Yazara Gore Listeleme

  • Paul Auster
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    582,90 KB
    Eser Türü: Kitap
    Paul Auster hayranları için hoş bir sürpriz bu kitap: Alışılmışın dışında, şaşırtıcı, sürükleyici, bildik kalipları tersine çevirerek yazılmış bir polisiye. Yazarın yirmi yıl kadar önce, yazarlık yaşamının başlarında yazdığı ve o günlerde güçlükle yayınlattığı 'Köşeye Kıstırmak', bir süre önce Cebi Delik'le birlikte yeniden yayınlandı ve pek çok dile çevrildi. Paul Auster'dan beklenecek şaşırtmacalarla dolu, psikolojik öğeler içeren bir dedektiflik romanı. Ünlü bir beysbol oyuncusu olan George Chapman, bir kaza sonucu sakat kalınca sporculuk yaşamı sona erer. Ancak, dünyaya küsmez. Politikaya atılır, senatörlüğe adaylığını koyar. Kusursuz bir kahramandır; zarif bir eşi, mutlu bir yaşamı vardır. Bir gün eski arkadaşının, dedektif Max Klein'in kapısıın çalar ve ölümle tehdit edildiğini söyler; kanıt olarak da, aldığı tehdit mektubunu gösterir. Max Klein'in işi kabul etmesinin üzerinden iki gün geçmeden Chapman'ın öldüğü haberi gelir. Sanık ise ne Max Klein'a, ne de Chapman'a yabancıdır. Max Klein, araştırmalarını derinleştirdikçe, bu öldürme olayının sandığı kadar basit olmadığını anlayacaktır. Usta bir yazarın, bir söz büyücüsünün kaleminden çıkmış, sürükleyici bir polisiye, 'Köşeye Kıstırmak'.
  • metin - Türkçe
    2 Ayrım
    629,23 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Oğuz Demiralp
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    361,60 KB
    Eser Türü: Kitap
    Özellikle Ahmet Hamdi Tanpınar (Kutup Noktası: YKY, 1993, 2001) ve Walter Benjamin (Tanrı Bakışlı Çocuk: YKY, 1995) çalışmalarıyla tanıdığımız Oğuz Demiralp, Kör Okur'da, modern İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet üzerine bir "okuma denemesi" geliştiriyor: yazarın -kendi deyişiyle "özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu" ve "her sayfası bir partiyon gibi düzenlenmiş"- başyapıtı Kör Baykuş'u merkeze alarak, öykülerini ve karakteristik kimi denemelerini de unutmadan, "Hidayet'in sık yazısını sökmeye çalışıyor". İdeal okurun kitaplığında, Mehmet Kanar çevirisiyle yayımladığımız Hidayet kitaplarının ve -elbette- Kör Baykuş'un (çev. Behçet Necatigil: Varlık, 1977; YKY, 2001) yanında yer alacak bir kitap...
  • Julian Barnes
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    912,87 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Tanrı'ya inanmıyorum ama O'nu özlüyorum" gibi son derece çarpıcı bir ifadeyle başlayan Korkulacak Bir Şey Yok, Julian Barnes'ın ölüm, ölümlülük, Tanrı, sanatın ölüm karşısındaki yeri gibi temalar üzerine kaleme almış olduğu, tümüyle otobiyografik olmasa bile içinde yer alan anıların kapsamı itibariyle bu yanı belirgin biçimde ağır basan bir deneme, daha doğrusu, "anı" türü çerçevesinde de değerlendirilebilecek bir deneme kitabı. Julian Barnes, yaşlılık ve ölüm temalarını daha önce de çok sayıda yapıtında, özellikle Limon Masası başlıklı öykü kitabında işlemişti. Ne var ki, bu kez, söz konusu "can alıcı" konuyu, örneklerini daha ziyade edebiyat ve müzik, kimi yerde de bilim ve tıp dünyasından ustalıkla seçtiği, çok daha geniş bir deneme alanına taşıyor. Başta ünlü Fransız yazar Jules Renard olmak üzere Montaigne, Stendhal, Daudet, Somerset Maugham, Arthur Koestler gibi edebiyatçıların ya da Ravel, Rahmaninov, Şostakoviç, Prokofyev ve Rossini gibi müzisyenlerin ilginç tanıklıklarına yer ve-rerek, hepimizin mutlaka karşılaşacağımız bu kaçınılmaz ve "korkutucu olmayan" insanlık halini var olabilecek bütün boyutlarıyla irdelemeye girişiyor. Metnin dikkat çeken bir başka leitmotif özelliği de, Julian Barnes'ın tüm deneme boyunca, felsefeci olan ağabeyi Jonathan Barnes'la girmiş olduğu "yer yer çekişmeli, yer yer görüş birliği içinde cereyan eden" sorgulayıcı diyalog. Bu diyalog, bir bakıma, inanmakla inanmamanın, felsefeyle edebiyatın, Julian Barnes ile pek anlaşamadığı annesinin bitmek bilmez çekişmesi olarak da yorumlanabilir. Nitekim kitabın kasvetli sayılabilecek konusunu ilginç ve dinamik kılan unsur da, bu çekişmeyi tüm satırlara hem keyif veren hem de sorgulayıcı bir ironiy-le yansımakta oluşudur. Kendisiyle yapılan bir söy-leşide, Korkulacak Bir Şey Yok'un içeriğini en yalın şekilde şu sözlerle tanımlıyor Julian Barnes: "Bu, kendimi bir vaka olarak inceleme ve bir soruya yanıt getirme alıştırmasıdır: Zamanın bu noktasında herhangi bir şeye inanmamak ama öte yandan da bir gün ölece-ğimiz düşüncesiyle uzlaşmamak ne anlama gelmektedir?.."
