Yazara Gore Listeleme

  • Pıerre Loti
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    371,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zuhal Kurtulan Aktepe
    Pierre Loti, asıl adı Louis Marie Julien Viaud (d. 14 Ocak 1850 - ö. 10 Haziran 1923), Fransız romancı. Pierre Loti isminin yazara, kimi kaynaklara göre öğrencilik yıllarında; kimi kaynaklara göreyse, 1867 yılında yaptığı Okyanusya seferi sırasında, Tahitili yerliler tarafından verildiği söylenir. "Loti", egzotik iklimlerde yetişen egzotik bir çiçeğin ismidir.1850 yılında Fransa'nın Rochefort kentinde Protestan bir ailenin en küçüğü olarak doğdu. 17 yaşında Fransız Deniz Kuvvetleri'ne girdi. Denizcilik eğitimini tamamladıktan sonra 1881'de yüzbaşı oldu ve ilerleyen yıllarda da terfi ederek albaylığa kadar yükseldi. Ortadoğu ve Uzakdoğu'da bulundu. Bir deniz subayı olarak romanlarında konu ettiği yabancı kültürünü pek çok yer gezerek tanıma fırsatını buldu. Bu yolculuklarında edindiği deneyimlerini ve gözlemlerini daha sonra kitaplarına yansıttı.1879'da ilk romanı olan ve o dönemin Osmanlı Türkiye'sinden kesitler veren Aziyadé'nin (Aziyade) yayınlanmasının ardından 1886'da Pécheur d'Islande'la (İzlanda Balıkçısı)'nı yayınladı. Loti, kendini edebiyat çevresine kabul ettirmiş bir yazar oldu. Daha sonraki yıllarda her yıl bir kitabı çıktı ve kitapları geniş kitlelerce okundu. 1891 yılında Fransız Akademisi'ne seçilen yazar 1910 yılında Légion d'Honneur nişanını aldı. İzlenimci bir yazar olan Pierre Loti'nin oldukça yalın bir dili vardı. Edebiyattaki bu izlenimciliği kişiliğini de derinden etkiledi. Derin bir umutsuzluğu dile getiren yapıtlarında aşkın yanı sıra ölüm duygusu da geniş yer alıyordu. Bütün bu umutsuzlukla birlikte içinde duyduğu insanlığa karşı şefkat ve acıma duygusunu yapıtlarına yansıttı.
  • Kolektif
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    8,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mercan kaya
    Her kitap ayrı bir öykü… Renkli çarpıcı resimleriyle öyküler gerek okul öncesi gerekse okul çağı çocukları için kişilik kazandırmayı amaçlıyor.12 kitaplık dizinin ikinci dört kitabıyla çocuklar yaşanan çevreyi tanıyacaklar, doğa, hayvan sevgisi ve arkadaşlık duygularıyla tanışacaklar.
  • Andrea Camilleri
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    361,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    “İroni hayatta kalmanın tek yoludur.” Sicilya’nın 19.-20. yüzyıl İtalyan yazınına sağladığı katkı, diğer bölgelerin her birininkine kıyasla nicel üstünlüğe sahip olduğu gibi, nitelik bakımından da önde gelenlerdendir. Unvansız Maktul’un yazarı Andrea Camilleri de, Verga ve Pirandello ile başlayan uzun bir yazarlar dizisinin günümüzdeki son temsilcisi, ülkesinin şu sıralar dünyada en çok okunan ve çeşitli dillere en çok çevrilen yazarıdır. Pek özgün, pek renkli, çokyönlü sahne ve perde adamı kişiliğiyle göz kamaştırır Camilleri: Roma Deneysel Sinema Merkezi’nde öğretim verdikten başka, kırk yılı aşkın süreyle senaryo yazarlığı, tiyatro ve televizyon yönetmenliği, hatta aktörlük yapmıştır; 1978’de başlayan olağanüstü verimli yazarlık etkinliğinin yüzüncü ürününü 2016’da yayımlamıştır. Günümüzde 92 yaşında, Roma’daki evinde hâlâ üretmeyi sürdürmektedir: Gözleri artık görmediği için yapıtlarını dikte ederek, hem ancak Sicilya lehçesini, üstelik onun “Vigata ağzını” bilen birisine. Camilleri’nin anlatım tekniğinde sürükleyicilik öğesi önde gelir: Suya atılan bir taş gibi, ilkin esrarlı bir olaya, genellikle bir cinayete