Yazara Gore Listeleme

  • Charles Darwin
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden) Tazı Yolculuğu hiç şüphesiz Charles Darwin’in hayatındaki en şekillendirici ve en etkili olaydı. 1831’de başlayıp 1836’nın sonlarına doğru tamamlanan bu yolculuk onun yumuşak başlı ve amaçsız bir genç adam olmaktan çıkıp doğa tarihi ve jeoloji konusunda bilgi sahibi bir uzman haline gelmesini sağladı. Yolculuk Darwin için eşsiz bir fırsattı ve bilimsel gözlemler yapmasını, hayvan ve bitki türlerini toplamasını, o zamanlar Avrupalı doğa bilimcilerin çok az fikir sahibi olduğu bir dizi ülkeye seyahat etmesini sağladı. Yolculuk sayesinde din adamı olmaktan vazgeçti ve Londra’nın elit bilim dünyasına katılması gerektiğine ikna oldu. Bu keşif gezisi sayesinde bulduğu türleri sınıflandırdı ve onları tanımladı, gördüğü çoğu şeyle ilgili pek çok kitap ve bir sürü makale yazdı. Darwin Tazı ile yolculuğa çıkmasaydı bugün Birleşik Krallığın en büyük müzelerine dağılmış olan önemli koleksiyonlara, Araştırmalar Günlüğü’ne, Tazı’nın dünya çevresinde yaptığı seyahatlerden elde edilen zoolojik ve jeolojik açıklamaların anlatıldığı metinlere ve tabii ki evrim teorisi diye bir şeye asla sahip olamazdık. Tazı’da geçirdiği dönem Darwin’in hayatının en muhteşem dönemiydi. Türlerin Kökeni’ni yayımladıktan ve biyolojik devrim yavaş yavaş tamamlandıktan çok sonra, altmış yedi yaşındayken bile Darwin otobiyografisinde hâlâ “Tazı ile çıktığım yolculuk hayatımda yaşadığım en önemli olaydır ve kariyerimin bütün seyrini bu yolculuk belirledi” der.
  • Mevlüt Uyanık
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    3,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Çağdaş İslâm düşüncesi”, tarihin belirli bir zamanında belirli bir topluma belirli sorunları çözmek için inen ayetlerive peygamberimiz tarafından bunların hayata uygulanmasını (sünnet) merkeze alarak yaşanılan dönemdekisoru ve sorunlara çözüm üretme çabalarıyla ilgilenir. Bubağlamda, günümüz Müslümanlarının yaşadıkları siyasî,iktisadi ve içtimai sorunlara çözüm üretmek için Selefî ve Felsefi olmak üzere iki temel üslup ortaya çıkmaktadır. Bu kitapta cevapları aranan sorular şunlardır: Günümüzde sahih İslâm temsilcisi olarak Selefî olduklarını söyleyenler ile “akaid ve diğer dinî hususlarda Peygamber ve ashabının yolunu büyük bir ihlas ve samimiyet ile takip edenlere denilen Selefîlik arasında nasıl bir irtibat vardır?Hz. Peygamberin sünneti ve O’nun ruhunu benimseyerek O’nun zihniyeti doğrultusunda uygulamalarda (sahabe ve tabiun) bulunanlara denilen Ehl-i Sünnet ile ilgileri ne derecedir? Ürettikleri çözüm önerilerinin İslâm dünyasındaki tekabüliyeti nasıldır? Akıl ve re’ye yani felsefi tutuma karşı oluşlarının tutarlılığı ne derecedir? Modern/Yeni Selefîlik, dinî-siyasî/ideolojik yapılanma olan Vehhabi öğretinin güncel bir izdüşümü müdür? Bu soruların cevabını aramak için teorik okumaları saha çalışmalrıyla birlikte yapma süreci, 15 Temmuz 2016sonrası ülkemizde yaşanılanları yeni bir din dili oluşturmanın gerekliliği bağlamında değerlendiren makalelerde yeni baskıya ilave edildi.
