Yazara Gore Listeleme

  • ÖSYM
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    105,67 MB
    Eser Türü: Kitapçık
    Seslendiren: Merve elif arslan
    2017 YGS
  • İbrahim Sarmış
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Allah ve ahiret inancı başta olmak üzere islam inancının temelde gayb inancına dayandığını, gaybı da ancak Allah’ın bildiğini ve Peygamber seçtiği kişilere indirdiği vahiyle bildirdiklerinin dışında, göreceli/geçici veya mutlak gayb olsun, istisnasız yerde ve göklerde kimsenin gaybı bilmediğini, bildirilenlerin dışında gayble ilgili söylenenlerin tümünün zanni bilgiler olduğunu, zan ile de imanı ve küfrü gerektirecek inanç/akaid oluşturulamayacğını, böylece gaybı/bilinmeyeni bilmediği kesin olan Hz. Peygambere nispet edilen ve bir inanç temeli olmaya elverişli olmayan haberlerle ölümle başlayan ahiret ahvali, vaktini Allahtan başka kimsenin bilmediği kıyamet ve alametleri, kişilerin kesin olarak cennetlik olup olmadığı, müminlerin cehenneme girip çıkmaları, Deccal ve Mehdi’nin çıkması, Mesih’’in gelmesi gibi gelecekle ilgili akaid oluşturmanın yöntem olarak doğru olmadığını bilmemiz gerekir.
  • İbrahim Sarmış
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1016,86 KB
    Eser Türü: Kitap
    İnsanın tabiatta kendi kendine var olduğunu iddia eden Materyalizmin veya Maymun gibi bir atadan evrimleştiğini ileri süren Darwinizmin söylediğinin aksine, Yüce Allah birçok ayette açık ve kesin olarak insanı kendisinin yarattığını belirtir. İnsanın kendisinden yaratıldığı ‘toprak’, turabin, tînin lazibin, hemein mesnûnin, sülaletin min tînin, salsâlin, salsâlin kelfahhâri, gibi farklı nitelik kazandığı bütün kullanışlarda nekre/belirsiz olarak kullanılmaktadır. Bu da insanın hammaddesi olan toprağın özellikle şu veya bu renkte yahut nitelikte olmadığını, aksine su katılınca çamur olup değişik özellikler alan sıradan bir toprak olduğunu gösterir. Onun için iddia edildiği gibi insanların farklı renklerde dünyaya gelmesinin sebebinin dünyanın değişik yerlerinden siyah, beyaz, kırmızı, renkte toprakların alınıp karıştırılması değil, yaratıldığı coğrafyada iklimin ve coğrafi şartların şekillendirmesiyle genlerin veya deri yapısının artık bu şekilde oluşmasıdır.
  • İbrahim Sarmış
    metin
    2 Ayrım
    1,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yahudiler Mesih'in kendileri için milli bir kurtarıcı olmasını ve başka milletleri egemenlikleri altına almasını sağlamasını bekliyorlardı. Böylece Peygamberin kurtarıcı rolünü çığırından çıkararak ulusalcı bir kralın egemenliğine dönüştürdüleroysa kurtuluş için diğer Peygamberlerin getirdikleri mesaj ne ise, Hz. İsa da onu İsrailoğullarına iletmiştir. "Hz. İsa'nın mesajında Allah'ın hükümranlığı, onun kurtarıcı Mesih olarak gelip İsrailoğullarını kurtarması fikri ile ilişkili olmamalıdır. İsa, kendisinden önceki peygamberler ve sonra gelen en son peygamber Hz. Muhammed gibi Allah'ın dinini tebliğ etmiştir. Onun yaptığı, Allah'ın yolundan uzaklaşan kavmini onun yoluna çağırmaktır. Gerçekten de Allah'ın hükümranlığı mesajı bir kurtuluş mesajıdır. Fakat bu hiç de diğer peygamberlerin muhataplarını kurtuluşa çağıran mesajından farklı bir karaktere sahip değildir.
  • Ahmet Haldun Terzioğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    691,55 KB
    Eser Türü: Kitap
    Şaman Kız uçuyor… Uçmak ne denli zevkliymiş. Kişi geri dönmek yere inmek istemiyor. O halde kuşların yerde işi ne? Neden hep Gök’te kalmazlar iyi tinler gibi… “Tak, tak, tak, tak…” Son darbeyi vurun kötülere. Savaşı siz kazanın. İyilerleyiz biz, biz iyileriz. Alkışa durdu: “Gök bizi bırakmaz. Biz Gök’ü bırakmayız. Gök bizi bırakmaz. Güneş varlığı ile parıldar. Güneş bizi bırakmaz. Ay varlığı ile parıldar. Ay tanık şimdi olanlara. Onun kutunda varlığımız. Ay bizi bırakmaz. Yıldızlar ışıl ışıl. Yıldızlar tanığımız. Yıldızlar bizi bırakmaz. Atalar tini şen olur. Atalarla var olunur. Ata tinleri tanığımız. Atalar bizi bırakmaz!” Şaman Duası
  • Ahmet Haldun Terzioğlu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    727,33 KB
    Eser Türü: Kitap
    Gözyaşlarınıza hakim olamayacağınız bir Ahmet Haldun Terzioğlu romanı... Panama Yayıncılık iftiharla sunar... Çanakkale… Burası destanlar yazma yeri miydi yoksa? Allah, Türk’ün varlığı yerde pekişsin diye, yeni kahramanlar mı göndermişti bu millete? Bu yeni ve eşsiz kahramanlar, bambaşka bir tarihin anıtları mı olacaklardı? “Allah bana da bir destan yazma fırsatı versin!” Buranın Türk toprağı olduğunu unutmuşlardı. Kahramanların görevi, bunu hatırlatmaktı. Hatırlattık! Kumandanları böylesine cesur olan asker savaşmaz mı? Gururlandık. Birbirimize gösterip mutlu olduk. Hatta seslenenler oldu karanlığa doğru. “Kumandanım! Emret, yine ölelim!” O bize ölmemizi emredecek kadar bizimdi. “Ancak öteden de yeniden gelenleri gördük. Buranın kalabalığı hiç eksilmeyecek gibi. Bunca askeri olan Osmanlı ne büyük devlet. Savaşacak eri olan millet yıkılmaz.”
