Yazara Gore Listeleme

  • Halil İnalcık
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1000,59 KB
    Eser Türü: Kitap
    ‘Tarihçilerin Kutbu’, ‘Tüm Zamanların Âlimi’, ‘Bilge Tarihçi’ Prof. Halil İnalcık bildiklerinizi unutun diyor. Özellikle de tarihi, kronolojik olaylar dizisi olarak algılayarak popülerleştiren dedikodu tarihçilerinden öğrendiklerinizi… İnalcık kendine özgü sistematiği ile tüm zamanların belki de en önemli olayını, Osmanlı’nın kuruluşunu yeniden okuyor ve yeniden yazıyor. “Hayır” diyor İnalcık, hepimize öğretilenin aksine “Osmanlı 1299’da Sögüt’te kurulmamıştır.” Prof. İnalcık Osmanlı Devleti’nin nerede ve ne zaman kurulduğunu anlatmakla kalmıyor; bu cihan devletinin kuruluş mantığını, kurucusu Osman Bey’in stratejisini ve vizyonunu da masaya yatırıyor. Bir devletin var olma sebeplerini, bunları oluşturan koşulları, bu koşulların oluştuğu mekânın önemini ve mekân-zaman-insan arasındaki bağlantının şifrelerini gösteriyor okura. Baslangıçlar ve kuruluşlar önemlidir. Ama tarihi sadece geçmişimizi öğrenmek için okumayız. İnalcık ve yol arkadaşları bunun bilincinde. Kuruluş, okuru bir yandan gerçeğe, ilmi ciddiyete, tarihin arşiv odalarına çağırırken diğer taraftan bugünün ve geleceğin ‘güçlü’ Türkiye’si için ‘fütürist’ ipuçları veriyor!
  • Halil İnalcık
    metin
    2 Ayrım
    8,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Has-Bağçede ‘Ayş u Tarab: Nedimler, Şairler, Mutribler Osmanlı sarayında padişahların has bağçede geçirdiği hoş vakitleri ve bu adetin İslam öncesi İran imparatorluğundan Emevi, Abbasi ve Timuri saraylarına uzanan köklü geleneğini, o dönemlerde yazılmış değerli kaynaklardan derleyerek sunan bir çalışma. Padişah işret meclisi adıyla anılan bu eğlencelere yakın adamları olan nedimlerle birlikte katılır; şiir, musiki, ve raks sanatlarının en seçkin örnekleri eşliğinde eğlenirdi. Bu meclisler, hükümdarın ve imparatorluktaki seçkin sınıfların zevklerini ve yaşam tarzlarını hem yansıtır, hem yeniden biçimlendirirdi. Çiçek bahçeleri, havuzlar, fıskiyeler, su kanalları, nahiller, buhurdanlar arasında, genç sakîlerin içki sunduğu bir mecliste şiir okuyan, saz çalan, şarkı söyleyen usta sanatkarlar eşliğinde sürülen zevk u safa, tüm Ortadoğu saraylarında vazgeçilmez bir gelenekti. Emevi ve Abbasi dönemlerinden beri bu meclisler levazim-i saltanat yani hükümdarlığın vazgeçilmez bir adeti olarak kabul edilirdi. Avrupa saraylarında da bu geleneğin karşılığı olan regalia, yani olağanüstü ziyafetler ve eğlenceler, hükümdarlığın gerekleri arasında sayılmıştır. Doğu’da olsun, Batı’da olsun saray kültürü halk kültüründen her zaman farklı olmuş ve bu farklılık işret meclisi geleneğine ve gösterilen tepkilere de yansımıştır. Bir yandan lalalar üzerinden şehzadelere, diğer yandan sâkînâmeler ve kabusnameler yoluyla üst sınıf mensuplarına en ince ayrıntısıyla aktarılan bu geleneğin muhalifleri de fütüvvetnâmeler ile kendini ifade ederdi. Halk için yazılmış ahlâk kitapları olan fütüvvetnâmelerde dinin emirlerine karşı hareketler daima kötülenmiş, şarap başlıca günah sayılmıştır. Ne var ki, sakinameler ve kabusnâmeler dini kurallara aykırı sayılan unsurları İslamiyet ile bağdaştırmayı bir ödev saymıştır: bu eserlerde işret meclislerinin daima Tanrı ve Peygamber’e duâ ile başladığı ve tövbe ile son bulduğu hep vurgulanır. Zira insan zayıftır, günah işler, sonunda Gaffaru’l zünub günahları affedici olan rabbine sığınır. Osmanlı sosyal-kültürel tarihine bir katkı olarak hazırlanan bu eser, sarayın ve ona bağlı zarîfler denilen yüksek sınıfın kendine has geleneksel kültürü ile yaşamının az bilinen bir yanına ışık tutmaya çalışıyor.
