Yazara Gore Listeleme

  • kolektif
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    640,90 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuba Genç
    Eton Yayıncılık olarak bu içli seslenişe ilgisiz kalamazdık... O sesleniş, elinizde tuttuğunuz kitabın sayfalarında... Bu kitap, hastaları ve hastaların öyküsünü anlatmıyor. Neler mi var: Aşk, adanmışlık; aşkta temellenen dayanışma, sınırsız özveri... On savaşçı kadının öyküsünü okurken "Yaşamın anlamı bu olmalı! Böyle bir şey olmalı yaşam!.." diyeceksiniz. Gelecekle ilgili düşüncelerinizi bir daha gözden geçireceksiniz. Romanlar, öyküler, hedef kitle gözetilerek yazılır bazen. Böyle bir kaygısı olmayan bu kitaptaki öykülerin hedef kitlesi bizce, tüm insanlar: sağlıklılar (sokağa çıkmış insanlar, evlatlar, babalar, anneler, âşık gençler...), sağlık sorunlarıyla boğuşanlar... Sağlıkçılar (doktor, hemşire...), sağlıkla ilgili eğitimini sürdürenler... On savaşçı güzel kadın (Amazon); arkalarında yiğit kocalar, sevdikleri, sevenleri... Kadın erkek dayanışmasının en yüce örneği sergileniyor öykülerde. Zaman zaman gözyaşımzı tutamayacağınız duygu yüklü satırlardan çok şeyler öğreneceksiniz. Ama o on cesur, yürekli kadınla güçlü bir gönül bağı kuracaksınız. O kadınların gölgesindeki "güzel adamları", anneleri, babalan, kardeşleri ve arkadaşları kalbinizdeki en güzel köşeye bir ikon olarak yerleştireceksiniz. (Tanıtım Bülteninden)
  • Beşir Ayvazoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    170,95 KB
    Eser Türü: Kitap
    Hüsn-ü Aşk, kuğunun, yani medeniyetimizin son güzel sarkışıydı. Gâlib bu şarkıyı Sultan III. Selim, Hattat Mustafa Rakım ve Dede Efendi'yie birlikte söyledi ve sustu. Söz artık "Nasıl bu taze maârifle eskiler âlayim" diyenlerdeydi. Ancak, beş yüz yıllık birikimiyle karşılarında bir heyula gibi duran ve inanılmaz zenginliklere sahip . olan divan şiiri, Galibin getirip bıraktığı parıltılı noktada hâlâ gözleri kamaştırıyordu. Bu şiirin asla ölmeyen bir tarafı vardı; şiirimizin damarlarında bir usare gibi, Tanzimat şairlerinin pek farkına varamadıkları bir akışkanlıkla, fırsat bulur bulmaz yepyeni bir hayatiyetle gün ışığına çıkmak üzere dolaşıyordu. Bu saf şiir usaresi Şeyh Gâlib şiirinin imbiğinde damıtılmıştı.
  • Sezgin Kaymaz
    insan sesi mp3
    37 Ayrım
    2825,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pınar Güngördü Mertan
  • Nuran Direk
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    158,59 KB
    Eser Türü: Kitap
    Düşünmek, herhangi bir bilgiye ulaşmanın ilk adımıdır. Oysa düşünme yetisi insanda kendiliğinden gelişme göstermez; işlenmesi gerekir. Araştırıcı ve sorgulayıcı bir zihne sahip olmak herhangi bir bilgiye sahip olmaktan çok daha önemlidir. Felsefe, bir araştırma ve keşiftir; yöntemli, bağımsız, eleştirel düşünmektir; kendisinin farkında olmaktır. Bu nedenle arayış içinde olan yetişme çağındaki öğrencilerin, kendilerini tanımak ve geliştirmek için izleyecekleri en sağlıklı yol, bağımsız düşünmekten vazgeçmeden filozofların (öğretmenlerin) düşüncelerinden yararlanmak olmalıdır. Gençlerde felsefe sevgisi, geçmişteki felsefeleri öğretmekle yaratılmaz; ancak gencin günlük deneyimlerinden, yaşadığı problemlerden yola çıkarak uyandırılabilir. Felsefe "şimdi" ve "burada" olan üstünde düşünmekle başlar. Çocuklarla ve yetişme çağındaki gençlerle felsefeye başlamanın en iyi yolu onların zengin hayal dünyasına ulaşmamıza izin veren sanat yapıtlarıdır. Antoine de Saint-Exupéry'nin "Küçük Prens" adlı öyküsü üzerine hazırlanan bu kitap, öykü aracılığıyla düşünmeye çağrı ya da felsefeye sanatla yaklaşma denemesidir.
  • Kenzaburo Oe
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    431,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gülten Yılmaz
    Eeyore, görmek denilen şey, hayal gücünü kullanarak objeleri algılamaktan başka bir şey değildir ki.Eeyore, senin göz sinirlerin düzgün çalışsaydı bile, hayvanları hayal etme isteğin olmadıktan sonra onları yine göremezdin.Burada karşımıza çıkan şeyler, günlük yaşantımızda görmeye alışık olduğumuz, onları algılamak için hayal gücümüzü azıcık bile çalıştırmamıza gerek olmayan şeyler değil Eeyore. Mişima’nın, “Yaşayan en büyük Japon yazarlarından biri,” dediği Kenzaburo Oe, kitaba adını veren “Kurbanı Beslemek” adlı uzun öyküsünde en sıradan ve masum insanın nasıl bir canavara dönüşebileceğini, salt mimiklerle bile ırkçılığın nasıl usul usul beslenebileceğini anlatır. Can Yayınları’nın geçmişte üç ayrı kitap olarak yayımladığı Kurbanı Beslemek, Delilikten Kurtar Bizi ve Gözyaşlarımı Sileceği Gün adlı bu üç uzun öyküsünde Oe, çağdaş dünyanın uğraştığı en sıkıcı insani sorunları yüksek bir edebî başarıyla anlatıyor. Özgün dilinden yeniden çevrilen bu üç uzun öykü bu kez bir arada yayımlanıyor.
