Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5967 sonuçtan 2201 - 2210 arası görüntüleniyor.
  • Edmund de Waal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    40 Ayrım
    618,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuray Keskin
    "Elinizde tuttuğunuz kitap bir başyapıt." FRANCES WILSON, SUNDAY TIMES En fazla kibrit kutusu büyüklüğünde 264 adet ahşap ya da fil dişi oyma Japon heykeli: Edmund de Waal, ilk defa büyük amcasının Tokyo'daki dairesinde karşılaştığı bu koleksiyona tam anlamıyla tutulur. Yıllar sonra bu küçük heykelcikler, yani "netsuke"ler ona miras kaldığında, ailenin geçmişine dair hayal dahi edemeyeceği müthiş bir hikayenin kapıları aralanır. İmparatorluğun en ihtişamlı günlerini yaşadığı Odessa'dan ondokuzuncu yüzyıl sonu Paris'ine, kuşatma altındaki Viyana'dan II. Dünya Savaşı sonrası Tokyo'suna, Edmund de Waal sıradışı ailesinin fırtınalı yüzyılda süregiden öyküsünü anlatıyor. Neksuke'lerin kuşaktan kuşağa aktarılmasıyla, yolları Proust, Monet, Rilke gibi figürlerle kesişen zenginliğin doruğundaki sanat hamisi bir ailenin, Nazilerin iktidara gelişiyle iç burkan yıkımını ve hayatta kalma macerasını gözler önüne seriyor. "Mikro-zanaat ile makro-tarihi umulmadık bir şekilde birleştiren bu kitap müthiş bir etki yaratıyor." JULIAN BARNES, GUARDIAN, YILIN KİTAPLARI SEÇKİSİ "Bilgece yazılmış değişik, sürükleyici bir kitap." A.S. BYATT, GUARDIAN, YILIN KİTAPLARI SEÇKİSİ "İncelikli. Mütevazı. Trajik. Homerik." STEPHEN FEARS, YILIN KİTAPLARI SEÇKİSİ
  • Bige Güven Kızılay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    500,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Serap Ortayol
    "Münevver titreyen elini yavaşça o'nun eline bırakıverdi. Elini sımsıkı kavradı eli. Sıkı ama nazikçe… Öyle nazik bir tutuş ki, sanki yavru bir kuşu avucuna alırcasına… İncitmemeye özen gösterir gibi… Üstelik bu ayaz kış gününde, nasıl olabiliyorsa sıcacıktı elleri. Yumuşak, güven verici… Başını kaldırdı, baktı Münevver. Gözgöze geldiler. Kehribar rengi gözleri vardı!.." Aşk biraz kehribara benzer aslında... Bir ağacın özsuyu gibi insanın doğasında vardır... Reçine diye yüzüne bakmadığımız o şey, yıllar boyunca binbir mevsimi yaşar, en sert rüzgârlarda savrulur, en vahşi yağmur taneleriyle dövülür, en sıcak güneşle ısınır, en soğuk karla kaplanır... Sonunda ise şahane bir renkte çok değerli bir taşa dönüşür. Adına o zaman kehribar derler… Aşkın kehribar hali herkese nasip olmaz. Çünkü sabır gerektirir. Emek gerektirir. Hoşgörü gerektirir. Vefa gerektirir. Reçineyi mücevher yapan zorlu süreçte ellerinizi sımsıkı kenetleyip durabiliyorsanız eğer, boynunuza kehribardan kolyenizi ışık ışık bir nişan gibi takarsınız. Kehribar aşkın ta kendisidir.. (Tanıtım Bülteninden)
  • Diana Gabaldon
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,59 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Diana Gabaldon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    93 Ayrım
    1455,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Feyza Daldal
    Yıl 1968..Clair Randall 20 yıl boyunca sırlarını saklamayı başardıktan sonra, bir gün, artık bir yetişkin olan kızıyla Amerika'dan İskoçya'nın sisler altındaki görkemli tepelerine döner. Clair burada güzel kızı Brianna'ya gerçekleri açıklamayı planlamaktadır. Kocası Frank ve arkadaşları olan Papaz Wakefield ölmüştür ve onun tarihçi olan torunu Roger Wakefield'den 1775'te olan Culloden Savaşı ve orada ölen İskoçlar hakkında araştırma yapmasını isterken bir yandan da kendisinin 1773-75 yıllarında orada yaşadıklarını kızı Brianna ve Roger'a anlatmaktadır. Tarihi dikili taşlar çemberinin gizemli zaman yolculuğunu, genç Clair'in, tehlikelerle dolu İskoçya'da, olağanüstü bir aşkla bağlandığı ve evlendiği Jamie Fraser'ı, acımasız İngiliz Albay Jonathan Randall'ın işkencelerinden kaçıp sığındıkları Paris'te, Kral Lois ve soyluların entrika ve şiddet dolu saraylarında ve sokaklarında, Süslü Prens Charles Stuart'ın, başarısızlığa mahkum isyanına ve bütün İskoç klanlarının yıkımıyla sonuçlanan Culloden Savaşı yenilgisine engel olabilmek için yaptıklarını, sonunda sevdiği adamı ve çocuğunu kurtarabilmek uğruna tekrar İskoçya'ya döndüğünde içine düştüğü dehşetli savaşı ve mücadelelerini anlatırken olanca canlılığı ile bütün maceraları yeniden yaşar. Ama acaba kızı Brianna ve Roger bunlara inanacaklar mıdır?
