Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2378 sonuçtan 1981 - 1990 arası görüntüleniyor.
  • Mehmet Emin Demirci
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    1,08 GB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    Bu kitapta, körlerin toplumla sağlıksız şekilde yürüyen ilişkileri bütün yönleriyle sosyal psikolojinin en verimli çalışma alanlarından birisi olan tutumlar çerçevesinde ele alınmakta, körlerin toplumsal ilişkileri temel olarak "bilgelik-çaresizlik" ikilemi içinde sunulmaktadır. Kitapta gözlerin görmemesinin gelmiş-geçmiş en büyük Arap Edebiyat ustası, en büyük Arap Edebiyatı eleştirmeni olmaya ya da Nobel Fizik Ödülü almaya engel olmadığının öyküsünü okuyacak; Democritos, Bay Dühring, Ostrovski, Rodrigo, Borges, Ray Charles gibi pek çok kimseyi bir başka yönüyle tanıma olanağı bulacaksınız. Toplumu körler merkezinde görmeye ve tanımaya istekli, geniş ve zengin içerikli bir tarihsel inceleme olan kitap, eğitimciler, toplum bilimciler ve tarihçiler gibi birbirinden farklı ilgi alanları olan çevrelere hitap etmektedir.
  • Mehmet Emin Demirci
    insan sesi mp3 - Türkçe
    46 Ayrım
    637 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: SABAHAT VAROL İNSEL
    Bu kitapta, körlerin toplumla sağlıksız şekilde yürüyen ilişkileri bütün yönleriyle sosyal psikolojinin en verimli çalışma alanlarından birisi olan tutumlar çerçevesinde ele alınmakta, körlerin toplumsal ilişkileri temel olarak "bilgelik-çaresizlik" ikilemi içinde sunulmaktadır. Kitapta gözlerin görmemesinin gelmiş-geçmiş en büyük Arap Edebiyat ustası, en büyük Arap Edebiyatı eleştirmeni olmaya ya da Nobel Fizik Ödülü almaya engel olmadığının öyküsünü okuyacak; Democritos, Bay Dühring, Ostrovski, Rodrigo, Borges, Ray Charles gibi pek çok kimseyi bir başka yönüyle tanıma olanağı bulacaksınız. Toplumu körler merkezinde görmeye ve tanımaya istekli, geniş ve zengin içerikli bir tarihsel inceleme olan kitap, eğitimciler, toplum bilimciler ve tarihçiler gibi birbirinden farklı ilgi alanları olan çevrelere hitap etmektedir.
  • Mehmet Emin Demirci
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: GETEM
    Bu kitapta, körlerin toplumla sağlıksız şekilde yürüyen ilişkileri bütün yönleriyle sosyal psikolojinin en verimli çalışma alanlarından birisi olan tutumlar çerçevesinde ele alınmakta, körlerin toplumsal ilişkileri temel olarak "bilgelik-çaresizlik" ikilemi içinde sunulmaktadır. Kitapta gözlerin görmemesinin gelmiş-geçmiş en büyük Arap Edebiyat ustası, en büyük Arap Edebiyatı eleştirmeni olmaya ya da Nobel Fizik Ödülü almaya engel olmadığının öyküsünü okuyacak; Democritos, Bay Dühring, Ostrovski, Rodrigo, Borges, Ray Charles gibi pek çok kimseyi bir başka yönüyle tanıma olanağı bulacaksınız. Toplumu körler merkezinde görmeye ve tanımaya istekli, geniş ve zengin içerikli bir tarihsel inceleme olan kitap, eğitimciler, toplum bilimciler ve tarihçiler gibi birbirinden farklı ilgi alanları olan çevrelere hitap etmektedir.
  • Alessandro Baricco
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    311 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elena Kaner
    İpek, Kent ve Öfke Şatoları adlı yapıtlarıyla tanıdığımız İtalyan yazar Alessandro Baricco, 2004’te yayınlanan Homeros, İlyada’da umulmadık, şaşırtıcı bir yazarlık serüvenine soyunuyor. Yüzyıllar önce yaratılmış bir destanı, Homeros’un İlyada’sını, çağdaş bir izleyici topluluğu önünde okunabilecek bir biçimde yeniden yorumluyor. Hiçbir sahneyi bütünüyle yok etmeden, ama sık rastlanan yinelemeleri ve tanrıların boy gösterdiği her sahneyi çıkararak. Eski çağların bu dev destanının, tanrıların olaylara yön vermek için sık sık söze karıştıkları bölümleri çıkarıldığında, okuyucu son derece laik bir yapıyla yüz yüze geliyor. Öykü insancıl bir niteliğe bürünüyor ve destanın kahramanları yazgılarıyla baş başa kalıyorlar. Baricco’nun müdahaleleriyle, İlyada destanı çağdaş bir romana dönüşüyor. Tıpkı György Lukacs’ın dediği gibi: Roman, tanrıların terk ettiği dünyanın destanıdır.