  • Sümeyye Koç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    982,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Eda Tanyeri
    Yıkık dökük bir mazinin ortada bıraktığı yaralı bir adamla en az kendisi kadar yaralı olan bir kadının paramparça sevda hikâyesi bu. Hayallerini asmış bir kadının, yeniden düşlere tutunuş hikâyesi bu. Hercai bir adamın, meftuna dönüş hikâyesi… Ne bir veda sözcüğü ne de haklı bir isyan. Hiçbir şey, onu sevmemeye yemin ettiği adamın karşısında güçlü tutamamıştı. Dudaklardan dökülen her serzeniş karşısında ördüğü duvarları biraz daha yıksa da, onu bir daha affetmeyeceğine dair büyük bir yemini vardı. Asla boyun eğmeyecekti, ihanetini unutmayacak, o adamı yeniden sevmeyecekti. Olmamıştı... Yeminlerini bozduran, karanlık bir gecede ellerinden tutan, onu düşüren adamdan başkası değildi. Yaralıydı. Lakin o adam daha yaralıydı. Seviyordu. Lakin o adam daha çok seviyordu. “Dinle,” diyordu yürek yakan bakışlarını kuzguni harelere emanet ederken. “Dinle ki anla öldüğümü, seni öldürdüğümü sandığım her yerden! Sen sadece bir bıçaktın. Bense o bıçağın düşmanıma değil, kalbime saplanacağını hesaba katamayan bir zavallıydım...”
  • Jean-luc Bannalec
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    11,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    En yakınınızı kırk milyon avro için incitir misiniz? Elinizdeki kitabı okuyan bir milyondan fazla kişi de aynı soruyu soruyor kendine. Fransızların büyülü kasabası Pont-Aven'e sürgün edilmiş asi Komiser Georges Dupin, kahvesini yudumlarken şaşırtıcı bir cinayet haberi alır. Olayı araştırdıkça hem maktulün ailesini hem de tüm dünyayı şaşırtacak bir sırrı ortaya çıkartır. Üstelik bir cinayet daha işlenecek; aynı aileden bir kişi daha bu gizem yüzünden hayatını kaybedecektir. Fransa'nın muhteşem doğası, yabancıları şaşırtan gelenekleri, benzersiz bir aile sırrı ve Komiser Dupin'in alışılmışın dışındaki teknikleri...
  • Stefan Zweig
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    106,48 KB
    Eser Türü: Kitap
    Zweig’ın 1920’li yıllarda yazdığı tahmin edilen bu novellanın el yazması ölümünden sonra oldukça geç bir tarihte, 1970’lerde gün ışığına çıkarıldı. Ve aşkın sınır tanımazlığı üzerine yazılmış en yoğun, en etkileyici metinler arasında yerini aldı. Geçmişe Yolculuk, zamana, mekâna ve değişen koşullara direnen yasak ve tutkulu bir aşkın hikâyesidir. Bu çılgın aşk önce okyanusun ve daha sonra da Birinci Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle dokuz yıllık bir kesintiye uğrar. Yıllar sonra yeniden buluşan iki sevgilinin hayatları büyük bir değişime uğramıştır. Önlerinde uzanan belirsiz geleceğe, geçmişin sürekli aralarına giren gölgesine rağmen, aşk doludizgin sürmektedir...
  • Oytun Erbaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    819,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Birgül Samur Zirek
    Bu kitapta beyinle ilgili normal ve hastalık kavramları bir bütün halinde verilmeye çalışılmıştır. Kitapta, psikiyatrik bozuklukların nedenleri ve sonuçları ele alınarak tedavi konusundaki yetersizlikler ortaya konulmuş ve bu konuda çözümler üretilmeye çalışılmıştır. İnsanlar nasıl bir beyin istiyorlarsa o beyni kendileri oluşturur. Cajal’ın veciz bir şekilde ifade ettiği gibi, “Her insan kendi beyninin heykeltıraşıdır.” Beyni, duyguları, psikiyatrik bozuklukları anlamak ve bilimsel yaklaşım elde etmek için başucu kitabı...
  • Jay Kristoff
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    20,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    İdam edilen bir hainin kızı olan Mia Corvere, babasının başarısızlıkla sonuçlanan isyanından sonra ölümden kıl payı kurtulur. Senato ve babasının eski silah arkadaşları peşine düşer. Altı yıl boyunca ölü bir tanrının kemikleri üzerine kurulu bir şehirde, eski bir katilin himayesinde ve gölgelerde yaşayan Mia için intikam zamanı gelmiştir. Mia artık Cumhuriyet’in en ölümcül katillerinin yetiştiği Kızıl Kilise’nin öğrencisidir. Çelik, zehir ve incelikli sanatlar mücadelesinde okul arkadaşlarını geride bırakırsa Kutlu Ölümün Anası’nın Kılıcı olmaya hak kazanacak ve arzu ettiği intikama bir adım daha yaklaşacaktır. Ne var ki kilisenin koridorlarında gözü dönmüş bir katil vardır ve Mia’nın acımasız geçmişi peşini bırakmadığı gibi, genç kız tüm cemaati ve o çok sevdiği gölgeleri pusuya düşüren bir komployla karşı karşıya kalacaktır… MIA, KILIÇ OLUP İNTİKAMINI ALABİLECEK Mİ?

Sayfalar