Yazara Gore Listeleme

  • Kazım Karabekir
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Terakki ve İttihat Cemiyeti, tarihimizin her zaman için iftihar edeceği bir teşekküldü. Onu sarsan, solduran; kendi tarihi adıyla İttihat ve Terakki, fırkacılık hayatına atılması ve kendi kendini aşındırması olmuştur. Cemiyetin bir uzvu sıfatıyla, onun bu vaziyete düşmemesi için, ben çok uğraştım; fakat cemiyetin bünyesine yapışan tufeyliler, hazıra konmak için o eski feragat sahibi başları, nabız tutmak sanatıyla hırs ve istibdat çukuruna sürüklediler. Cemiyetin şerefli tarihiyle fırkanın hata ve mesuliyetleri birbirine karıştırılmamalıdır. Fırka büsbütün başka bir teşekkül ve büsbütün başka bir istikamettir. Adeta İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin tereddiyi andıran bir istihalesidir. Bazı şahsiyetlerin her iki safhada rol almaları zihinlerde büyük karışıklıklar ve yanlışlıklara sebep olabilir. Ancak cemiyetin ve fırkanın tarihleri üzerinde yapılacak ciddi bir tahlil bize her ikisinin karakterlerini göstereceği gibi o şahsiyetlerin ihtilalci ve devlet adamı sıfatı ile rollerini ve kıymetlerini de bize anlatır."
  • Sema Ok
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    637,79 KB
    Eser Türü: Kitap
    Hiç kimse olaya kadınlar gözüyle bakmadı şimdiye kadar. Memleket mücadelesinde bir de kadınlar vardı... Her büyük kahramanlığın arkasında kadınlar yok mudur zaten? 'İttihat Terakki'ciler için sadece "Yeminliler" diyemeyiz. İttihat andı içip Kuran ve silaha el basan öncüler içinde yemine sadık kalmayanlar olduğu gibi, bu birliğin dışında, bu örgüte destek veren o kadar çok İttihat Terakki mensubu kadın var ki! Kimin İttihatçı, kimin karşıt olduğu konusu ayrı bir nitelik taşıyor. İttihat Terakki Fırkası'nın nasıl bir mücadele içinde olduğu ve bu alandaki kadınların rolü işlenen bir konu olmadı. Olmadı, çünkü gizliliği şiar edinmiş başlangıç şeması bütünüyle örgüt oluşumu veren üyelerin seçkin tavsiyelerle kabul edildiği İttihat Terakki gizliliği itibariyle "Erkeklere Mahsus" birleşimdi. Ölümüne ant içmiş İttihat Terakki üyelerinin gerek oluşum sırasında gerek Birinci Dünya Savaşı ve sonrasındaki çabalarında diğer aile fertlerini özellikle kadınlarını da kapsadığı görülüyor. Daha çok İttihatçı eşlerini öne alan ama bir yerden diğer aile fertlerine uzanan bu bağlantıda "Kadın"ların genellikle örgüt üyesi erkeklerin taşıdığı sorumluluk, gizlilik ve bunun getirdiği çeşitli baskı ve acıyı nasıl paylaştıklarını pek düşünmeyiz. Onlar yapılan her baskını, her gözaltını ya da her tutukluluk ile her darağacını onlar gibi yaşadılar,onlar gibi hissettiler. Bunu hissetmeleri için İttihat ve Terakki üyesi olmaları gerekmiyordu. Onların İttihatçı kadınları olmaları kafiydi. Ya da en azından bir kadın olarak,bir aile bireyi olarak bütün olup biteni yaşamış olmak da insani bir trajik olaydı. Bu yeminsiz kadınlar, her kapı çalınışında, her bir gölgenin uzanışında o kahredici ürpertiyi ve baskıyı hissetmediler mi? "Ne zaman, ne zaman" diye sormadılar mı? Günlerce, haftalarca bir tek satır, bir tek sözcük için uykusuz geceler yaşamadılar mı? Özetle ister istemez aynı saflarda eş olarak da olsa yer alacaklar ve önemlisi birikmiş korkularını, fedakârlıklarını hiç kimseye hissettirmeyeceklerdi. Aksine bir davranışın yaşadıkları hayata ve İttihatçı eşlerine yakışmaz bir onursuzluk olduğunu kabul ettiler. Kendilerine göre sırlarını saklayıp, mücadele ettiler.
