En Son Eklenenler

Toplam 59016 sonuçtan 21151 - 21160 arası görüntüleniyor.
  • İmam-ı Rabbani
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,75 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tasavvuf
    Konusu:
    Bu Mektübat, İmam-ı Rabbani hazretlerinin dostlarına yazdığı mektupların Arapçasından, Türkçemize tercüme halleridir. İnsanlardaki çeşitli isti'dat, kabiliyet ve durumlara göre: "Akıllarının alabileceği tarzda konuşunuz." Hadis-i Şerifine uyularak kaleme alınmış ve böylece insanlara geniş çapta İRŞAD ve fayda sağlamıştır. Eserin hakikat açısından el'an salabet ve selasetini muhafaza ettiği ve bugünün MÜSLÜMANINA ışık tuttuğu için tam tercümesi, tab'ı ve neşri bekleniyordu. Zaman zaman mektupla hüccet taleb edildikçe bu paha biçilme zçevherler, İMAM-I RABBANİ Hz.lerinin keşif ve malumat dalgalarından çıkıp meydana gelmiştir... Tüm yaşadığı sürece... Kemale ermeye başladığı anlardan, ta vefatına kadar... Haliyle bu MÜBAREK MEKTUPLAR, kendisine yazıp soranların istidadında gayb aleminden kendisine gelen zuhurata göre olmuştur. Bu MÜBAREK MEKTUPLAR'ın mevzuları genellikle şöyledir: 1)Bu düşük dünyayı kötülemek 2)Ahirette yararlı olacak şeylere ve ahiretin yüksek derecelerine vakıf olmaya teşfik ve, bunları sevdirmek. 3)Pek değerli vaaz ve nasihatlar. Bunların içten kabülünü beyan. 4)Resulullah'ın (s.a.v) getirdiği şeiat hükümlerini yerine getirmeye teşvik. Bunların çoğu, Şeriat-ı Muhammediye'nin sırlarını bilmekte; onun hakikatına ermeyi, Tarihat-ı Nakşibendiye-i Ahmediye'nin zor meselelerini çözüp inceliklerini keşfedip anlatmaktadır. Bu MÜBAREK MEKTUPLAR, Resulullah (s.a.v) efendimizin sünnetine tabi olma nurundan iktibas edilmiştir. Siret-i Mustafaviye'ye (Resulullah'ın (s.a.v) iç yüzünün sırlarına) uyma ağacının uzanan dallarından toplanmıştır. Adab-ı Nebeviye'nin faydalı sofralarından gelenlerdir.
  • metin - Türkçe
    3 Ayrım
    383,31 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hikaye
    Konusu:
    Telefonda neden romandan öyküye geçtiğimi sordunuz. Ben, öyküden romana geçen bir yazarım. İlk gençliğimde ve daha sonraları da yüzlerce öykü yazdım. Bunlar gazete sayfaları arasında kaybolup gittiler. Kaybolan bu öykülere hiç acımıyorum. (...) Sonradan roman yazmaya başladım. Arada öyküler yazmadım değil. Ama bunları kendim için yazar, saklar gibiydim. İlk öykü kitabım 1978'de çıktı. Kitaba adını veren Jaguar, insanlardan çok bir arabanın öyküsüydü. (...) Birkaç roman arasında yazdığım öyküler, 1981'de Bir Hanımefendinin Ölümü adıyla çıktı. Son öykü kitabım da Pay Kavgası. (...) Öykü yazmak kolay iş değil. Romandan bile zor bir bakıma. Daha da zevkli. Ben, bildiğiniz gibi, burjuva bir aileden gelen, büyük kenti ve bu çevrenin, büyük kentin tutucu, yozlaşmış insanlarını eleştiren bir yazarım. Mektup adlı bu yeni kitabımdaki dört öykü de, romanlarım gibi aynı düşünce ve gözlemlerle yazıldı. -Peride Celal-
  • Zülfü Livaneli
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    657,24 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Merhamet zulmün merhemi olamaz! İstanbul’un kargaşası içinde sıradan bir yaşam süren İbrahim, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberi üzerine doğduğu kadim kent Mardin’e gider. Onun, önce sevdaya sonra ölüme yazılmış, Mardin’de başlayıp Amerika’da sona ermiş hayatını araştırmaya koyulur. Böylece âdeta bir girdabın içine çekilir, tutkuyla ve hırsla gizemli bir kadının peşine düşer. Harese nedir, bilir misin? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz… Ortadoğu’nun âdeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur. Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidi kızı Meleknaz’ın ve kelamın çocuklarının hikâyesi... Livaneli okuru, sevda ile acının iç içe geçtiği bir Ortadoğu gerçeğiyle buluşturuyor.