  • yuval noah harari
    insan sesi mp3 - Türkçe
    35 Ayrım
    742,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Zafer Ulusan
    Hayvanlardan Tanrılara Sapiens kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus'ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. İnsanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu bilim, tarih ve felsefe ışığında incelediği bu çalışmasında, insanın bambaşka bir türe, Homo deus'a evrildiği bir gelecek kurguluyor. Yola "önemsiz bir hayvan" olarak çıkan Homo sapiens, tanrılar katına ulaşmak uğruna kendi sonunu mu hazırlıyor? Homo sapiens nasıl oldu da evrenin insan türünün etrafında döndüğünü iddia eden hümanist öğretiye inandı? Bu öğreti gündelik yaşantımızı, sanatımızı ve en gizli tutkularımızı nasıl şekillendiriyor? İnsanı inekler, tavuklar, şempanzeler ve bilgisayar programlarının tümünden ayıran yüksek zekası ve kudreti dışında herhangi bir alametifarikası var mı? Tarih boyunca benzeri görülmemiş kazanımlar elde etmemize rağmen mutluluk seviyemizde neden kayda değer bir artış olmadı? "Tüm bunları anlamak için tek yapmamız gereken geriye dönüp bakmak ve Homo sapiens'in aslında ne olduğunu, hümanizmin nasıl dünyaya hakim bir din hâline geldiğini ve hümanizm rüyasını gerçekleştirmeye çalışmanın aslında neden insanlığın kendi sonunu getireceğini incelemektir. İşte bu kitabın temel meselesi budur." "Okurken hem eğlenecek hem de çok şaşıracaksınız. Her şeyin ötesinde, kendinizi daha önce hiç düşünmediğiniz şeyleri düşünürken bulacaksınız." -Danıel Kahneman, Hızlı ve Yavaş Düşünme'nin yazarı- "Homo Deus'u okuduğunuzda uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından vardığınız bir uçurumun kenarında durduğunuzu hissedeceksiniz. Yolculuğun artık bir önemi kalmayacak, çünkü bir sonraki adımınızı engin bir boşluğa atacaksınız." -David Runciman, The Guardian- (Tanıtım Bülteninden)
  • Tonino Benacquista
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    6,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kadınlarla sorunları olan erkeklere özel bu toplantılara kimi içini dökmek, kimi derdine derman bulmak için katılıyordu. Aldatanlar, aldatılanlar, seks düşkünleri, iktidarsızlar… Kimi dertli, kimi öfkeli, kimi intikam arayışında yüz kadar erkek… Karısı kendisini bir striptizci erkekle aldattığı için onu affedemeyen ve kurtuluşu fahişelerin kollarında arayan pencere ustası Yves; kadınların hiç ilgi göstermediği, onlar tarafından neredeyse görülmez olduğuna inanan ve bunun ilahi bir komplo olduğunu düşünen garson Denis; sevdiği kadın tarafından terk edilen ve diğer kadınlarda onu ararken ünlü bir top modelle aşk yaşamaya başlayan entelektüel Philippe… Homo Erectus kadın-erkek ilişkilerine farklı bir pencereden bakmanızı sağlayacak, Tonino Benacquista'nın deyişiyle "uzlaşı" üzerine bir roman.
