Yazara Gore Listeleme

  • Hüseyin Su
    insan sesi mp3
    21 Ayrım
    259 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Selva Aslan
    Öykü türünün gelişmesi için gençler arasında Meras Derneği her yıl Şiir ve Öykü Yarışmaları düzenlemektedir. Tükenmez Umut Kaynaa ve Akar Sel Gücü adlı iki şiir ve öykü seçkisi bastırıldı. Bu kitaplardan da anlaşılacağı gibi öykü türü, şiirden çok geridedir. Kendini şimdi deneyen genç öykücülerden Pelageya Filioğlu, Mariya Köse, Nikolay Esir, Viktor Kopuşçu, Alla Büyük, Anjela Mutkoğlu gibi genç yazarlara umudumuzu bağlıyor, Gagauz öyküsünün gelecekte daha güçlü olacağına inanıyoruz.
  • Ali Ayçil
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    176,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Bilal Kaya
    ''Bugün Sakine'yle iki defa göz göze geldim. Dünyanın en güzel ülkesine sahip olduğumu da,karanlık bir han odasından başka bir yer olmadığımı da bugün anladım.'' Gözlerine mil çekilmiş bir tek gün,gözlerine sürmeler çekilmiş yılların öcünü fazlasıyla aldı benden.'' ''Bir yol nereye gider,diye sordu kendine.İnsan ancak adresi olmayan bir yolcuyu uğurladığında yolların bilinmezliğini keşfediyordu. Giden bir tek yola gidiyor,kalan sayısız pek çok yolun sır dolu düğümünü çözmeye mahkum oluyordu. Kendisinden ayrılanın ölümün yoluna mı,ihanetin yoluna mı,yoksa tekrar kavuşmanın yoluna mı girdiğini asla bilemezdi insan. Uğurlayan uğurladığıyla beraber pek çok mesafeye bölünüyordu...''
  • Güzide Ertürk
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    456,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Melike Üçbaşaran
    Yerde duran bavula bir tekme attım. Yarı yarıya dolu bavul ters dönerken bir kâğıt düştü. Sessiz, kar tanesi gibi yumuşak, halıya kondu. Bir fotoğraf. Bir kadın resmi. Benim resmim.
  • Cahit Zarifoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    815,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zeynep Betül Kaya
    Lagman vilayetinin güney-batısındaki dağ yumaklarının arasındaki bu köyde doğacaktım. Hemen her dağlı gibi, iri iri kayaların, büyük sularla buluşmak üzere çırpınan suların yakınında, onların seslerini duyarak . - Büyük lagman suyu, taa aşağılarda, büyük şelaleyle, doğduğumuz dakikadan itibaren bize seslenmektedir. Emeklemeye başlar başlamaz kolaylıkla ucurumların kenarına doğru gidişimiz bundan.Analar can havliyle yetişip bizi içeri götürürken ağlayışımız da. Uçsuz bucaksız dar ve keskin vadiler, onların üzerine sarkmakta olan çelik gibi kayalarla döşeli uçurumlar işte bizim tabiatımız. Nil vadisi buharlarını yayarak alabildiğine bir genişlikle suyunu akıtır. Şehre yaklaştıkça ağzı genişler suyun. Ve yucağına dışarı çıkararak ve daha da genişleyerek denize kavuşur.Binlerce millik bir koşunun sonunda, Afrika suyunun tuzlu suyla kaynaşması, ancak tarihi bir dikkatle etrafına bakmasını bilenlerin duyabildği bir çığlık gibi duyulur.Bunun dışında her şey insanların çıkarıp yaydığı sıcak, çapraşık ilişkilerin bir hercümerci sayılır. Çocuklar doğar, insanlar azarlanır, kuşlar saçaklarda baygın durur, meydanların girişleri tıkanır, sokaklar insan kalabalığı altında ezilir...