  • Cahit Zarifoğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    263,51 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Konusu:
    Cahit Zarifoğlu’nun bu kitapta yer alan mektupları daha çok Mavera dergisinin çıktığı yıllara aittir. Ve hemen hepsi bu dergiyle münasebeti olan kişilere yazılmıştır.bunlardan bir bölümü onun beraber yola çıktıkları yazar şairdostlarına bir bölümü de dergiye ürün gönderen yazar-şair adaylarına yazılmıştır. İçlerinde çok azı da ailesine yazdıklarıdır. Zarifoğlu’nun mektuplarında onun sanat edebiyat anlayışını da çok özel bir dille anlatılmış görürüz. Sanat ve edebiyata nasıl bakıyor, nasıl bakmamız gerektiğini söylüyor? Bu mektuplardan bütün bu soruların cevabını bulabiliyoruz. Bu bakımdan bu metinler tıpkı açık mektupları gibi onun poetik anlayışını da yansıtırlar ki asıl önemleri de belki burada aranmalıdır. Yine onun yazdıklarında kişiliğine ve dünya görüşüne dair ipuçları da yer alır. Bütün bunları birlikte düşündüğümüzde bu mektuplar onun şahsiyet ve sanat tutumunun anlaşılması konusunda bize önemli imkanlar sunmaktadır.
  • Ahmet Tomor
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    343,87 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din
  • Jean-Jacques Rousseau
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    244,88 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Konusu:
    Jean-Jacques Rousseau (1712-1778): Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylev’den Toplum Sözleşmesi’ne ve Emile’e, İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı’ndan İtiraflar’a, insanlık tarihinde çığır açan Aydınlanma düşüncesinin en önemli Romantik düşünür-yazarıdır. Melodi ve Müziksel Taklit ile İlişki İçinde Dillerin Kökeni Üzerine Deneme ise, Rousseau’nun ilk ses olarak kabul ettiği “doğanın çığlığı”ndan jestlerin diline, sözcüklerin ortaya çıkışına ve “dünyanın adlandırılması”na doğru uzanan bir süreçte dillerin kökenini müzik ve melodi ile ilişkilerine de değinerek anlatıyor. Ömer B. Albayrak (1976): İstanbul Bilgi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nde araştırma görevlisi. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdikten sonar Galatasaray Üniversitesi’nde yüksek lisansını yaptı. Galatasaray Üniversitesi ve Paris X-Nanterre Üniversitesi’nde doktorasını hazırlıyor.MelodiVeMuzikselTaklitIleIliskiIcindeDillerinKokeniUstuneDeneme
  • Nazım Hikmet
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    800,36 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Şiir
    Konusu:
    Türk şiirinin çizgisini değiştirmişi çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazarın bu basım için yeniden gözden geçirilmiş, kaynak metinler esas alınarak düzeltilmiş "külliyatı"...
