Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7481 sonuçtan 2101 - 2110 arası görüntüleniyor.
  • Ayhan Aydın
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Anadolu ve Rumeli; ozanlar, şairler, erenler, evliyalar, dedeler, babalar yurdu. Yüzlerce ismi bilinen/bilinmeyen ozan; bu toprakların, dağlar, ormanlar kadar yerli sahibi en büyük kültür hazineleri olmuş kişileri. Düşünceleri uğruna derileri yüzülmüş, asılmış, ilden ile sürülmüş, taşlanmışlar. Ama yüreklerindeki sevgi ateşi hep yanmış, yanıyor. Bu bir güneş, sımsıcak bir ateş bu. Sadece bunlar değil elbette ozanın duygu, düşünce dünyası; topluma karşı sorumlu olan ozan, halkının dertlerini de benzersiz yalınlıkta duyurmak isteyerek haykırır tüm dünyaya.
  • Hüseyin Karababa
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    14,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    2 Temmuz 1993, Sivas Madımak otelinde sevgili kız kardeşim Gülsün’ü ve otuz iki yol arkadaşını önce taşladılar, sonra ateşe vererek yaktılar. Canlarımız Sivas Valiliği’nin ve Kültür Bakanlığı’nın düzenlemiş olduğu, Pir Sultan Anma Etkinliğine katılacak müzik, tiyatro, semah gösterileri yapmak üzere Sivas Valiliği ve Kültür Bakanlığının davetlisi olarak Sivas’a götürüldüler. (Devlet eliyle ölüme gittiklerini bilmeden, bilemeden.) Kültür Bakanlığı 54 sanatçıya Madımak otelinden yer ayırttırıp giderini Bakanlık bütçesinden karşıladı. (Madımak otelinin sahibi Murtaza Öğütçü’nün Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade: «Madımak otelinin sahibi olduğunu, olaydan 4-5 gün önce Turizm Müdürünün kendisine gelerek elli kişilik yer ayırttığını, giderinin bakanlıkça karşılandığını» ifadesinde belirtmiştir. Kurbanlar kırım/katliam noktasına önceden tasarlandığı gibi taşınmış oldular. Etkinlik açılış konuşmasını Sivas Valisi Ahmet Karabilgin yaparak, katliam programını başlattı. Dönemin Kültür Bakanı Fikri Sağlar o gün orada olacağını bildirmesine rağmen ve anma programında olmasına rağmen her nedense gelmedi. (Halen, bu konu herhangi bir açıklaması olmadı.) Valilik ve Kültür Bakanlığının garantörlüğünde canlarımız gönül rahatlığı içerisinde katledilecekleri yere gitmiş olurlar. Otelin önüne etkinlikten üç gün önce Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu tarafından “kaldırım yenileme” gerekçesi ile kamyonlarla kaldırım taşları konuldu. Yine Belediye Başkanı Karamollaoğlu 2 Temmuz gününe “hicret koşusu” adı altında Sivas’tan ve çevre illerden militan haydutları yurtlara yerleştirerek katliam hazırlıklarını tamamlamış oldu. Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yücetürk “6 bin askeri olan” askerlerini bu kritik günde Erzincan ve Divriği dağlarına operasyona gönderdi. Sivas Emniyet Müdürü Doğukan Önen polislerini bu askeri operasyona gönderdi. Sivas’ta güvenlik kuvvetleri önceden boşaltıldı. Diğer yandan özel harp dairesinin paramiliter kontra çeteleri bir ay önceden Alevileri hedef gösteren bildiriler dağıttılar. Bu bildirileri Sivas Emniyet Müdürlüğü’nün faksından basına ve kamuoyuna ilettiler. Bildirilerde “Müslüman Kamuoyuna” başlığıyla “dinsizler, kâfirler şehrimizde salyangoz satmaya geliyorlar. Allah’a inanan Müslümanlar gün ayağa kalkma ve bu kâfirlere gereken dersi verme günüdür.” gibi cümleler kurarak, azgın, gerici, şeriatçı örgütleri, grupları, tarikatları ve faşistleri katliama hazırladılar. Günlerden Cuma’dır. Bu Propagandaları camilerde yaptılar. Cuma namazından çıkan azgın topluluğu Madımak oteline yönlendirdiler. Otel önce taşlandı, “Karamollaoğlu’nun döktürdüğü taşlarla”… Sonra ateşe verdiler. “Mantık, şeytanlar önce taşlanacak, sonra yakılacak.” Otuz üç canımızı yaktılar. Sekiz saat gibi uzunca bir taşlama, bir saatte yakma. Dokuz saatte katliamı ve kırımı gerçekleştirdiler. Dokuz saat devlet ortada yoktu. Çünkü günler öncesinden tüm güvenlik birimleri şehir dışına gönderilmişti. (Her şeyi önceden planlamışlardı.) Katillerin elindeki benzin bidonları önceden hazırlanmış, “Ya Allah! Bismillah! Allahuekber!” Tekbirler getirerek Alevilere karşı dinsel bir katliam töreni yaptılar. Kültür Bakanı, Vali, Tugay Komutanı, Emniyet Müdür, Belediye Başkanı, yani devlet erkânı bu katliam festivalini keyifle izlediler. Bu katliamcıların 30 yıl süren yargılama sürecinde ifadelerine bile başvurulmadı. Otuz üç canımızın içerisinde yirmi üç yaşındaki, Araştırmacı/akademisyen Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Thuijs da vardı. 30 yıllık yargılama sürecine Hollanda devleti müdahil olmadı. Vatandaşına sahip çıkmadı. Aranan katillerden 15 haydut Almanya’ya iltica etti ve ilticaları kabul oldu.
  • Ahmet Yaşar Ocak
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ahmet Yaşar Ocak'ın bu incelemesi, onun "kitabî"-"Ortodoks" İslâmiyet dışındaki Müslümanlık anlayışları ve pratikleri hakkındaki araştırma zincirinin önemli halkalarından birini oluşturuyor. Türkler, Türkiye ve İslâm ve Türk Sufîliğine Bakışlar'dan bildiğimiz kuramsal bakışı ayrıntıya indiren bu usta zanaatkar ürünü çalışma, "Anadolu heterodoksisi" tarihine değerli bir katkı sunuyor. Kitapta, eski Türk inançlarının, Şamanizmin, Uzakdoğu ve İran dinlerinin, Hristiyanlığın, Yahudiliğin, putperestliğin İslâm öncesi dönemde Türk topluluklarını nasıl etkilediği ve İslâm sonrasına hangi motifleri miras bıraktığı üzerinde duruluyor. Dönemler ve dinler boyunca hayat eden kültlere, doğaüstü inanışlara, sağaltma ritüellerine, "hayır" ve "şer" alâmetlerine vb. dikkat çekiliyor. Sözkonusu motiflerin ve tarihsel mirasın izi, önemli Bektaşî menâkıbnâmeleri boyunca sürülüyor: Hacı Bektaş-ı Velî, Hacım Sultan, Abdal Musa, Kaygusuz Baba, Seyyid Ali Sultan, Sultan Şecâüddîn, Osman Baba Menâkıbnâmeleri ve Babaî hareketinin Menâkıbnâme-i Kudsîye'si... Din tarihine sosyal tarihçilik perspektifiyle bakan Ahmet Yaşar Ocak, dinsel kültürleri tarihsel ve toplumsal arka planları ve karmaşık etkileşimleri içinde tahlil ederek, bu ülkeyi anlamak açısından vazgeçilmez bir pencere açıyor.