  • Faruk Duman
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    284,47 KB
    Eser Türü: Kitap
    Vaktin zamanın birinde bir adam tam işte bu yolda yürümeye başlamış. Evi de şurada bir yerdeymiş. Adam yürümüş, yürümüş, ormanda görülecek işleri varmış. Ne işi varmış da bütün günü bu koca ağaçların arasında geçirmiş de havanın karardığının farkına varamamış dersen, onu ben bilemem. Neticede adamın işi varmış; herif akşama kadar çalışmış. Hava iyice zifiri olunca da fenerimi yakayım da evime döneyim, demiş. Dönmüş de. Ama dönünce ne görmüş? Ev başka bir evmiş. Yani, ev aynı evmiş de, anlayacağın, kapıyı tanımadığı biri açmış. "Hep denir: 'Doğayı çok severim!..' Tanımadan, doğayı uzaktan sevmek olası mı? Doğa 'kimdir'? Doğa 'sever' mi? 'Öç' alır mı? 'Başına buyruk' mudur? Bir 'avcı' kimliğine bürünür mü doğa? Sonra ormanlar, sonra yağmurlar... Ürpererek okudum Köpekler İçin Gece Müziği'ni. Her sözcüğü özenle seçilmiş, dili, anlatımı yalın, duru; gerilimi yüksek; her an gerçekliğe dönüşebilecek bir kara masal!" -Selim İleri-
  • Anton Çehov
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Anton Çehov (1860-1904): Kırk dört yıllık ömrüne karşın, hayatın yalınlığı ve karmaşası içindeki insanlık durumlarını büyük bir duyarlılıkla işlediği öykü ve oyunlarıyla, dünya edebiyatına damgasını vuran en önemli 19. yüzyıl yazarlarından biridir. Elinizdeki ciltteyse, Çehov’un kısalı uzunlu otuz yedi seçme öyküsü, yazılış sırasıyla yer almakta ve bu büyük ustanın öykü yazarlığının farklı evrelerine ışık tutmaktadır.
  • Denis Diderot
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    726,63 KB
    Eser Türü: Kitap
    Denis Diderot (1713-1784): Aydınlanma döneminin en önemli yazar ve düşünürlerindendir. Encyclopédie’nin yayın yönetmenliğini üstlendi, yazdığı edebi ve felsefi eserlerin yanı sıra geçinmek için çeviriler yaptı. Bu kitapta yer alan konuşmalardan “D’Alembert” 1830, “La Maréchale” 1776 ve sonradan bulunan “Başrahip Barthélemy” 1920 yılında yayımlandı. “D’Alembert” konuşmaları evrim, evrenin düzeni, yaşam ve ölüm konularını; “Başrahip Barthélemy” konuşması dua, tanrı, ruh, öteki dünya konularını; “La Maréchale” konuşması ise din ve ahlâk arasındaki denklemin sorgusunu içerir. Konuşmalar, ele aldıkları konular itibarıyla diyalektik materyalizme, evrim teorisine ve ahlâka dair zamanından önce ileri sürülmüş düşünceler olarak kabul edilebilirler. Diderot düşünceleri kadar, bu düşünceleri konuşma biçiminde sunuşuyla da ilgi çekmiştir.
  • Kevin Hogan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    659,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    İnsanlar doğuştan etkili iletişim yeteneğine sahip değildir; gerekli teknikleri ve stratejileri kullanarak iş ilişkilerinden özel ilişkilere kadar her alanda başarılı olmak için sonradan o hale gelirler. Yirmi yıldan daha uzun sürelik bir deneyime dayanarak Kevin Hogan gerçekten çok başarılı iletişimcilerin sırlarını açıklıyor. Bu kitapta sizin de kariyerinizde, en yakın ilişkilerinizde ve daha da önemlisi kendinizle ilişkinizde bu sırları nasıl kullanabileceğinizi gösteriyor. Joe (Mr. Fire) Vitale “Kevin Hogan hayatın her alanında gerçekten nasıl usta bir iletişimci olunacağını göstermede imkânsızı başarıyor.” Richard Brodie, (Microsoft Word’un yaratıcısı)
  • M.CİHAT AKYOL
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,06 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Patrick Süskind
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    117,42 KB
    Eser Türü: Kitap
    Koku adlı romanı çoktan kült bir eser haline gelen Patrick Süskind, bu defa notaların dünyasına girmiş: Bir kontrbasçının öyküsünü, ses tonu giderek yükselen bir monolog biçiminde anlatıyor. Kontrbas, cüssesiyle doğru orantılı olarak, müzisyenin evinde ve yaşamında büyük bir yer işgal ediyor. Kontrbas, müzisyenimizin hem dostu hem düşmanı; ondan kopamıyor ama onunla da olmuyor. Bu iri, hantal aletin altında eziliyor adeta. Önceleri, kontrbassız bir orkestranın düşünülemeyeceğini belirterek onu yüceltirken, monolog ilerledikçe, kontrbasa duyduğu nefret açığa çıkıyor. Ona göre bu enstrüman hep arka planda kalmaya mahkûm, bu nedenle çalanı da arka planda bırakıyor. Süskind'in, sanatsal yaratıcılık ile memuriyet kalıpları arasındaki çelişki, hayatı cehenneme çeviren “ne onunla ne onsuz” sevgililer gibi konuları incelikle işlediği Kontrbas, ironik, sürükleyici bir kitap.

Sayfalar