  • Ala Sivas
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    439,70 KB
    Eser Türü: Kitap
    İtalyan sinemasının dünya sinema tarihine en büyük armağanlarından biri olan usta yönetmen Federico Fellini, "Sinemamız için izlenmesi gereken tek yol filmler yapmak, daha iyi filmler yapmak" sözleriyle gelecek nesillere ışık tutmaktaydı. Bugün Fellini'siz, Pasolini'siz, De Sica'sız ve daha pek çok ustanın yokluğunda yola devam eden İtalyan sineması, 60'lı yılların 'mucizevî filmler'ini geride bırakmış olsa da değişen endüstriyel dinamikleri, anlatısı ve yeni yönetmenleriyle adından söz ettirmektedir. İlk yıllardan günümüze dek İtalyan sinemasının tarihsel adımlarına ulusal tarih, siyasi değişimler ve ekonomik dinamiklerin penceresinden bakan İtalyan Sinemasına Bakış, ilk İtalyan filmi Roma'nın Fethi'nden son yılların uluslararası başarıları Gomorra ve Il Divo'yu da kapsayan bir kronolojiyi okuma imkânı sağlıyor. Kitapta sessiz filmlerden Yeni Gerçekçilik'in öncülerine, mucizevî ekonomik yükselişten İtalyan usulü güldürünün acıtan gülümsemelerine, televizyonun esaretinde yok olmaya yüz tutan sinema dilinden 80'li yılların bireysel arayışlarına, 90'lı yılların Yeni-Yeni Gerçekçilik tartışmalarından 2000'lerin auteur'lerine bir ülke sinemasının panoraması ele aldığı gibi Amerikan sinemasının hâkimiyetindeki pazarda gerek yeni prodüktörlerin gerekse yeni kuşak yönetmenlerin adımlarıyla istikrar sağlama yolundaki çabaları takip ediliyor.
  • D. H. Lawrence
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    517,71 KB
    Eser Türü: Kitap
    Çağdaş dünya edebiyatının büyük gerçekçi döneminden modernizme geçiş sürecindeki en önemli yazarı olan D.H. Lawrence, 1912 Mayısı'nda yeni tanıştığı Frieda ile önce Almanya'ya, oradan da Alpleri geçerek İtalya'ya gitti, kırları ve kentleri dolaştı. İtalya'da Alacakaranlık bu yolculuğun kitabı. Kitap, Lawrence'ın bu yolculuk sırasında tanıştığı insanlar, doğa-insan-kültür ilişkileri üstüne çarpıcı saptamaların yanı sıra, kimi zaman eğlenceli ve ironik yaklaşımlarla da insanın yazgısı ve tarihi üstüne yoğun düşünceler içeriyor. "İtalya'da Alacakaranlık, özellikle kendine karşı dürüst bir Lawrence'ı içermektedir. Olağan bir gezi kitabı gibi okunamayacak bir kitap. Çünkü Lawrence yine geleceği arıyor. Simgesel ve duyusal olduğu kadar felsefi olarak da." -Anais Nin- "Lawrence, oradan oraya yeryüzünde gezer dururdu. Ama en çok sevdiği, en uzun kaldığı yer İtalya idi. Çünkü doğanın güzelliğini, insan yaşamının sıcaklığını orada bulmuştu." -Mina Urgan-
  • Karolin Fişekçi
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    655,13 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Bir erkeği aslında kadınlar erkek yapar. Bu anneden başlar, diğer kadınlar şekillendirir ve bir kadın da noktayı koyar." "İnsan kızgın oluğu birini terk edemez. Yoksa gittikten sonra aklının, kalbinin bir tarafı geride kalır. Gitmekle kalmak arasında gereğinden uzun düşünürseniz, gitmeden oyun bir el daha uzayabilir ama artık aynı oyun olmaktan çıkar." Erotik bir güç ve iktidar savaşı.Ne istediğini bilen ve devamlı kendi yolunu seçen bir kadının bir sahibeye dönüşmesinin hikâyesi… En büyük zevklerinden biri kışkırtmak ve yoldan çıkartmak olan gazeteci Mine'nin hayatı münzevi ikona restoratörü Fuat'la tanıştıktan sonra başka bir çizgide ilerler. Ayrı dünyaları birbiriyle çarpıştığında ikisinin de aşka ve hayata karşı bakışları değişecektir. Aralarındaki tensel çekim, onları aşkın sadece naif ve tutkulu coğrafyasına çekmekle kalmaz, kimi zaman da uçlara sürükler. Aşkta huzur yoktur, bir suç ortaklığıdır aşk… Karolin Fişekçi'den Türkiye'nin ilk femdom erotik romanı. Yazar, bu ilk romanında aşk, cinsellik, tutku ve kadın-erkek ilişkisine dair tüm sınırları zorluyor. Fetişleri bir ressamın fırça darbeleriyle satırlara işliyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Gültekin Avcı
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    604,92 KB
    Eser Türü: Kitap