  • Emrah Dindi
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    455,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Alevilik-Bektaşilik Anadolu'nun İslamlaşmasında ve Türkleşmesinde büyük bir rol oynayan bir halk İslam inancıdır. Ancak XVI. yüzyıl sonrasında Alevi-Bektaşiler bazı çevreler tarafından mülhit ve zındık olarak nitelendirilmişlerdir. Günümüzde de Alevi-Bektaşilerin XIII. yüzyıl Bektaşiliğinden uzaklaşmış olmaları ve özellikle de Sünni Kur'an anlayışından farklı bir söylem içinde olmaları, Alevi-Bektaşilerin Kur'an ve İslam'ın neresinde bulunduğu, dinî kimlik ve kökenlerinin ne olduğu tartışmasını yeniden canlandırmıştır. Elinizdeki bu eser, tartışmaların gölgesinde Alevi-Bektaşilerin geleneksel Kur'an tasavvurlarını, Kur'an'ı yorumlama biçimlerini, inanç, ibadet ve âdâbla ilgili düşüncelerin Kur'anî temellerini, Alevilik-Bektaşiliğin tarihte hangi inanç ekolü çizgisinde seyrettiğini, senkretik ve heterodoks bir yapılanma olup olmadığını ortaya koymaya çalışmaktadır.
  • Hamza Aksüt
    insan sesi mp3 - Türkçe
    58 Ayrım
    1040,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: SEVİNÇ SOĞUKKANLI
    Günümüzdeki Alevi yerleşimler, hangi tarihlerde ve hangi topluluklarca kuruldu?Alevilik hangi coğrafyada ortaya çıktı ve Alevi topluluklar hangi coğrafyalara yayıldı?Türkiye, Suriye, Lübnan
  • Erdoğan Çınar
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    Eser Türü: Kitap
  • Kazım Gündoğan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    6,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Ermeniyseniz Hıristiyan(mı)sınız!” “Dört yön sekiz iklim”de de nefes alamamak nasıl bir şeydir, bilir misiniz? Her yönden kırılmış kanatlarla, Simurg’u bulmak için onlarca dipsiz uçurumun üstünden uçmaya kalkışmak ne demektir peki? “Her kuş kendi tayfasıyla gezer” diyenin, kendi tayfasına da alınmaması nasıl bir duygudur? “Biz konuşan dilsiz, gören körüz” cümlesi ne anlama gelir, bilir misiniz? Öznesi olduğun bir coğrafyada bu kadar tokat yemek neyin nesidir? Bir çocuğun, “Mama, mama atma beni suya! Atma beni suya!” diye çırpınışına hiç tanık oldunuz mu? Can havliyle evde beşiğinde bıraktığı çocuğu için, “şimdi gaz döküp yakarlar, yazıktır, günahtır. Al seninle ölsün” cümlesi hangi literatüre sığar? Kiminin “gâvur”, kiminin “dola Hermeni” (Ermeni dölü) dediği bu insanlar, Ermeni mezarlığında niçin Kuran okur, kilisede neden “ya Hızır, ya Düzgün Bava” diye dua eder? Yıllarca malı çalınan, tarlası tapanı yakılan, köyün çocukları tarafından bile sürekli dövülen bir babanın, ailesine kötülük gelmesin diye hep iyilik yapması, hep vermesi ve her defasında kan revan içinde büzüştüğü yerde sadece ağlaması nasıl bir şeydir? Demirci dükkânının yanındaki gülleri bile küstürenler kimdir?... Uzak diyarlarda, “Dersim’in ismini duyduğumda yüreğim yanar... Memleketim, vatanım orası” diyen kim?... “Biz İsa’ya tabiyiz, ama Ali’ye de mecburi” cümlesini kuran nasıl bir arka plandır? Dedim ya; “dört yön, sekiz iklim”de nefessiz bırakılmış öyle bir insan topluluğu düşünün ki, son noktayı, “o kadar ki, çilemiz bize kaldı” diye mütevekkil koyuyor. Uzun sözün kısası; devletin, yerel mütegallibenin, kilisenin ve diasporanın ayrı ayrı vurduğu bu “kuyruklu Ermeniler”in kuşaklar boyu acının imbiğinden geçirdiği kırılgan hikâyesinin üzerine cesaretle giden duyarlı ve açıkyürekli bir kitaptır elinizdeki... Hüseyin Irmak
