En Son Eklenenler

Toplam 59542 sonuçtan 1981 - 1990 arası görüntüleniyor.
  • Brent Weeks
    insan sesi mp3 - Türkçe
    90 Ayrım
    1672,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Fantastik, Roman/Öykü
    Seslendiren : Binnur OLGUNER
    Konusu:
    Her gölge bir sır saklar… David Gemmell Legend En İyi Fantastik Roman Ödülü “Işıkyaratan serisi sonu gelmez bir eğlence sunuyor. Hiç kimse Brent Weeks’in yaptığı gibi son sürat giden, çok iyi kurgulanmış ters köşeler yazmayı beceremez.” – Brian McClellan “Brent Weeks’in bu kadar iyi olması canımı sıkıyor.” – Peter V. Brett Gavin Guile ölüyordu. Önünde yaşayabileceği daha beş yılı olması gerekirdi ama bir yıldan az ömrü kalmıştı. Elli bin sığınmacı, gayrimeşru oğlu ve en büyük sırrını öğrenmiş eski nişanlısıyla, ne tarafa dönse sorunlarla boğuşuyordu. Ama daha önemlisi, renklerin sihri kontrolden çıkmış, Yedi Satraplık’ın yıkımına neden olacaktı. Ne yazık ki sorunlar bunlarla bitmiyordu. En fenası da, eski tanrılar yeniden doğuyordu ve renk garabetleri ordusu giderek güçleniyordu. Gavin’in tek kurtuluşu, on altı yıl önce özgürlüğünü ve hayatını çaldığı abisi olabilirdi sadece.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    711,91 MB
    Eser Türü: Dersler
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : Anadolu Üniversitesi Çalışanları
    Konusu:
    Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) Genel Uygarlık Tarihi Dersidir. Yazarlar: Doç. Dr. Hakan SİVAS (Ünite 1, 2), Doç. Dr. Rifat Eser KORTANOĞLU (Ünite 3), Dr. Öğretim Üyesi Nilgün ELAM (Ünite 4), Doç. Dr. Hayrettin PINAR (Ünite 5), Dr. Öğretim Üyesi Sema ALTUNAN (Ünite 6), Doç. Dr. Sedat BİNGÖL (Ünite 7), Prof. Dr. Zafer KOYLU (Ünite 8),
  • Hermann Hesse
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    52,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Şiir
    Seslendiren : dilek gül
    Konusu:
    Zamanın uçsuz bucaksız kıyılarında yürüyen bir ruhun, kelimelerle çizdiği içsel harita... Hermann Hesse, Hayat Ağacından kitabında insanın doğayla, aşkla, ölümle, korkuyla ve en çok da kendisiyle yüzleşmesini şiirsel bir dille anlatır. Bu seçki, bir çocuğun uyanan kalbinden, bir yaşlının geceye bakan gözlerine; bir savaş tanığının sessizliğinden, bir arayış yolcusunun özlemine kadar uzanır. Her dizede bir yankı vardır: rüzgarın, yıldızın, bir annenin, bir hastanın, bir kelebek kadar hafif bir anın… Ve her şiir, hayat ağacından kopup gelen bir yaprak gibi okurun kalbine düşer. 1934’te yayımlandığından bu yana yüz binlerce okura ulaşan bu küçük kitap, aslında dev bir iç dünya sunar. Çünkü bu dizeler yalnızca okunmaz; hissedilir, yaşanır, unutulmaz. "Leide, male, dichte, lebe fort..." (Acı çek, resmet, şiir yaz, yaşamaya devam et...)
  • Komisyon
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    35 Ayrım
    295,70 MB
    Eser Türü: Dersler
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : Yelda ve Emel
    Konusu:
    Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) Kültür Tarihi Dersi Çıkmış Sorularıdır.
  • Lucy Clarke
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    21,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Gerilim, Roman/Öykü
    Konusu:
    Hepimiz tatil yapmak için ölüyorduk. Ama hangimiz bunun için öldürürdük? Altı kadın güneşte kavrulmuş kumsalların, kan portakalı renginde gün batımlarının hayaliyle bu güzel Yunan adasına geldiğimizde, arkadaşlarımızla geçireceğimiz bir hafta sonunun sonsuz özgürlüğünde kendimizi kaybetmeye hazırdık. İlk gece Yıldızların altında yüzdük. İkinci gece Uçurumun tepesindeki terasımızda oyunlar başladı. Üçüncü gece Rüya bozuldu, rüzgâr sırları ve yalanları etrafa savurdu. Son gece Aşağıdaki kayalıkların üzerinde bir ceset yatıyordu…
  • Gılbert K. Chestertor
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    328,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Meltem Eroğlu
    Konusu:
    “Bu cemiyetin niteliği hemen basitçe şöyle açıklanabilir: Eksantrik bir bohem kulübüdür, üyelik için tek bir mutlak koşul vardır, o da adayın, hayatını kazanma yöntemini kendi keşfetmiş olması. Tamamen yeni bir meslek olmalı.” Chesterton, 1905 yılında yayımlanan Garip Meslekler Kulübü’nde okuru Londra’nın ücra köşelerinde kalmış tuhaf mucitlerin dünyasına götürüyor. Buradaki mucitler, bilimsel-teknik ufuklar açan dâhiler değil. Sosyal ilişkilerin karmaşıklaşmasıyla doğan görünmez ihtiyaçları fark edip akla hayale gelmedik mesleklere dönüştüren yeni bir deha türüyle tanışıyoruz. Bu mesleklerde alışıldık ticari zekâ yerine en ulvi felsefeleri insan ilişkilerinin küçük ayrıntılarına uyarlama becerisi kendini gösteriyor, tabii bazı aksaklıklarla. Paradoksların Prensi Chesterton bu yapıtını Londra’nın kasvetli atmosferinde işleyen canlı bir mizah atölyesine ayırıyor.
