Yazara Gore Listeleme

  • PROF. DR. MUALLA UYDU YÜCEL
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    219,45 MB
    Eser Türü: Dersler
    İstanbul Üniversitesi Açık Ve Uzaktan Eğitim Fakültesi(AUZEF) Türk Tarihine Giriş Dersidir.
  • Turhan Dilligil
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    127,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Buğra Zayim
    AKLANMAK haklının hakkıdır.
  • Yasemin Conker
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    330,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yasemin Conker
    Belki de; Bir pınardan su içmek gibidir hayat, Sanki bir ceylanla göz göze gelmişcesine heyecanlanmak. Fırından taze çıkmış ekmek sıcaklığında dostluklar, Gaz pedalına ufacık bir dokunuşla şaha kalkan uğraşlarımız, Ne zaman istersek o zaman duran koşuşturmalardır... Belki de; İstediğimiz zaman "Hayır", istediğimiz zaman "Evet" diyebilmektir. Ya da başladığımızı bitirmektir. Sevmek çok sevmektir kendimizi ve birbirimizi, Hevesimizin başarıya dönüşmesidir... Belki de; Yıldızlara baktığımızda içimizin huzurla dolması gibi, Yunusların denizde oynaşması gibidir hayat.  Sadece bilmiyoruzdur NASIL yapacağımızı, Nereden başlayıp nasıl ilerleyeceğimizi... Düşüncelerimizi bir bulmaca gibi çözdüğümüzde mümkünmüş meğer!
  • Stefan Zweig
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    202,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hasibe Doğru
    Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920'li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil, sadece tek bir "taraf" vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi? Zweig okurunu, bir kez daha, insan psikolojisinde eşine pek rastlanmayan bir yolculuğa davet ediyor. Bu yeni yolculuğun sonunda "mutlak aşk" kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına varmayı amaçlamış olması da bir ihtimal!
  • Mihri Mavi
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    742,61 KB
    Eser Türü: Kitap
    Karanlık sırların üzerine kurulu umutsuz bir aşk hikâyesi… Cansu hiç beklemediği bir anda, kalbini Emre'ye kaptırırken olacaklardan habersizdi. Sadece âşık olduğunu düşündü ve umutsuz bir aşkın peşinden sürüklenmekte gecikmedi. Ama bilemezdi ki hiçbir şey göründüğü gibi değildi. Emre ise hırsına yenik düşerek acımasız bir planın içinde buldu kendini. Zaman geçtikçe planları bozulurken Cansu'ya âşık olacağını hesaplayamadı. Fakat geçmişe dair yanlış kararlar almış olsa da hatalarının pişmanlığını çekerken aşkı için savaşmaya hazırdı. Diğer tarafta da Cansu'nun merakını uyandırıp kafasını karıştıran Hakan vardı. Neden siyahın kasvetine boğulmuş gibi kalbi buz kesmişti? Ama Cansu'yu hiçbir şey durduramazdı, sorunları her ne ise Hakan'a yardım etmekte kararlıydı. Bir yandan yeni yeni filizlenen bir aşk diğer taraftan geçmişin kirli sırları bu kitapta açığa çıkıyor. Yaşananların eksik parçaları tamamlanırken hiçbir sır sonsuza kadar saklı kalmıyor.