  • Max Frisch
    insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Dide Tekinarslan
    İsviçreli yazar Max Frisch'in en ünlü yapıtlarından olan Homo Faber, romanın kahramanı Walter Faber'in kişiliğinde ayakları 'hep' yere basan, salt akla inanan, dünya görüşünü yalnızca teknolojinin ve matematiğin verileri üstüne kuran modern insan tipinin trajedisini sergiler. Tartıya ve ölçüye vurulabilenin dışında ne varsa yadsıyan Walter Faber'in trajik yanılgısı, yaşamın tüm önceden kestirilmesi olanaksız akışları ve kimi zaman insanoğlunun yazgısını belirleyen rastlantıları karşısındaki körlüğünden kaynaklanır. Yaşamın 'öte yanını' sürekli yadsımayı yaşam ilkesi olarak benimsenen Faber, sonunda bir dizi rastlantının kurbanı olur; bu rastlantılar, romanın doruk noktasında Walter Faber'i insanlığın yaradılışından bu yana günahların en korkuncu sayılmış bir günahın kucağına itecektir. Max Frisch'in gördüğü mimarlık öğrenimi, başka deyişle tekniğin ve matematiğin dünyasını tanıması, öte yandan da bir gazeteci olarak dünyayı dolaşmış, ayrıca İkinci Dünya Savaşı'nda insanların öncesiz ve sonrasız acılarıyla yoğrulmuş bir başka dünyayla yüz yüze gelmiş olması, "Homo Faber"in neredeyse belgesel bir 'insanlık durumu'na (conditio humana'ya) dönümşesinin başlıca nedenleridir. Sanatçı kişiliği Thornton Wilder ve Bertolt Brecht'in belirgin izlerini yansıtan Frisch'in bu kitabı, yüzyılımız roman yazınının başyapıtlarından biridir.
  • Max Frisch
    insan sesi mp3 - Almanca
    22 Ayrım
    407,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esengül Girgin-Bozkurt
    Homo Faber von Max Frisch Der Roman Homo Faber erschien 1957 und gehört zu den bekanntesten Werken der deutschsprachigen Nachkriegsliteratur. Erzählt wird die Geschichte des Ingenieurs Walter Faber, der an Technik, Rationalität und Berechenbarkeit glaubt. Er sieht die Welt als logisch erklärbares System. Auf einer Reise gerät sein scheinbar kontrolliertes Leben jedoch aus den Fugen. Zufälle, Schicksal und persönliche Verstrickungen stellen seine Überzeugungen infrage. Der Roman thematisiert zentrale Fragen des 20. Jahrhunderts: • Verhältnis von Technik und Mensch • Rationalität versus Schicksal • Identität und Selbsttäuschung • Verantwortung und Schuld Das Werk gilt als kritische Auseinandersetzung mit dem modernen, technikgläubigen Menschen und ist bis heute Schullektüre sowie Gegenstand literaturwissenschaftlicher Diskussionen. Homo Faber – Max Frisch Homo Faber, 1957 yılında yayımlanmış olup Almanca savaş sonrası edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Roman, teknolojiye ve akılcılığa inanan mühendis Walter Faber’in hikâyesini anlatır. Faber dünyayı mantık ve hesaplanabilirlik üzerinden anlamaya çalışır. Ancak çıktığı bir yolculuk sırasında hayatı beklenmedik olaylarla değişir. Tesadüfler ve kader, onun katı akılcı dünya görüşünü sarsar. Roman şu temel konuları işler: • Teknoloji ile insan arasındaki ilişki • Akılcılık ve kader çatışması • Kimlik ve kendini kandırma • Sorumluluk ve suçluluk Eser, modern ve teknolojiye aşırı güvenen insanın eleştirisi olarak kabul edilir ve günümüzde hâlâ okullarda okutulmaktadır.