  • Serpil Sancar, Pelin Özer
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    17,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Konusu:
    Türkiye’de 1980’lerin başından bu yana kadın çalışmalarının akademik alanda görünür hale gelmesinin üstünden otuz yıl geçti. Bu sürenin, yeterince uzun ya da yerleşik bir akademik gelenek oluşturmak için çok kısa olduğu söylenebilir. Yine de bugünden geçmişe baktığımızda akademik alanda gelişen kadın çalışmalarının kaç arpa boyu yol aldığını düşünmek, yapılanları veya yapılamayanları sorgulamak, bir durum saptaması yapmak için uygun bir dönemde olduğumuzu görüyoruz. Böyle bir bilanço çıkarmayı amaçlayan bu kitap, kadın çalışmalarının mevcut durumunun eleştirel bir bu alandaki öncü araştırmaları ve yayınlarıyla tanıyoruz. Öte yandan bu alanda henüz yeni ama o ölçüde önemli genç feminist akademisyenler de derlemeye katıldılar. Bu derlemedeki yazıların her biri kendi alanından, son otuz yılın temalarını, bakış açılarını, yapılmış çalışma ve araştırmaları, yazarları ve görüşleri tartışıyor. Yazıların ortaya koyduğu literatüre göz atıp yapılmış çalışmaların temalarına, öne çıkan araştırma alanlarına baktığımızda, feminist tarih çalışmaları ve kadın araştırmalarında metodoloji sorunlarından tıp etiğinde kadın tartışmalarına kadar çok geniş bir yelpazede çok farklı ilgi alanlarının ortaya çıktığını görüyoruz. Kadınların yaşam deneyimleri, sorunları, kadın biyografileri, otobiyografileri, sözlü tarih ve bellek çalışmaları, kadın emeğinin farklı biçimlerini araştıran çalışmalarla ele alınıyor. Ayrıca hukuki hakların ve kadınların insan haklarını koruma mekanizmalarının ulusal ve uluslararası durumu; edebiyat, medya ve sanatta cinsiyetçilik üzerine yapılan araştırmalar; kent, mekân ve beden üzerine yapılan çalışmalar ile Türkiye’de kadın hareketinin farklı boyutlarına değinen çalışmalar da bu derlemede yer alıyor. Kitap, Türkiye’de kadın çalışmaları alanının gelişimini ve mevcut durumunu tanımak isteyen okurlar için bir başucu kitabı olmaya aday
  • Serpil Sancar, Pelin Özer
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    12,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Konusu:
    Türkiye’de 1980’lerin başından bu yana kadın çalışmalarının akademik alanda görünür hale gelmesinin üstünden otuz yıl geçti. Bu sürenin, yeterince uzun ya da yerleşik bir akademik gelenek oluşturmak için çok kısa olduğu söylenebilir. Yine de bugünden geçmişe baktığımızda akademik alanda gelişen kadın çalışmalarının kaç arpa boyu yol aldığını düşünmek, yapılanları veya yapılamayanları sorgulamak, bir durum saptaması yapmak için uygun bir dönemde olduğumuzu görüyoruz. Böyle bir bilanço çıkarmayı amaçlayan bu kitap, kadın çalışmalarının mevcut durumunun eleştirel bir bu alandaki öncü araştırmaları ve yayınlarıyla tanıyoruz. Öte yandan bu alanda henüz yeni ama o ölçüde önemli genç feminist akademisyenler de derlemeye katıldılar. Bu derlemedeki yazıların her biri kendi alanından, son otuz yılın temalarını, bakış açılarını, yapılmış çalışma ve araştırmaları, yazarları ve görüşleri tartışıyor. Yazıların ortaya koyduğu literatüre göz atıp yapılmış çalışmaların temalarına, öne çıkan araştırma alanlarına baktığımızda, feminist tarih çalışmaları ve kadın araştırmalarında metodoloji sorunlarından tıp etiğinde kadın tartışmalarına kadar çok geniş bir yelpazede çok farklı ilgi alanlarının ortaya çıktığını görüyoruz. Kadınların yaşam deneyimleri, sorunları, kadın biyografileri, otobiyografileri, sözlü tarih ve bellek çalışmaları, kadın emeğinin farklı biçimlerini araştıran çalışmalarla ele alınıyor. Ayrıca hukuki hakların ve kadınların insan haklarını koruma mekanizmalarının ulusal ve uluslararası durumu; edebiyat, medya ve sanatta cinsiyetçilik üzerine yapılan araştırmalar; kent, mekân ve beden üzerine yapılan çalışmalar ile Türkiye’de kadın hareketinin farklı boyutlarına değinen çalışmalar da bu derlemede yer alıyor. Kitap, Türkiye’de kadın çalışmaları alanının gelişimini ve mevcut durumunu tanımak isteyen okurlar için bir başucu kitabı olmaya aday
