Yazara Gore Listeleme

  • RAY BRADBURY
    - Türkçe
    2 Ayrım
    649,52 KB
    Eser Türü: Kitap
    “Temiz, dumansız ve etkili, işte karahindiba şarabı bu.” Düzyazının şairi Ray Bradbury’den, kendi çocukluğundan esintiler taşıyan eşsiz bir cennet tasviri. Ölümün kaçınılmaz olduğunu bilse de yaşadığının farkına varan, aldığı her nefeste daha da güçlenen on iki yaşındaki Douglas Spaulding, ailesi, zaman makinesi yapmaya çalışan komşuları ve yaz mevsimini doyasıya yaşadığı arkadaşlarıyla birlikte bu benzersiz romanda hayat buluyor. Hayatın büyüsü Douglas’ı etkilerken, yaz mevsiminin tüm güzellikleri karahindiba şarabıyla birlikte şişeleniyor. Bradbury, yarı-otobiyografik romanı Karahindiba Şarabı’nda geçmişini ve anılarını olmasını istediği gibi yeniden canlandırırken, çocukluğunun büyülü kapılarında bekleyip, okuru kendi cenneti Green Town’da misafir ediyor. Yıllarca fantastik kurgu, bilimkurgu ve korku türünde yazdığı eserlerle tanınmasına rağmen, en iyi eserlerinden biri olan bu romanla yaşamı boyunca yazdığı her cümleye kaynaklık eden bir büyüme öyküsü anlatıyor bize.
  • Publius Ovidius Naso
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    392,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ovidius'un sürgünden bir an önce kurtulmak ve çok sevdiği vatanına geri dönmek için dost ve yakınlarına yazdığı mektupları bir araya getiren Karadeniz'den Mektuplar, onun, retoriği çok güçlü bir şair olduğunun kanıtıdır. Yapıt, yazınsal değerinin yanı sıra, o dönemde Tomis ve çevresinde yaşayan çeşitli halkların yaşam biçimlerine ilişkin bilgiler vermesi açısından da önemlidir.
  • Hasan Ali Toptaş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    320,02 KB
    Eser Türü: Kitap
    Çürümüş evlilikler, elleri karanlıkta kalan çocuklar, eşyanın saltanatı, canlı olmanın aczi. Kıstırılmışlığın buruk resimleri. Peki, zaman hep geleceğe mi akar? Portakal yanaklı kadın da kim? Şeker diye, çaylara atılan bir çift balkon. Tanklar. Bir kızın ellerinden ellerini uzatır da kimi zaman, bize dokunur zaman. Ya Fuentes, Koca Gringo’yu sınırın öteki yanında yazdıysa? Ölü Zaman Gezginleri, öykü sanatının geldiği noktayı merak edenler için nefis bir şölen. “Yüzyılın son çeyreğindeki Türk edebiyatının birkaç kilometre taşından biri Hasan Ali Toptaş. O bir kurgu-dil sanatçısı; ödün vermez bir biçim ustası; yirminci yüzyıl edebiyatının vardığı çizginin en uç noktası.” -YILDIZ ECEVİT- “Tren yolculuğunu severim ben,” dedi ağzından saçılan dumanların arkasından. Gitmek fiilinin altını çift çizgiyle en güzel trenler çizebilirmiş ona göre. Otobüs koltuğunda Ramses gibi kıpırdamadan oturanlara, yolculuk ediyor denemezmiş doğrusu. Sonra, trenler her zaman bir sır taşıma olasılığı taşırlarmış. (Tanıtım Bülteninden)
  • PROF. DR. YAVUZ AHUNDLU
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    355,91 KB
    Eser Türü: Kitap
