Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2800 sonuçtan 221 - 230 arası görüntüleniyor.
  • Peride Celal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    619,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: BELGİN MERDİVENCİ
    Fenerbahçe’den Kalamış’a sahil bir genç kızın kaşları, iki yaydır. Cenan buralarda bir ceylan. Seke seke, ürkek, meraklı. Aşka ve kadınlığa… Giysilerini geren göğsünün diri yuvarlaklarının; taze, kırmızı ağzının; kara gözlerinde beliriveren sebepsiz heyecanların, ihtirasların, korku ve şüphelerin habercisi olduğu “kendi fırtınasının” vaktine sabırsız… Âşık da: Teyzesinin kızı Meliha’nın kocası Raif… Çocukluk arkadaşı Ahmet ise ona… Geçirdiği kalp krizinden sonra bu sayfiye semtinde taşınan yeni komşuları yazar Sedad Kemal de onun genç kızlığına, tazeliğine, dokunulmaz tenine âşık, geçiveren gençliğinin hasretine… Gönlü çırpınan, şakıyan, daldan dala konan bir kuş, çevresindeki tüm erkekleri yakan bir alev Cenan. Annesi ve Nilüfer Kalfa’dan ibaret bir akvaryumdan denizlere doğru yalpalamakta… Bir ölüm… Duacısı olduğu değil, beklenmedik… Evlerinin önünden yolun Moda’ya uzanması gibi o da oraya açılacaktır artık. Düşlerinden aceleci davranmaktır hayat, öğrenecektir. * * * İlk kez 1949’da yayınlanan Dar Yol’u Peride Celal’in romancılığında bir dönüm noktası olarak nitelendiren Selim İleri’nin ifadesiyle “Yarının, “öz” edebiyata gönül vermiş okurları, Peride Celal’in büyük yazı emeğine şaşıp kalacaklar, hayranlık duyacaklar.”
  • Ingeborg Bachmann
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    31,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Muhammed Kayaokay
    Ingeborg Bachmann'ın 1953 yılında yayımlanmış ilk şiir kitabı. Daha katı günler yolda,yakın Dönekliğe ayarlanmış zamanlar Görünür gitgide çevren çizgisinde. Çekip bağlarsın yakında ayakkabılarını, Köpekleri avlularına geri kovarsın Balıkların içi Çoktan buza kesmiştir.Çünki yelde. Yoksulca yanar ışığı kandillerin Sisi tarar bakışların. Dönekliğe ayarlanmış zamanlar Görünür gitgide çevren çizgisinde
  • Adalet Ağaoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    244,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Narin Alemdar
    "İnsanın düşünsel faaliyeti derinleştikçe, başkaldırı sesinin de derinlerden, boğuklaşmış olarak gelmesinden daha doğal ne var? Haykırmalar, savsözler ancak yüzeyden yüzenlerin kulak yırtan gürültüsünden başka bir şey değil." "Adalet Ağaoğlu, yalnızca Hayır'ın son halkasını oluşturduğu üçlemesiyle, bütün romanlarıyla kimi sorunsalların peşinde bir yazar kimliğindedir. Romanlarında en öne çıkan yan, düşünsel içeriktir. Hayır onun bu özelliğinin belki de en yoğun biçimde alımlanabileceği bir roman…" -Füsun Akatlı- "Hayır, baştan sona, bir yazarın nasıl kendine özgü bir dil yaratabileceğinin serüvenidir. Hayır'ın, bütün öbür olumlu özelliklerinin yanı sıra, yazınsal Türkçenin çağcıl başyapıtlarından biri olduğunu düşünüyorum." -Semih Gümüş- (Tanıtım Bülteninden)
  • Adalet Ağaoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    324 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ebru Şahiner
    Dar Zamanlar üçlemesinin ilk kitabı olan Ölmeye Yatmak, yayımlandığı günden beri Türkiye'deki roman tartışmalarının odak noktası oldu. Adalet Ağaoğlu'nun yazarlık güzergahında bir dönemeç niteliği taşıyan bu yapıt, edebiyatımızda da benzer bir rol oynadı: Yakın geçmişimize tutulan hassas bir ayna.
  • Mustafa Necati Sepetçioğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    554,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuray Koç
    Sanat adamları ancak yeryüzünü güzelleştirebilmek uğrunda, çirkinde bile mecut olan bütün güzellikleri insanların gönül gözünde yerleştirmek için çaba sarfetmek mecburiyetindedirler. Yeryüzünün güzelleşmesi dünki, bugünki, yarınki çabaların senteziyle olur.
  • Berat Araz
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    181,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seksenli yıllardan sonra, hızla değişen bir dünyanın ortasında biz de karanlık ve yalnızdık; kendimizi tanıyamaz olmuştuk.Suskunduk ve kendimizi bencilleştirerek direnç sağlamaya çalışıyorduk. Ne gariptir ki tarot falları ve medyumlarla kendimizi açıklamaya çalıştık. Bir iç sese – ilahi bir sese ya da yeni bir Nuh Tufanına, geçmişimizi bilen ve geleceğimizi yapılandıran bir iç sese – bu iç ses de bir değişim süreciydi. Nedir bu süreç? Belki de masumca alışkanlıkların getirdiği bir süreçtir. “ -Bakışlarınız bir dirençtir alışkanlığınıza- Mavi bakışları bir dirençti alışkanlıklarına Her mavi bakışı Hayata yeni bir kural ekliyordu Bu kuralla hem yeni bir hayattı Hem de izleyicisiydi Hayatın ve kuralların Mavi düşlerin her biri ayrı bir direnç Soluyor hayatı” “ - Hayatlarımız sonsuzluğa direniyordu.Önemli olan bu varoluşumuza Birkaç yaşamı sığdırmaktı. Sağanaktık, esintiydik, rüzgardık… Biliyorduk hayat bizden daha kararlıydı. Gözyaşı hayatın içine damlıyordu.-“ Bu bahar Bildik bahar değildi Kış mevsimi ağırlığında Aşka tetik düştü Diyen şair, yaşamla ilgili bir şeylerin rahatsızlığını anlatmaya çalışırken bir taraftan da yaşamak der ve iz bırakmaya çalışır. Acısıyla, siyasetiyle, istatistiğiyle altmış sekiz kuşağının bir tarihi, bir adı var. Hatta edebiyatı, bir söylemi var kendinden sonraki kuşaklara. Ne yazık ki sekenli yıllarda üniversitede okuyan, o yıllarda genç olan, kuşağın bir adı yok. Bu dönemde yaşananlar, sanki yok sayılmak isteniyor, kimse o günlerden söz etmiyor. Bu dönemde yaşananlar altmış sekiz kuşağının bir devamı gibi algılanmak, isteniyor,yaşananlara o sürecin devamı gibi bakılıyor. Seksenli yıllarda, o dönemi yaşayan insanlara; hiç acı çekmemiş, işkencede ölmemiş, idam edilmemiş, gidip de gelmeyenleri yokmuş gibi davranılıyor. Gerçek şu; bu kuşak da en az altmış sekiz kuşağı kadar acı çekmiş ve kim vurdu ya gitmiş, bunun hesabını da soramamıştır. Neden soramamıştır?Bu kuşak bir anda kendini şaşırtıcı ve hızlı bir değişimin içinde bulmuştur. Rahat, huzurlu,can pazarının yaşanmadığı bir yaşam sergilenmiştir bu kuşağa.Bu süreçte,insanın birey olma yolunda kendini düşünmesi, özgürlüğü sorumlulukla değil bencillikle algılanması sağlanmıştır. Bu dönemin insanına kariyer, para, mutluluk söz verilmiş; bu kuşaktan etik kurallarını kendisinin oluşturması istenmiştir. Bunlarla başı dönen insan,birey olma yolunda şaşkınlıkla ilerlerken terörü, kapitalizmi, kirlenen doğayı …. görememiş duyarsızlığına haklı nedenler üreterek duyarsızlaşmıştır.Bu kuşağa; yıldızlarda sarhoşluk, haksızlıklarda kekemelik,mutlulukta hak edilmişlik sunulmuştur. Mücadele edecek hiçbir şeyi kalmayan bu kuşak,karanlık ve yalnızlık ormanında ıssızlığa terk edilmiş ve gittikçe ıssızlaşmıştır. Bu ıssızlaşmayı anlattığı “Darağacı Denizi Gezmişti” adlı ikinci şiir kitabında Berat Araz, yeni biçemiyle de dikkati çeker.Şair, sanki, cümle niteliği taşıyan uzun dizelerle yazacağı duygunun felsefesini okuyucusuna önceden vererek dizelere okuyucusunu alıştırmak ister.Şairin bu dizeleri,şiirinin çıkış noktasıdır.Bunu başarıyla kullanan şair, şiire hem biçem anlamında hem de içerik anlamında bir yenilik kazandırmıştır.Şair, sanki,okuyucusuna şöyle seslenir : Hayatınızdaki en önemli olan şeyi tırnak içine alın ve unuttuklarınızı hatırlayınız.Hatırladıklarınız hepimizin bireysel geçmişinizdeki ulusal tarihimizdir.
  • İsmet Bozdağ
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Bu kitap, Adnan Menderes ve Demokrat Parti hakkında yazdıklarımın içinden yapılmış bir derlemedir. Elbette bu konu üzerinde yazdıklarım bundan ibaret değil... Bir seçim yaptım: Demokrat Parti'nin, Celal Bayar'ın ve Adnan Menderes'in karakteristiklerini biraraya getirmeye çalıştım." "Burada okuyacağınız olayların bir bölümü bilinen şeyler; Ancak, bilinenin 'arkası' da var!.. İşte bu 'arkası'nı bu kitapta yakalaycaksınız!.." "Demokrat Parti ve Adnan Menderes'in dış politika kesiti... Amerika ve Sovyetler Birliği ile ilişkileri... Bağdat Paktı'nın kuruluşuna sebep olan etkenlerle, yıkılması için yapılan Sovyet çalışmalarının bilinmeyen aşamaları..." "İki Demokrat Parti kurucusu Celal Bayar ile Adnan Menderes'in iktidar ve muhalefet ilişkileri... 10 yıllık Demokrat Parti iktidarı döneminde Menderes'in bilinmeyen on bir istifası, sebepleri ve sonuçları bu kitapta önünüze serilecektir." Darağacında bir başbakanın hayatından önemli kesitleri sunan İsmet Bozdağ, sadece siyasi hayatına değil özel hayatına da inerek yazdığı bu eserde, Adnan Menderes'i, onu trajik ölüme götüren süreci değerlendiriyor.
  • Ahmet Haldun Terzioğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eylül Cuntası tarafından idam edilen Mustafa Pehlivanoğlu'nun yaşadıklarından kurgulanmıştır. Gecenin ötesine yankılanmıştı Mustafa'nın tekbir getiren sesi Duyanların yürekleri dağlanmıştı. Yine de bir umut, sabahı bekliyorlardı:'’ Olanın, olmamış olması için dua ederek.' Sabah, yayıldı “acı haber. Canhıraş feryatlar yükseldi dost ağızlardan. Hayır! İstediği bu değildi;; '; i Tekbirler, Fatihalar eşlik etmeliydi yiğit Mustafa'ya;; .. Bir de isteği vardı... / "Ardımdan hatim indirin!", M Vasiyeti buydu Mustafa'nın! -»g Kur'an-ı Kerim, ruhların besleyicisi... Kur'an-ı Kerim Mustafa için.
  • Ali Yıldırım
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    4,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Cellatlar toplumun hizmetkarı mı, intikamcısı mı? Peki açıkça mesleklerini söyleyebilirler mi? Neden ölüm cezası veren yargıçlık kutsaldır da, onu yerine getine cellatlık aşağılanır? İdam adı altında kamu adına bir insanın bir başka insanı öldürmekle görevlendirilmesi aslında insanın insanlığından çıkmasından başka bir şey değildir. Cellat tüm toplum adına ilmeği mahkumun boğazına geçirirken aslında cellatla birlikte tüm toplum o ilmeği geçirmektedir.
  • Nihat Behram
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    810,00 KB
    Eser Türü: Kitap

Sayfalar