  • Simone de Beauvoir
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Konusu:
    “Kadın doğulmaz, kadın olunur”. Bu meşhur cümle, 1949 tarihli İkinci Cinsiyet’in odak noktasını oluşturur. Simone de Beauvoir böylece cinsiyet meselesini doğanın alanından çıkarıp kültürün ve tarihin alanına yerleştirirken, bir anlamda toplumsal cinsiyet tartışmasını da erkenden başlatmış olur. Bunu yaparken hem varoluşçuluk, fenomenoloji ve yapısalcı antropoloji gibi kendi çağdaşı olan düşünceleri hem de Hegel ve Marx gibi felsefe klasiklerini cinsiyet düzleminde yeniden okur. Beauvoir’a göre kadın, kendine has bir durum tarafından, tarih boyunca farklı koşullar altında yeniden üretilen Başkalık durumu tarafından belirlenmiştir: Kadın ile erkek arasında eşitsizlik vardır, kadın ikinci cinsiyettir ve hem bireysel hem de toplumsal bakımdan ezilmiştir. Bu durumun temelinde yatan öncesiz sonrasız kadınlık efsanesi, ataerkilliğin başlıca unsurlarındandır. Ataerkillik sadece kadını değil, erkeği de bu çerçevede üretir ve belirler. Öyleyse kadın ile erkek arasındaki eşitsiz ilişki kadının veya erkeğin doğasından kaynaklanmaz. Kadın ve erkek, doğal veya biyolojik belirlenimlerden ziyade tarihsel ve kültürel birer kurgudur. Öte yandan kadının ezilmişliği diğer ezilenlerin durumundan farklıdır. Kadınlar, aralarındaki farkları aşan ve kapsayan kadınlık durumunun bilinciyle hareket etmezler. Öncesiz sonrasız kadınlık efsanesinin etkisi altında kadın içkinliğe hapsolmuş, adeta içkinlikle özdeşleşmiştir. Bu kavramsal çerçeveden hareketle Beauvoir, kadının özgürlüğü, ev içi emek, annelik, evlilik kurumu, kadın bedeninin tahakküm altına alınması gibi, feminist düşüncenin güncel meselelerine dokunan birçok konuyu tartışmaya açar. Son kertede kadın ve erkek kurgularının tarihin diyalektik hareketine tâbi olduğunu ve bu hareket içinde aşılıp yıkılacağını düşünür. Ama bunun olmazsa olmazı kadının etkili eylemidir. Kadının ve erkeğin özgürleşmesi Beauvoir düşüncesinde kadının dünyada eylemesiyle ve üretmesiyle mümkündür ancak. 1970’lerden beri Türkçe basımı bulunmayan İkinci Cinsiyet’i yeni çevirisiyle Türkiyeli okura sunuyor, feminizm tartışmalarına katkıda bulunmasını diliyoruz.
  • Tahire Erman, Serpil Özaloğlu
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    12,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sosyoloji
    Konusu:
    Tek başımıza hatırladığımız ve unuttuğumuz gibi hep beraber de hatırlar ve unuturuz. Ortak hatıralarımızı, “toplumsal bellek”i taşıyan, şekillendiren ve dönüşüme uğratan en önemli etkenlerden biri de mekândır. Neyi, nasıl hatırladığımız, nerede hatırladığımızla çok yakından ilişkilidir. Bir Varmış Bir Yokmuş’ta, toplumsal bellekle mekân arasındaki bu ilişki kuramsal araştırmalar ve vaka çalışmaları aracılığıyla tekrar tartışmaya açılıyor. Çeşitli akademik disiplinlerden otuz altı yazar, belleklerin mekânlarda, mekânların da belleklerde bıraktığı izleri takip ederek Türkiye’nin son yetmiş yılda geçirdiği hızlı toplumsal (ve mekânsal) değişimin hatlarını netleştirmeye çalışıyor. İstanbullu aileler ahşap konaklardan apartman dairelerine taşınırken neler değişti? Artvin’de barajlar sadece köyleri mi yok etti? Kentsel dönüşüm, mağdurlarının belleklerinde gecekondu geçmişini nasıl bir dönüşüme uğrattı? Müzeye dönüştürülen bir cezaevi belleği nasıl yeniden inşa ediyor? 1980 darbesi edebiyat ve sinemada nasıl hatırlandı? Bir Varmış Bir Yokmuş, belleğin karmaşık işleyişinin hakkını veren, hatırlamanın “sahip olmak”, unutmanın da “yokluk” anlamına gelmediğini gösteren taptaze bir çalışma. Tahire Erman, Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde doçent. Serpil Özaloğlu, Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümünde öğretim görevlisi.

Sayfalar