Yazara Gore Listeleme

  • Kurt Vonnegut Jr.
    metin
    2 Ayrım
    639,54 KB
    Eser Türü: Kitap
    Başkan Nixon ve Watergate; Sacco ve Vanzetti; ticaret birlikleri ve katılımcı demokrasinin ucu bucağı belirsiz harikalar diyarı... Bir göçmen ailesinin çocuğu olarak geldiği Amerika'da Harvard'a kabul edilecek kadar yol alan bir Alman yahudisi... Yetmişlerin sonundaki şenlikli kapitalizm manzaralarından komünist nümayişlerin kolu kanadı kırık ukdelerine kadar capcanlı bir panayır... Tekinsiz kehanetlerle beslenen şeytani bir anlatı ve Yeni Dünya'nın tüm nimetlerine sırtını dönmüş nankör bir kodes kuşu...
  • Paulo Coelho
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    995,82 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kazanan Yalnızdır'da Paulo Coelho, On Bir Dakika ve Zâhir'de öne çıkan temalara geri dönüyor. İçinde yaşadığımız dünyada, lükse ve ne pahasına olursa olsun başarıya olan bağımlılığımızın, yüreğimizin sesine kulak vermemizi engellediğini anlatıyor bize. Coelho okuru bu defa, kendi deyimiyle Sü­persınıf'ın -hayallerin gerçeğe dönüştüğü sinema ve moda dünyasına girebilenlerin- toplandığı Cannes Film Festivali'ne götürüyor. Bu ayrıcalıklı sınıfın bazı üyeleri zirveye ulaşmıştır ve konumlarını yitirmekten korkarlar: para, güç ve ün tehlikededir: çoğu insanın, bedeli ne olursa olsun, uğruna her şeyi yapmaya hazır olduğu değerler. Kitabın kahramanları bu modern gösteriş dünyasında buluşur: Rus milyoner İgor, Ortadoğulu moda devi Hamid, başrol peşinde Amerikalı aktris Gabriela, hayatının vakasını çözmeyi uman dedektif Savoy ve başarılı bir mankenlik kariyerinin eşiğindeki Jasmine. Dayatılan türlü hayalin yarattığı kargaşada, kendi kişisel hayalini belirlemeyi ve gerçeğe dönüştürmeyi kim başaracak?
  • Günhan Kuşkanat
    metin
    2 Ayrım
    328,36 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Sen konuştukça daha güzelleşirdin. Saçlarını tarasan taramasan güzelleşirdin, narçiçeği elbiseni giysen giymesen. Sonra sen tutar kendini bırakıverirdin bembeyazına çarşafların, bucakların, ellerin, memelerin çoğalırdı. Sonra yıldızlar büsbütün... Bir yerlerde olsan sen Saliha, bir gün kalkıp sana gelsem. İçimdeki bütün kötülüklerden, yorgunluklardan sıyrılıp kapına gelsem, bak desem bu kadar yalnızım işte... Gökyüzünün o ince uzun çizgisine baktım. Ağlayacaktım. Ne büyüktü, ne değişmez... İçimde bir şey bitiyordu... Koca koca taşlar düşüyordu içimde. Tutunmak... Rasim Dayı'nın denize baktığı yerden, ta ötelerden, uzak uzak, upuzun, dumandan bir iplik dağılıyordu. Bir uğultu duyuyordum kıyısız gemilerin uğultusuydu belki kırlangıçların... Kopuyordum... Bir Rasim'e baktım, bir uzağa. Deniz çağıldadı bir, martılar çağıldadı."