  • Johan Huizinga
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    558 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: canan alioğlu
    Biz insanların Homo Sapiens nitelemesini hak edecek kadar akıllı olmadığımız anlaşıldı... Birçok hayvanın da alet yapabildiği, dolayısıyla insana Homo Faber demenin de anlamsız olduğu görüldü... Peki biz kimiz? İnsana özgü üçüncü bir özellik olarak Homo Ludens'i, oyun oynayan insanı bu nitelemeler arasına katamaz mıyız? Johan Huizinga, Homo Ludens adlı bu temel eserinde yeryüzünde insana ait her şeyin başlangıcının oyun olduğunu gösteriyor. Önce oyun vardı! Oyun kurgusal olduğu bilinen ve gündelik hayatın dışında yer alan, bununla birlikte oyuncuyu da tamamen içine çeken, gönüllü, özgür bir eylemdir. Sınırları özellikle belirlenmiş zaman ve mekân içinde gerçekleşen, her türlü maddi çıkardan ve yarardan uzak bu eylem, verili kurallara göre, belli bir düzen içinde yerine getirilir. Oyuncu ve kimi zaman da seyirci kendinden geçer, coşar... Bu şekilde tanımlanan oyun, tarih boyunca, hayatın her alanında kültürün temel öğesi olarak varlığını sürdürmüştür. Huizinga, kolektif hayatın bütün önemli biçimlerinin -ibadet, şiir, müzik, dans, bilgelik, bilim, hukuk, mücadele ve savaş- ortaya çıkışında oyunun son derece etkin bir rol oynadığını, Doğu ve Batı dünyasına ilişkin zengin tarihsel bilgi ve belgelere dayanarak gösteriyor. Fakat modern çağlarla birlikte oyun, hayatı zenginleştiren bir unsur olmaktan çıkıp bugünkü dar anlamına sıkıştırılınca, katlanılması daha güç, renksiz ve tekdüze hayatlar yaşamaya başladığımızı da Huizinga'dan öğreniyoruz: Ekonomik güç ve çıkarların dünyanın gidişatını belirleyeceğine utanç verici biçimde inanıyoruz; ibadet eder gibi çalışıyor ve üretiyoruz; yavan ve kuru yarar duygusu, burjuva rahatlığı ideali zihniyetlerimizi etkiliyor. Oyuna top-lumlarımızda artık yer yok; hayatın bütünlüğünden dışlanıp, sanayiye malzeme olsun diye bir köşeye atıldı... Yeniden oyun oynayan insan olmayı isteyenler için... "Pek çok insanın yaşamında dönüm noktası olan kitapların bulunduğunu, kendi özyaşam çizgimde de iki kitabın önemli yeri olduğu
  • Johan Huizinga
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    314,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Biz insanların Homo Sapiens nitelemesini hak edecek kadar akıllı olmadığımız anlaşıldı... Birçok hayvanın da alet yapabildiği, dolayısıyla insana Homo Faber demenin de anlamsız olduğu görüldü... Peki biz kimiz? İnsana özgü üçüncü bir özellik olarak Homo Ludens'i, oyun oynayan insanı bu nitelemeler arasına katamaz mıyız? Johan Huizinga, Homo Ludens adlı bu temel eserinde yeryüzünde insana ait her şeyin başlangıcının oyun olduğunu gösteriyor. Önce oyun vardı! Oyun kurgusal olduğu bilinen ve gündelik hayatın dışında yer alan, bununla birlikte oyuncuyu da tamamen içine çeken, gönüllü, özgür bir eylemdir. Sınırları özellikle belirlenmiş zaman ve mekân içinde gerçekleşen, her türlü maddi çıkardan ve yarardan uzak bu eylem, verili kurallara göre, belli bir düzen içinde yerine getirilir. Oyuncu ve kimi zaman da seyirci kendinden geçer, coşar... Bu şekilde tanımlanan oyun, tarih boyunca, hayatın her alanında kültürün temel öğesi olarak varlığını sürdürmüştür. Huizinga, kolektif hayatın bütün önemli biçimlerinin -ibadet, şiir, müzik, dans, bilgelik, bilim, hukuk, mücadele ve savaş- ortaya çıkışında oyunun son derece etkin bir rol oynadığını, Doğu ve Batı dünyasına ilişkin zengin tarihsel bilgi ve belgelere dayanarak gösteriyor. Fakat modern çağlarla birlikte oyun, hayatı zenginleştiren bir unsur olmaktan çıkıp bugünkü dar anlamına kapanınca, katlanılması daha güç, renksiz ve tekdüze hayatlar yaşamaya başladığımızı da Huizinga'dan öğreniyoruz: Ekonomik güç ve çıkarların dünyanın gidişatını belirleyeceğine utanç verici biçimde inanıyoruz; ibadet eder gibi çalışıyor ve üretiyoruz; yavan ve kuru yarar duygusu, burjuva rahatlığı ideali zihniyetlerimizi etkiliyor. Oyuna toplumlarımızda artık yer yok; hayatın bütünlüğünden dışlanıp, sanayiye malzeme olsun diye bir köşeye atıldı... Yeniden oyun oynayan insan olmayı isteyenler için... "Pek çok insanın yaşamında dönüm noktası olan kitapların bulunduğunu, kendi özyaşam çizgimde de iki kitabın önemli yeri olduğunu belirtmek isterim. Bunlardan birincisi, bu kitabın esinlendiği Hollandalı tarihçi J. Huizinga'nın Homo Ludens'idir. (…) 1950'lerde bu kitabı okuduktan sonra bütün bir yaşam boyu ne yapacağımın da kararını vermiştim."

Sayfalar