  • İsmail Kaygusuz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    52 Ayrım
    722,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ezgi Çebi
    Resmi Tarih yazıcıları, geçmişten günümüze kazananların tarihini yazmıştır. Tarihte kaybedenler, tarih kitaplarının sayfalarında da kaybetmişler. Öyle ki, kitap sayfalarında ya yer almamışlar ya da dipnot olarak yer bulmuşlardır. İslamiyetin Doğuşundan, Hz. Muhammed'in ölümüne kadar geçen süreç İslamın yayılma döneminin tarihidir. Hz. Muhammed'in ölümüyle başlayan halifelik mücadeleleri Hz. Ali'nin öldürülmesiyle beraber İslam Tarihi İslam içi içsavaşlar tarihine dönüşmüştür. Egemen görüşün tek sesli tarih anlayışı yüzünden bu savaşlardan ya bahsedilmez ya da tarih sayfalarında bir dipnot kadar yer bulurlar. İbn Saba, Kerbela, Kaysaniler, Bayaniler, Albailer, Abu Müslim, Babek-Hurremi, Zenci köle-işçi ayaklanması, Karmatiler... bunlardan birkaçı. Bu içsavaşlar İslam önderlerinin ve yüzbinlerce müslümanın ölümüyle sonuçlanırken İslamiyette farklı görüş, düşünce ve inançların doğuşuna da neden olmuştur. ALEVİLİĞİN DOĞUŞU gibi. Elinizdeki bu çalışma tarih kitaplarında dipnot olarak yer alanların tarihidir.
  • İsmail Kaygusuz
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    928 KB
    Eser Türü: Kitap
    Resmi Tarih yazıcıları, geçmişten günümüze kazananların tarihini yazmıştır. Tarihte kaybedenler, tarih kitaplarının sayfalarında da kaybetmişler.Öyleki kitap sayfalarında ya yeralmamışlar ya da dipnot olarak yer bulmuşlardır. İslamiyetin Doğuşundan, Hz Muhammedin ölümüne kadar geçen süreç İslamın yayılma döneminin tarihidir. Hz Muhammedin ölümüyle başlayan halifelik mücadeleleri Hz Ali'nin öldürülmesiyle beraber İslam Tarihi İslamiçi içsavaşlar tarihine dönüşmüştür. Egemen görüşün teksesli tarih anlayışı yüzünden bu savaşlardan ya bahsedilmez ya da tarih sayfalarında bir dipnot kadar yer bulurlar. İbn Saba, Kerbela, Kaysaniler, Bayaniler, Albailer, Karmati, Babek, Zenci köle-işçi ayaklanması, Abu Müslim ... bunlardan birkaçı. Bu içsavaşlar İslam önderlerinin ve yüzbinlerce müslümanın ölümüyle sonuçlanırken İslamiyette farklı görüşlerin doğuşuna da neden olmuştur. Aleviliğin doğuşu gibi. Elinizdeki bu çalışma tarih kitaplarında dipnot olarak yeralanların tarihidir.
  • Rıza Algül
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    741,58 KB
    Eser Türü: Kitap
    Son beş-on yıllık sürede Alevilikle ilgili sayısız kitap yayınlandı. Ne yazık ki, bazı istisnalar dışında bu dökümanların ağırlıklı bölümü Alevilik Nedir sorusuna cevap olabilecek nitelikte değildir. Çünkü bu konuda yazıp konuşanlar, sorunun temelinde ekonomik çatışmaların, daha açık deyimiyle de (bu yazarların pek hoşlanmadığı) sınıflar mücadelesinin yattığını görmek istemediler. Ali, Hüseyin, Hallac, Nesimi, Şah Kulu, Bedreddin, Pir Sultan ve daha nicelerine methiyeler diziyorlar, ama onların yaşadıkları dönemi kabul etmeyip daha ileri bir toplum özlemi duyduklarını ve bunun için mücadele ettiklerini gözden ırak tutarak, sınıf ayrımı yapmadan herkesin kabul edebileceği soyut ve kimseye batmayan dikensiz bir "Alevilik" ortaya çıkarıyorlar. Bu yaygın, olumsuz şekillenmeyi reddetmek amacıyla bir taslak sunuyoruz.

Sayfalar