odaklanır; oradan yola çıkar, sonra onu bir gerilim öyküsü biçiminde, suda halkalar gibi genişletir, genişletir, adli vaka giderek zenginleşir, bir toplumsal olgu biçiminde gelişir; yazar kalemini bir sinema kamerası gibi çevresinde gezdirir, Sicilya’nın –özellikle de o belli kesiminin‒ kendine özgü, birbirinden renkli kişilerini gündelik gerçeklikleri, yiğitlikleri ve sefaletleri, inanışları ve inançsızlıkları, gizli kapaklı çıkar ilişkileri ve hesapları içinde yakalayıp büyük bir canlılıkla resmeder, konuşmalar yoluyla okura neredeyse seslerini duyurur, kafa yapılarını, zihinsel kalıplarını ele verir. Anlatı ilerledikçe, gözlerimizin önünde Sicilya toplumunun belli bir zaman kesiti içindeki mozayiği biçimlenir olanca özgünlüğüyle. Giderek yavaş yavaş Sicilya’nın insancıl gerçeği ortaya çıkar, o gerçeği dünüyle ve bugünüyle, tarihsel ve kültürel nedenleriyle kavramaya başlarız, Sicilya gezegeninde işlerin neden başka türlü değil de işte öyle olduğunu, neden başka türlü olamayacağını anlarız. Camilleri bunu hiçbir öğretici yanal açıklamaya gerek bırakmadan, kısacık konuşmalarla, sanki kaleminin ucuna takılıvermiş, kestirmeden betimlemelerle, hatta değinmelerle yapar, olayların bir giriftleşip bir çözülen yumağını acı bir alaycılıkla izletirken okurunu bol bol eğlendirerek, Sicilya’nın taşrasının ve kişilerinin “ağlanacak hallerine” güldürerek. “Sicilya insanı için” der Camilleri, “ironi hayatta kalmanın tek yoludur.” Öykü “Faşizmin yirmi yılı” olarak bilinen döneme yayılmıştır; 1921’de I. Dünya Savaşı sonrasının kargaşa ve yoksulluğunda, güçsüz siyasal partileriyle toparlanmaya çabalayan İtalya’da paramiliter mangalarının uyguladıkları parlamento dışı şiddet eylemleri sayesinde yükselen Mussolini faşizminin giderek bir siyasal parti kimliği edinmesinden ve çaresiz kalan kralın rızasıyla iktidarı ele geçirmesinden, II. Dünya Savaşı sırasında 1942’de Sicilya’ya Müttefik çıkarmasına değin geçen döneme. Camilleri o tarihsel olayların fonunda iki gerçek somut olayı resmî yazışma belgelerini, sorgu tutanaklarını, gazete haberlerini kullanarak, düşgücünün desteğiyle ve acı bir alaycılıkla izler: Biri, kent merkezinde anacaddenin yanı başında, karanlık, izbe bir sokakta kurulan bir pusunun ölümle sonuçlanışı, cinayetin kovuşturuluşu ve davasının mahkemede görülüşü; öbürü, iktidarı yeni ele geçirmiş, “Duceleşmekte” olan Mussolini’nin gönülsüzce çıktığı “Sicilya seferi” sırasında, kendi adını taşıyan orman-kent “Mussolinia”nın temellerini atışı. Tabii ki toplumsal dinamiğin özgünlüğü sonucunda, iki olay da ancak Sicilya’da olabileceği biçimde gelişir ve tabii ki hiçbir şey göründüğü gibi değildir.
  • Will Gompertz
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    286,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bazı insanlar parlak fikirler bulmakta ve bunları hayata geçirmekte neden daha mahirdir? Pardon Neye Bakmıştınız? / Modern Sanatın 150 Yıllık Şaşırtıcı, Sarsıcı, Kimi Zaman da Tuhaf Hikâyesi kitabından tanıdığımız yazar, BBC sanat editörü Will Gompertz uzun yıllar sanatçılarla çalışmış ve onları incelemiş. Bu süreç zarfında, başarılı sanatçıların birtakım ortak özellikleri olduğunu fark etmiş. Sanatçı Gibi Düşün kitabında bu özellikleri, her zamanki akıcı, esprili üslubuyla ve örneklerle anlatıyor. Yeteneklerin gelişmesine yardımcı olan birtakım yaklaşımları benimseyen ve sanatçı gibi düşünen herkesin, işi ne olursa olsun, daha yaratıcı ve verimli bir hayat sürebileceğini, başarı kazanma ihtimalinin artacağını savunuyor.