    Günümüzde istihbarat faaliyetleri; aktörleri, örgütleri ve kullandığı tekniklerle adeta kendine özgü bir dünya yaratmış durumdadır. Artık istihbaratın alanı, sınırlanamaz biçimde her yerdedir. Klasik istihbarat dönemindeki yakın tehditler anlayışı yerine dünyanın her köşesi; kara, deniz, hava ulaşım vasıtaları, bir devlet başkanının köşkü, müzakere salonları, hatta bazen Romanya Devlet Başkanı Todor Çavuşesku örneğinde olduğu gibi insanın dişlerinin arası bile istihbarat zemini olabilmektedir. Gültekin Avcı, ens on istihbarat tekniklerine ilişkin bilgiler ışığında çözümlediği bu dünyanın ünlü aktörlerini, örgütlerini, yaşanan fiyaskolarını ve açmazlarını bütünlüklü bir anlatımla sunuyor. Kitabın ayırt edici yanı; bir savcı olan Gültekin Avcının hukuk adamı gözüyle yaptığı değerlendirmeler ve sivilleşme önerilerinin çalışmayı zenginleştirmesi. (Arka Kapak)
  • Özden Aslan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    482,13 KB
    Eser Türü: Kitap
    Özden Aslan, Zor İnsanlarla Zorlanmadan Baş Etmek adlı kitabında olduğu gibi, yine üç farklı zor insan tipiyle baş etmenin yollarını anlatıyor. İşte Zor İnsanlar, yarattığı beklentiyi tamamen karşılıyor. Çevremizde mutlaka bir Demir, Engin Bilgin, Dr. Hüsnü veya Nurcan vardır. Böyle kişilerle baş etmenin akıl oyunlarıyla dolu yolları bu kitapta. Zaman zaman güldüren, güldürürken de öğreten harika bir kitap. Dinçer Maden Harikaydı, bir solukta okudum. Öyküler, eğitici ve etkileyici; kendinizden bir parça buluyorsunuz. "Bu kişiye böyle davramrsam baş edebilirim" diyorsunuz ve ders çıkarıyorsunuz. Kitap, insanın ufkunu genişletiyor, bakış açısını yeniliyor. Hüma Oktay Kitap gerçekten çok güzel ve sürükleyici. Hizmet sektöründe çalışan biri olarak bu kitabı ısrarla tavsiye ederim. Şirketler, tüm personellerine okutmalı. Böylece çalışanlar zor durumda kaldıklarında ne yapacaklarını öğrenir. Özkan Bikiş
  • Mehmet Erkan, Oğuz Erdoğan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    481,10 KB
    Eser Türü: Kitap
    Mülakat, İnsan Kaynakları'nın gerçeklerini öykü tadında anlatıyor. Adayıyla, mülakatçısıyla, işvereniyle, işe alımda torpil isteyen siyasisiyle ve daha pek çok karakteriyle kitaptaki her şey bize ait. Yabancı kaynaklı, Türkiye gerçeklerinden uzak iş dünyası kitaplarından sıkılanların ve farklı bir şeyler okumak isteyenlerin mutlaka alması gereken bir kitap. İş hayatındaki herkesin bir şeyler öğrenebileceği, düşündürürken şaşırtan ve güldüren ilgi çekici bir kitap. Özellikle mülakatlara katılacaklar, İnsan Kaynakları alanında çalışmak isteyenler ve zaten bu bölümde çalışanlar için oldukça öğretici. Serkan Çakmakyapan Yüksek Lisans Öğrencisi Ekmeğin aslanın ağzından midesine doğru indiği şu günlerde, işe ihtiyacı olan diplomalı veya diplomasız olan işsiz arkadaşlara iş bulma konusunda ve girecekleri mülakatlar için fark yaratacak tüyoların verildiği akıcı bir üslupla yazılmış bol örnekli bir kitap. Ayrıca İnsan Kaynakları'nın ne iş yaptığı da anlatılıyor. İnsanımızın dünya denizinde nelere sarıldığını gösteren, trajikomik gerçek hayat öykülerinin yer aldığı bir Türkiye klasiği.
  • Hagop Baronyan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    276,43 KB
    Eser Türü: Kitap
    Hicvi ve dolayısıyla mizahı; toplumsal yozlaşmayı, kurumların bozulmasını, insanlar arasındaki bitmek bilmeyen çekişmeyi ve adaletsizliği anlatmak için bir silah olarak gayet iyi kullanan Hagop Baronyan, yaşadığı dönemde sansür baskısına uğramış ve elinden geldiğince buna direnebilmiştir. İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti'de XIX. yüzyılın ikinci yarısının İstanbul'unda 34 mahallenin toplum yaşantısı, mahalle hayatı oldukça kuvvetli bir mizahi dille anlatılıyor. Ermeni ileri gelenlerinin Ermeni toplumunun sorunlarına ilgisizliği, zengin fakir ayrımının yarattığı çelişkiler, kadın erkek ilişkileri, kilisenin mahalle hayatı üzerindeki hegemonyası, ince ve keskin gözlemlerle aktarılıyor. Baronyan, rengini, "siluetini" ve hatta halklarını büyük ölçüde kaybetmiş bir şehrin mazisine başka bir gözle bakmamızı sağlıyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Ferzan Özpetek
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    283,70 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ferzan Özpetek, doğup büyüdüğü şehir olan İstanbul'u yıllardır uzaktan gözlemliyor. Bu sevginin ve hüznün romanı olan İstanbul Kırmızısı, sanatçının sinema eğitimi için İtalya'ya gidişine kadarki İstanbul yaşantısından izler taşıyor. Mesafelerle ölçülebilen uzaklığın kişiyi bir şehre ait olmaktan alıkoyamayacağını, önemli olanın şehirde yaşamak değil, şehri yaşatmak olduğunu gösteriyor. Filmleriyle tüm dünyada adından söz ettiren Ferzan Özpetek, romancılıkta da bir o kadar iddialı. (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar