Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5167 sonuçtan 2101 - 2110 arası görüntüleniyor.
  • Ahmet Ümit
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    817,63 KB
    Eser Türü: Kitap
    Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet... Tarlabaşı'nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek. Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam. Bir zamanlar İstanbul'un en gözde yeri olan Beyoğlu'nun hazin hikâyesi. Karanlık... Soğuk havayla iyice ağırlaşan bir karanlık. Uzaklardan şarkılar geliyor kulağına, neşeli kadın çığlıkları, ayarını yitirmiş sarhoş naraları, biri küfrediyor belki ana avrat, belki ağlıyor biri hıçkıra hıçkıra, belki biri sessizce ölüyor bu gürültünün, bu hengâmenin ortasında. Umurunda değil. Hepsinden sıyrılmış, sadece öfke... Nereye gittiğini bilmeden yürüyor, nefret tarafından kuşatılmış olarak. Kıskançlık denen o canavar, çelikten pençesine almış yüreğini, habire sıkıyor. "Kadınlar," diyor bir ses zihninin derinliklerinden... "Kadınlar, onlarla oynayamazsın... Oynadığını zannedersin ama bir de bakmışsın, asıl oyuncak sen olmuşsun." Hayatına giren kadınların yüzleri beliriyor sokağın zemininde. Birer birer düşüyor görüntüleri ayaklarının dibine. Hepsinin boynu bükük, hepsinin gözlerinde keder. Hepsi üzgün... Aldırmıyor, bir su birikintisiymiş gibi basıp geçiyor üzerlerinden ama yeniden düşüyor görüntüler zemine. "Kadınlar," diyor o ses yine, "Kadınlardan asla kurtulamazsın, hayaletleri hayatın boyunca seni takip eder."
  • Ahmet Ümit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    44 Ayrım
    594,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ponçüy Orbay
    Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet... Tarlabaşı'nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek. Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam. Bir zamanlar İstanbul'un en gözde yeri olan Beyoğlu'nun hazin hikâyesi. Karanlık... Soğuk havayla iyice ağırlaşan bir karanlık. Uzaklardan şarkılar geliyor kulağına, neşeli kadın çığlıkları, ayarını yitirmiş sarhoş naraları, biri küfrediyor belki ana avrat, belki ağlıyor biri hıçkıra hıçkıra, belki biri sessizce ölüyor bu gürültünün, bu hengâmenin ortasında. Umurunda değil. Hepsinden sıyrılmış, sadece öfke... Nereye gittiğini bilmeden yürüyor, nefret tarafından kuşatılmış olarak. Kıskançlık denen o canavar, çelikten pençesine almış yüreğini, habire sıkıyor. "Kadınlar," diyor bir ses zihninin derinliklerinden... "Kadınlar, onlarla oynayamazsın... Oynadığını zannedersin ama bir de bakmışsın, asıl oyuncak sen olmuşsun." Hayatına giren kadınların yüzleri beliriyor sokağın zemininde. Birer birer düşüyor görüntüleri ayaklarının dibine. Hepsinin boynu bükük, hepsinin gözlerinde keder. Hepsi üzgün... Aldırmıyor, bir su birikintisiymiş gibi basıp geçiyor üzerlerinden ama yeniden düşüyor görüntüler zemine. "Kadınlar," diyor o ses yine, "Kadınlardan asla kurtulamazsın, hayaletleri hayatın boyunca seni takip eder." (Tanıtım Bülteninden)
  • Jak Deleon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    161 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuna Egemen
    Beyaz Rus kadınların Beyoğlu'nun daha önce hiç tanık olmadığı bir yaşam tarzını simgelediği zamanları anlatıyor bu kitap.
  • Jak Deleon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    295 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kapısında siyah kasketli, gümüş hançerli Kazak'ların beklediği ve sahnesinde beyaz kürklere sarınmış kadınların "evvel zaman raksı" icra ettiği "Odessa Serkli" adı verilen gece kulübünde rastlar Beyaz Rus Luba'ya Fransız genci Pierre. "Şiir ve hayal" kadar güzeldir Luba. Ve bir beyoğlu gecesinde Pierre'e şunları söyler: "Şiir ve hayal burada yok" Sandalların Bebek koyuna akıntıyla yaklaştığı, tekerleklerin taş parke kaldırım üstünde ötüşünden Galata'ya yaklaşıldığının anlaşıldığı, Pera Palas'ın önündeki "oto"ların sayısının sabaha kadar sürecek baloları ifade ettiği, gözleri votkayla parlayan Beyaz Rus kadınların Beyoğlu'nun daha önce hiç tanık olmadığı bir yaşam tarzını simgelediği zamanlardır onlar...
