ın, Marksizm ve bilim üzerine yazılarından oluşan bu derlemede, Marx, Engels, Lenin ve Stalin'in Marksist bilimsel yönetimi kullanma ve bilime yaptıkları katkılar özlü bir biçimde anlatılmaktadır. Bu yapıt, günümüz biliminin sınırlarını anlamamıza yardımcı olacaktır. Ve diyalektik materyalizmin, bu sınırları nasıl parçaladığına tanık olacaksınız.
  • Adam Schaff / Pyama P. Gaidenko
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    139,19 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser iki bölümden oluşmakta. Marksizm ve Varoluşçuluk başlıklı, Adam Schaff tarafından yazılan birinci bölümü şöyle özetleyeyim: II. Dünya Savaşı'ndan sonra özellikle Marksist görüşlü, sol eğilimli insanlar varoluşçu felsefeyi yoğun şekilde benimsemişlerdir. Varoluşçu felsefenin sol görüşlü insanlar tarafından benimsenmesinde Jean Paul Sartre'nin etkisi büyüktür. Adam Schaff'a göre varoluşçuluğun bireysel, yani öznel bir yapısı, Marksizmin ise toplumsal bir yapısı vardır. Özünde tamamen ayrı olan bu iki görüşü aynı anda benimsemek imkânsızdır. Bu iki görüşü birleştirmek için birinden taviz vermek gerekir. Dolayısıyla Sartre'nin savunduğu "varoluşçuluğun sadece Marksizmde açılan gediği kapatmak için tasarlandığı ve bu gedik doldurulduğu zaman varoluşçuluğun varlık nedenini yitireceği" görüşü anlamsızdır. Çünkü ateş, su ile tamamlanamaz. Marksist bir görüşe sahip olan Adam Schaff'ın, aslında sıkıntısının ne olduğunu, neden varoluşçu felsefeyi benimseyen marksistleri ve Sartre'yi eleştirdiğini, "ateş, su ile tamamlanamaz" ifadesi çerçevesinde açıklayabiliriz. Varoluşçuların su gibi bir yapısı vardır, yani kadercilerdir, yani Tanrının çizdiği güzergahta ilerleyen bir hayatları vardır, umutsuzlardır ve bu dünyada hep güçlüler kazanır. Marksizm ise bir avuç ateştir, tacı, tahtı, gücü devirmeye niyetlidir. Yazar böyle inandığı için diyor ki bunlar birbirine zarar verir, güçsüz olduğuna inanan ve büyük bir umutsuzluk içerisinde yaşayan varoluşçularla neyin devrimini yapabiliriz? Fakat bana göre şunu gözden kaçırıyor; suyun fazlası sel olur, deniz olur, okyanus olur, öyle olunca suya şekil verecek herhangi bir engebe yoktur. Yazarın eleştirdiği Sartre dini bütün, kaderci bir adam değil. Ayrıca varoluşçuluğun tek temsilcisi Jean Paul Sartre de değil. Yine aynı dönemde, yani ll. Dünya Savaşı'ndan sonra Albert Camus'nün de varoluşçu felsefenin insanlar tarafından benimsenmesinde etkisi büyüktür. Camus'nun kaderci anlayışa yönelik tavrı ve iradeyi ön plana çıkarması, Sartre'nin bahsetmiş olduğu marksizmdeki gediği kapatabilir. Daha doğrusu, yabancılaşmış, umutsuz insanın "başkaldırı" iradesi bu gediği kapatamayacaksa, bence hiçbir şey bu gediği kapatamaz. Yazar bunu gördüğü için Albert Camus ismini hiç ağzına almıyor. Varoluşçuluk ve Birey başlıklı kitabın ikinci bölümü ise Pyama P. Gaidenko tarafından yazılmış. Bu bölümde yazar, varoluşçu felsefenin öne çıkan isimlerine ve görüşlerine yer veriyor. Birçok düşünürün görüşlerini birbiriyle karşılaştırıp, bireyin varoluşunu anlamlandıracak bir tez ortaya çıkarmaya çalışıyor. Bu görüşleri eleştiriyor ve sonuç olarak hiçbir varoluşçunun kendisini tatmin etmediğini ve bu düşünürlerin bireyin varoluş sorunlarını tam anlamıyla çözebilecek öneriler sunamadığını belirterek yazısını bitiriyor.
  • Ece Temelkuran
    insan sesi mp3 - İngilizce
    26 Ayrım
    369,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: TUĞÇE KAYITMAZ
    ’This is essential’ Margaret Atwood on Twitter ‘She's one of the most acute and perceptive analysts of the furtive growth of fascism. Everyone should know about this’ Philip Pullman ’Vibrates with outrage’ The Times An urgent call to action from one of Europe’s most well-regarded political thinkers, and a field guide to spotting the insidious patterns and mechanisms of the populist wave sweeping the globe – before it’s too late. ‘It couldn’t happen here’ Ece Temelkuran heard reasonable people in Britain say it the night of the Brexit vote. She heard reasonable people in America say it the night Trump’s election was soundtracked by chants of ‘Build that wall.’ She heard reasonable people in Turkey say it as Erdoğan rigged elections, rebuilt the economy around cronyism, and labelled his opposition as terrorists. How to Lose a Country is an impassioned plea, a warning to the world that populism and nationalism don’t march fully-formed into government; they creep. Award winning author and journalist Ece Temelkuran identifies the early-warning signs of this phenomenon, sprouting up across the world, in order to define a global pattern, and arm the reader with the tools to root it out. Proposing alternative, global answers to the pressing – and too often paralysing – political questions of our time, Temelkuran explores the insidious idea of ‘real people’, the infantilisation of language and debate, the way laughter can prove a false friend, and the dangers of underestimating one’s opponent. She weaves memoir, history and clear-sighted argument into an urgent and eloquent defence of democracy. No longer can the reasonable comfort themselves with ‘it couldn’t happen here.’ It is happening. And soon it may be too late.

Sayfalar