  • Halil İnalcık
    metin
    2 Ayrım
    1,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1, Osmanlı İmparatorluğu’nu dünya tarihçiliğinin merkezine koyan Halil İnalcık’ın, ilk ve en önemli çalışmalarından biri. İnalcık, ilk defa 1954 yılında yayımlanan bu eserde geleceğin fatihi olarak dünya tarihinde önemli bir mevkii kazanacak II. Mehmed’in ilk sultanlık tecrübesini ve iktidarını güçlendirmek için babası ve devlet adamları ile olan rekabetini zengin kaynaklardan damıttığı bilgilerle analiz ediyor. Dört bölümden meydana gelen eserin ilk üç bölümünde İstanbul’un 1453 tarihindeki fethine giden son on yıllık gergin devir (1443-1453) ele alınıyor. İnalcık’ın “imparatorluk buhranı” olarak tanımladığı bu dönem, II. Murad’ın oğlu Şehzade Mehmed lehine tahtan çekilmesi, Osmanlıları Balkanlar’dan atma ümidiyle bir araya gelen Haçlı ordusunun Varna’da yenilgiye uğratılması (1444), II. Murad’ın iki yıl sonra tekrar tahta dönüşü, Osmanlı siyasi eliti arasındaki mücadeleler ve bu çekişmenin iç ve dış siyasi gelişmelere yansımaları gibi pek çok kritik tarihi meseleyi barındırıyor. İnalcık dördüncü bölümde ise Osmanlıların Balkanlar’da kurdukları toprak sistemini ve idari rejimini inceliyor, Osmanlıların Balkanlar’a yerleşmesine dair birçok görüşü temelden sorgulayan bir perspektif sunuyor. Yarım asrı aşkın bir zamandır alanında kaynak olarak kullanılan Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1, yeniden tarihçilerin ve meraklıların başucundaki yerini alıyor…
  • Halil İnalcık
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,22 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Halil İnalcık
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    12,41 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Halil İnalcık
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Atatürkçülüğü yorumlarken, günlük siyasi ve sosyal akımların etkisiyle onaylama veya bağnaz tepkilerle karşılaşmak olanaklıdır. Toplumumuzu, uzlaşmaz iki kitle halinde karşı karşıya getiren derin anlaşmazlığın, felaketli sonuçlar getireceğini daima hatırda tutarak karşıtlığı çözmek, uzalşma yollarını bulmak zorundayız. Yurdun geleceği için iki taraf da bağnaz, uzlaşmaz tavrından kurtulmak zorundadır. Demokrasi, toplumda barışı güvence altına almak için uzlaşma ve denge zeminidir.” Halil Inalcık Atatürk, Anadolu coğrafyasında kültürel ve tarihsel değerler üzerinden Türkiye toplumunu bir değişim, yenileşme, gelişim sürecine taşıyan büyük bir düşünür ve eşsiz bir yeniden yapılanmanın mimarıdır. Çöken Osmanlı Devleti’nin yerine, Türkiye insanının katılımını ve bireysel insiyatifini harekete geçirecek, yepyeni bir siyasal ve sosyal yapılanmayı, yeni bir yaşam biçimini hayata geçirmeyi amaçlamıştır. Bu açıdan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkeleri, yeniden yapılanma ve değişim atılımlarına bakılınca Atatürk’ün dehası çarpıcı bir hal almaktadır. Cumhuriyet Türkiyesinin hangi evrelerden geçerek, ne tür bir düşünsel birikimin üzerine kurgulandığı sorunu, bu kitabın ana eksenini oluşturuyor.
  • Halil İnalcık
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Halil İnalcık’ın ilk defa bir arada yayınlanan Akademik Ders Notları, 1938–39 yıllarında Fuad Köprülü’nün dersinde verdiği seminer ödeviyle başlıyor, Siyasal Bilgiler Fakültesi’ndeki her anını tüm safhalarıyla anlattığı Milli Mücadele Devri (1908–1923) dersiyle devam ediyor. Halil İnalcık’ın uzun yıllar ders verdiği Chicago’daki Osmanlı’nın kısa tarihi sayılabilecek ders notlarıyla bitiyor… Balkanlar’daki Osmanlı fetihlerinden Fatih Sultan Mehmed’in imparatorluğun kurulmasındaki rolüne, Hilafet’ten Osmanlı’nın dünya sistemine, kültürden bürokrasiye birçok başlıkta okurlar özet halinde yakın tarihe ve Osmanlı’ya dair yeni bilgiler edinecekler.