  • Ahmet Ümit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    668 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yüksel Aydemir
    Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet... Tarlabaşı'nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek. Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam. Bir zamanlar İstanbul'un en gözde yeri olan Beyoğlu'nun hazin hikâyesi. Karanlık... Soğuk havayla iyice ağırlaşan bir karanlık. Uzaklardan şarkılar geliyor kulağına, neşeli kadın çığlıkları, ayarını yitirmiş sarhoş naraları, biri küfrediyor belki ana avrat, belki ağlıyor biri hıçkıra hıçkıra, belki biri sessizce ölüyor bu gürültünün, bu hengâmenin ortasında. Umurunda değil. Hepsinden sıyrılmış, sadece öfke... Nereye gittiğini bilmeden yürüyor, nefret tarafından kuşatılmış olarak. Kıskançlık denen o canavar, çelikten pençesine almış yüreğini, habire sıkıyor. "Kadınlar," diyor bir ses zihninin derinliklerinden... "Kadınlar, onlarla oynayamazsın... Oynadığını zannedersin ama bir de bakmışsın, asıl oyuncak sen olmuşsun." Hayatına giren kadınların yüzleri beliriyor sokağın zemininde. Birer birer düşüyor görüntüleri ayaklarının dibine. Hepsinin boynu bükük, hepsinin gözlerinde keder. Hepsi üzgün... Aldırmıyor, bir su birikintisiymiş gibi basıp geçiyor üzerlerinden ama yeniden düşüyor görüntüler zemine. "Kadınlar," diyor o ses yine, "Kadınlardan asla kurtulamazsın, hayaletleri hayatın boyunca seni takip eder." (Tanıtım Bülteninden)
  • Ayşe Çolakoğlu
    metin - İngilizce
    2 Ayrım
    498,75 KB
    Eser Türü: Kitap
    Gallantry, vanity, and entangled relations with the backdrop of an empire's decedance Ali Bedri jumped on Rawlings. He actually pounced on him. It was the first time he had attacked anyone in his entire life. Rawlings was taken by surprise, he had not expected Ali Bedri to move so violently. Then a shot was heard, tangled in each other's arms, they both looked at one another in amazement..."
  • Friedrich Nietzsche
    metin - İngilizce
    1 Ayrım
    801,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    After kicking open the doors to twentieth-century philosophy in Thus Spake Zarathustra, Friedrich Nietzsche refined his ideal of the superman with the 1886 publıication of Beyond Good and Evil. Conventional morality is a sign of slavery, Nietzsche maintains, and the superman goes beyond good and evil in action, thought and creation. Nietzsche especially targest what he calls a "slave morality" that fosters herdlike quiescence and stigmatizes the "highest human types."
  • Arthur Conan Doyle
    metin - İngilizce
    1 Ayrım
    215,75 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Mishka Ben-David
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    2,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    2011 yılından beri 2050, Limasol, Koreş, Mossad - Büyük Operasyonlar, St. Petersburg'da Yasak Aşk, Günde Bir Doz MotiVasyon, Her An Mucize, Stoner, Hitler'in Şirret Kadınları gibi ses getiren kitaplarla tanınan Koton Kitap, yine çok konuşulacak bir romanı daha okuyucuyla buluşturdu. İsrail gizli servisi Mossad'da 12 yıllık ajanlık kariyerine son vermesinin ardından çok satan ve ödül alan casus romanlarına imza atan Mishka Ben-David'in son kitabı Beyrut'ta Düet raflara çıktı. Usta yazarın gerçek bir operasyondan ilham alarak yazdığı Beyrut'ta Düet kitabında heyecanın dozu hiç düşmüyor. Yazar, başarısızlıkla sonuçlanan bir suikast girişiminin ardından yaşananları ustaca bir kurguyla anlatıyor. Hedefin kızı beklenmedik şekilde olay yerinde belirdiği için tetiği çekmekte tereddüt ederek Hizbullah liderini öldürmek için düzenlenen bir operasyonun başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olan bir ajanın hikâyesi. Mossad'dan atılan ajan başladığı işi yalnız başına bitirmeye karar veriyor ama komutanı onu durdurmaya kararlı. Beyrut'ta Düet 15 Mart'tan itibaren tüm kitapçılarda yerini aldı... 25,00 TL'den satışa sunulan, 304 sayfalık sürükleyici bir roman...
  • Mustafa Demirci
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Beytü’l-Hikme konusuna gerek felsefe tarihçileri, gerek bilim tarihçileri, gerekse bu dönemin ilmî yapısını araştıranlar tarafından sık sık atıflarda bulunulmaktadır. Fakat şimdiye kadar bu kurumun mâhiyeti, çalışması ve faaliyetlerine dâir müstakil bir çalışma ülkemizde henüz yapılmamıştır. Bu kitap, tarih disiplininin ilkelerine bağlı kalarak, en eski kaynaklarda geçen bilgilerden hareketle, Beytü’l-Hikme’nin gerçek hüviyetini ve çalışma sistemini, son olarak da İslâm bilim ve düşünce tarihi bakımından etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Beytü’l-Hikme’nin kurulduğu sosyal-kültürel ortam, kuruluşuna etki eden tarihî sebepler, kimin kurduğu ve kuruluşu için yapılan faaliyetlerin anlatıldığı bu kitapta Beytü’l-Hikme’nin bölümleri, yönetimi, alışanları,faaliyetleri ve siyasî iktidar ile olan ilişkilerinin yanısıra Beytü’l-Hikme’nin gerek düşünce alanında gerek beşerî bilimler alanında, gerekse genel olarak bıraktığı etkiler incelenmiştir.

Sayfalar