  • Fatma Gülnur Soyer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    45 Ayrım
    624,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hande Yıldırım
    Konusu bulunamamıştır.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    68.1
    Eser Türü: Tiyatro
  • Tarık Tufan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    168 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Güzin Yenilmez
    Kekeme Çocuklar Korosu içinde barındırdığı insanlar ve onların öyküleriyle kocaman bir duygu dünyasına karşılık geliyor. "Sizler!!! Yaşamı sözcüklerde boğanlar, hayat yoksulları. Aşksızlıktan ölenler, ciddiyetten ölenler, standart yaşam budalaları... Allah kadar cezalandırıcı olduklarını düşünenler, cenneti etiketleyenler, cehennem reklamcıları.. Sensualistler, dualistler, optimistler, pesimistler, pragmatistler, fonksiyonalistler, pozitivistler, marksistler, satanistler, Müslümcüler, Orhancılar... Sizler!!! Eşcinsel, feministler, yeşil dünya veletleri..............." -Neden sustun, devam et hadi.
  • Fakir Baykurt
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ankara’nın Dökülcek köyündendir Yaşar Oğlan. En çok dedesini sever bu dünyada. Dedesi Elvan Çavuş da yaman bir ihtiyardır hani. Dayanamaz haksızlığa. Sözünü sakınmaz hiç kimseden, ipe götüreceklerini bilse de. Bir de Gülnare’sinin sevdası dağlar Yaşar Oğlan’ın yüreğini; ama en çok kekliğine tutkundur o. Kırda bulup “elcik” ettiği bir kekliktir bu. Kafesini açıp salsa da, birkaç gün sonra bulur evin yolunu, yalnız koymaz Yaşar Oğlan’ı. Gerek Dökülcek gerek civar köyler Amerikalıların av alanıdır o dönemde. Yabandomuzu avlar bir kısmı, bir kısmı da keklik diye tutturur. Günlerden bir gün, Yaşar’ın babası Seyit bir Amerikalı avcıyla tanışır. Daha ilk görüşte vurulur Yaşar’ın kekliğine bu Amerikalı. Seyit de, kâh çevrenin baskısıyla kâh kendisine iş bulur umuduyla, gizlice aldığı kekliği gidip Amerikalı’ya hediye eder. Yaşar Oğlan’ın yüreği dayanmaz buna. Tabii Elvan Çavuş’un da... Kekliğin peşinden, her şeyi göze alıp, Ankara’nın yolunu tutarlar. İşte asıl bundan sonra, insanın insana yaptığı zulüm neymiş bizzat yaşayarak görürler... Fakir Baykurt bu romanında, kayırmacılığın, haksızlığın, ahlaksızlığın, hukuksuzluğun alıp başını gittiği bir memlekette, biri genç biri yaşlı iki yüreğin her şeye rağmen nasıl doğrudan, güzelden ve adaletten yana atabildiğini anlatıyor bize.
  • Nezihe Meriç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    14.4 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tülay Bursa
  • Samet Behrengi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    56,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Özge Çetinkaya
    Bir zamanlar uzak bir ülkede annesiyle birlikte küçük bir evde oturan bir delikanlı yaşarmış. Bu delikanlının on-on beş tane güvercini varmış, onları eğitir, çeşit çeşit numaralar öğretirmiş; bir de keçisi varmış. Delikanlının başında hiç saç olmadığı için herkes ona Kel Güvercinci dermiş. Anneyle oğul çok yoksullarmış; kulübelerinin tam karşısındaysa kralın görkemli sarayı yükseliyormuş; delikanlı ne zaman güvercinlerini eğitse, kralın güzeller güzeli kızı da nedimeleriyle birlikte sarayın balkonuna çıkar, onları seyredermiş. Delikanlı da kızı çok beğenirmiş ama bir kralın kızını yoksul bir güvercinciye vermeyeceğini bildiğinden hiç umut beslemezmiş.

Sayfalar