  • Sigmund Freud & Albert Einstein
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    217,01 KB
    Eser Türü: Kitap
    1930’ların başında, yaklaşan karanlık günlerin de etkisiyle, insanlığı dünyanın başına musallat olmuş savaş belasından kurtarmanın yollarını arayan önde gelen aydınların çabalarına tanık oluruz. İşte bu uğraşların en kalıcı ürünlerinden biri de Niçin Savaş? adlı elinizdeki kitapçık olmuştur. Gerçekleştirdikleri bilimsel devrimlerle kendi alanlarında XX. yüzyılın ilk yarısına damgalarını vuran Albert Einstein ile Sigmund Freud’un, dünyada barışın kalıcı bir biçimde sağlanması için neler yapılması gerektiğine dair yazışmaları, savaş ve barış üstüne düşünmenin tarihinde kendine “küçük” ama “özel” bir yer açmıştır. İnsanlığın ufkunu sınırsız dehasıyla sürekli zorlayan Einstein ile insan ruhunun en kuytu köşelerine sızmayı başarmış Freud’un “militan bir barışçılık için savaşmak” zorunluluğunu dillendirdikleri bu mektuplar, savaşın yıkımlarından ders almayıp daha beter felaketlere kürek çeken yolunu şaşırmış tüm “homo sapiens”lere akıllarını başlarına devşirmeleri konusunda –ne yazık ki hâlâ geçerliliğini koruyan– bir uyarıdır.
  • Mehmet Narlı
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Edebiyat eleştirisi, 1980'li yıllardan itibaren, romanın kurgu ve yapı özelliklerine yönelmiş olsada, Tanzimat'tan bu güne kadar, roman eleştirisinin asıl konusu, romanın ne anlattığıdır. Böyle olması da doğaldır; çünkü başlangıcından bugüne, romanımızın en belirgin özelliği, siyasal, sosyal, kültürel bir arka plana ve ortama bağlı olarak gelişmesidir. Bu kitap romanımızın bu temel özelliğine bağlı kalarak birbirine bağlı üç soruya cevap aramaktadır. Cumhuriyet'ten 2000'e, seksen yıllık Türk Romanı, neyi anlatır; niçin anlatır, ve hangi siyasal sosyal kültürel soruları cevaplamak için siyasal sosyal ve kültürel ortam ile roman ilişkisi üzerinde durulduktan sonra yaklaşık 60 roman, tematik olarak şu şekilde tasnif edilmektedir.
  • Prof. Dr. Ali Sevim
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Çağdaş İslâm düşüncesi”, tarihin belirli bir zamanında belirli bir topluma belirli sorunları çözmek için inen ayetlerive peygamberimiz tarafından bunların hayata uygulanmasını (sünnet) merkeze alarak yaşanılan dönemdekisoru ve sorunlara çözüm üretme çabalarıyla ilgilenir. Bubağlamda, günümüz Müslümanlarının yaşadıkları siyasî,iktisadi ve içtimai sorunlara çözüm üretmek için Selefî ve Felsefi olmak üzere iki temel üslup ortaya çıkmaktadır. Bu kitapta cevapları aranan sorular şunlardır: Günümüzde sahih İslâm temsilcisi olarak Selefî olduklarını söyleyenler ile “akaid ve diğer dinî hususlarda Peygamber ve ashabının yolunu büyük bir ihlas ve samimiyet ile takip edenlere denilen Selefîlik arasında nasıl bir irtibat vardır?Hz. Peygamberin sünneti ve O’nun ruhunu benimseyerek O’nun zihniyeti doğrultusunda uygulamalarda (sahabe ve tabiun) bulunanlara denilen Ehl-i Sünnet ile ilgileri ne derecedir? Ürettikleri çözüm önerilerinin İslâm dünyasındaki tekabüliyeti nasıldır? Akıl ve re’ye yani felsefi tutuma karşı oluşlarının tutarlılığı ne derecedir? Modern/Yeni Selefîlik, dinî-siyasî/ideolojik yapılanma olan Vehhabi öğretinin güncel bir izdüşümü müdür? Bu soruların cevabını aramak için teorik okumaları saha çalışmalrıyla birlikte yapma süreci, 15 Temmuz 2016sonrası ülkemizde yaşanılanları yeni bir din dili oluşturmanın gerekliliği bağlamında değerlendiren makalelerde yeni baskıya ilave edildi.