  • Aykut Ertuğrul
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    290,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Furkan Sadıkoğlu
    Aykut Ertuğrul öyküsü diye bir tür var artık. Kurduğu binbir dünya ile öykülerinde fantastiği, geleneği, mizahı, kederi, acıyı, dünyaya dair meseleleri, dünyaya dair olmayan meseleleri, zamanı, zaman ötesini ve bunların da ötesini iç içe kullanan bu genç adam, okurlarını heyecanlandırmaya devam ediyor. Bir yandan da o heyecanın farkında olarak muzip bir şekilde sesleniyor sanki okuruna; sakin olun. Bu daha üç.
  • Aykut Ertuğrul
    insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hünkar İkra Osmanoğlu
    “Kökleri çok derinde olan hikayeler yazıyor Aykut Ertuğrul. Zamanlar arası dolaşan bir gezgine benziyor. Kahramanları seviyor, muhtemelen kendisi bir kahraman ve kendi kahramanlığını bu şekilde gizliyor. Elindeki kılıcı kalem gibi gösterecek kadar mahir bu konuda.Dördüncü öykü kitabında yeni bir serüvene başlıyor. Dinlenmiş, atını mahmuzlamış, kalemini kuşanmış. Başlangıçların Sonsuz Mutluluğunu yaşamaya hazır. ” Güray Süngü Onun öyküleri ;ileri çağırarak geri döndüren,durmanı isteyerek hareket ettiren, susmanı söyleyerek konuşturan harikulade bir çemberdir. Nihayetinde anlamın, dağın zirvesinde kümelenmiş bekleyişini bir çığ gibi okurunun üzerine düşürecek olan sesi de başlangıçların sonsuzluğunda yankılanır durur. Şüphe yok ki, çığın altında kalmak mutluluktur diyenlerin yazarıdır Aykut Ertuğrul.” Furkan Çalışkan “Aykut Ertuğrul, kavramın yerli yerinde kullanımıyla söyleyecek olursak, “yeniliklere bütünüyle açık” bir anlatıcı. Hayır, sizi şaşırtmayı sevmiyor fakat kendi şaşkınlığına, daha doğrusu kendi hayret duygusuna sizi sürekli ortak ediyor. Kuşağının belirgin, hatta belirleyici anlatıcısı olmasını da şaşkınlığını ve hayretini hiç yenmemesine borçlu zaten bence. “Anlatıcı diyorsun diyorsun da adam hikayeci yahu” mu dediniz? Efendim, “iyi hikaye”, anlatmaktan başka nedir ki?” İsmail Kılıçarslan
  • Süleyman Ezber
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    177,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: SABAHAT VAROL İNSEL
    Plaza diline mizahi bir yaklaşım.
  • Aykut Ertuğrul
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    157,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elif Hande Genç
    Bir yazarın ilk kitabını dikkatle inceleyen “örnek okur”, orada onun kalan ömrü boyunca yazdıklarının izlerini de bulabilir. Keyfekader Kahvesi işte bu yüzden Aykut Ertuğrul’un, öykülerinde etrafında dolaşıp durduğu temaların en saf halde bulunabileceği kitaptır. Labirentler, birbirine bakan aynalar, Doğu ve Batı edebiyatının klasik metinleriyle kurulan akrabalık bağları, kahramanlık, deliliğin sınırları, rüyalar ve bütün bu hikayeleri bir sis gibi kuşatan ölüm, ayrılık ve kader... “Hamle sırası bende! Başından beri kaçıp durduğum, görmezden geldiğim bu çetrefil oyunun zoraki oyuncusuyum artık. Kaçacak yerim yok. Kâtip ile Kara Köpek avluda sabırsızca volta atıyor, kararımı bekliyorlar. Ayak sesleri: Biri serseri bir kurşunun ete saplanışı gibi hoyrat ve tok, diğeri keskin bir kılıcın, ipek bir eşarbı ortadan ikiye ayırışı kadar tekinsiz, yumuşak… Bir an önce karar vermeliyim.”