  • Dr. Mustafa Atasoy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    625,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hacer Sabahat Çalışkan
    Hormon düzensizliklerinde bireye özgü biyoeşdeğer (doğal) hormon kullanımı Sıcak basmaları - Çikolata kisti hastalığı Polikistik over - Adet öncesi sendromu Meme kanseri - Kemik erimesi Cilt yaşlanması - Hashimoto
  • Ahmet Haldun Terzioğlu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    591,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu bir Türk destanıdır. Yazdık, çünkü biz destansız yapamayız. Yazdık, çünkü kutlu geçmişimizden izler taşımaktadır. Bilmeli, anlamalıyız. Destanları, en iyi, destanların asıl sahibi, asıl egemeni olan ulusların kişileri anlar. Bu kutlu destanı da en iyi biz Türkler anlarız. Destanları hissetmek, ancak belli bir gücün yüklemesinde olur. O güç, ulusal güçtür. Destanların ne anlattığını, ne anlatmak istediğini, hangi çağın içinde, hangi Türk budunun özünde doğduğunu, nasıl şekillendiğini, nasıl bezendiğini, renklendiğini ancak Türk ulusunun gerçek kişileri fark eder. Destanlar, dilden dile anlatılarak gelmiştir bugünlere. İlk doğumları, ilk oluşları unutulmadan... İçinde yerleşmiş bulunan gerçekliklerin yanı sıra, betimlemelere yüklenen abartılarla değerlenmişlerdir. Özünde koca bir geçmiş, yaşananların imleri gizlidir. Destanlar, yaşandıkları için kalıcı olmuşlardır. Destanlara inanmak gerek! Güvenmek gerek! Destanları bilmek, anlamak gerek! Bir şeyler olmuştur. Bu bir şeyler gerçektir, yaşanmıştır. Olmayanlar değildir anlatılanlar, olanlardır. Hiç yoktan ortaya konulmamıştır, dayanağı vardır. Olan bir yapının üzerine kurgulanmıştır ne olmuşsa. Türk’ü anlamak için Bozkurt Destanı’nı bilmek gerekmektedir. Türk’ü anlamak için Bozkurt Destanı’nın vermek istediği imleri iyi değerlendirmek gerekmektedir.
  • ÖSYM
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    134,74 MB
    Eser Türü: Kitapçık
    Seslendiren: Gülşen Geyik, Besime Kaya
    2016 YGS
  • Preston L. Allen
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    İnsan dünyanın en muhteşem hayvanı ve herkesin evinde bir tane olmalı! "Çok uzak, ama aslında hiç de uzak olmayan bir diyarda, insanı olan bir çocukla başladı her şey..." Battalların hâkim olduğu insanlarınsa evcil birer hayvan olarak beslendiği bir dünya hayal edin. İnsanoğlu sonrası dünyada, bir battal ailesinin oğlu eve geliyor ve odasında kırmızı kurdele ile bağlanmış bir dişi insan buluyor. İnsanın boynuna geçirilmiş notta şöyle yazıyor: "Her çocuğun bir insanı olmalı. Sen iyi bir evlatsın oğlum. Sevgiler, baban." Oğlanın ve onun evcil insanlarının hikâyesi bu: Aslında oğlana ait olmayan Kahverengi'nin... konuşamayan Kızıl Kol'un ve onun keskin bir zekâya sahip olan dişi yavrusu Kızıl Bukle'nin... Özellikle de, madenlerde çalışmaya zorlanan, kendini kanlı bir savaşın içinde bulan, yamyamlığın dehşetine tanık olan Kızıl Bukle'nin... Margaret Atwood'u, Sihirli Fasulye masalını, Gulliver'in Gezileri'ni, Ovidius'un Metamorfozlar'ını anımsatan Battallar ve İnsanlar savaş, ırkçılık, türcülük, cinsiyet ve ekoloji üzerine türlerin iç içe geçtiği destansı bir başyapıt. "Pierre Boulle'ün 1963 tarihli Maymunlar Gezegeni romanı gibi doğa ve türlerin geleceği üzerine alaycı, ibretlik bir hikâye." -Kirkus Reviews- "Preston L. Allen, bu yeni romanında öylesine zarif ve dürüstçe yazıyor ki, 'insanlık' hakkındaki gözlemlerini bir ilahi gibi, kusurlarımıza yazılmış bir aşk şarkısı gibi aktarıyor; en önemlisi de bunu sağlam ve zekice bir iç görüyle yapmayı başarıyor." -Chris Abani, Graceland'ın yazarı-

Sayfalar