  • Atilla Atalay
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    515,97 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Mizah
    Konusu:
    Hakkı hariç, ben trenin herşeysini severdim ama. Hele Menekşe İstasyonu'nu. Gün doğmadan, manyak kahkahalar atan martıların eşliğinde, gölle denizin birleştiği, "kartpostal gibi" manzaranın kenarından Menekşe İstasyonu'na inmek... Sen bunun klibini çekebilir misin Apo? Neyse, boşver şimdi... Evlerde uyku mahmuru sarı ışıklar, camlarda çaydanlık buharı, radyoda bağlama takımından oyun havaları, yosun kokusu sinmiş rüyalara karışan anne sesleri, "beş dakkacık daha"lar, gidip, birlikte uyuyan treni uyandırırdık. Öbür istasyonların yeri de başkaydı. Florya'dan, bizim liseli, Şelale diye bir kız binerdi, "camdan sarkmayınız" ibaresinin tam da üstünden, sarkıp, Şelale'nin perondaki yerini belirler, vagonuna düşmek için koşuşurduk. Vagon değiştirme operasyonumuzu biletsizliğimize yoran Solcan Hakkı, haybeye peşimize takılırdı. Yeşilköy istasyonu... Biz orda iniyorduk.
  • Platon
    metin - Türkçe
    6 Ayrım
    322,30 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir. Biz başkalarının silahlarına yenilmedik. Bugüne kadar düşmanlarımız bizi yenemedi, bundan sonra da yenemeyecek. Sadece kendi kendimizi yendik. Politik retoriği, Gorgias diyaloğunda halka dalkavukluk etme, Phaidrosta ise ruhu avlama sanatı olarak gösteren Platon, yine Sokrates aracılığıyla Meneksenosta da benzer eleştirilerini sürdürür. Meneksenos, parlak bir hitabet veya retorik örneği olarak, savaşta ölenler için yapılan bir tören konuşmasından, onların kahramanlıklarını övücü bir söylevden oluşur. Sokratesin ezberden okuduğu, kendisinin ve Periklesin öğretmeni olan Aspasiadan dinlediğini belirttiği söylevin ilk bölümünde Atina için ölenlere övgüler dizilirken, ikinci bölümde onların ağzından, ölenlerin yakınlarına seslenilir. Bu yiğitliğin ve erdemin niteliği, nasıl bir miras olarak alınması ve devam ettirilmesi gerektiği konuşmanın retorik olarak da en can alıcı bölümleridir. Bu anlamda Meneksenos diyaloğu, gerçeğin kimi zaman tahribatla kimi zaman mübalağayla deforme edilmesinde retoriğin nasıl bir araç olduğuna dair de iyi bir göstergedir.
  • Platon
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    512,25 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim
    Konusu:
    Platon'un felsefî kariyerinde önemli bir dönüm noktası oluşturan ve onun Sokrates'in portresini tasvir etmeyi amaçlayan aporetik diyalogları geride bırakıp ilk kez olarak bir takım pozitif öğretiler ortaya koyduğu bir diyalog olan Menon dilimize ilk kez Adnan Cemgil tarafından 1942 yılında Fransızca'dan çevirilmiş ve diyalog aynı yıl Milli Eğitim Bakanlığı yayınları arasında çıkmıştır. Adnan Cemgil'in çevirisi 1982 yılında bu kez Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmıştır. Çalışmalarımın bu aşamasında hemen tümüyle Platon felsefesi üzerinde çalışmamdan cesaret alarak. Cemgil'in başladığı işi biraz daha ileri bir aşamaya götürmeyi düşündüm. Çeviriye temel olarak Malcolm Brown tarafından yayımlanmış olan W.K.C. Guthrie'nin çevirdiği İngilizce metni aldım (Bkz., Plato's Meno, İndianapolis, 1971) ve çeviri sırasında R.S. Bluck tarafından yayımlanmış olan Plato's Meno (Cambridge University Press, 1961) adlı eserde yeralan Yunanca metinden faydalandım. Çeviri sırasında sevgili öğrencim ve arkadaşım Harun Sıvacı'nm büyük yardımlarını gördüm. Harun çeviriyi yaparken daha sonra yayımlanacak metnin müsveddesini yaptığı gibi, oluşan müsveddeyi de daktilo etti. Onun bu yardımları olmasaydı, çeviriyi yayımlamak, bu arada büyük ölçüde doktora tezimi yazma çabası içinde olduğumdan, kesinlikle zor olacaktı. Sevgili arkadaşım Harun'a içtenlikle teşekkür ediyorum. 29 Mart 1989

Sayfalar