En Son Eklenenler

Toplam 58872 sonuçtan 22871 - 22880 arası görüntüleniyor.
  • Alein Kentigerna
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    753,36 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Polisiye Roman, Roman/Öykü
    Konusu:
    1743 yılında, Rio de Janeiro'ya musallat olan bir seri katil, bir ay içinde kurbanları arasında fakir köylülerin, din adamlarının, kontların ve polis şeflerinin olduğu bir düzine kadar insanı vahşice öldürür. Katil, öldürdüğü insanların yanına hep aynı kanlı imzayı karalamaktadır: "Ben Mesiha Daggala'yım, Ölüm Peygamberi." Rio valisi bu vahşi cinayetleri çözebilmesi için bir yıl önce polis teşkilatından kovulmuş, alkolik ve esrarkeş Yüzbaşı Alvaro'yu göreve çağırmak zorunda kalır. 18. yüzyılın korkunç Engizisyon Mahkemesi, işlenen cinayetleri önceden haber veren yüzü maskeli gizemli bir ressam, ilk bakışta herkesi kendine âşık eden güzeller güzeli bir kontes, şeytana taptıkları gerekçesiyle diri diri yakılan bilim insanları... Tüm bunların karşısında ise hayattan vazgeçmiş; kendini, çektiği vicdan azabı kuyusunun içine hapsetmiş mutsuz bir polis ve masum insanları vahşice doğrayıp öldüren; dine, topluma ve uygarlığa karşı savaş açmış, cani ve zeki bir katil. Belki de Deccal'in ta kendisi... Tutkulu bir aşkın gözyaşlarıyla kavrulmuş, ıssız ve ümitsiz insanlar… Acı ve merhametsizlikle yüklü bir dünyanın ortasında sıkışıp kalmış günahkâr arzular… Ve bu günah dolu dünyanın ortasında vahşete susamış, kılıcını kınından çekmiş acımasız bir katil! Ölüm Peygamberi… Uykularınızı kaçıracak kadar karanlık, puslu, kanlı ve sürprizlerle dolu, gizemli bir polisiye… (Tanıtım Bülteninden)
  • ALEİN KENTİGERNA
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    1835 yılı Fransa... İçinde karanlık sırlar saklayan bir malikâne. Blanc de Venue Malikânesi. Lanetli bir uçurum... Yirmi yıl önce uçurumun dibinde ölü bulunmuş bir kadın. Belki de arkasında ölümcül sırlar saklayan gizemli bir cinayet... İntikam almak için geçmişin karanlık anılarını ortaya çıkarmak zorunda olduğuna inanan, inatçı ve çatal yürekli bir evlat. Geçmişini gizlemek zorunda kalan gizemli bir doktor. Lanetli bir sır! Şüphe yüklü bir aşk! Ve geçmişin ürkütücü sisleri arasından çıkıp gelmiş kötü ruhlu bir adam... Sırlarla örülü, heyecan dolu bir öykü! Gerilimi ve gizemi iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Belki de şimdiden benzerlerinin arasında kendine çok üstün bir yer edinecek olan, türünün en gizemli romanlarından biri... Okuyan herkesi kolayca etkisi altına alacak, finaliyle ters köşeye yatıracak, büyüleyici, tüyler ürpertici bir roman. Soluğunuz kesilecek. Hayran kalacaksınız.
  • Alper Bilgili
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    550,64 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    Alper Bilgili bu çalışmasında, bilimin doğasını, amaçlarını ve meşru sınırlarını Richard Dawkins, Sam Harris ve bilhassa yeni-ateizmin Türkiye’deki en önemli temsilcisi olan Celâl Şengör’ün bilim anlayışları üzerinden tartışmayı hedeflemektedir. Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de geniş bir okur kitlesine sahip olan yeni-ateist düşünürler, metafizik ve ideolojik kaygılarla doğa bilimlerinin amacını ve sınırlarını yanlış bir şekilde tasvir etmekte, doğa bilimlerinden toplumsal meseleler de dâhil olmak üzere her konuda rehberlik yapmasını beklemekte, doğa bilimleri dışında kalan bilgi türlerini küçümsemekte hatta gayrimeşru ilan etmekte, bilimi özcü bir yaklaşımla dinin tam karşısına yerleştirmekte, bilim ve din arasında kurdukları bu dikotominin bir sonucu olarak sekülerleşmeyi hızlandırıcı sosyal politika taleplerinde bulunmaktadırlar. Sonuçta, yeni-ateist düşünürler, okurlarını bilimin niteliği ve işleyişi konusunda yanlış bilgilendirmekte, daha da vahimi, bilimi metafizik ve ideolojik pozisyonlarının sözcüsü olmaya zorlayarak bilimin toplum nezdindeki itibarını zedelemektedirler. Yeni-ateist düşünürlerin, bilime ve bilhassa bilim-din ilişkisine dair iddialarının sosyoloji ve felsefenin sunduğu teorik araçlarla değerlendirildiği, bilimin ideolojik kaygılarla araçsallaştırıldığının tarihsel verilerle gösterildiği bu kapsamlı ve nitelikli çalışmanın, Türkçe literatürde önemli bir açığı kapatacağı rahatlıkla söylenebilir.