    Özgürlük, beraberlik, insan hakları ve toprak bütünlüğü hakkında verilen beyanlarda kabul olunan belgelere aldırmayan Ermeni Ekstremistleri, Ermenistan’da yüzyıllarca yaşamış 200 binden fazla soydaşımızı kovmuş, Azerbaycan’ın tam ortasında bulunan, Ermenistan’la hiçbir sınırı olmayan, ezelî Türk Yurdu Dağlık Karabağ ve ona komşu bölgeleri yani Azerbaycan Cumhuriyeti arazisinin %20’sini işgal etmiş, bir milyondan fazla soydaşımızı öz yurtlarından mahrum etmişlerdir. Yapılan barış görüşmeleri sonuç vermiyor. Topraklarımız işgal edilmiş, soydaşlarımız çadırlarda yaşamak zorunda kalmıştır. Azerbaycan halkı, bununla beraber bütün aydınlar bu bitmez olaylara karşı çeşitli biçimde kendi itirazlarını bildirmişlerdir. Ben de bir vatandaş olarak bu yıllarda basında Dağlık Karabağ olaylarının tarihî kökleri, başlama nedeni, gidişi, suçsuz insanların mahvedilmesi kendi ocaklarından mahrum edilmesi hakkında bir-kaç makale yazıp yayımladım. (Tanıtım Bülteninden)
  • Umberto Eco
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    4,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Önceki Günün Adası", batan bir gemiden kurtulup bir başka gemide "karaya" çıkan "Roberto de la Grive"in öyküsü. On yedinci yüzyılda geçen bu öykü, Roberto'nun sevdiği kadına yazdığı mektuplar ve gemide tuttuğu notlarla ulaşıyor bize. Roberto'nun ıssız gemide geçirdiği günler boyunca eski yaşantısıyla ilgili anımsamaları, bir dönemin siyaset, sevgi, bilim, toplum yaşantılarını yeniden kurarak, tarih, toplum, insan ilişkilerini değerlendirmemizi sağlıyor. Üç aşamalı bir anlatı piramidiyle (Yazar / Roberto / Roberto'nun mektuplarını yorumlayan Anlatıcı) bize ulaşan öykü, bir yandan gizemli izler bırakarak sürekli Roberto'dan kaçan bir Davetsiz Konuk'un varlığıyla gerilim kazanırken, bir yandan da hem birinci elden tarihsel anlara ve mekanlara ulaşabiliyor, hem de Anlatıcı kanalıyla on yedinci yüzyılla yirminci yüzyıl arasında karşılıklı bakış açıları oluşturuyor. Daha önce Can Yayınları arasında çıkan "Gülün Adı" ve "Foucault'nun Sarkacı" adlı romanlarından tanıdığımız Umberto Eco'nun imgeler / sözcüklerle ve her zamanki ustalığıyla yarattığı dünyaları değerlendirmek, tadına doyulmaz bir okuma zevki.
  • Douglas Dowd
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kapitalizmin ve iktisadın 18. yüzyıl ortalarından 21. yüzyıla uzanan tarihine eğilen bu kitap, kapitalizm ile iktisat teorisi arasındaki dinamik, etkileşimli bağın eleştirel analizini yapıyor. Bu çerçevede, her iki alanda uzun yıllardır yapılan çalışmalar, konuların akışı içinde ele alınıyor, hâkim iktisat akımı içindeki iktisatçıların kapitalizmi şu veya bu şekilde kutsayan ideologlar olduğu sergileniyor. Hâkim iktisat okuluna mensup veya muhalif belli başlı iktisatçıların tezleri de çalışma içinde özetleniyor: Adam Smith, Thomas Malthus, Jeremy Bentham, John Stuart Mill, Karl Marx, Thorstein Veblen, Rosa Luxemburg, John Maynard Keynes, Paul Samuelson, Milton Friedman ve Eric Hobsbawm. Bu çalışma, sosyal ve ekonomik gidişin, gidiş olmadığını sezen yahut iliklerinde hisseden, ancak egemen akımdan iktisatçılarla, onların siyasetteki ortaklarının dolambaçlı tezlerini karşılamakta yetersiz kalan, akademik olsun olmasın okuyan, duyarlı insanların oluşturduğu topluluğa sesleniyor. Kitap, söz konusu topluluğu gözeterek, günümüz iktisat politikasını yöneten tehlikeli tezlerin etkisini kafalardan silmeyi, yıllar boyunca geçirdiği değişimlerin sonucunda ve bu değişimlere rağmen, kapitalizmin yapıcı olmaktan çok yıkıcı olduğunu deşifre etmeyi hedefliyor ve ardından olanaklı, arzu edilir bir seçenekler demeti ortaya koyuyor.