  • Ahmed Sadreddin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    433,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Semra Kantarcı
    Ölüm ile ayrılığı tartmışlar Elli dirhem fazla gelmiş ayrılık. Büyüklerimiz insanı mutlu eden ve sevindiren ne varsa kavuşmaktan; dertlendiren, üzen, hüzne gark eden ne varsa ayrılıktan kaynaklandığını söylerler. Bir Ayrılık, yukarıdaki cümlenin ikinci kısmına tekabül ediyor. Ayrılıkla kavrulan bir yüreğin kokusunu taşıyor. Şeyhoğlu Yahya’nın ardından Fahri’nin gök kubbeye vuran feryadının arza düşmüş kırıntılarının toplamı. Kimi zaman hayalâtın söz aldığı zaman zaman da gerçekdışılığın sınırlarına dayanan bir anlatı. Delilik ile veliliğin arasındaki ince çizgide gidip gelen bir adam Fahri. Onun hayatı unutulmaya yüz tutan karşılıksız, beklentisiz dostluğun bir numunesi. Bu roman, Ahmed Sadreddin’in Karac’oğlan üçlemesinin ilk kitabı. Aynı zamanda yazarın da ilk kitabı, ilk romanı. Roman, dostunu kaybeden Fahri’nin yalnızlık sözlerinin mecmuasıdır. Birlikte yaşadıkları güzel günlere duyduğu özlemdir, yaşadığı ayrılığa kahretmesidir ve kendini hayalinde yaşattığı, karşısındaymışçasına sohbet ettiği Yahya ile birlikte bir daireye hapsetmesidir. Burada her varlığa bir şahsiyet yükler ve hepsiyle ayrı dilden konuşur. Bu daire bir halvetgâh olur Fahri’ye ve burada Yahya’nın izini sürer. Kendini unutur, kendinden geçer, dostunda fani olur, ölmeden önce ölür. Bir Ayrılık, biri şeyhoğlu iki dervişin hikâyesi. Modern dünyayı anlamlandıramayan bir yüreğin dostunun ölümüyle düştüğü derin kuyuda kendini arayışıdır. Dünyadan ve insanlardan kaçışın ve durulup geri dönüşün anlatısı. Roman günümüzün toplumsal şartlarının yorumlarını da içermekte ve içinde bulunduğumuz yüzyılda yaşanması imkânsız görülen tasavvuf neşvesinin de bir örneğini oluşturmakta.
  • Ahmed Sadreddin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    450,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Osman Duvanoğlu
    Bir Yoksulluk, Ahmed Sadreddin’in Karac’oğlan Üçlemesi’nin ikinci halkası. Bu halka geçmişin ve bugünün, dünün ve yarının, gerçeğin ve hayalin çivisine asılmış vaziyette. Bir Yoksulluk mekân ve zamanla kayıtlanmamış bir anlatı. Anlar, dalgalar gibi birbirine kalbolmuş şekilde arz-ı endam ediyor. Hadiseler birbirinin içinde doğuyor. Bazen Orta Çağ’ın aydınlığında bir İslâm beldesinde, dervişlerle birlikte buluyorsunuz kendinizi; bazen de içinde bulunduğumuz karanlık çağda sırtında bir çanta, yüreği ağzında sığınacak yurt arayan mülteciler ile. Birbirine tutunarak yürüyen iki şerhoşun hikayesi Bir Yoksulluk. Birbirlerinin en gizli sırlarına âşina olan, birbirlerinin içlerinde seyr eden iki seyyah. Birbirine görünmez bir iple bağlanan ayrı dünyalardan iki adamın hayat suyuyla yazılmış bir hikâye. Yoksulluk bu kitapta hem bilinen manasıyla hem de sûfilerin işaret ettiği şekilde karşımıza çıkıyor. Bir yandan eli-kolu bağlayan bir çaresizlik, diğer yandan sonsuz bir imkân olarak. Kaderin cilvelerine karşı eli-kolu bağlanan kahramanlar bir çaresizlik tünelinden geçerek yabancısı oldukları bir dünyada, bilmedikleri şehirlerde, tanımadıkları insanlarla gerçek üstü yolculuklarda buluyorlar kendilerini. Ait oldukları âlemde hiç yerlerinden kımıldamadan. Bir Yoksulluk bunların hikâyesi.

Sayfalar