  • Isabelle Mons
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    668,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Psikanaliz çoğunlukla bir “erkek işi” olarak algılanmıştır. Ne ki psikanaliz tarihine kadınlar da, hem de daha ilk zamanlardan itibaren katkıda bulunmuştur. Hasta, ta­lebe, pratisyen olmuş ve çoğu zaman hayatlarını tehlikeye atma pahasına Viyana’da Freud’un, Zürih’te Jung’un ortaya koydukları teorilerin geliştirilmesinde önemli rol oynamışlardır. Yirminci yüzyılın başlarında psikanalizin öncü kadınları ruh hakkında ilk adımlarını atmaya başlamışlardır: İlk kadın psikanalist Emma Eckstein gibi, Freud’un sadık savu­nucuları Lou Andreas-Salomé ya da Marie Bonaparte gibi… Erkek meslektaşları onlara önce şüpheyle bakar ama bir süre sonra üniversite sıra­larını onlarla paylaşacaklardır. Margarethe Hilferding tıp doktoru çıkar ve kapalı bir çevre olan Viyana Psikanaliz Derneği’ne kabul edilen ilk kadın olur. 1920’de, Lahey’deki kongrede neredeyse hepsi oradadır: Anna Freud, Melanie Klein, Sabina Spielrein, Helene Deutsch, Eugénie Sokolnicka ve Hermine von Hug-Hellmuth. Avrupa’da o dönemde kadınlar kendi davaları için harekete geçmişken, ruha gönül ve­ren kadınlar bilinçdışı, kadın, cinsellik ve çocuk hakkında yeni bir bakış getirirler. Ruhun Kadınları, kimi zaman trajik ama her zaman sıradışı bir hayat sürmüş yirminci yüzyılın on dört kadınını anlatıyor, anıyor. Onlar olmasaydı bugünün kadınları başka türlü düşünme hakkına sahip olamazdı. Isabelle Mons Karşılaştırmalı edebiyat doktorası yapmıştır. Dişil yazın ve edebiyat sanat ilişkisi üzerine çalışmalarını yürütmektedir. 2012’de Lou Andreas-Salomé adlı biyografiyi yayımlamıştır.
  • Richard Yates
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    448,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Richard Yates’in en önemli romanlarından Mutluluk Fotoğrafı’nda, anne babaları erken yaşta boşanan Grimes kız kardeşlerin hayatını çocukluklarından başlayarak takip ediyor, bambaşka kadınlara dönüşmelerini izliyoruz. Kendini mutsuz bir evliliğin içinde bulan Sarah’ya karşılık, özgür ruhlu Emily bir aşktan öbürüne savrulacak, yalnız bir kadın olarak ayakta kalmaya çalışmanın bütün zorluklarını göğüslemek zorunda kalacaktır. Amerikan rüyasının ve bu rüyanın altında ezilenlerin, birbirine sevgi kadar mutsuzlukla da bağlanan ailelerin, ümitlerin ve hayal kırıklıklarının yazarı Richard Yates, keskin bakışını bu kez kadınların hayatlarına ve hayallerine çeviriyor.
  • Wilson Amos Farnsworth
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    86 Ayrım
    760,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Orta Anadolu, Osmanlı’nın son döneminde misyonerlik faaliyetlerinin yoğunyaşandığı bir bölge olarak dikkat çeker. Önemli unsurlardan biri olarak misyonerlik faaliyetleri dikkate alınmadan son dönem Osmanlı tarihini anlamak mümkün değildir. Oldukça az sayıda kaynağa rastlanan bu alanda mevcut eserlerin çoğu eksik, yanlış ya da peşin hükümler içerir. Bölgenin merkezi olarak nitelendirilebilecek Kapadokya da bu çalışmalar için ayrı bir önem taşır. Amerikalı Wilson Amos Farnsworth (1822-1912), 1853-1903 yılları arasında Kapa¬dokya bölgesinde Kayseri, Ankara, Yozgat, Nevşehir, Niğde illerinde, buraların kaza¬ları ve köylerinde misyonerlik yapmış, Orta Anadolu’yu karış karış dolaşarak çoğu at sırtında 120 bin kilometre yol kat etmiştir. Böylece, 19. yüzyılın ikinci yarısı boyunca Orta Anadolu tarihinin canlı şahidi ve yaratıcılarından biri olmuştur. Türkiye’de yaşadıklarını yıl yıl yazarak bir kitap taslağı haline getiren Farnsworth, notlarını yayımlayamadan 1912 yılında vefat etmiştir. Misyoner çevrelerinde dahi bilinmediği anlaşılan bu kitap taslağı, Mehmet Şahin tarafından 2015 yılında Harvard Üniversitesi Kütüphanesi misyoner arşivinde bu¬lunmuş, Türkçeye çevrilerek, esere birçok bilgi, görsel ve dipnot eklenmiştir. Konuyla ilgilenen okur ve araştırmacılar için pek çok yanıt ve ipucu içeren Kapadok¬ya’daki Amerikalı Misyonerlerin Bilinmeyen Tarihi’nin önemli bir boşluğu dolduraca¬ğını ve özellikle Osmanlı’nın son döneminde Orta Anadolu’nun durumunun daha iyi tasavvur edilmesine yardımcı olacağını umuyoruz.
