Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2497 sonuçtan 2251 - 2260 arası görüntüleniyor.
  • Nevzat Tarhan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    287 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sema Özer
    Yaşadığı döneme baktığımızda Yunus Emre’nin sadece bir derviş, bir halk şairi, bir mutasavvıf değil, aynı zamanda adeta bir psikolog olduğunu görürüz. O yalnızca halkın sanat zevkini tatmin ettiği için “Yunus” olmamıştır. Nefesinin bugün hâlâ bu kadar canlı olmasında en büyük etken insanların psikolojik ihtiyaçlarını gidermesidir. Anadolu insanının travmalarını çözen, toplumsal huzuru sağlayan ve yeni bir kültür iklimi adeta bir “Yunus iklim kuşağı” oluşturan bu büyük halk ozanı aslında bugünün insanına çok şey söylüyor! Nevzat Tarhan Mesnevi Terapi’den sonra Yunus Terapi ile bizlere Yunus Emre’nin şiirinin günümüz insanın ruhsal yaralarını nasıl sarabileceğini, toplum psikolojisini nasıl onarabileceğini keşfetmeye davet ediyor. Yunus Emre’nin şiirlerinden yansıyan bilgeliğe çok ihtiyacımız var... Aşk insanı karmakarışık eder; dün, bugün, yarın iç içe geçer. Ateşlerde yakar. Yakar ama içindeki cevherin de çıkmasını sağlar. Âşık olan varlık evini terk edip yokluk evine girer. Yokluğa erdiğindeyse her şeyi terk eder, kendini suda, toprakta bulur, Yaradan’ın denizinde erir. Aşk başta ateştir. Ateş, kibir ve gücü temsil eder. Ama bu ateşte yandıkça suya, toprağa dönüşürsün. Sabrı, kanaati, alçak gönüllüğü, edebi öğrenirsin. Aşk ilinde ahlak eğitimi vardır. Aşktan ahlaka giden bir yoldur bu…
  • Mahmud Sami Ramazanoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    191,09 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ebu Ali el-Cürcani demiştir ki: İstikamet talibi ol, keramet talibi olma. Nefsin seni keramet talebine tahrik eder. Senden istenecek olan ise istikamettir ki aslında en büyük keramet odur. İstikamet de Halik'in kulluğunda ve O'nun dininin hizmetinde bulunmakla olur. Harikalar izhar etmekle değil! Hazreti Hüdayı -kuddise sirruh- demiştir ki: İstikamet, şeriatın, tarikatın, ma'rifetin ve hakikatın mertebelerinden her birinin hakkını tamamıyle ifa etmeksizin tahakkuk etmez. Şeriatin hakkına riayet, ahkamını doğru anlayıp her birini yerli yerince yaşamaktır. Tabiat mertebesinde istikamet şeriate riayetle olur. Nefs mertebesinde istikamet tarikata riayetle olur. Ruh mertebesinde istikamet ma'rifete riayetle olur. Sırr mertebesinde istikamet ma'rifet ve hakikate riayetle olur. Bunlara yerli yerince ve birbirine karıştırmadan riayet etmek son derece zordur. Bu sebeble Resulullah -sallallah- lahu aleyhi ve sellem- "Hud suresi beni ihtiyarlattı" buyurmuşlardır.
  • Nilüfer Bıyıklı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    219,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Sonunda yabancı oldun Bilemediğim, anlayamadığım rüyalarım oldun Yabancılaştığım hayallerim oldun Ben kokunu alamadımda kör Yüzüne doyamadığımda sağır Sesini duyamadığımda biraz kor biraz da gazi oldum “Ben yalancı değilim, gerçekten seni sevdim“ diye haykırdığında, affeden “Özledim“ dediğinde dindiren “Korkuyorum“ dediğinde güçlü olan kadının ben oldum Sen Karagöz-Hacivat, sen Tommix-Teksas, sen Red kit, sen Guliver Sen hayal kahramanlar oldun...
  • Kemal Bek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    13,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esra Nur Dağcı
    Batan bir gemideki insanlar tam o sırada oradan geçen yunusları görür. Yunus sürüsü insanlara yardım etmek için onları sırtında taşıyarak karaya bırakır. Sürüden bir yunusun sırtına binen insan değil maymundur. İşte o maymun ve yunusun konuşmaları dinlenmeye değer bir hikayedir.
  • Lillian Cheatham
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    805,93 KB
    Eser Türü: Kitap
    “Size uygun bir iş bulmanız biraz güç olabilir,” dedi Miss Posenby, ağır ağır. Kaşlarını hafifçe çatmış, Önündeki kağıtlara bakıyordu. “Yalnızca üvey babanızın yanında çalışmış olmanız yeterli bir iş tecrübesi sayılmayabilir. Ama çalışma alanındaki beceriniz kuşku götürmez. Daktilo ve steno sınavlarım başarıyla verdiniz.” Juliet hafifçe gülümsedi. “Hızlı olmak zorundaydım,” diye açıkladı. “Babam dikte ettirmeye başladığında ara vermekten hiç hoşlanmazdı. Yoksa düşüncelerini sistemli bir biçimde aktarma yeteneğini yitirirdi. Gece yarısı çalışmaya başlayıp şafak sökünceye kadar devam ettiği olurdu.”
  • Sümeyye Özgen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    40 Ayrım
    770,85 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Seslendiren: Uğur Subaşı, Mustafa Cihat, Esra Yurt, Betül Kumru...
    Konusu yok.
  • Nihat Genç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    461,66 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Zafer Ulusan
    Bu topraklarin bagimsiz ve usta kalemi nihat genc bu kitabinda kendinehas uslubuyla memleket meselelerini tartisiyor.
  • Gülten Dayıoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    365 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gönül Yaşar
    Çocuklar ayaza aldırmadan, okul bahçesinde koşuşup duruyorlardı. Yanakları al al olmuş, burunları kızarıp dudakları morarmıştı. Soğuk yel dikenli çalı gibi bedenlerini dalayıp geçiyordu. Bahçedeki yağmur birikintileri donmuştu. Çocuklar çukurların üstünü kaplayan ince buz katmanlarını kırma yarışına girişmişlerdi. Buzlar ayaklarının altında çıtır çıtır çatlayıp dağıldıkça, sevinçten uçuyorlardı. Böylece bahçede kuş gözü kadar çukurlarda bile buz komadılar, ezdiler, dağıttılar. Deri çukurlardaki donmuş yüzeylerin altında su doluydu. Bunları kırarken, dizlerine dek sulara battılar. Lastik ayakkabıları, el örmesi nakışlı yün çorapları, pantolon paçaları sırılsıklam oldu...
  • Cengiz Dağcı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    136,23 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Cengiz Dağcı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    420 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuba Soner
    “Bitti. Esirlik yılları bitti artık. Ömrümde ilk defa hür hissediyorum kendimi. Hür insanların yaşadığı topraklardayım. Ölüm korkusu, işkence korkusu bıraktı yakamı. Yıllarca peşinde koştuğum hürriyete kavuştum, ama içim neden kapalı? Kendimi bildiğim anda kaybettiğim yaşama sevincine neden kavuşamadım yeniden? Yurdunu kaybeden adam için hürriyetin bile bir manası kalmadığını şimdi anlıyorum. İçinde doğduğum, gülüp oynadığım yerlerde benim dilim konuşulmuyor artık. Bir zamanlar, o topraklarda dilimi konuşan insanların ne olduklarını da bilmiyorum. Son fırtına, ağacı devirdi. Bizler, uçurduğu birkaç yaprak, boşlukta yolunu şaşırmış, ümitsiz ve şaşkın, meçhul bir geleceğe doğru, yalpa vurup duruyoruz.”

Sayfalar