  • Amanda Hodgkinson
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    926,06 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Her savaş bir kaybediştir... Kimi sevdiğini, kimiyse benliğini kaybeder... Silvana ve Janusz, yeni evli bir çifttir ve bu mutlu evliliklerini bir bebekle taçlandırmışlardır. Ancak II. Dünya Savaşı'nın başlayıp Varşova sınırlarına kadar ulaşmasıyla, o huzurlu günler de geride kalır. Janusz, ülkesini savunmak için Polonya birliklerine katılırken, Silvana'ya da küçük oğlunu korumak adına tüm zorluklarla mücadele etmek düşer. Aradan geçen kâbus dolu altı yılın ardından Silvana, sekiz yaşındaki oğlu Aurek ile birlikte bir deniz yolculuğuna çıkar. Janusz, onların Polonya'dan İngiltere'ye gelmelerini istemiştir. Artık barışın hüküm sürdüğü topraklarda yeniden bir arada olacaklardır. Bir 'aile' hayali ise Silvana'nın biricik oğlu Aurek için gerçekleştirmek istediği tek şeydir. Fakat ne Silvana ne de Janusz, eskiden oldukları kişilerdir artık. Mutlu bir aile tablosu çizmeye çalıştıkları her an, beraberinde getirdikleri sırların ağına takıldıklarının farkındadırlar. Ya umuda yelken açıp bu sır ağından birlikte kurtulacaklardır ya da onun kendilerini dibe çekmesine göz yumacaklardır. İhanetin, sevginin, şefkatin ve annelik duygusunun birlikte harmanlandığı yürek burkan bir roman... -22- Britanya Yolu, savaş sancısıyla dağılan bir ailenin toparlanış öyküsünü etkileyici bir dille anlatıyor. "Anne ve çocuk arasındaki o kopmaz bağı konu alan bu romanı kolay kolay unutamayacaksınız." The New York Times Book Review
  • Anne Wiazemsky
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    412,37 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Marie Belgorodski, köklerinden kopmuş binlerce insanın, geçmişinden habersiz yaşayan binlerce çocuğundan biridir. Bir gün karşısına elinde bir "Kader Kitabı"yla Vassili Vassilev çıkar ve Marie'yi yirminci yüzyılın başlarına, Çarlık Rusyası'na, ailesinin malikanesine götürür. Tarihin düğümlendiği günlerdir, Rusya'da çarlık düzeni yıkılmak üzeredir; Rasputin öldürülmüş, Birinci Dünya Savaşı patlamıştır. Rusya'nın iç yapısındaki toplumsal deprem bütün sistemleri sarsmakta, büyük topraklara sahip, soylu, varlıklı, görgülü, adil ve yardımsever Belgorodski ailesi de bu çalkantıların içinde savrulmaktadır. "Kader Kitabı"nın sayfalarını çeviren Marie, unutulmuş bir evrenin içinde bulur kendini. Adrişka, İgor, Nathalie, Ekaterina'yla, "Bir Avuç İnsan"la tanışır; şimdi susmuş ağızlardan onların gençliklerini, mutluluklarını, korkularını dinler. Marie için kendine dönüş yolculuğudur bu. Anne Wiazemsky duygulu kalemiyle dağınık aile fotoğraflarını bir araya toplayarak tarihsel ve duygusal bir yolculuğa çıkıyor, yirminci yüzyıl başı Rusya'sıyla bugünün insanını bir araya getiriyor, dünyanın değiştiği günlerin panoramasını canlandırıyor.
  • Antonio Skarmeta
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    391,17 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Şili'de, General Augusto Pinochet dönemi. Bir felsefe öğretmeninin oğlu olan lise öğrencisi Nico, babasının sınıfta ders anlatırken Pinochet'nin dikta rejimince acımasızca tutuklanmasına tanık olur. Nico'nun sevgilisinin babası olan Bettini, aynı zamanda Nico'nun babasının en yakın arkadaşıdır ve rejim tarafından işkence edilip kara listeye alınmış sol görüşlü bir reklamcıdır. Bettini son derece tuhaf bir taleple karşılaşır: İçişleri Bakanı, ülkenin kaderini belirleyecek referandumda ondan "Pinochet'ye Evet" kampanyasını yürütmesini istemektedir. Ama bu tekliften saatler sonra bu kez 16 fraksiyondan oluşan muhalefet cephesi de kendisine "Pinochet'ye Hayır" kampanyasını yürütmesi teklifiyle gelir. Maddi-manevi güç durumda olan Bettini, Pinochet diktasının sunduğu cezbedici ücretle ilkeleri arasındaki bir yol ayrımındadır. Gökkuşağı Günleri'yle Planeta-Casamérica ödülünü 2011 yılında kazanan, Şili Ulusal Edebiyat Ödülü sahibi ünlü yazar Antonio Skármeta, bir diktatörün demir yumruğu altında inleyen Şili'nin içine düştüğü karanlığı ve bu karanlığın içinde çıkış yolu arayan gençliğin buhranlarını Latin Amerika edebiyatına özgü hayat dolu bir dille anlatıyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Belinda Alexandra
    metin
    2 Ayrım
    1,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Büyüleyici bir öykü… Rus devriminin ardından Beyaz Rus aileleri için bir sığınak yeri haline gelen Çin’in Harbin Bölgesi… Eşini kaybettikten sonra kızı ile birlikte kendi küçük dünyasını kuran Alina… Ve annesinin vermek zorunda kaldığı bir karar sonucu hayatı tamamen değişecek olan Anya… İkinci Dünya Savaşı sonlarında patlak veren Japonya-Çin Savaşı’nın ortasında kalan anne-kız için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır… Birçok karakterin eşliğinde, Şanghay’dan Rusya’ya, Pasifik Okyanusu ortasındaki ıssız bir adadan Avustralya’ya uzanan, zengin olay ve tarih örgüsüyle ilgi uyandıran bu kitap; aşk, özlem ve bağışlamak üzerine kurulu bir masal gibi… Beyaz Gardenya, yeni bir efsanenin doğuşunu müjdeliyor! “Tek kelimeyle büyüleyici!” Daily Telegraph “Tutkulu ve çok etkileyici bir aile hikâyesi…” Australian Women’s Weekly “Kesinlikle elinizden bırakamayacaksınız!” NW “Belinda Alexandra, anneler ve kızları arasında ömür boyu varlığını koruyan o bağı, öylesine güçlü anlatmış ki…” Paullina Simons
  • Birol Tezcan
    metin
    2 Ayrım
    403,54 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Hastaneler umudun ve kederin, yaşamın ve ölümün birbiriyle tanıştığı, birbirine karıştığı mekânlar. Bazen bir müjdeyi duyurmak, bazen de yıkıcı bir kaybın haberini vermek için telaşla adımlanan hastane koridorları… Bu koridorlarda kendi derdinden birbirini görmeyen ya da kendi derdini unutup başkasının acısına içlenenler, hastalar, doktorlar, hemşireler, hastabakıcılar… Sayılı Gün kitabıyla bizlere kader mahkûmlarının hikâyelerini anlatan Birol Tezcan, usta kalemini bu defa hastanelerde mahkûm kalanlar için oynatıyor. Daha önce Biyopsinin Dondurma Üzerindeki Etkisi adlı kitapta bir araya gelen yirmi öykünün üzerine yedi öykü daha eklendi ve yirmi yedi öyküden oluşan Geçmiş Olsun kitabı ortaya çıktı. İnsan neye isterse ona inanır. Kendini mutlu edecek şeylere daha çabuk inanır. Sefer tasımızı, termosumuzu, yastığımızı, battaniyemizi bir de umudumuzu bekleyen hasta yakınlarına bırakıyoruz. Hastane koridorları umutsuz çekilmiyor.
  • Brad Parks
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Çocuklarınızın hayatta kalıp kalmaması alacağınız tek bir karara bağlı olsaydı, ne yapardınız? Saygın bir işi ve sevgi dolu bir ailesi olan Yargıç Scott Sampson’ın bütün yaşamı karısı Alison’dan gelen sıradan bir mesajla tamamen değişmek üzeredir. Scott, altı yaşındaki ikizlerini yüzmeye götürmek için okuldan almaya hazırlanırken, karısından çocukları kendisinin alacağına dair bir mesaj gelir. Daha sonra eve gidip biraz dinlendikten sonra Alison gelir, fakat bir sorun vardır: İkizler yoktur. Scott ve Alison ne olduğunu anlamaya çalışırken birden telefon çalar. Her ebeveynin en kötü kâbusu olan trajik gerçekle karşı karşıya kalırlar: Birileri Emma ve Sam’i kaçırmıştır ve şartları Scott’ın bir duruşmada verecekleri talimatlar doğrultusunda karar vermesidir. Bu noktadan sonra Scott kendisini sürekli gerçekle yalanın karıştığı ve köşe kapmaca oynadığı, en yakınlarından bile şüphelendiği korkunç bir oyunun içinde bulur. Scott, her şeye rağmen çocuklarını kurtarabilecek midir?
  • Fatma Barbarosoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    297,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din
    Seslendiren : Elif Solakoğulları
    Konusu:
    "Hürriyet sükûtta gizlidir, sükût yalnızlıkta! Özgür olmayı seçenler kelimelerin yükünden vazgeçenlerdir. Her türlü ses bağdır. Ve her bağ kelimelerden bir ağ kurar insanın dört bir yanına. Bütün bağlardan kurtulacak kadar özgürlüğe meftun olanlar susmalı mıdır? Evet. Onun içindir tasavvuf ehlinin halvete çekilmesi ve onun içindir sükûtu sözden yüce tutması. Özgürleşmek, insanın kendi özünün derinlerinde kulaç atmasıysa eğer önce kelimelerin yükünden kurtulunmalıdır. Kelimeler yüktür. O hiç bir şeyi anlatmaya gücü yetmeyen kelimeler."

Sayfalar