  • Colleen Houck
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    980,05 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kelsey Hayes, 18 yaşına basmak üzeri olan, annesi babası ölmüş, koruyucu ailesi ile kalan bir kızdır. 18 yaşına geldiği için, kendisine çok iyi davranan bu aileye daha fazla yük olmamak amacıyla iş aramaya başlar. Kendisini bir sirke yardım ederken bulur. Orada gösterilerde kullanılan bir Kaplan görür. Anında ona çekilir. Ve bir şekilde gösterilere yardım eden adamın yanında çalışmaya başlar. Kaplan'ın satılması sonucu onu alan adam, Hindistan'a götürmek için Kelsey'in yardımını ister. Birlikte yola çıkarlar. Ancak yolda Ren'i taşıyan aracın Ren'i bırakıp gitmesiyle, Kelsey ormanda onu izlemek zorunda kalır ve 350 yıllık bir sır ortaya çıkar. Ren aslında lanetlenmiş bir insandır. Kardeşi ona ihanet etmiş ve bu laneti beraber taşımaya mecbur kalmışlardır. Tekrar tamamiyle insan olmaları için tek şans Durga'nın seçilmiş kızının, Kelsey'in onlara arayışlarında yardım etmesidir
  • Katie Alender
    metin
    2 Ayrım
    579,02 KB
    Eser Türü: Kitap
    Alexis sorunlu lise yılları geçiren tipik bir öğrenci olduğunu düşünüyordu. Problemli evlilikleriyle uğraşan bir aile, oyuncak bebeklerine kafasını takmış on iki yaşında bir kız kardeş ve kendisinin anti-sosyal, anti-ponpon kız tutumu… Kız kardeşlerin birbirine yakınlaşmasını sağlayan bir olay sonrasında Alexis, sorunlu hayatının tehlikeli sulara doğru hızla kaydığını fark etmişti. Kız kardeşi Kasey her zamankinden de tuhaf davranıyordu: Mavi gözleri bazen yeşeriyor, oldukça eski kelimeler kullanarak konuşuyor, hatta zaman zaman kendinden de geçiyordu ve bu tuhaf davranışlarının farkında bile değildi. Oturdukları eski evde de garip şeyler oluyordu: kapılar kendi kendine açılıp kapanıyor, yanmayan ocakta duran su kaynıyor ve fişe dahi takılmamış havalandırma evi buz gibi yapıyordu. Alexis tüm bunların kendi aklının bir oyunu olduğuna inanmak istiyordu ama basit yanılsamalar olarak düşündüğü bu olaylar giderek ailesi, kendisi ve öğrenci başkanıyla arasında tomurcuklanmaya başlayan ilişki için tehdit oluşturmaya başlamıştı. Alexis, Kasey'i durdurabilecek tek kişiydi ama ya, bu yeşil gözlü kız artık Kasey değilse?
  • John Gray
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    583,30 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bilim Işığında Kefeni Yırtmaya Dönük Garip Arayış... Ölümsüzleştirme Kurulu'nda siyaset felsefecisi John Gray insanoğlunun ölümü yenme ve ölümsüz olma saplantısının iki farklı coğrafyada, farklı güdülerle ortaya çıkan iki sözde bilimsel versiyonunu parlak ve ürkütücü bir bakışla ele alıyor. Birincisi on dokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyıl başları İngiltere'sinde bir sevgi nesnesinin ölümünü kabul etmeyen ve onlarla medyumların otomatik yazıları, ruh çağırma seansları gibi yollarla ilişki kurduklarına inanan bir grup aydının, insan yaşamının bedensel ölümden sonra da sürdüğüne tutkuyla bilimsel kanıtlar arayışı. İkincisiyse oluşum halindeki Sovyetler Birliği'nde bilimin pek de uzak olmayan bir gelecekte ölümü yenebileceğine inanan "Tanrı Yapıcılar" adlı Bolşevik seçkinler çevresinin çabaları. Kitap adını Lenin'in cesedini yoğun mumyalama yoluyla ebedileştirmeyi amaçlayan "Ölümsüzleştirme Kurulu"ndan alıyor.
  • Guy de Maupassant
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    439,38 KB
    Eser Türü: Kitap
    Maupassant, öykü türünde olaya dayalı "Maupassant tarzı" öykü denilen bir çığır açmıştır. Natüralizmden etkilenmiş, daha çok, öykü türünde başarılı yapıtlar ortaya koymuştur. Yapıtlarında biçim, gözlem, içerik ve derinlik büyük bir uyum ve doğallıkla yer alır. Üç taneydiler ve üçü de öldüler! Niçin? Neden? Ben ne yapmıştım? İçimde başkaldırı doğdu. Ama korkunç bir başkaldırı. Ve sonra birdenbire gözlerimi, tıpkı bir uykudan uyanır gibi açtım. Ve anladım ki Tanrı, bir suçludur. Çocuklarımı neden öldürmüştü? Gözlerimi açtım ve onun öldürmeyi sevdiğini gördüm. O, bundan başka bir şey sevmez bayım. O, yalnızca yok etmek için yaşatır! Tanrı dediğin, bir kıyımcıdır bayım. Ona her gün ölü gerekir. Hem eğlencesini artırsın diye ölümü her kılığa sokmuştur. Aheste aheste, aylar ve yıllarca eğlenmek için küçük hastalıklarla kazaları yaratmıştır. Canı sıkıldığı zamanlar için salgınları, vebası, kolerası, boğaz yangıları, çiçeği ve benzerleri vardır. Bu canavarın bütün düşündüklerini hiç sayabilir miyim? Fakat bütün bu hastalıklar ona yine az geliyor. Çünkü vakit vakit kendisini savaşlarla oyalamaktadır. Hep iki yüz bin askeri yerde, kan ve çamurda çiğnenmiş, deşilmiş, kolları ve bacakları kopmuş, bir yola yumurta gibi düşen güllelerle kafaları kırılmış görmek için. Birbirlerini yiyen insanlar da yarattı. Ve sonra insanlar kendisine üstün olmaya başlayınca avlasınlar, boğazlasınlar ve yesinler diye hayvanları var etti. Bu da yetmedi. Bir tek gün yaşayan minicik yaratıklar, bir saat içinde binlercesi ölen sinekler, ezilen karıncalar ve daha düşünemeyeceğimiz neler, neler, ne akla gelmez şeyler ortaya çıkardı. Bütün bunlar birbirlerini vuruyor, birbirlerini avlıyor, birbirlerini kemiriyor ve boyuna ölüyordu. Tanrı da bakıyor ve eğleniyordu. Çünkü o her şeyi, en büyükleri olduğu gibi en küçükleri de, su damlalarındakiler kadar yıldızlardakileri de görür. İşte o, bunları seyrediyor ve keyifleniyordu.
  • Mihail Bulgakov
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    252,46 KB
    Eser Türü: Kitap
    1917 Rus Devrimi'ni izleyen çalkantılı yıllar yeni bir Sovyet gerçekliğini ortaya koyarken, dâhi zooloji profesörü Persikov da canlı organizmaların üreme hızlarını artıran ve onları devleştiren yeni bir "kızıl" ışın keşfeder. O sıralarda Sovyet cumhuriyetlerindeki bütün tavukları kırıp geçiren bir salgın patlak verince, Persikov'un henüz test edilmemiş buluşu bu soruna bir çare olarak görülür… Zira bilimde ilerleme ve bu sayede düşmanlarla rakipleri geride bırakma, Stalin döneminin yol gösterici ilkesidir… Stalin'in iktidara geldiği 1924 yılında yazılmasına karşın 1928'de geçen bu bilimkurgu, iktidarın ve bilginin kötüye kullanılmasının sonuçlarına işaret eden parlak bir sistem eleştirisidir.
  • Mihail Bulgakov
    insan sesi mp3 - Türkçe
    45 Ayrım
    1759,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
    1930’lu yıllarda Moskova’da sıcak bir bahar günü… Günbatımına yakın saatlerde Şeytan, iyi giyimli ve yabancı görünümlü bir beyefendi kılığında şehre iner ve kendini kara büyü uzmanı Profesör Woland olarak tanıtır.  Onun garip maiyetiyle birlikte gelişini, Sovyet başkentini kasıp kavuran bir dizi esrarengiz ve tekinsiz olay izler. Bulgakov 20. yüzyıl Rus edebiyatında çığır açan romanında, biri 1930’ların Moskova’sında, diğeri eski Kudüs’te geçen iki ayrı hikâye arasında baş döndürücü zikzaklar çizerek sürdürür anlatısını. Stalin rejiminin en karanlık günlerinde yazılan Usta ve Margarita, Sovyet yaşam tarzına yönelik keskin bir hiciv, dinsel bir alegori, komik bir fantezi olduğu kadar, dokunaklı bir aşk öyküsüdür de aynı zamanda. Bulgakov’un yaşamının son günlerine dek üzerinde çalıştığı roman, uzun süre yasaklanmış, yazarın ölümünden yıllar sonra, üstelik sansürlenmiş haliyle 1966’da yayımlanabilmiştir ancak.
  • Paul Auster
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    537,38 KB
    Eser Türü: Kitap
    Her yazar, kitaplarına kendini de saklar. Ama gün gelir satır aralarında anlatmaktan vazgeçer kendisini. Artık yaş kemale ermiştir. Yaşadıkları, yaşayamadıkları, düşleri, gerçekleri... Hesaplaşma zamanıdır. Paul Auster’ın kendi hikâyesine dönerek yazdığı Kış Günlüğü, sıradan bir yaşamöyküsü değildir, usta bir kalemden çıkmış roman gibi bir yaşamdır. Yazar bu kitabı neden yazdığını kendi cümleleriyle şöyle açıklar: “Ne de olsa zaman azalıyor. Belki de şimdilik hikâyelerini bir yana bırakıp hayatının anımsadığın ilk gününden bugüne kadar bu bedenin içinde yaşamanın nasıl bir duygu olduğunu incelemeye çalışsan iyi olur.”

Sayfalar