  • Douglas Adams, John Lloyd
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    268,23 KB
    Eser Türü: Kitap
    Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden) Hayatta hepimize malum, ama anlatmak için bir kelimenin mevcut olmadığı yüzlerce deneyim, duygu, durum, hatta nesne –yani uzun uzun anlatmak zorunda olduğumuz laff’lar– vardır. Diğer taraftan dünya, tek işlevleri yer isimlerinde hiçbir işe yaramadan avarelik etmek olan yüzlerce başıboş kelimenin –yani güzafın– da yükünü taşır. Bizim vazifemiz, meşrebimizce bu kelimeleri posta rehberlerindeki, tabelalardaki dokunulmaz konumlarından indirmek ve çocuklarımızın, o güzel yavrularımızın dillerine yerleştirebilmektir; ki böylece bu kelimeler gündelik konuşmalarda kullanılmaya ve topluma daha olumlu bir katkı sunmaya başlayabilirler. Douglas Adams ve John Lloyd Malibu, 1982
  • Mustafa Güçlü
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    925,58 KB
    Eser Türü: Kitap
    Dünya, mazlumlar ve zalimlerinin çetin mücadelesine sahne olan mekân olarak insanlık tarihine şahitlik etmektedir. İnsanlık tarihinin mazlumlarca özlemle beklenen en büyük aktörleri, kahramanlardır. Kahramanlar, mazlumların umutlarının tükendiği bir anda, zalimlerin keskin kılıçlarının işlemediği çelikten iradeleri ile ortaya çıkan, haksızlığa ve adaletsizliğe son veren şahsiyetlerdir. Dünya sahnesinde binlerce yıllık geçmişe sahip olan Türklerin, işleyen tarihi süreç içerisinde meydana getirdiği mütekâmil en son kahraman tipine Alperen denir. Alperenlik, bir ruhtur, hayatı kavrayış ve anlamlandırma biçimidir, dik durmanın, düz yürümenin, doğru olmanın, ete ve kemiğe bürünerek bir yaşam haline geldiği kahramanlara Türk tarihinde verilen ünvanın adıdır. Siz değerli okuyucuların istifadesine sunulan “Mazlum Coğrafyaların Beklenen Kahramanları Alperenler” isimli çalışmayı, liseli yıllarımın son günlerinde tanıştığım ve o günden sonra üzerimde büyük emeği ve hakkı olan 21. Yüzyılın Alpereni Muhsin Başkanın anısına ithaf ediyorum. Kitabımız bir nebze de olsa Alperen kimliğinin günümüzde inşa edilmesi adına katkı verecek olursa bundan bahtiyarlık ve şeref duymuş olacağız. Gayret bizden, tevfik ve inayet Yüce Yaratan’dandır.
  • Gültan Kışanak
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,21 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitap, sadece yerel ve genel siyasette görev almış, cezaevinde olan kadınların deneyimlerine odaklandı. Kadınlar olarak nereden gelip hangi mesafeleri kat ettiğimizi, önümüze ne gibi engeller çıktığını, erkek egemen sisteme kafa tutma gücünü nasıl edindiğimizi dillendirmek; emeğimizi, çabamızı, anılarımızı, zor ve güzel yaşanmışlıkları bir araya getirerek kadın özgürlük mücadelesine deneyimlerimizi aktarmak, tarihe bir not düşmek istedik. Hepimiz aynı yollardan geçtik, aynı zorluklarla karşılaştık, erkek egemen bir alanda kadınlar olarak var olma mücadelesi verdik. Kürt kadınlarının siyasal alandaki mücadele deneyimleri, erkek egemen sistemin bu karmaşık ittifakını görünür kıldığı gibi, kadınların azmini ve kararlılığını da gözler önüne sermektedir. İğneyle kuyu kazarcasına, bin bir emekle, büyük bir mücadeleyle geçen Kürt kadınlarının demokratik siyaset alanındaki mücadele deneyimlerini anlatsak da, yazılanlar hepimizin hikâyesi… (Tanıtım Bülteninden)
  • Dr. İsa Kayaalp
    - Türkçe
    2 Ayrım
    831,17 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Dr. İsa Kayaalp
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    952,28 KB
    Eser Türü: Kitap
    Her konu özen ister ama eğitim "özen" ister, her insan itibar ister ama eğitimci "itibar" ister, her meslek kutsaldır ama eğitimcilik "kutsal"dır. Her insan konuşur ama eğitimci de "konuşur", her insan çalışır ama eğitimci de "çalışır". Her insan başkalarıyla iletişim kurar ama eğitimci de başkalarıyla "iletişim" kurar. Her insan bir hayatı yaşar ama eğitimci de "yaşar". Her insan ölür ama eğitimci "ölmez". Çünkü onun özeni, itibarı, kutsallığı, konuşması, çaşışması, iletişimi, yaşaması bilgi ve hikmet içindir. Bilgi ve hikmet ise ölümsüzlüğün, ölümsüz olanın sıfatıdır. Eğitim, "bakmak, gözetmek, yetiştirmek, büyütmek" anlamlarını içerdiği için insanın doğal olanla iletişimi, onun eğitimli olmasıyla mümkündür. Eğitimin temel amacı insanın kendi kendisiyle iletişimidir. Bu bağlamda iletişim gerçekleşmezse "başkaları" ile doğal iletişimin kurulması mümkün olmaz.

Sayfalar