  • Sarah Jio
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    11,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitabı yazarken, karakterlerimin peşinden en etkileyici kafelere, güzel balkonlara ve canım Paris manzaralarına gittim. Bu seyahatte Montmartre’nin basamaklarına tırmandım, Rue de Cler pazarındaki renkli görüntülere hayranlıkla baktım, küçük ara sokaklardaki gizli kafelerde espresso yudumladım. Hepsi unutulmazdı. Ama bu hikâye, çikolatalı kruvasanlardan ve bir bahar günündeki Eyfel Kulesi’nden daha derinlere iniyor. Bu hikâyenin sayfaları, 1940’lı yılların savaşla yıpranmış Paris’inde, gönül yaralarını ve travmaları ele alıyor. Günümüzde ise direnmeyi, affetmeyi ve sevmeyi becerebilen veya beceremeyen karakterleri. Bu kitap, benim Paris’e yazdığım aşk mektubum. Ve belki bir gün, bir mektup daha yazarım. Şimdilik, hayal ettiğim bu hikâyenin, karakterlerin, Paris’in her şeyinin en ince detayına kadar keyfini çıkarmanızı umuyorum. Nilüfer çiçekleri yürek parçalayıcı yolculuklardan geçer. Tohumları toprakla, artıklarla ve birbirine giren köklerle kaplı bulanık bataklık suyunda filizlenir. Çiçek açmaları için bu korkunç karanlıkta yolunu bulması gerekir, suyun üstünde bir yerde güneş ışığının olduğunu içten içe bilmeli ya da en azından bunu umut etmeli. Böylelikle bu yolculuktan zarar görmeden çıkar ve zafer kazanmış bir şekilde çiçek açar. 1940’ların işgal altındaki Paris’inde Paris’in tüm çiçeklerini beklerken Paris’in tüm acılarını kendinde bulan bir kadın… 2000’lerde Işığın Şehri Paris’in nostaljik havasında ve aydınlığında kendi acılarıyla ve geçmişiyle yüzleşebilmek için başka bir kadının geçmişinin peşinde iz süren başka bir kadın… Kendine özgü sürükleyici tarzıyla Sarah Jio bu romanında bulanık sularda derinlere batmış iki nilüfer olan güçlü kadın karakterlerle geçmiş ve bugün arasında köprü kurarak hayatta önemli olan şeyleri hatırlatıyor.
  • Nazan Arısoy
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    327,35 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ben kırık dökük bedenimin içinde kusursuz ruhumla hep özgürdüm. Hiç esir olmadım dünyaya ta ki Diego cehenneminde yaşarken, cennet kokusu huzuru yaşıyor taklidi yapasıya kadar. Diego, herkesin göremediği cennetini cehenneminde gizlemeyi başarırdı. O gizemli cennetin varlığının kutsallığı beni ona esir etmeyi başarmıştı. Pervanelerin etrafında dönerken ölüme uçtuğu o ışık da benim, kutsal ışığın etrafında dönen pervane de. Aşkça konuşmayı bilmeyenlere sağır, insanca yaşamayı başaramayanlara körüm. Kendi ritmimde kıvrak danslarla hayatıma neşe ve özgürlük katmak benim işim. Ne kurbanım, ne de katilim. İnsanım ve olması gerektiği kadar çingeneyim. “Yine büyük bir aşkın peşinde, yine vazgeçilmezin düşünde, kutluyorum." Osman Sınav
  • Özgür Bacaksız
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    126,66 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kitapsız, çiçeksiz, hayvansız, vicdansız, doğrusuz insandan uzak dur. Umudu öldürüp, nefreti toprağa dikmek isteyenlerden uzak dur. Hayatı sadece ideoloji ve düşünce olarak görenden uzak dur. Mutlu olmanı, sorgulamanı, düşünebilmeni kendilerine yapılmış bir tehdit olarak görenlerden uzak dur. Kendilerine duydukları yabancılık yüzünden karşısındakini kötü bilenlerden uzak dur. Nefreti evinin kapısına koyan, artık her dışarı çıktığında avucunda nefret taşıyanlardan uzak dur. İnsan hayatına olan saygısızlığı bir övünç madalyası gibi, gurur mekanizması gibi görenlerden uzak dur. Kelimeleri özenle seçmeyen, her cümlesi biat olan, her sözcüğü toz olandan uzak dur. Sesinin tonu kalbinin tonundan çok olanlardan uzak dur. Çünkü neye çok yaklaşırsan, neyi çok biriktirirsen, ona dönüşürsün.
  • Mustafa Balel
    insan sesi mp3
    2 Ayrım
    6,43 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Meral Yılmaz
  • Mustafa Balel
    insan sesi mp3
    2 Ayrım
    6,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Meral Yılmaz
    Terk edilmiş bir köşkün bahçesinde, mis kokulu mavi bir zambak vardı. Çiçekleri o kadar güzel, kokusu öylesine hoştu ki! Öteki bitkiler arasında hemen göze çarpıyordu. Bunca otun çalının arasında zambağı görenler şaşırıp kalıyordu.

Sayfalar