  • Roger Penrose
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Dünyaca ünlü fizikçi Roger Penrose son kitabında, Büyük Patlama üzerine inşa edilen yanlış varsayımları yıkıyor. Zaman Döngüleri, kozmolojiye yeni bir bakış açısı getirerek, sıklıkla sorulan "Büyük Patlamadan önce ne vardı?" sorusuna oldukça beklenilmedik bir cevap veriyor: Döngüsel Evrenler. Termodinamiğin İkinci Yasası evrende düzensizliğin sürekli artması gerektiğini söyler. Öte yandan 1917'den bu yana uzayzamanın geometrisini biliyoruz. Penrose bu iki ana temayı birleştirerek, ivmelenen ve genişleyen evrenimizin beklenilen kaderinin aslında yeni bir 'Büyük Patlama' olarak yeniden nasıl yorumlanabileceğini göstermektedir. Büyük Patlamadan sonraki bir anda entropi maksimum olmalıdır. Bu yüzden entropi nasıl artmaktadır? Penrose şu yanıtı verir: evrenin doğumunda entropinin düşük olmasını garanti eden bir büyük patlama öncesi dönem olmalıdır. Evrenimiz sonsuz ardıl Eon'lardan bir tanesidir.
  • Cal Newport
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    819,38 KB
    Eser Türü: Kitap
    Carl Jung, elektriği bile olmayan bir köy evinde haftada üç gün çalışarak analitik psikolojinin kurucu metinlerini yazdı. Üniversite öğrencisi Bill Gates ise odasına kapanıp sekiz hafta gece gündüz çalışarak devasa bir şirketin temellerini attı. Alanlarında çığır açan bu iki dehanın ortak yanı, üstün bir odaklanma becerisine sahip olmalarıydı. Bilgisayar bilimci Cal Newport’a göre iletişim teknolojilerinin sınırsız gelişimi karşısında hazırlıksız yakalanan günümüz insanı, bu beceriyi yitirmekte. Jung veya Gates gibi tek bir konuda saatler boyu dünyadan soyutlanarak çalışabilmek şöyle dursun, azıcık can sıkıntısına bile tahammülümüz kalmadı: gözümüz her an telefonlarımızda. Dahası, insana dikkatini toplama imkânı vermeyen günümüz çalışma kültürünü normal zannediyoruz. Hep daha çok çalışıyoruz, gece yarısı dahi e-postalarımıza yanıt veriyoruz, mesailer uzadıkça uzuyor, fakat ne hikmetse işler bir türlü bitmiyor. Peki, sevdiklerimize bile zaman ayıramadığımız bu hayatın nesinde anlam buluyoruz? Cal Newport, işte bu çalışma kültürünü elimizin tersiyle iterek odaklanma becerisini geri kazanabilmemiz için “pürdikkat çalışma” adını verdiği, zanaatkârlıktan ilham alan yeni bir çalışma kültürü öneriyor. Newport’a göre, yapay zekâ teknolojilerinin vasıfsız emeği atıl kıldığı günümüz ekonomik düzeninde gitgide kıymet kazanan bu beceriyi edinip çalışma hayatının merkezine oturtabilenler ayakta kalacak.
  • Bülent Şık
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    995,99 KB
    Eser Türü: Kitap
    Topraktan çatala, çataldan vicdana gıda güvenliği Onu yeme bunu yeme; peki ne yiyeceğiz? Çocuk gelişimini bozan kimyasal maddeler gıdalara nasıl bulaşıyor? Çocuklar neden bu kadar hızlı kilo alıyor? Çocukluk çağında görülen obezitenin gerçek nedenleri neler ve çözüm için ne yapılmalı? Toksik kimyasalların gıdalara ve sulara bulaşması neden önlenemiyor? İklim krizi mutfak alışkanlıklarımızı etkileyecek mi? Patlıcan kebabı ya da patates kızartması yaptığımızda başka neleri de birlikte yeriz? Küresel ısınma sorunu gıda üretim ve tüketim süreçlerinde ne gibi değişimlere yol açacak? İyi pirinç GDO’lu olmaz; peki neden çizgili pijama gibi olur? Ekmek yemekten vazgeçtiğimizde neleri yitiririz? Zeytin ağaçlarının yokluğu neden hikâyelerimizin de yokluğudur? Temel Reis ıspanaktaki nitratları bilse ne yapardı? Medyanın fast food hali ile kötü beslenme arasında bir ilişki var mı? Evde yoğurt yaparak kapitalizmi yıkabilir miyiz? Gıda güvenliğini sağlamaktan sorumlu kamu kurumları ne yapıyor? Gıda ve beslenme sorunlarını çözecek politikaları nasıl oluşturabiliriz? Bülent Şık’ın Mutfaktaki Kimyacı’sı bu sorulara yanıtlar arayan bir kitap. Çocuk sağlığı ve beslenmesini gıda güvenliği konusunun odak noktasına yerleştiren; gıda güvencesi ve gıda güvenliğiyle ilgili meselelerin ekoloji ve mutfak kültürlerimizle olan ilişkilerini kurmaya çalışan bir kitap.

Sayfalar