  • Erol Bilbilik
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    587,93 KB
    Eser Türü: Kitap
    1965'te genel seçimler olmuş, ondan önce de 1961'de her türlü özgürlükleri güvence altına alan yepyeni bir anayasa yapılmıştı. Daha sonra AP iktidarının başbakanı Süleyman Demirel, bu anayasanın bol geldiğini ve terziye gönderip sağını solunu kestirmek gerektiğini meydanlarda, kamuoyu önünde açıkça söylemiştir. 1960 ihtilâlinden sonra gelen hürriyet ortamında yetişmiş toplum katmanları bu anayasanın bu şekilde değerlendirilmesi ve fiilen de önünün kesilmesi çalışmalarını hiçbir biçimde onaylamıyordu. Bu da toplumsal muhalefetin her katmanda güçlenmesi ve derinleşmesine yol açtı. O özgürlük ortamından 1969'a geldik. 1968 öğrenci hareketleri başlamış. Bu hareketler hızla dünyaya yayılmış, Türkiye'de de etkili olmaya başlamıştı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç gayet net olarak, "Bu toplumsal olaylar ekonomik olayların çok ilerisine gitmiştir. Ekonomi bunun çok gerisinde kaldı" dedi. Burada toplumsal bir patlama meydana gelebileceği endişesi doğmuştu. Dolayısıyla bu sosyal gelişmenin önünün kesilmesi gerektiği düşüncesi orduya hâkim olmuştu. ABD de, bu düşünceyi daha fazla güçlendirecek tüm eylemlerde bulunmaya başladı. 12 Mart 1971'e gelindiğinde ordu içinde ve dışında sivil-asker ya da asker-sivil bir sürü cuntalar oluştu. Öncesi ve Sonrasıyla 9 Mart-12 Mart Süreci bir döneme ışık tutuyor. Özellikle 9 Mart'ın ne olduğunu ve 12 Mart'ın perde arkasını olayları birebir yaşamış Erol Bilbilik anlatıyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • William Shakespeare
    2 Ayrım
    203,24 KB
    Eser Türü: Kitap
    Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdürmektedir. On İkinci Gece'nin konusu yazarın öteki romantik komedilerinde olduğu gibi, aşktır. Gizlenen kimlikler, birbirine karıştırılan kişiler olayları gülünç hale getirir. Ancak konudan daha önemli olan, güzelliğiyle öne çıkar bir şiir diliyle gülmece öğelerinin sergilenmesi, ilginç duygu ve düşüncelerle kişilerin gerçeklik kazanmasıdır. (Tanıtım Bülteninden)
  • Etgar Keret
    metin
    3 Ayrım
    468,22 KB
    Eser Türü: Kitap
    Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü'nün dâhi yazarından bir çırpıda okunan, tuhaf, komik ve zekâ pırıltılarıyla ışıyan bir kitap: Kapı Birden Vuruldu. Gündelik yaşamın kuytuları, Keret'in benzersiz evreninde fosforlu neonlar altında parlıyor, hayalle gerçeğin karıştığı bu şahane öykülerde her an, her şey gerçekleşiyor. Bir öpücük sonunuzu hazırlamak için yeterli oluyor, hayaller karın doyuruyor, kimilerinin en ağır kazalardan burunları bile kanamaksızın çıktığı dünyada sizin bileğiniz burkulsa alçıya alınıyor. Kapı birden vuruluyor ve kader rotasını çiziveriyor. Kalabalıklar içindeyken yalnızlık sularında boğulanlar, kendilerini her daim yedek saflarında ya da kazazedeler arasında bulanlar, güneşli günlerde bile çamura basmayı başaranlar ve talih kuşunun kuyruğuna tutunup yukarılara uçma hayalleriyle en dibe vuranlar bir araya geliyor ve hayat denen tuhaf mucizenin akışına aksak ritimlerle karşı çıkıyor. Kapı Birden Vuruldu, mağrur kaybedenlerle adi kahramanların bir arada yaşadığı şu başıbozuk âlemi sevgi ve sefaletle kucaklayan, incelikli ve zekâ dolu bir kitap.
  • Yevgeni Petrof, İlya İlf
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    On İki Sandalye, Sovyet Edebiyatı'nı mizah, taşlama ve ironi unsuruyla tanıştıran İlya İlf ve Yevgeni Petrov'un beraber yazdıkları ilk roman. Eski bir soylu olan Vorobyaninov, kayınvalidesinin ölüm döşeğinde açıkladığı sırrın ardından sandalyelere saklanmış elmasların peşine düşer. Hazine avcılığında bir de ortağı vardır: Ostap Bender. İkili, elmasların peşinde Sovyet şehirlerini dolaşırken, yeni toplumun panoraması okurun önüne boylu boyunca serilir. Sovyet bürokratları, mülksüzleştirilmiş sınıflar, başkent ve taşrada yaşanan değişimin mizahi tasviri, On İki Sandalye'yi Rus toplumunun 1920'lerin sonundaki görünümüne dair çarpıcı bir anlatıya dönüştürür. İlf ve Petrov, On İki Sandalye'de Rus toplumunun kolektif hafızasına kazınacak olan Ostap Bender tiplemesini ilk kez sahneye çıkartırlar. "İlf ve Petrov, Sovyetler Birliği'nin parmakla sayılabilecek kadar az ve başarılı taşlama yazarları arasındalardı." -Chris Berg- (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar