Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2590 sonuçtan 2251 - 2260 arası görüntüleniyor.
  • İbrahim Tenekeci
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    717,84 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Saba Melike KÜÇÜK
    Yağmur dünyanın her yerine aynı dilde yağar. Güneş hep aynı anlama gelir.Toprak daima topraktır. Fakat insan başkadır.Toprağı kıymetli yapan, yağmuru Rahmet bilen, suya azizlik payesi veren insandır. Her birimiz bir alemiz.Eşref-i mahlukat.Şahsiyet, bunu bilmek ve ona göre yaşamaktır.
  • Donna Leon
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    871,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Ruhi Kafesçioğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    843,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gökçenur Mürtezaoğlu
    Mimarlık, iç mimarlık, şehircilik, kentleşme, peyzaj tasarımı, arkeoloji, kültür, sanat vb. konu başlıklarında kitaplar yayımlayan YEM Yayın’ın, Yüksek Mühendis Mektebi’nden İstanbul Teknik Üniversitesi’ne – Bir Dönüşümün Öyküsü ve Anılaradlı yeni kitabı çıktı. Kitapta Yüksek Mühendis Mektebi’nden İstanbul Teknik Üniversitesi’ne geçişi ve buradaki mimarlık fakültesinin oluşumuna tanıklık eden 1936-1946 yılları arasındaki dönemi anlatan Ruhi Kafescioğlu; gelişmeleri, kendisinin ve o dönemde okumuş öğrencilerin kişisel gözlemlerine, anılarına ve arşiv belgelerine dayanarak aktarıyor. Ruhi Kafescioğlu bu anlatısını, bir yandan da Osmanlı İmparatorluğu döneminde kurulup Cumhuriyet’in ilk yıllarında eğitim vermeyi sürdüren ve İTÜ’nün de köklerini oluşturan kurumların kısa açıklamalı kronolojik sıralamasıyla tarihsel bir çerçeveye oturtuyor. Kitapta ayrıca, 1943 Arı Yıllığı’ndan karikatürler, fotoğraflar ve ek olarak dönemle ilgili önemli arşiv belgeleri yer alıyor. Ruhi Kafescioğlu, Türkiye’deki mimarlık eğitiminin temellerinin atıldığı bu kurumdaki öğrenciliği ve akademisyenliğe yeni adım attığı dönemdeki hocaları Hamit Dilgan, Nurettin Münşi Algan, Salih Murat Uzdilek, Langland, Mehmet Emin Kalmuk, Malik Sayar, İlhami Civaoğlu, Kerim Erim, İhsan İnan, Ziya Kocainan, Fikri Santur, Said Kuran, Clemens Holzmeister, Gustav Oelsner, Emin Onat’ı da genç kuşakların tanıyabilmesi amacıyla ayrıntılarıyla anlatıyor.
  • Ömer Seyfettin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    224,77 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hilal Mertcan
    Ömer Seyfettin, konusunu günlük olaylardan, hatı¬ralardan, tarih, masal ve efsanelerden alan etkileyici hikâyeler yazmıştır. Ömer Seyfettin okumaları, yetişme çağındaki nesillere tarihsel perspektife sahip bir bilinç ve dil zevki kazandırır. Yüksek Ökçeler’de görmeye değil, bakmaya odaklanmış insanlar vardır. Zihinlerini çevrelerinde ne olup bittiğini kavramaya kapatmıştır bu insanlar. İyi ve doğru gö¬rünen yanlışların üzerine mi gidilmelidir, yoksa Hatice Hanım gibi cehaletin mutluluğu mu tercih edilmelidir?
  • Philip K. Dick
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ve eğer Almanlar ve Japonlar, biri batıdan diğeri doğudan ABD'yi işgal etselerdi. lOrtaya çıkan, Nazi vahşetinin ve muhafazakar Japon imparatorluğu şiddetinin hüküm sürdüğü bir kabus mu olurdu, yoksa bugünküne çok benzeyen, içinde yaşayan, seven, para kazanmaya çalışan, acı çeken insanların yaşadığı bir dünya mı? Dick bize böyle bir dünyayı "işgalci" bir Japonun gözünden anlatıyor.
  • Philip K. Dick
    metin
    3 Ayrım
    1,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ve eğer Almanlar ve Japonlar, biri batıdan diğeri doğudan ABD'yi işgal etselerdi. lOrtaya çıkan, Nazi vahşetinin ve muhafazakar Japon imparatorluğu şiddetinin hüküm sürdüğü bir kabus mu olurdu, yoksa bugünküne çok benzeyen, içinde yaşayan, seven, para kazanmaya çalışan, acı çeken insanların yaşadığı bir dünya mı? Dick bize böyle bir dünyayı "işgalci" bir Japonun gözünden anlatıyor.
  • Philip k. Dick
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    448,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Taner Gürkan
    KD’nin en tanınmış romanı 1963’te Hugo ödülünü kazanan Yüksek Şato’daki Adam, Amerika’nın İkinci Dünya Savaşını kaybettiği Almanya ve Japonya’nın savaştan galip çıktığı alternatif bir evrende geçiyor. 1962’lerin Amerika’sında tepetaklak olmuş bir dünyanın, kimliklerini kaybetmiş insanların ve kehanet kitabı I Ching’in başrolde olduğu bir roman. Philip K. Dick’in kaybolmuş karakterleri aracılığıyla zamanın, tarihin ve gerçekliğin doğası nedir sorusunu ele aldığı felsefi ve bir o kadar da hüzünlü metin. Gerçek dediğimiz şey nedir ki?
  • Behiç Ak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    14.7 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gülay Yalçın Çakmak
    Ayşe ile Ahmetin babası, köyün yaşlı çınar ağacına benziyordu: Hem dev gibiydi, hem de olduğu yerde uyu babam uyu! Yüksek tansiyon hastasıydı da ondan elbette. Bir gün çınar kuruyunca, çocukları aldı mı bir telaş! Yoksa, yaşlı ağacın da mı tansiyonu yükselmişti?..
  • Murathan Mungan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    41 Ayrım
    709,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zübeyde Yükseler
    Bu hacimli kitap orta yaşın kıyısındaki yalnız bir kadının 5 yaşında bir kız çocuğuyla başbaşa geçirdiği beş günde geçiyor. Kolay üstesinden gelinmiş bir zaman dilimi değil ama. Adeta minyatür bir günümüz kadın prototipi olan minik Tuğde ile yaşadıkları roman kahramanı açısından zengin ama ıstıraplı bir deneyime dönüşüyor ilerleyen sayfalarda. Yüksek Topuklar, Murathan Mungan'dan İstanbul, özellikle de Beyoğlu ekseninde gezinen uzun bir gözlem ve deneyim kılavuzu olarak okunabilir. Bundan birkaç yıl önce yazmaya karar vermiştim bu öyküyü. Güzel ve uzun bir öykü olsun istemiştim. Her zamanki gibi onca iş, onca uğraş girdi araya; gündeliğin hayhuyunda başka öyküler, başka öykücükler; yalnızca yazılan, yazılmayı bekleyenler değil, yaşananlar da geçit vermedi... Sonunda, "Bir gün yazarım, nasıl olsa bir gün yazarım," diye beklettiklerimden biri olup çıktı bu da... Kimi zaman, yazdığımda, kim bilir nasıl müthiş bir kitap olacağını düşleyip, heyecanlandıklarımdan biri olarak geliyordu aklıma; kimi zaman da yazamadıklarımın yüreğimi daraltan ağır çeki taşlarından biri olarak... Bu tür "muhasebeler" içinde bulunduğum ruh haline göre değişiyordu; belki yazacağı onca �eyi üst üste yığıp yıllar boyu onlarla birlikte gezen bütün yazarlarda böyle oluyordur. Artık onları bilemem. Ama her zaman söylerim, yazıp da, düşlediklerinizin ne kadarını yazabildiğinizi görmektense, "bir gün yazdığımda nasıl müthiş bir şey olacak kim bilir!" diyerek kendinizi geleceğe ertelemeniz daha heyecan vericidir. Bilirsiniz, insanları heyecanları yaşatır. Buraya kadar söylediklerimden benim bir yazar olduğumu düşünmüş olmalısınız; hayır, değilim, ama öyle zannedilmek hoşuma gidiyor. Aslında yazıya gönül vermiş olduğumu, boş zamanlarımda, nasıl derler, "kendi çapımda" öyküler, öykücükler, çeşitli denemeler yazdığımı, ne yazık ki, ancak birkaç yakınım biliyor. Onların da pek ciddiye aldığını sanmıyorum. Başarılı bir grafikerim, işime çok asılmamakla birlikte fena para kazanmıyorum; bunların bana yettiğini düşünüyor olmalılar. Yazdıklarımdan, yazmaya çalıştıklarımdan kimselere pek söz etmem; hem kendimi sahiden bir yazar olarak görmeyişimden kaynaklanıyor bu -insan kendini bir yazar gibi hissetmezse, başkaları için nasıl ikna edici olabilir?-; hem de heyecanlarıma kapılıp birkaç kez anlatacak gibi olduğumda, karşılaştığım genel bir kayıtsızlık, umursamaz tavırlar ya da anlattıklarımın başkaları tarafından inançsız gözlerle dinlenmesi, beni bu konuda iyice ürkek yaptı. Ben de bu arzumu kendime saklamaya karar verdim. Eğer günün birinde iyi bir kitap yazabilirsem, hepsinden öcümü almış olacağım. (Kitabın İçinden)
  • Murathan Mungan
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    4,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu hacimli kitap orta yaşın kıyısındaki yalnız bir kadının 5 yaşında bir kız çocuğuyla başbaşa geçirdiği beş günde geçiyor. Kolay üstesinden gelinmiş bir zaman dilimi değil ama. Adeta minyatür bir günümüz kadın prototipi olan minik Tuğde ile yaşadıkları roman kahramanı açısından zengin ama ıstıraplı bir deneyime dönüşüyor ilerleyen sayfalarda. Yüksek Topuklar, Murathan Mungan'dan İstanbul, özellikle de Beyoğlu ekseninde gezinen uzun bir gözlem ve deneyim kılavuzu olarak okunabilir. Bundan birkaç yıl önce yazmaya karar vermiştim bu öyküyü. Güzel ve uzun bir öykü olsun istemiştim. Her zamanki gibi onca iş, onca uğraş girdi araya; gündeliğin hayhuyunda başka öyküler, başka öykücükler; yalnızca yazılan, yazılmayı bekleyenler değil, yaşananlar da geçit vermedi... Sonunda, "Bir gün yazarım, nasıl olsa bir gün yazarım," diye beklettiklerimden biri olup çıktı bu da... Kimi zaman, yazdığımda, kim bilir nasıl müthiş bir kitap olacağını düşleyip, heyecanlandıklarımdan biri olarak geliyordu aklıma; kimi zaman da yazamadıklarımın yüreğimi daraltan ağır çeki taşlarından biri olarak... Bu tür "muhasebeler" içinde bulunduğum ruh haline göre değişiyordu; belki yazacağı onca şeyi üst üste yığıp yıllar boyu onlarla birlikte gezen bütün yazarlarda böyle oluyordur. Artık onları bilemem. Ama her zaman söylerim, yazıp da, düşlediklerinizin ne kadarını yazabildiğinizi görmektense, "bir gün yazdığımda nasıl müthiş bir şey olacak kim bilir!" diyerek kendinizi geleceğe ertelemeniz daha heyecan vericidir. Bilirsiniz, insanları heyecanları yaşatır. Buraya kadar söylediklerimden benim bir yazar olduğumu düşünmüş olmalısınız; hayır, değilim, ama öyle zannedilmek hoşuma gidiyor. Aslında yazıya gönül vermiş olduğumu, boş zamanlarımda, nasıl derler, "kendi çapımda" öyküler, öykücükler, çeşitli denemeler yazdığımı, ne yazık ki, ancak birkaç yakınım biliyor. Onların da pek ciddiye aldığını sanmıyorum. Başarılı bir grafikerim, işime çok asılmamakla birlikte fena para kazanmıyorum; bunların bana yettiğini düşünüyor olmalılar. Yazdıklarımdan, yazmaya çalıştıklarımdan kimselere pek söz etmem; hem kendimi sahiden bir yazar olarak görmeyişimden kaynaklanıyor bu -insan kendini bir yazar gibi hissetmezse, başkaları için nasıl ikna edici olabilir?-; hem de heyecanlarıma kapılıp birkaç kez anlatacak gibi olduğumda, karşılaştığım genel bir kayıtsızlık, umursamaz tavırlar ya da anlattıklarımın başkaları tarafından inançsız gözlerle dinlenmesi, beni bu konuda iyice ürkek yaptı. Ben de bu arzumu kendime saklamaya karar verdim. Eğer günün birinde iyi bir kitap yazabilirsem, hepsinden öcümü almış olacağım.

Sayfalar