  • Benedictus de Spinoza
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Türkçeye ilk kez Latince özgün metinden çevrilen Batı Felsefesi’nin sarsılmaz klasiği Spinoza’nın Ethica’sı, ele aldığı “Tanrı, İnsan, Zihin, Beden, Akıl, Duygular, Özgürlük” gibi derin felsefi konulara matematiksel bir düşünme yöntemiyle ve mantık kuralları çerçevesinde yanıt arayan, özgün bir üslupla kaleme alınmış, zorlu, çarpıcı ve kışkırtıcı bir eserdir. Tanımlarla, açıklamalarla, önermelerle, önerme sonuçlarıyla, kanıtlamalarla ve notlarla örülü içeriği, insanın bu eseri çoğu felsefe kitabından ayrı bir rafa yerleştirmesini, zihninin en açık ve en berrak anında o raftan alıp okumaya başlamasını, hatta bütün kitabı bitirdikten sonra tekrar başa dönüp bu kez daha ayrıntılı bir bakış açısıyla okumasını gerektirir. Bu yüzden belki de ancak Spinoza’yla karşılıklı oturup konuşarak, tartışarak, dura dura, sindire sindire okununca kavranabilecektir. O vakit görülecektir ki, aslında Ethica’nın o yoğun mantık örgüsü içine gizlediği tek bir hedefi vardır: insan aklını varlığın en üst bilgisine erişecek kıvama getirmek ve bu şekilde insana sonsuz bir mutluluk yaşatmak…
  • Mustafa Kemal A
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    566,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk’ün, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışından itibaren kongreler ve Kurtuluş Savaşı’nı, Lozan Konferansı ve saltanatın kaldırılmasını, TBMM’nin açılışı ve Cumhuriyet’in kuruluşunu, CHP’nin oluşumu ve Terakkiperver Fırka’nın kapanışını, kısacası 1919-1927 arasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihini anlattığı büyük bir eserdir. Milli Mücadele’nin ve devrimlerin hangi koşullarda yapıldığını, farklı görüşlere ve tartışmalara da dikkat çekerek, bütün açıklığıyla ortaya koyan Atatürk, nutkun sonunda gençliğe seslenir. Gençliği, kutsal bir armağan olarak bıraktığı bağımsız Cumhuriyet’i sonsuza dek korumak ve savunmakla görevlendirir. Bu büyük eser, ana hatları ve kritik detaylarıyla rahatça okunabilmesi için, günümüz Türkçesine çevrildi ve akıcı bir anlatıma kavuşturuldu.
  • ECE AYHAN
    metin
    2 Ayrım
    107,29 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ortodoksluklar Ece Ayhan’ın üçüncü kitabı. 27 parça düzyazısal şiirden oluşan kitap, Memet Fuat yönetimindeki “de Yayınevi” tarafından yayımlanışından elli yıl sonra, Ahmet Soysal, Sezer Tansuğ, Ender Erenel’in kılavuz yazılarıyla özel bir baskıya kavuştu. 1960’larda Divan şiirine, Yunan mitolojisine, toplumsal olgulara, folklora, güncel siyasete yönelen şiirimizde aykırı bir yol tutar Ece Ayhan. Protopop Avvakum’un Hayatım (1946), Metin And’ın Bizans Tiyatrosu (1962) gibi kaynaklardan beslenen, göndermelerle yüklü, yoğun, karanlık ve politik sertlikler taşıyan bir şiir koyar ortaya. Türk şiirinin marjlarını oluşturan Ortodoksluklar, “konuşmaların uzun saltanatlısı”, elli yıldır sürüyor. “Ortodoksluklar, Ece Ayhan’ın şiir yazısında bir uç noktayı temsil ediyor.” Ahmet Soysal “Ece Ayhan iyi etmiş de ortodoksluklar etmiş. Kendini birdenbire başka bir ülkede bulan şaman büyücüsü gibi bâtıl bir yabancı.” Sezer Tansuğ “Ortodoksluklar’daki şiirlerin öbürlerine bakımla daha kapalı olduğu, daha güç anlaşıldıkları gelebilir aklımıza. Ama aslında Ece Ayhan bu şiirlerde biraz açılmıştır, aydınlıklaşmıştır.” Ender Erenel

Sayfalar